Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi 2025/1225 E. 2026/493 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1225
Karar No
2026/493
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2025/1225

KARAR NO: 2026/493

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:17/06/2025

NUMARASI:2025/394 E. - 2025/522 K.

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili ile davalılardan ... arasındaki para alışverişi nedeni ile 2010 yılında toplam 1.130,00.TL tutarında senet düzenlenerek ...’e verildiğini, ancak ...'in paranın tamamını tahsil ettiğini ve bedelsiz kalan tüm senetlerin de dökümünü yaptığı bir belgeyi düzenleyerek imzalayıp müvekkiline verdiğini, davalılardan ...’e verilen senetlerin 07/05/2012 vadeli 50,00.TL, 17/01/2012 vadeli 125,00.TL, 24/11/2011 vadeli 225,00.TL, 24/04/2011 vadeli 50,00.TL , 06/07/2011 vadeli 75,00.TL , 04/10/2010 vadeli 150,00.TL ,23/10/2010 vadeli 30,00.TL, 11/05/2012 vadeli 75,00.TL, 11/06/2012 vadeli 200,00.TL, 11/11/2012 vadeli 150,00.TL olmak üzere toplam 10 adet olduğunu, söz konusu bedelsiz kalan senetlerin içinde 6. sırada olan 04/10/2010 tarihli 150,00.TL meblağlı senette vade tarihi 04/10/2016 ve rakam “Yüzellibin” yapılmak sureti ile tahrifat yapıldığını, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün....sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, İstanbul 8. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/597 E.sayılı dosyası ile şikayet ve itiraz edildiğini, eş zamanlı olarak bedelsiz kalan zamanaşımına uğramış senetler nedeni ile müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti talepli olarak İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2017/231 E.sayılı dosyası ile lehdar ... ve anılan takipte alacaklı görünen aleyhinde dava ikame olunduğunu, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyası ile müvekkili aleyhinde yapılan icra takibine konu senedin tahrif edilmiş olması nedeni ile kambiyo vasfında olmaması, bedelsizliği, zaman aşımına uğraması sebepleri ile müvekkili aleyhinde yapılan kambiyo takibinin iptaline, senet üzerinde açık tahrifat ve sahtecilik nedeni ile asıl davanın takipten önce ikame edildiği gözetilerek İİK.72/2 maddesi gereği takdir edilecek teminat mukabili takibin tedbiren durdurulmasına veya İİK.72/3 maddesi gereği icra veznesine yatacak para/teminatın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu davanın aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeni ile daha önce açılmış bulunan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/216 E.sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davanın kabulüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Eldeki davanın 225.000,00TL bedelli bono yönünden 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/710 Esas sayılı dosyası ile ikame edildiği, 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/216 Esas sayılı dosyası ile birleştirildiği bilahare birleşen dosyanın tefrikine karar verildiği ve yukarıdaki esası aldığı anlaşılmıştır.

