İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1416 E. 2026/588 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1416
- Karar No
- 2026/588
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1416 Esas - 2026/588 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/1416 KARAR NO: 2026/588
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 K.YAZIM TARİHİ : 18/10/2026
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; 28.05.2025 tarihinde davalı tarafından sigortalanan .....'nin sevk ve idaresinde bulunan.... plakalı araç müvekkile ait ..... plakalı araca %100 kusuru ile çarparak trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, kazadan sonra karşı taraf araç sürücüsü %100 kusurlu bulunduğunu, kaza ..... Mahallesinde gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketi'ne müvekkilinin aracında oluşan değer kaybı için başvuru yapıldığını ancak ödeme sağlanmadığını, akabinde arabuluculuk başvurusu yapıldığını, maalesef anlaşma sağlanamadığını, kaza neticesinde müvekkiline ait aracın ana aksamları değişmiş, kaporta ve boya işçiliği yapıldığını, aracın satışı halinde bu kayıtların alıcı tarafından rahatlıkla görülebileceği ve müvekkilinin doğal olarak kazalı aracını, kaza görmemiş gerçek değerinden daha düşük fiyatla satacağının tartışmasız olduğunu, işbu sebeple değer kaybı zararını isteme zarureti hasıl olduğunu beyan ederek, müvekkilinin ......plakalı aracında oluşan değer kaybı için 100,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 01/06/2026 tarihli dilekçe ile bedel artırım talebinde bulunmuş ve talebini 111.476,91TL'ye artırmıştır. CEVAP : Davalı vekili; .... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde .... poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 20/09/2024-20/09/2025 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 300.000,00TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ait aracın onarımı için aracın kasko sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş'ye 24/09/2025 tarihinde 188.523,09TL ödeme yapılarak davacının tüm zararının giderildiğini, yapılan ödemelerle davacının tüm zararı giderildiğinden ve müvekkili şirket tarafından poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluk yerine getirildiğinden huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, tazminata hükmedilmesi halinde ödenen tutarların poliçe limitinden ve toplam tazminattan tenzili gerektiğini, poliçe limitinin bildirilmesinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, değer kaybı bedelinin genel şartlara göre hesaplanması gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait aracın tramer kaydı, 11/05/2026 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, dava konusunu oluşturan, 28.05.2025 tarihli maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; davalı sigorta şirketine trafik sigorta poliçesi ile sigortalı,..... plakalı araç sürücüsü dava dışı .....'nin, % 75 asli kusurlu olduğu, dava konusu edilen ..... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'in, % 25 tali kusurlu olduğu, davacı şirkete ait araçta meydana gelen değer kaybı, serbest piyasa koşulları altında kaza tarihinde 150.000,00 TL olarak hesap ve tespit edildiği, sürücülerin kusur oranı nispetinde talep edilebilecek değer kaybı; 150.000,006 x % 75= 112.500,00TL olduğu, davalı sigorta şirketince, anılan kaza nedeniyle davacı şirkete ait araç için 188.523,09TL hasar tazminatı ödemesi yaptığından, İlgili trafik poliçesinin bakiye limiti 300.000,00TL -188.523,09TL = 111.476,91TL ile sınırlı olduğu belirtilmiştir.
GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan değer kaybı bedelinden oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir. 28/05/2025 tarihinde, davacının maliki olduğu, davadışı ....'in sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile davadışı .....'nun maliki olduğu, davadışı .....'nin sevk ve idaresindeki, davalı .... sigorta şirketince sigortalı olan ..... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. .... plakalı aracın 20/09/2024 - 20/09/2025 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, davacının oluşan zararının tazmini davadan önce 02/09/2025 tarihinde davalı sigorta şirketine başvurduğu, başvuruya istinaden ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, kusur ve zarar tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen raporun hükme esas almak için gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişi raporuyla tespit edilen bakiye değer kaybına göre davacı yan bakiye poliçe limitini gözeterek talep sonucunu artırarak harcını yatırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili 26/06/2026 tarihli beyan dilekçesi ile müvekkili şirket tarafından 03/06/2026 tarihinde bilirkişi raporu ile tespit edilen bakiye 111.476,91TL değer kaybı tazminatına ilişkin .......'a 111.476,91TL ile faiz, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de ödeme yapılmış olup davacının tüm taleplerinin konusuz kaldığını belirtmiştir. Mahkememizce bakiye poliçe limitine göre tespit edilen davacının değer kaybı zararının 111.476,91TL olduğu ve bu bedelin davalı sigorta şirketince davacı yana talep artırımından sonra ödendiği anlaşılmıştır. Davaya konu edilen alacak hakkında dava açıldıktan sonraki bir süreçte davalı sigorta şirketince yapılan ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. HMK'nun 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmü amirdir. Davalı tarafından yapılan ödemenin yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden eksik olduğu anlaşılmakla yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden yapılan ödeme mahsup edilerek bakiyesinin ve davanın açılmasına sebebiyet vermesi gözetilerek arabuluculuk ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava ödeme ile konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40TL harç ile 1.903,00TL tamamlama harcından mahsubu ile artan 1.786,40TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.434,90TL harç ile davacı tarafından sarf edilen 183,50TL tebligat ve posta gideri ile 7.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.118,40TL yargılama gideri ile ilgili davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı dikkate alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 13/2 gereğince takdir ve hesap edilen 45.000,00TL vekalet ücreti yönünden davalı sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığı dikkate alınarak bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Her ne kadar davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davacının dava açıldığı tarihteki haklılığı ve davanın açılmasına sebebiyet vermesi hususları dikkate alınarak davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 25/09/2026
Katip ..... e-imzalı Hakim ....e-imzalı