İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/221 E. 2026/38 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/221
- Karar No
- 2026/38
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/221 Esas KARAR NO : 2026/38
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/03/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşme tahtında 23 yıldır kullandığı ... numaralı cep telefonu hattının sahibi olduğunu, müvekkilinin davalı ...A.Ş.'nin sahibi olduğu ... adlı sitede müşteri olup, bu müşteri ilişkisi ve Kullanım Sözleşmesi kapsamında işbu davalıya ait platformda yatırımcı olarak kripto alım satım işlemleri yaptığını, davalı ...'in ise davalı ...'in ...'da bulunan yetkili bayisi olduğunu, 06/01/2025 tarihinde müvekkiline talepte bulunmadığı halde SMS ile aboneliğinin iptal edildiğine dair mesaj geldiğini, bu durumun müvekkili tarafından ... müşteri aplikasyonundan yazılı bir şekilde ve ... Müşteri Hizmetlerinden arayarak ihbar edildiğini, 6-7 Ocak 2025 tarihlerinde bu ihbar ve şikayetlere rağmen içeriği belli olmayan birtakım işlemlerin müvekkilinin 'güvenli dijital imzası ile' gerçekleştirildiğine dair mesajlar geldiğini ve müvekkiline ait hattın ... isimli 3. bir kişiye devredildiği mesajlarının iletildiğini, hattın devredilme işlemlerinin davalı ... tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkilinin çalınan cep numarasını kullanarak bu yolla önce ... adlı e-mail hesabını ele geçirildiğini, daha sonra da müvekkili adına kayıtlı olan kripto borsalarına girdiklerini, müvekkilinin ...nezdindeki kripto para hesabından artık kendisinin müdahale edemediği ... hattı ve Hotmail adresi kullanılarak toplamda: 0.78249223 adet ..., 11.96276401 adet ..., 4873.4075 ... ve 592.3787 adet ...'nın toplamından oluşan kripto varlık (Olay tarihinde yaklaşık 125.000 $ değerinde) 3. Kişilerce çalındığını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk uygulamasına başvurulduğunu ancak tarafların anlaşmaya varamadığını beyanla fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydı ile, davalıların sözleşmeye ve kanuna aykırı davranışları ve ağır kusurları sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu şimdilik 5.000,00-USD maddi ve 250.000,00-TL manevi tazminatın faizi, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderleri ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, dava konusu alacağa, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini, USD cinsinden ikame edilen maddi tazminata Devlet Bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının işletilmesini, TL cinsinden ikame edilen manevi tazminata ise en yüksek reeskont faizinin işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA / Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, dava dilekçesinde gösterilen delillerin dava dilekçesi ile birlikte taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle müvekkiline tebliğ edilmeyen delillere karşı beyanlarını saklı tutuklarını, dava dilekçesinde talep edilen faiz türüne ilişkin itiraz ederek ilgili alacaklara yasal faiz işletilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde talep ettikleri alacaklara ilişkin zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Esasa ilişkin olarak, yaşanan olayda müvekkilinin herhangi bir kastı veya kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin sadece bayi sahibi olduğu ve yapılan işlemlerin tamamının ... kurumsal firmasının sistemi ile yürütüldüğünü, mağazalarda çalışan her işçinin kendine has sicili ve şifresi bulunduğunu, her çalışan ...'in kurmuş olduğu sistem üzerinde kendi sicil ve şifresi ile işlem yapabildiğini, yapılan işlemlerin güvenliği ile ilgili müvekkilin veya bir başka firma sahibi veya çalışanın söz hakkı bulunmadığını, olay günü müvekkilinin yanında çalışan ... isimli işçinin hattın yasal sahibinin talebi üzerine devir işlemini yaptığına dair müvekkiline savunma verdiğini, ilgili çalışanın tanık olarak dinlenmesi halinde gerçeğin ortaya çıkacağını, ...'in müşteri hizmetlerinin gerekli güvenlik adımlarını zamanında uygulamaya koymadığını ve müvekkili açısından illiyet bağının kesildiğini bu nedenle müvekkil açısından davanın reddine karar verilmesini gerektiğini, davacının iddialarını hiçbir şekilde kabul etmemek kaydı ile, manevi tazminat miktarının fahiş ölçüde fazla olduğunu beyanla haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, davanın