İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/165 E. 2026/108 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/165
Karar No
2026/108
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/165 Esas - 2026/108 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/165 Esas KARAR NO : 2026/108

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/02/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 23.03.2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 16.12.2022 tarihinde "..." imzalandığını, davacının ... adresinde, ...'nin mühendislik tedarik, inşaat, işletmeye alma (...) işleri yapılması işini üstlendiğini davalının ise bu işin yapımı karşılığında 164.241,72 USD Sözleşme bedelini müvekkili şirkete ödemeyi kabul ettiğini, müvekkili şirketin anlaşma uyarınca edimini zamanında, tam ve eksiksiz yerine getirip 19.10.2023 tarihinde geçici kabul tutanağı imzalandığını, ancak davalı borçlunun müvekkilinin ödemelerini tamamlamadığını, müvekkilinin bu iş nedeniyle davalıdan 437.978,23 TL alacağının kaldığını, davalıya çekilen 09.10.2024 tarihli ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, davacının yaptığı iş karşılığı 3(üç) adet fatura tanzim ve tebliğ ettiğini, davalının cari hesap dökümündeki faturalardan takibe konu bakiyeyi ödemediğini, müvekkilinin alacağının icra takip dayanağı belgeleri ve geçici kabul tutanağı ile sabit olduğunu ileri sürüp itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icar inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı ve yetki itirazında bulunduğunu, icra takibine de yetki itirazında bulunduklarını, sözleşme gereği davacının edimlerini yerine getirirken müvekkilinin de sözleşme bedeline ilişkin ödemeler yaptığını, müvekkilinin davacı şirkete 155.069 USD ödeme yaptığını, davacı şirketin verilen çekleri 56.069 USD ve 19.000 USD karşılığı olarak kabul etmesine rağmen cari hesaplarında farklı tutar ile (farklı kurlar baz alınarak ) sistemlerine kaydedildiğini, ancak davacının çekleri kabul ederken USD karşılığına denk gelen tutarı imza ile kabul ettiğini, buna rağmen kendi sistemlerine farklı USD tutarında kayıt yapıldığını, müvekkil ile davacının ödemeleri TL üzerinden olması, ancak borcu USD üzerinden hesaplanması nedeniyle ödeme günü ortaya çıkacak kur farkından dolayı kur farkı faturalaşması konusunda da mutabakata vardıklarını, hatta bu hususun davacı şirketin 12.09.2023 tarihli faturasının açıklama kısmında da belirtildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın herhangi bir dayanağı olmayan tamamen davacı şirketin subjektif kriterlerine göre düzenlenen cari hesaptan kaynaklandığını bildirip davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen fatura alacağına dayanarak açılan ilamsız icra takibine davalının itirazı üzerine davacının açmış bulunduğu 2004 sayılı İİK'nda düzenlenen itirazın iptali davasına ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmıştır; Geçici kabul tutanağı, taraflar arasındaki sözleşme, ilgi icra dosyası, tarafların BA-BS formları, ... Bankası, ... Bankası, ... Bankası ve ...'nın cevabi yazıları, ... İnş'nin cevabi yazısı, davalının tacir araştırmasının yapıldığı, ve gerekli bilirkişi incelemesi yaptırılarak dosyamız içerisine alındığı görülmüştür. İİK'nun ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur. İtiraz müddetinde değilse alacaklının talebi üzerine icra memuru takip muamelelerine alacağın tamamı için devam eder. Borçlu, borcun yalnız bir kısmına itirazda bulunmuşsa takibe, kabul ettiği miktar için devam olunur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır.

