İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1425 E. 2026/264 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1425
Karar No
2026/264
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLLERİ : Av. Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili tarafından ... 1. İcra Dairesinin 2025/... Esas numarası ile davalı adına söz konusu borca ilişkin icra takibi başlatılmış olup davalının söz konusu icra takibine yasal süresi içinde borca, yetkiye ve tüm ferilerine açıkça itiraz ettiğini, bu itiraz neticesinde takibin durduğunu, ancak davalının itirazının açıkça haksız, dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olup borcun tahsilini sadece geciktirmeye yönelik olduğunun sabit olduğunu, söz konusu anlaşmazlık için müvekkili adına dava şartı olarak ... Arabuluculuk Bürosundan 2025/ Dosya numarası ile arabulucuya başvurmuş olup ancak davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalı ...'in kendi adıyla işlettiği güzellik merkezinde sosyal medya hesaplarından da görülebileceği üzere cilt bakım, akne tedavisi, lazer epilasyon, bölgesel zayıflama, dövme ve piercing gibi bir takım uygulamalara yer verdiğini, müşterilere vadedilen bu uygulamalara yönelik müvekkilinden muhtelif zamanlarda akne kontrol bakım sabunu, akne kontrol bakım kremi, akne kontrol bakım maskesi, akne kontrol bakım köpüğü, akne kontrol bakım serumu, nemlendirici ve onarıcı sprey losyon ve bunlarla birlikte yapılan uygulamaları desteklemeye yönelik olması amacıyla takviye gıda niteliğindeki ürünler satın aldığını, satın alınan ürünlerin tamamına yönelik faturaların usulüne uygun olarak müvekkili firma tarafından düzenlendiğini, ancak davalı tarafın düzenlenen faturalara hiçbir şekilde itirazda bulunmadığını, aksine teslim edilen ürünleri kullanarak açıkça kabul ettiğini, buna rağmen bu ürünlere ait borçlarını ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, borcun tahsili amacıyla 22/01/2025 tarihinde takip başlatıldığını, davalının yasal süresi içinde borca itiraz ettiğini, takibin durmasına sebep olduğunu, ancak itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalının borcun tümünü ödemediği gibi ödenmeyen borçlara ilişkin bir ödeme planı veya ciddi bir ödeme teklifi de sunmadığının görüldüğünü, davalının itirazının sırf borcun tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunun açıkça ortada olduğunu, davalının bu haksız itirazı nedeniyle müvekkilinin zor durumda kaldığını ve alacağını yasal yollarla tahsil etmek zorunda kaldığını, davalının icra takibine itirazının dürüstlük kuralına ve iyi niyet ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin borçlunun haksız itirazı nedeniyle hem tahsilât yapamadığını, hem de fazladan masraf ve zaman kaybı ile karşı karşıya kaldığını, borcun ve faturaların varlığının sabit olup, davalının borca yönelik herhangi bir somut itiraz sebebinin de mevcut olmadığını, bu nedenlerle İİK m. 67 uyarınca itirazın iptali, %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi ve davalının kötü niyeti dikkate alınarak ayrıca yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesi gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle davalı borçlunun yapmış olduğu borca ve yetkiye itiraz talebinin haksız ve hukuka aykırı olup, kaldırılması için mahkemeye başvurma gerekliliği hasıl olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle; ... 1. İcra Dairesinin 2025/E. Sayılı dosyası üzerindeki itirazın kaldırılması ve takibin kaldığı yerden devam etmesi ve davalı borçlunun alacağın %20'sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, davanın açılmasına davalı borçlunun sebep olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalının üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin esnaf olup ... Odasında kaydı bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin tacir olmayıp huzurdaki davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görev alınına girdiğini, bu kapsamda huzurdaki dava bakımından görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine tevdiine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın kanunun emrettiği hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmemiş olup iddiaları kabul anlamına gelmemekle birlikte varlığı iddia edilen alacağın da zamanaşımına uğradığını, bu sebeple huzurdaki davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar " davalı ...'in takviye gıda niteliğinde ürünler satın aldığını; satın alınan ürünlerin tamamına yönelik faturaların usulüne uygun olarak düzenlenmiş olduğunu; düzenlenen faturalara hiçbir şekilde itirazda bulunulmadığını ve teslim edilen ürünleri kullandığını ancak bu