her halükarda esastan reddine, yargılama masrafı ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak, somut olayda bir haksız fiil gerçekleştiği iddiası varsa ve buna dayanılarak tazminat talep ediliyorsa, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, yetkili mahkemenin ise müvekkili şirketin yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davacının talebinin haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkin olarak davanın haksız fiili işleyen kişilere yönetilmesi gerektiğini, bu kapsamda davanın müvekkili şirket bakımından pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, Esasa ilişkin olarak; dava konusu olay bakımından davacı tarafın kusurun bulunduğunu, davacının yasal zemini tam olarak oturmamış kripto varlık alım-satım işlemleri gerçekleştirdiğini, davacının, yatırımını muhafaza etmek için gerekli ve yeterli tedbirleri almadığını, davacı kimlik ve parolalarının korunması için yeterli ve gerekli güvenlik tedbirlerini almadığını, davacının uğradığını iddia ettiği zararın kesin olarak ispatlanması kripto varlıkların doğasındaki anonimlik ve davacının çalıştığı aracı kurumun kayıtlarının teknik hukuki mahiyeti gereği mümkün olmadığını, basiretli bir tacir gibi davranmayan diğer davalı ...' ün gerekli güvenlik tedbirlerini almamış olmadığını, dava konusu olayın gerçekleşmesi bakımından ağır kusurlu olduğunu, davacının uğradığı zarardan davalı müvekkili şirketin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, yapılan işlemin tarafı olmayan müvekkili şirkete kusur isnadının mümkün olmayacağını, meydana geldiği iddia edilen zarar ile müvekkili şirketin eylemleri arasında illiyet bağı kurulamayacağını, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte yabancı para üzerinden ileri sürülen talebin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, davacının manevi tazminat talebinin de haksız, dayanaksız ve fahiş olduğunu, davacının faiz talebinin de hukuki dayanağının bulunmadığı beyanla davanın görevsizlik ve yetkisizlik nedeniyle reddine, müvekkil şirkete husumet yöneltilmesinin hatalı olduğundan davanın müvekkil şirket bakımından pasif husumet yokluğundan reddine, davanın ... Tic. Ltd. Şti.'ye ihbar edilmesine, ceza yargılamasının sonucunun bekletici mesele yapılmasına, neticeten müvekkil Şirket’e atfedilecek herhangi bir kusur ve sorumluluk sebebi bulunmaması da gözetilerek haksız ve dayanaksız davanın müvekkil şirket bakımından esastan külliyen reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Usule ilişkin olarak; açılan davada husumetin müvekkili şirkete yönlendirilemeyeceğini, müvekkil şirket iddia edilen dolandırıcılık olayının bir tarafı olmadığı gibi bu olaya ilişkin herhangi bir kusur veya sorumluluğunun bulunmadığını, davacıların tüm taleplerini, kendisini dolandırılan şahıslara ve davacıya ait olan hattın iddia ettiği gibi kendisinden habersiz olarak devredilmesi konusunda ağır kusurlu olan ... isimli operatöre yöneltmesi gerektiğini, bu nedenle taraf sıfatına sahip olmayan Müvekkil Şirket yönünden davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının tanık deliline ilişkin muvafakatlerinin bulunmadığını, Esasa ilişkin olarak; müvekkili şirketin dava konusu olayların yaşanmasında herhangi bir kusur ve ihmali bulunmadığını, müvekkili şirket sisteminin son derece güvenli ve son teknoloji olup, kullanıcıların ve hesaplarının güvenliği için birçok katmandan oluşan güvenlik önlemlerinin tesis edildiğini, davaya konu işlemlerin davacının bizzat kendisinin güvenliğini sağlaması gerektiğini, telefonun, sim kartının ve e-posta adresinin güvenliğini sağlayamaması nedenleriyle gerçekleştiğini, davacının hesabına giriş esnasında herhangi bir şifremi unuttum talebi olmadığı gibi tüm şifre ve kodlara eksiksiz ve doğru girildiği, bu durumda davacının hesabına giriş için gerekli bilgileri dolandırıcılar ile paylaştığını gösterdiğini, davaya konu olayın, davacıya ait sim kartın kopyalanması nedeniyle gerçekleştiğinin aşikar olduğunu, tüm bu süreçlerde herhangi bir inceleme yapmayan veya davacının hiçbir talebini cevaplamayan operatör ...'in ağır kusurlu olduğunu, davacı tarafından şirketleri müşteri hizmetlerine telefon hattının ele geçirildiğini fark ettiği 06/01/2025 tarihinden 2 gün sonra ve şirketleri bünyesindeki hesabından kripto para çekme işlemlerinin gerçekleşmesinden 7 saat sonra taraflarına ulaşıldığı ve ivedilikle kullanıcının hesabının kapatıldığını, davacının kendi ağır kusuruyla dolandırıcılığa konu olay meydana geldiğini, bu nedenle davacının iddiasının aksine müvekkili şirket yönünden bir manevi tazminat durumun olmadığını, kaldı ki manevi tazminat şartlarının oluşmadığını beyanla husumet itirazları yönünden davanın müvekkil açısından usulden reddine, davanın ihbarına ilişkin taleplerinin kabulü ile huzurdaki davanın davacının hesabına yatırılan TL transferi işlemi nedeniyle "... Bankası A.