CEVAP:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, davacının İstanbul 10. ncu İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/129 Esas sayılı dosyası ile görülmekte bulunan davaya vermiş bulunduğu cevap dilekçesindeki hususlardan bu dava dilekçesinde hiç bahsetmediğini, davacı 1.130-TL bedelli senetleri teslim ettiğini , ... ile 22.10.2013 yılında ibralaştığını söylemesine rağmen 29.06.2015 tarihli tarihli Asayiş Şube Müdürlüğü Yan - Dol Büro Amirliğinde vekili yanında iken vermiş bulunduğu ifadede ...'den borç para aldığını karşılığında senetler verdiğini, bu senetlerin halen ...'de olduğunu, bu senetlerin gerektiğinde ... den istenebileceğini, ...'in ... ile görüşerek parasını istediğinde ...'ın ona hakaretlerde bulunduğunu beyan ettiğini, İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi Hakimliğinin 2019/129 Esas sayılı dosyasına sunulan 30.10.2019 tarihli bilirkişi raporunda takibe konu bononun gerçek imzaya havi ve üzerinde bir tahrifat olmadığının belirtildiğini ve davanın reddedildiğini, İstanbul BAM 20. Hukuk Dairesi 2020/473 Esas, 2021/85 Karar sayılı 13.01.2021 tarihli kararında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilip Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2021/3482 Esas, 2021/7522 Karar sayılı ilamı ile kararının onanmasına hükmedildiğini, İstanbul 4. ncü İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına karşı davacı yanın önce sahte senet düzenlendiğini, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını senette tahrifat yapıldığını iddia ettiğini, 2013 yılında bu bonoları ödediğini elinde ibraname olduğunu söylediğini, 29.06.2015 yılında Emniyet Müdürlüğünde hala borçlu olduğunu ve bonoların halen ...'de olduğunu beyan ettiğini, davacının sunduğu 22.10.2013 tarihli protokolde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, takibe konu bononun liste halinde protokolde yer alan bonolardan olmadığını, İstanbul 10.ncu Asliye Ticaret Mahkemesini 2019/216 Esas sayılı dosyasından tarafımıza gönderilmiş bulunan bir dava dilekçesi bulunmamakta iken icra takiplerinin de bu dosyadan durdurulduğunu, müvekkiline tebliğ edilmiş bulunan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/216 Esas sayılı dosyasından gönderilen dava dilekçesinden ise 11 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/710 Esas sayılı birleştirilen dava dosyası ile müvekkiline neredeyse 11 ay önce dava açıldığını, taraflarına ait icra dosyasına konu yeni hiçbir delil sayın mahkemede görülen dosyaya ibraz edilmediğini, icra kasasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemi için verilen tedbir sebebiyle alacaklı tarafın alacağının eridiğini bononun vadesi olan 24.11.2017 tarihinde alacakları 57.250. Dolar etmekte iken, bugün tarihi itibarıyla 12.115. Dolar ettiğini, ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davanın REDDİNE", karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekilinin, davalı ...’in protokole konu senetleri iade etmeyerek tahrifat ve ciro yoluyla müvekkili aleyhine icra takipleri başlattığını, bu takiplerden birinin tahrifat tespiti nedeniyle iptal edildiğini, diğer senetler yönünden açılan menfi tespit davası derdest iken davalının bu kez başka bir senette tahrifat yaparak davalı ...’a ciro ettiğini ve yeni bir takip başlattığını, yapılan kriminal incelemelerde bir kısım tahrifatın saptandığını ancak diğer senet yönünden mürekkep yaşı tayini yapılamadığı için somut bulguya rastlanmadığını, buna karşın davalı ...’in ceza mahkemesindeki sorgusunda borcun ödendiğini ve senetlerin imha edildiğini itiraf ederek müvekkilinin borcu olmadığını ikrar ettiğini, davalının nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından hapis cezası aldığını, icra takibine konu senedin düzenlenme tarihinin asıl ihtilafın başlamasından sonraya denk gelmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ...’un kötü niyetli hamil olduğunu ve aradaki şahsi defileri bildiğini, yerel mahkemenin eksik inceleme ve delillerin takdirinde hata yaparak sadece ATK raporuna dayanarak hüküm kurduğunu, ceza soruşturmalarının sonucunun beklenmediğini ve usul ekonomisine aykırı şekilde dosyanın tefrik edilerek karar verildiğini ileri sürerek, kararının kaldırılmasını,ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili , davalı ...’e 22/10/2013 tarihli protokol kapsamında toplam 10 adet kambiyo senedi düzenleyip verdiğini, bu senetlerin bedellerinin ödendiğini ve senetlerin bedelsiz kaldığını , davalı ...’in söz konusu senetleri iade etmediğini, asıl davada 04/10/2016 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak keşide tarihinde, vade tarihinde ve miktarında tahrifat yapıldığı, birleşen ve tefrik edilen eldeki davada ise 24/11/2017 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak keşide tarihinde, vade tarihinde ve miktarında tahrifat yapıldığını beyanla, bu bonolar nedeni ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/710 Esas sayılı dosyasına konu 225.000,00 TL bedelli bono yönünden açılan dava mahkemenin 2019/216 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiş ise de mahkemece birleşen dosyanın tefrikine karar verildiği ve yukarıdaki esası aldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla eldeki davanın konusu 24/11/2017 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli bono ile ilgili olarak keşide tarihinde, vade tarihinde ve miktarında tahrifat yapıldığı iddiasına dayalı menfi tespit talebidir. 