ürünlere ait borçları ödemediğini" iddia etmiş olsa da bu durumun gerçeği yansıtmadığını, 11/01/2025 tarihli faturanın müvekkiline usulüne uygun olarak gönderilmemiş olup müvekkilinin işbu faturadan haksız icra takibiyle birlikte muttali olduğunu, bununla birlikte söz konusu fatura kapsamında varlığı iddia edilen ürünlerin de müvekkiline hiçbir zaman teslim edilmemiş olup müvekkilinin işbu ürünlerden de haberi bulunmadığını, nitekim müvekkilinin iddia edilen faturadan muttali olduktan sonra söz konusu faturaya itiraz edilmiş olup gerekli işlemlerin ikmal edildiğini, bununla birlikte faturalardaki malların teslim edildiğinin ispat yükünün davacı taraf üzerinde olup bu hususta herhangi bir belge ibraz edilmediğini, müvekkilinin ... tanımı gereği takviye gıda niteliğinde ürünleri alması ve bunları satması mümkün olmayıp davacının işbu iddiasının maddi gerçekle bağdaşmadığını, müvekkili tarafından muhtelif tarihlerde davacı şirket tarafından kendisine bildirilen hesaplara hem davacı şirketin yetkilisi ...'e hem de şirkette üst kademelerde çalışan ...'a ödeme yapılmış olup davacı tarafın işbu ödemeleri görmezden gelerek haksız kazanç sağlama gayesinde olduğunu, müvekkilinin ödeme zamanında internet bankacılığı/mobil bankacılık kullanmadığından ödemelerini eşi ...'in ve arkadaşı ...'nın hesaplarından yaptığını, havalenin yapıldığı müvekkilinin arkadaşı ...'nın ... Bank A.Ş.deki hesabından 09/11/2024 tarihinde şirket yetkilisi ...'ün hesabına 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin eşi ...'in ... A.Ş.deki hesabından 06/09/2024 tarihinde davacı şirkette üst kademede çalışan ...'ın hesabına 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin eşi ...'in ... ... Bankasındaki hesabından 08/10/2024 tarihinde davacı şirket yetkilisi ...'ün hesabına 10.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme dekontlarından rahatlıkla anlaşılabileceği üzere müvekkili tarafından davacı şirkete fazla fazla olacak şekilde toplam 30.000,00 TL ödeme yapılmış olup müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmamakta olup aksine alacağının olduğunu, davacı tarafın her ne kadar icra inkar tazminatı talep etmiş olsa da müvekkilinin herhangi bir kötü niyeti bulunmamakta olup aksine davacı tarafın haksız kazanç sağlama gayetinde olduğunu, bu sebeple kötü niyetli hareket eden davacının asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, davacı tarafın alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki davaya konu icra takibinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin esnaf olup taraflar arasında mevcut uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunu kapsamında incelenmesi gerektiğini, dolayısıyla huzurdaki davaya konu olan ve varlığı iddia edilen alacağa Türk Ticaret Kanununda düzenlenen ve özel bir faiz türü olan ticari temerrüt faizinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte şayet yargılama neticesinde davacının bir alacağının olduğuna hükmedilmesi durumunda işbu alacağa yasal faiz işleyebileceğinin aşikar olduğunu, mahkeme aksi kanaatte olup Türk Ticaret Kanununun uygulanmasına karar verilmesi durumunda dahi yine de davacı tarafın alacaklı olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte asıl alacağa temerrüt faizi işletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, nitekim müvekkiline herhangi bir ihtarat yapılmamış olup müvekkilinin temerrüde düşmediğini, diğer yandan talep edilen alacak ve faizlerin açıklamalarına yer verilmemiş olup asıl alacak ve diğer faiz açıklaması ile yetinildiğini, dolayısıyla faiz başlangıç tarihleri ve hangi alacak için hangi faizin istendiği, faizin türünün net olarak anlaşılamamakta olup yalnızca bu sebeple dahi müvekkilinin itirazının haklı olduğunun sabit olduğunu, izah edilen ve mahkemece re'sen tespit edilecek nedenlerle; haksız davanın reddine, davacının asıl alacağın %20′sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE; Dava; ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca ... bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari ... sayılan bir işin diğeri için de ticari ... sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari ... esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, dava satım sözleşmesi kapsamında düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağa yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarından davalı tacir olmayıp, davalının ... kayıtlı olduğu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 25/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1425, K. 2026/264, T. 25.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1425-e-2026-264-k-90214e9eb5e1