İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1142 E. 2026/106 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1142
Karar No
2026/106
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1142 Esas KARAR NO : 2026/106

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 04/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında süre gelen ticari ilişki söz konusu olduğunu, ticari ilişki kapsamında müvekkili tarafından davalının ürünleri boyandığı, terbiyelendiği veya baskılama işlemlerine tabi tutulduğunu, müvekkili tarafından tüm yükümlülüklerin harfiyen yerine getirildiğini, söz konusu işlemlerin karşılığında davalıya faturalar ibraz edildiğini ve her iki tarafın ticari defterlerine işlendiğini ancak davalı tarafından müvekkilinin cari hesap bakiye alacağının ödenmediğini, ödenmeyen cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe haksız olarak davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin müvekkili şirketin yerleşim yeri olan Sakarya dışında ve yetkisiz Küçükçekmece İcra Dairelerinde başlatılması, İİK ve HMK’da düzenlenen yetki kurallarına açıkça aykırı olduğunu, yetkili icra dairesinde usulüne uygun olarak başlatılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmadığından, itirazın iptali davasının ön dava şartı gerçekleşmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirket tarafından başlatılan takibe konu alacağın ispatının yalnızca faturayla ispatı mümkün olmadığını, itirazın iptali davasının haksız olması sebebiyle kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyanla davanın usulden reddi ile dosyanın Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ödenmeyen bakiye cari hesap alacağının tahsili amacıyla davacının, davalı aleyhine giriştiği Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 1.301.04 USD asıl alacak ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren 31,08 USD yasal faizi ile birlikte toplam 1.332,12 USD'nin tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile yetki ilk itirazında İcra Dairesi ve Mahkememizin yetkisine itirazda bulunduklarını belirterek Sakarya Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan etmiştir. 6100 sayılı HMK.nun 6. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı yasanın 7. maddesinde ise, davalının birden fazla olması halinde, davanın bunlardan birinin yerleşim yerinde açılabileceği hükme bağlanmıştır. Öte yandan, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda, aynı kanunun 10.maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de dava açılması mümkündür. Yetki kuralları, (HMK m. 5-19) kural olarak kamu düzenine ilişkin değildir. Sadece istisnai olarak bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir. Yetkinin kesin olduğu hallerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır (HMK m. 114/1-ç). Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını dava sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir (HMK m. 19/1). Yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı hâllerde ise taraflar yetki sözleşmesi (HMK m. 17) ile başka bir mahkemeyi yetkili kılabileceği gibi bu durumda yetki itirazı ancak ilk itiraz olarak ileri sürülebilir (HMK m. 116/1-a). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir (HMK m.119). Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; davanın 11/12/2025 tarihinde açıldığı, davalı...... Giyim San. Ve Tic. A.Ş.'nin adresinin "..... Sanayi Bölgesi Mah. 1 Nolu Yol Cad. No.10 Arifiye/Sakarya" olduğu, davacı adresinin ".... Mah. ..... Hancı Sok. No:16/5 Avcılar/İstanbul" olduğu, davacı alacaklının kendi yerleşim yeri olan Avcılar İlçesinin yargı çevresinde yani Küçükmekçeme İcra Dairesinde icra takibinin başlatıldığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 08.08.2025 Tarihli ve 1231 sayılı kararı ile, Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.09.2025 tarihi itibarıyla faaliyete geçirilmesine karar verildiği, davanın açıldığı tarih itibariyle mahkememizin yetkili olmadığı, yetkisiz mahkemede açılan davaya ilişkin seçimlik hakkın davalı tarafa geçtiği, süresinde sunulan yetki ilk itirazında yetkili mahkeme olan Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin belirtildiği anlaşılmakla davalı tarafın yetki ilk itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, HMK'nun 116/1-a.maddasi uyarınca, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE; 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Sakarya Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARINA, 5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/02/2026 Katip .... Hakim ....

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1142, K. 2026/106, T. 04.02.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1142-e-2026-106-k-1f8ed174bdc7