31/08/2022 tarihli ATK raporunda; ''150.00 TL'' rakam ile ''Yüz Elli bin'' yazı ile okunur bedelli senet yönünden tahrifat saptandığı, ancak eldeki dava konusu bono yönünden inceleme konusu rakam ile ''225.00 TL'' yazı ile ''İki yüz yirmi beş bin'' okunur miktarlı senette, miktarın yazı ve rakam ile yazıldığı bölümlerde ve diğer bölümlerde tahrifat ve ilave yapıldığını gösterir bulgu saptanmadığı tespit edilmiştir. 02/02/2023 tarihli ATK raporu ile; inceleme konusu senette "İSTANBUL", "nakden" ve "24/5/17" yazı ve rakamlarının bir kalem, senette mevcut diğer yazı ve imzaların farklı fiziki evsafta ikinci bir kalem ile yazılmış oldukları, inceleme konusu belgede kullanılan kalem mürekkeplerinde yazı yaşı tayinine yarayan ve halen kullanılagelen bilimsel herhangi bir yöntem bulunmadığından, söz konusu belgede yer alan yazıların yaşı hakkında zaman birimleri açısından bir tespite gidilemediği, inceleme konusu senette tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanamadığı tespit edilmiştir.29/04/2025 tarihli ATK raporu ile; inceleme konusu senedin düzenleme ve ödeme tarihi bölümlerinde, yıllar hanesinin birler basamağında mevcut ''7'' rakamlarının ''1'' rakamından tahrifen oluşturulduğunu gösterir bulgu saptanmadığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Adli Tıp Kurumu raporunda dava konusu 225,00 TL bedelli senette tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanmadığı, kambiyo senedinin şekil şartlarını taşıdığı, davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bu karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur.İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasının tetkikinde alacaklı ... tarafından davacı ve ... aleyhine dava konusu 24/11/2017 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli keşidecisi davacı olan bonoya dayalı olarak kambiyo takibine geçildiği görülmektedir. İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/129 E. 2019/990 K. Sayılı dosyası ile, aynı iddialarla birlikte icra takibine konu edilmiş olan 24/11/2017 vade tarihli 225.000,00 TL bedelli bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığı iddiası ile takibin ve bononun iptali için açılan dava sonunda senette tahrifat bulunmadığı ve imzanın keşideciye ait olduğu gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın istinaf ve temyiz denetiminden geçmek suretiyle 15.09.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2022/191 Esas sayılı dosyasında, davalı ...'in dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılandığı , 2024/297 Karar sayılı ilam ile sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulduğu henüz kesinleşmediği , davalı ...'un bu dosyanın tarafı olmadığı anlaşılmaktadır.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Dosya kapsamına göre, dava konusu senetlerin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, imzanın davacıya ait olduğu, tahrifat iddiasının ispatının bulunmadığı, 150,00 TL lik başka bir senette yapılan tahrifat tespitinin eldeki dosyanın sonucuna etkisinin bulunmadığı, diğer yandan bedelsizlik iddiasının davalı ...'in ceza mahkemesindeki ikrar niteliğindeki beyanları ile ispatlandığı, ancak , dava konusu senedin senedin lehtara teslim edildiği ve sonrasında ciro yolu ile davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. TTK m.686 uyarınca, kambiyo senedini elinde bulunduran kimse, son ciro beyaz ciro olsa dahi, hakkının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır.Bedelsizlik iddiası Türk Ticaret Kanunu’nun 687. Maddesi kapsamında kişisel defi olduğundan keşideci tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir.Çünkü keşidecinin sadece lehtarla arasında bir temel borç ilişkisi vardır. Fakat borçlu, senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak koşuluyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir ve bu iddiaların yazılı delil ile ispatı gereklidir.Somut olayda dava konusu senedi ciro yolu ile iktisap eden davalının yetkili hamil olduğu, hakkında senedi kötüniyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğuna dair delil bulunmadığı, bu durum karşısında davalı ... hakkındaki ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasına gerek bulunmadığı ve yetkili hamile yönelik lehtar ile keşideci arasındaki şahsi defilerin (bedelsizlik iddiasının) ileri sürülemeyeceği , kesinleşen icra mahkemesi kararının istinafı üzerine verilen kararda belirtildiği üzere 22.10.2013 tarihli belgede, tahrifat olmadığı tespit edilen 24.11.2017 vade tarihli senedin bulunmadığı, sonuç olarak dava konusu bononun davacı tarafından düzenlenerek lehtara verildiği ve ciro edildiği, senedin bedelsiz olduğu ve hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığı iddiasının davacı tarafından ispat edilemediği , İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1maddesi uyarınca esastan karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/06/2025 tarih ve 2025/394 E. 2025/522 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi 26/03/2026

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2025/1225, K. 2026/493, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-44-hukuk-dairesi-2025-1225-e-2026-493-k-90f51677c512