Bu hükümler çerçevesinde ... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; "24.10.2024 tarihinde davacı tarafından davalı aleyhine açılan ilamsız icra takibinde, 437.928,23 TL sözleşme uyarınca ödenmeyen bakiye cari hesap alacağı ve 4.967,29 TL işlemiş faiz, 1.797,84 TL ihtarname ücreti olmak üzere toplam 444.693,26 TL istendiği, ödeme emrinin davalıya 31.10.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05.11.2024 tarihinde yetkiye, borca, faize ve ferilerine itiraz ettiği, takibin durdurulduğu, davacının eldeki davayı yasal süresi içerisinde açtığı görülmüştür. Davalı ...'ın ticari defterlerinin incelenmesi ...'dan seçilen SMMMS bilirkişisi ...'dan aldırılan 17.07.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Açılan dava kapsamında tarafıma ibraz olunan Yasal defter ve belgeler dlva konusu olayla sınırlı olmak üzere incelenmiştir. Nihai Karar ve Takdir Yetkisi $ayın Mahkemenize Alt Olmak Üzere, Davalı ... "ın|“ Deri ve Kürklü Deri İmalatı“ faaliyeti > sebebiyle 04.07.2003 İşe Başlama Tarihi ile ... adresinde kayıtlı olduğu, Davacı ... A.Ş. Tarafından Davalı ... adina elektronik ortamda düzenlenen e-Faturalar Toplamı 3.888,417.64 TL— Ödemeler Toplamı B.450.439.41 TL # 437.978.23 TL şeklinde olup dava konusu olayda bahsi geçen ye 2023 yılında enerji sistemleri teslimleri için düzenlenen €e- Fatura muhteviyatlarına ve yapılan ödemelere Davacı ve Davalı - taraflarca Vergi Usul Kanunu ile Türk Tikaret Kanunu hükümlerinde belirtilen 8 günlük süre içerisinde herhangi bir itirazın yapılmadığı, Davalı ... 'a alt 20P3 yılı yasal defter kayıtlarında ga dava konuşu olayda bahsi geçen Fatura ve ödeme bâligeleri kayıtlı olup, Davalı ... “a ait ... yılı yasal defter kayıtlarına göre Davalı tarafın Dava tarihi itibariyle Davacı ... A.Ş. ne 437.978.23 TL. BORÇLU durumda gösterildiği ve Bu miktar kadar BORÇLU durumda olabileceği sonucuna varılmıştır. Sayın Mahkemenin takdirlerin$ arz ederim. " şeklinde rapor sunulmuştur. Mali Müşavir Bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişisi ... ve Elektrik Mühendisi ...'den aldırılan 11.09.2025 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle;" Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar çerçevesinde, dosyada yer alan belge, bilgi, takip dosyası ve tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde;

4.1. Taraflar arasında 16.02.2022 tarihinde, “ ... mühendislik, Tedarik, İnşaat ve İşletmeye Alma (...) işlerinin yapılması işi“ konulu sözleşme akdedildiği, davacı şirket sözleşme konusu işi Anahtar Teslim Kurulumu olarak yapılmasını üstlendiği, davacı tarafından sözleşme konusu işin geçici kabulünün yapılması sonucunda, tesiste eksik ve özür bulunmadığı, tesisin Geçici Kabulü ... onaylandığı,

4.2. Tarafların incelemeye sunulan ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden; sahipleri lehine delil vasfının bulunduğu,

4.3. Tarafların incelemeye ibraz edilen defter kayıtlarına göre davacı yanın davalı yandan takip ve dava tarihi itibarıyla

4.4. Taraflarca imzalanan teklif formunun tetkikinde tespit edildiği üzere tarafların sözleşme bedelini USD cinsinden belirledikleri ve Sözleşmenin Ödeme Koşulları başlıklı 9. Maddesinde: “9.1. Sözleşme imzalanması ile birlikte teklif formatında belirtildiği şekilde ödenecektir. Kur: Yüklenicinin çalıştığı bankaların döviz satış kurları üzerinden TL’ye çevrilecektir.” Denildiği,

4.5. Yüklenicinin sözleşmede de belirtilen hesabının bulunduğu ... T.A.O.’nun ... adresinde yer alan günlük döviz kurları ile davalı yanca yapılan TL ödemelerinin tarafımca değerlenmesi sonucunda, davalı yan tarafından davacı yana toplam 149.588,68 USD ödeme yapıldığı,

4.6. Davacı yan tarafından davalı yan adına tanzim edilen; 12.09.2023 tarihli, ... no.lu 2.811.504,12 TL bedelli faturada USD kurunun 23,63721 TL olarak belirlendiği, dolayısıyla işbu fatura bedelinin 118.943,99 USD’ye tekabül ettiği, 12.09.2023 tarihli, ... no.lu 988.027,12 TL bedelli faturada 42.163,20 USD karşılığı düzenlendiğinin belirtildiği, Davalı yanın anılan faturalara ve muhteviyatlarına itirazına dosya kapsamında rastlanılamadığı, dolayısıyla anılan USD kurlarının davalı yanın da kabulünde olduğu, hususları birlikte değerlendirildiğinde: Hukuki değerlendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; davacı yanın davalı yandan 11.518,51 USD alacaklı olacağı, icra takip tarihi itibarıyla (22.10.2024) ...adresinde yer alan günlük satış kuruna göre hesaplandığında; 11.518,51 x 35,4274 = 408.070,86 TL. olarak TL karşılığı olduğu,

4.7. Alternatif 1 hesabına göre asıl alacağa fatura vade tarihlerinden itibaren işlemiş faiz toplamının 201.844,77 TL. olacağı,

Alternatif 2 hesabına göre temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizin taleple bağlılık gereği 4.628,53 TL. olarak talep edilebileceği ,

4.8. İhtar masrafı olan 1.797,26 TL. olup yargılama gideri mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir.

Sonuç ve kanaatine varıldığı" şeklinde rapor sunulmuştur. Mali Müşavir Bilirkişisi ... ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişisi ... ve Elektrik Mühendisi ...'den aldırılan 27.01.2026 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Sonuç olarak; bilirkişi raporunda davacı defter kayıtları esas alınarak yapılan değerlendirme, yukarıda belirtilen yazılı deliller ve davacı temsilcisinin imzalı kabul beyanı karşısında hatalı olduğunu, raporda tespit edilen bakiye borç hesabı gerçeği yansıtmadığını, davacının kayıtları ile kendi kabul beyanları arasında açık çelişki bulunduğunu belirterek, bilirkişi raporunun bu haliyle gerçeğe ve dosya kapsamına uygun olmaması nedeniyle hükme esas alınmamasını, müvekkilin ödemelerinin ve davacı tarafın yazılı kabul beyanlarının dikkate alınarak yeniden değerlendirme yapılmasını, müvekkil aleyhine raporda belirtilen alacak miktarının kabul edilmemesini talep etmektedir.

Davalı İtirazlarının Değerlendirilmesi;

Heyetimizce tanzim edilen 11.09.2025 tarihli kök raporda detaylı olarak izah edildiği üzere; Davacı yanın incelenen defter kayıtlarında: - Davacı şirket tarafında davalı yan adına; 3 adet toplam 3.888.417,64 TL bedelli, e-fatura tanzim edildiği, - Davalı yan tarafında davacı yan adına; 1 adet toplam 88.886,40 TL bedelli, e-fatura tanzim edildiği, - Davalı yan tarafından davacı yana 2 adet toplam 1.789.585,19 TL bedelli çek verildiği,

- Davalı yan tarafından davacı yana 1.571.967,82 TL tutarında banka aracılığı ile ödeme yapıldığı,

- Dolayısıyla; davacı yanın takip ve dava tarihi itibarıyla davalı yandan 437.978,23 TL alacaklı olduğu,

Talimat Mahkemesi aracılığı ile davalı yana ait ticari defter ve kayıtlar incelenme suretiyle Bilirkişi Mali Müşavir ... tarafından tanzim edilen 17.07.2025 tarihli raporda özetle: “Açılan dava kapsamında tarafıma ibraz olunan yasal defter ve belgeler dava konusu olayla sınırlı olmak üzere incelenmiştir.