Ş."ye ihbarına, davanın esasına girilmesi halinde davacının mesnetsiz ve haksız iddialarının hukuka ve mevzuatlara aykırı olması nedeniyle davanın esastan reddine, neticeden usul ve yasaya açıkça aykırı davanın reddi ile yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının hattının iptal edilmesi/yeni bir sim kart çıkartılması yöntemiyle davacı ...'a ait kripto para borsası hesabına erişilerek, hesap içindeki kripto paraların 3. Kişilerce çalınması suretiyle oluşan maddi zararın davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı niteliğinde olup, bu husus mahkemece davanın her aşamasında re'sen dikkate alınmalı, dava şartının bulunmaması halinde HMK.'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmelidir. Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 3. maddesinde; "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesine yer verilmiştir. TTK'nın 4. maddesinde ise bu kanundan doğan ve bu madde de belirtilen hukuk davaları, tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari dava; TTK'da düzenlenen bir hususa ilişkin olmamakla birlikte iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren davalar ise nispi ticari davadır. Hükme göre bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, hem davanın her iki tarafının tacir olması hem de uyuşmazlığın iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi gerekir. TTK'nun 5/2. maddesinde bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin görevi dahilinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan "davalara", asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı, 5/3. maddesinde ise asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanacağı belirtilmiştir. 26.06.2024 tarihli 02.07.2024 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 7518 sayılı Kanun ile Sermaye Piyasası Kanunu'nda değişiklik yapılarak kripto varlıklar, sermaye piyasası aracı kabul edilmiştir. TTK'nın 4/1-f maddesi uyarınca "bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde" yer alan hususlardan doğan davalar mutlak ticari dava niteliğinde olup, kripto varlıklar ile ilgili yasal düzenlemenin yapılmasıyla birlikte bu konuda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir. Ancak aynı davada bir kısım davalılar hakkında genel mahkemenin, diğer davalılar hakkında uzman olan özel mahkemenin görevli bulunması halinde, uyuşmazlık aynı olaydan kaynaklanıyor ve zarar tek ise ya da taleplerden birisi yönünden verilecek karar diğerini doğrudan ilgilendirecek nitelikte bulunuyorsa, söz konusu özel mahkeme ile genel mahkeme arasında yargılama usulüne ilişkin esaslı farklılıklar bulunmaması kaydıyla bütün taraflar ve talepler yönünden uzman olan özel yetkili mahkemece yargılama yaparak uyuşmazlığın çözülmesi gerekir (Yargıtay 20. HD'nin ... E., ... K. sayılı kararı). Bu durumda kripto varlıklar ile ilgili yasal düzenlemenin yapılmasıyla birlikte bu konuda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi ise de eldeki davada diğer davalı ... A.Ş. ile davacı ... arasındaki uyuşmazlıkta, tüketici mahkemeleri görevlidir. Davaya konu olayın aynı maddî olaydan kaynaklanmasına ve zararın tek olmasına göre davaların birlikte görülmesi zorunlu olup, bütün talepler yönünden ihtilafın özel mahkeme olan tüketici mahkemesince çözüme kavuşturulması gerektiği tespit edildiğinden Mahkememizce davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. (Bknz. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43.Hukuk Dairesinin 16/10/2025 tarih, ... Esas ve...Karar sayılı ilamı) Tüm bu nedenlerle Mahkememizce aşağıda yazılı bulunan hüküm tesis olunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-Davanın, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2.maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, taraf vekillerinin huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2026
Katip ¸
Hakim ¸