İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/143 E. 2026/5 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/143
Karar No
2026/5
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/143 Esas KARAR NO : 2026/5

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/02/2025 KARAR TARİHİ : 06/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dosyada, davacı vekili müvekkili adına, davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde davalının borca itiraz ettiğini, bu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürmüştür. Müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında düzenlenen faturaların davalıya tebliğ edildiği, ancak faturaların bedelinin eksik ve düzensiz şekilde ödendiği, bakiye borcun ise ödenmediğini, davalının icra takibine sunduğu itirazında cari hesaba ve faturalara ilişkin herhangi bir somut açıklama yapmadığı, ödeme belgesi sunmadığı, buna karşılık müvekkilin cari hesap kayıtları ve faturalar ile alacağını ispatladığı, davalının faturaların içeriğine yasal süresi içinde itiraz etmediği, bu nedenle fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması gerektiğini, Mahkemece yapılan değerlendirmede; ticari defterler, faturalar, cari hesap kayıtları ve dosya kapsamındaki deliller birlikte incelenmiş; faturalara süresi içinde itiraz edilmediği, itirazın yazılı ve kesin delillerle ispatlanamadığı, borcun varlığına ilişkin ispat yükünün davalıda olduğu sonucuna varıldığını, Yargıtay içtihatlarına da atıf yapılarak, faturaya dayalı alacaklarda süresinde itiraz edilmemesi halinde borç ilişkisinin kabul edilmiş sayılacağını, bu gerekçelerle, davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve davalının kötü niyetli itirazı nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile ...Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı aleyhine 91.358,58 TL tutarında fatura alacağına ilişkin icra takibi başlattığını, anılan icra takibine karşı müvekkil üniversite tarafından borcun bulunmadığı gerekçesiyle yasal süresi içerisinde itiraz edilmiş ve takibin durdurulduğunu, bunun üzerine davacı tarafça itirazın iptali davası açıldığını, dosya kapsamı incelendiğinde, uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklandığı, dava konusu alacağın hizmet alımına ilişkin olduğu, ancak uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olmadığı, hizmet alım sözleşmesinin Türk Ticaret Kanunu kapsamında düzenlenmediği, davalı müvekkil üniversitenin tacir olmadığı ve taraflar arasındaki ilişkinin mutlak veya nispi ticari dava şartlarını taşımadığını, bu nedenle uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, ayrıca davanın, kamu tüzel kişiliğine sahip müvekkil üniversite yerine tüzel kişiliği bulunmayan İTÜ Strateji Geliştirme Daire Başkanlığına yöneltilmiş olması nedeniyle taraf ehliyeti ve dava şartları yönünden de hukuka aykırılık bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca ödemelerin hakediş raporları sonrasında ve bütçe durumuna göre yapılacağı, davacı tarafından düzenlenen faturaların tamamının müvekkil üniversite tarafından ödendiği, dosyaya sunulan belgelerden müvekkilin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığı, davacı tarafça icra takibinde ticari faiz talep edilmiş ise de, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olmaması ve müvekkilin tacir sıfatını haiz olmaması nedeniyle ticari faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca davacı tarafın alacaktan feragat ettiği ve icra takibinin haksız ve kötü niyetli olarak başlatıldığını, açıklanan nedenler ile davanın usulden reddine, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle takip konusu alacağın en az %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden incelenmiştir. GEREKÇE: Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3-6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/01/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/143, K. 2026/5, T. 06.01.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-143-e-2026-5-k-cb2593b132b6