Nihai Karar ve Takdir Yetkisi Sayın Mahkemenize Ait Olmak Üzere;

Davalı ... ’ın “Deri ve Kürklü Deri İmalatı” faaliyeti sebebiyle 04.07.2003 İşe Başlama Tarihi ile ... adresinde kayıtlı olduğu,

Davacı ... A.Ş. tarafından Davalı ... adına elektronik ortamda düzenlenen e-Faturalar Toplamı 3.888.417.64 TL-, ödemeler Toplamı 3.450.439.41 = 437.978.23 TL şeklinde olup dava konusu olayda bahsi geçen ve 2023 yılında enerji sistemleri teslimleri için düzenlenen e-Fatura muhteviyatlarına ve yapılan ödemelere

Davacı ve Davalı taraflarca Vergi Usul Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerinde belirtilen 8 günlük süre içerisinde herhangi bir itirazın yapılmadığı, Davalı ...’a ait 2023 yılı yasal defter kayıtlarında da dava konusu olayda bahsi geçen Fatura ve ödeme belgeleri kayıtlı olup,

Davalı ... 'a ait 2023 yılı yasal defter kayıtlarına göre Davalı tarafın Dava tarihi itibariyle Davacı ... AŞ’ne 437.978,23 TL BORÇLU durumda gösterildiği ve bu miktar kadar BORÇLU durumda olabileceği sonucuna” varıldığı,

Hususları birlikte değerlendirildiğinde:

Davacı şirketin incelenen defterlerinde; davalı yandan 437.978,23 TL alacaklı olduğu, ancak takip talebinin 437.928,23 TL olduğu,

Davalı şirketin incelenen defterlerinde; davacı yana 437.978,23 TL borçlu olduğu,

Tarafların ticari defter kayıtlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, anlaşıldığından tespitlerimizi değiştirecek somut bir veri bulunmadığından kök raporda yapılan görüşlerimiz devam etmektedir.

Ancak davacı taraf itirazları doğrultusunda nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere hesaplama yapıldığında; yani fatura toplamı değil de sözleşme bedeli esas alındığında davacı taraf alacağı; 164.241,72 – 149.588,68 = 14.653.04 USD olacağı, 14.653,04 x 35,4274 = 519.119,11 TL. olarak hesaplanacağı değerlendirilmiştir." şeklinde ek rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyetinin 27.01.2026 tarihli ek raporu hükme esas alınmıştır.

Bu bilgiler ışığında deliller değerlendirilmiştir. Dosya içerisinde toplanan deliller, icra dosyası, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, Taraflar arasında faturalara dayalı ticari ilişki bulunduğu, davacının bu faturalara dayalı alacağı bulunduğundan bahisle davalı aleyhine başlatılan takibe yapılan itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, faturalara ve tarafların ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 437.928,23 TL alacaklı olduğu, tarafların BA-BS kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, davalının kısmi ödeme yapması nedeniyle davacının üzerine düşen edimi yerine getirdiğinin kabulü gerektiği, mahkememizce tespit olunan 437.928,23-TL asıl alacak ve 4.628,53-TL işlemiş faiz için davacının icra takibi yapmakta haklı olduğu, bu nedenle toplam 442.556,76-TL asıl alacak ve işlemiş faizi üzerinden takibe yapılan itirazın iptaline karar verilerek takibe devam olunacağı, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davacı tarafça yapılan 1.797,26-TL ihtarname masrafının yargılama giderlerinden sayılması gerektiği anlaşılmış olup davanın kısmen kabulü ile kabul ve red oranında yargılama harç ve giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-DAVANIN KISMEN KABULÜNE ... Esas sayılı dosyasında davalının yaptığı itirazın 437.928,23 TL asıl alacak ve 4.628,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 442.556,76 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin talebin reddine Alacak likit olduğundan 88.511,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 1.797,26 TL ihtarname masrafınını yargılama giderlerinden sayılmasına, 2-Kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 30.231,05 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.370,78-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 24.860,27 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre belirlenen 3.582,70 TL'sinin davalıdan, 17,30 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL Başvuru Harcı, 5.370,78 TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 5.986,18 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 5-Davacı tarafından yapılan; 26.000,00 TL Bilirkişi ücreti, 3.977,26 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 29.977,26 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 29.833,24 TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 70.809,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 338,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı e duruşma ile ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 25/02/2026

Katip ... e-imzalı

Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/165, K. 2026/108, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-165-e-2026-108-k-fc0aad765856