İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1143 E. 2026/234 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1143
- Karar No
- 2026/234
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1143 Esas KARAR NO : 2026/234
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/04/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;06/12/2023 tarihinde ... plakalı aracın müvekkili şirketin sigorta kapsamında bulunan ... plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın oluşumunda davalı şirkete ait aracın kusurlu olduğunu, kaza sonrasında sigortalı araçta oluşan hasarın 125.462,16-TL olarak hesaplandığını ve bu bedelin müvekkili şirket tarafından ..... Otomotiv'e ödendiğini, daha sonra kusurlu bulunan araç sigortacısından 27.500,00-TL'nin tahsil edildiğini ancak bakiye kalan 97.962,16-TL'nin tahsil edilemediğini, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu sebeplerle 97.962,16-TL'nin ödeme tarihi olan 24/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davacı,davaya konu tazminatı tahsil etmek amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini ve takibe itiraz edildiğinden takibin durmuş olduğunu beyan ettiğini, itirazın iptali davası açma süresi dolmadığından tarafları,konusu ve miktarı aynı olan ve hâlâ ayakta bulunan bir icra takibi mevcut olduğundan derdestlik itirazında bulunduklarını, bu düşüncenin aksi, davacıya mükerrer tahsil cihetine gitme hakkı vermektedir ki bu durum temel hukuk kurallarına aykırı olduğunu, bu nedenlerle davanın derdestlik itirazı sebebiyle reddi gerektiğini, kaza tespit tutanağında yer alan ifadelerden ... plaka sayılı araca ait kayışın kopması neticesinde arıza nedeniyle durması sonucu zincirleme kaza meydana gelmediğini, bu durumda ... plaka sayılı araç sürücüsünün trafiği güvenli hale getirmek için gerekli önlemleri alması,belli bir mesafede reflektör yerleştirmesi ve kazaya sebebiyet vermemek için gerekli tedbirleri alması gerektiğini, aksi takdirde Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre kaza sebebiyle kusurlu olması gerektiğini, zincirleme kaza neticesinde kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranının belirlenmesi tazminatın belirlenmesinin ön koşulu olduğunu, davacı sigortacı,sigorta ettirenin halefi olduğuna göre,sigorta ettirenin uğradığı gerçek zararın bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiğini, sigortacı, sigorta ettirenin gerçek zarar miktarından fazlasını talep edemeyeceğini, bu nedenlerle davacının talep ettiği tazminat miktarı da yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kazaya karışan araçların kusur oranı tespit edildikten sonra uğranılan gerçek zararın miktarı da bilirkişi vasıtasıyla tespit edilmesi gerektiğini, kazaya karışan ve kusurlu olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilen araçların sigorta şirketlerine teminat limitleri oranında başvuru yapması dava ön koşulu olduğunu, bu nedenlerle kazaya karışan ... ve ... plaka sayılı araçların kusur oranlarının tespiti ile bu araçların sigorta şirketlerine kusur oranında müracaat edilmiş olması dava ön şartı olduğunu, davacı bu ön şarta riayet etmeden davasını ikame ettiğini, izah edilen nedenlerle davanın usul ve esastan reddine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Küçükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi .... Esas ve ... Karar sayılı ilamıyla tacir oldukları çekişmesiz olan taraflar arasındaki ihtilafın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olduğu, bu halde, uyuşmazlığa konu davanın, ticari dava niteliğinde olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerektiği, Hakimler ve Savcılar Kurulu kararına göre Küçükçekmece adli sınırlarına giren ticari davalara bakma görevinin, Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerine ait olduğu ve bu nedenle görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamında göre; Davacı ..., bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Bu durumda eldeki davada dava dışı sigortalı ile davalı açısından değerlendirme yapılması, davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp karara bağlanabilmesi için uyuşmazlığın, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması ve bu bağlamda tarafların her ikisinin birden tacir olması zorunludur. HMK Madde 2’ye göre, “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk mahkemesidir.” Taraflar arasındaki uyuşmazlık mutlak ve nisbi ticari nitelikte olmadığından işbu dava açısından Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğundan bahsedilemeyecektir. Davacı taraf, halefiyet gereği sigortalısı yerine geçtiğinden ve mutlak ticari dava olmadığı gibi dava dışı sigortalının tacir olmaması nedeniyle nisbi ticari dava da bulunmamaktadır. Bu durumda HMK'nın 2.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde genel görevli mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla; Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlemesine istinaden görevli mahkemenin daha önce görevsizlik kararı veren Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılarak, davanın görev şartı yokluğundan reddi ile Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar vermek gerektiği, dosyanın daha önce Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği ve iki mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı oluştuğu nazara alınarak dosyanın mercii tayini için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Yukarda açıklanan gerekçelere binaen; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, anlaşılmakla mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna, 3-Mahkememiz kararının kanun yoluna götürülmeksizin kesinleşmesi halinde daha öncede Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiğinden olumsuz görev uyuşmazlığının, halli merci tayini için dosyanın HMK 22/2 maddesi uyarınca İSTANBUL BAM 37. Hukuk Dairesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderlerinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde İBAM nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi. 27/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır