İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1235 E. 2026/299 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1235
Karar No
2026/299
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2026/

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI :

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/10/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket davalı hakkında müvekkiline olan cari hesap borcuna ilişkin alacağını tahsil amacıyla ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. numaralı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatmışsa da davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak işbu takibe itiraz ettiğini, yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptal edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında cari hesap ilişkisi bulunmakta olup müvekkili şirketin cari ilişki dahilinde davalıdan 3.017,75 USD alacaklı olduğunun sabit olduğunu, bu hususta ayrıca bilirkişi marifetiyle müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, davalıya gönderilen ödeme emrine rağmen davalının ödeme yapmadığını, aksine davalı tarafın haksız ve kötüniyetli olarak talep olunan borcun tamamına ve ferilerine itiraz ederek müvekkili şirkete borcu bulunmadığını bahane ederek kötüniyetli bir şekilde icra takibini durdurduğunu, davalı tarafın haksız itirazından sonra alacağın tahsili için bu defa ticari alacaklara ilişkin dava şartı arabuluculuk unsurunun yerine getirilmesi amacıyla müvekkili şirketin arabuluculuğa başvurmuşsa da işbu başvurunun da olumsuz sonuçlandığını, itiraz edilen icra takibine esas alacağın borçluya kesilen faturalar ve cari hesaba dayanmakta olup ödenmeyen bakiyenin dava dilekçesine ek sundukları belgeler ve müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında sabit olduğunu, alacağın varlığı ve ulaştığı meblağ müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde sabit hale geleceğini, hal böyle iken icra takibine davalı tarafın yapmış olduğu haksız ve kötüniyetli itirazın iptaline, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faizle birlikte ödemesine ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP; Davalı tarafa usulüne uygun tebligata rağmen, cevap dilekçesi ibraz etmediği görülmüştür. GEREKÇE; Dava; ... 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir.HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, davacı tarafça cari hesap alacağa yönelik takibe itirazın iptali talep edilmiş olup, celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarına göre, davalı adına gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, davalının 01/03/2023 tarihiitibariyle ... .../... adresinde "oya, dantel venakış imalatı (kapitone ürünleri dahil) ile tül ve diğer ağ kumaşların (dokuma, örgü (triko) veyatığ işi (kroşe) olanlar hariç) imalatı" faaliyetinden kayıtlı gerçek usulde ticari kazanç mükellefi olduğu ve işletme hesabı esasına göre (ikinci sınıf tüccar) defter tuttuğu anlaşılmış olup; celp edilen 2024 yılı ve 2025 yılı gelir vergisi beyannamelerine göre, 2007/... sayılı ... Ayrımına İlişkin ... Kararı ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun ilgili maddeleri doğrultusunda davalının parasal hadlerin altında beyanının olduğu, davalının faaliyetinin esnaf faaliyeti olduğu, sonuç olarak davalı davalı tacir olmayıp, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 04/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1235, K. 2026/299, T. 04.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1235-e-2026-299-k-50e44476f43c