İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1121 E. 2026/468 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1121
Karar No
2026/468
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1121 Esas - 2026/468 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/1121 Esas KARAR NO : 2026/468

HAKİM : KATİP :

DAVACI : ... -

VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/12/2025 KARAR TARİHİ : 20/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının, davacı ... 'ye olan borcu sebebiyle Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2025/51960 esas sayılı dosyası ile icra takibi açılmış ve borçlu tarafından 26.10.2025 tarihinde takibe itiraz edilmiş ve takibin durmuş olduğunu, taraflarınca arabuluculuğa başvurulmuş, arabuluculuk numarası Kayseri Arabuluculuk Bürosu 2025/177824 olan dosya ile arabuluculuk tutanağı ile gerçekleştirilmiş olup tarafların anlaşamaması üzerine iş bu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuş olduğunu, borçlunun itiraz dilekçesinde davacıya herhangi bir borcu olmadığını belirttiğini ancak ekte sundukları faturalardan da anlaşılacağı üzere davalı borçlunun GIB2025000000132 ve GIB2025000000133 numaralı faturalarından dolayı borcu bulunmakta olduğunu, davacının üzerine düşen nakliye işini yapmış ancak karşılığını alamamış olduğunu, faturaların dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, davacının davalı şirkete ödeme yapması konusunda defalarca whatsapp aracılığı ile bildirimde bulunmuş olduğunu, Whatsapp konuşmalarının dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, Fatura tarihleri 13.10.2025 ve 11.10.2025 olup takip tarihi ise 22.10.2025 olup anlaşılacağı üzere davacının beklemesine karşılık vermeyerek adeta davacıyı oyalamış olduğunu, bu yüzden bahse konu takibin açılma zorunluluğu doğmuş olduğunu, davalının kötü niyet ile takibe itiraz ettiğini, keza davalı şirket itiraz ettikten ve arabuluculuk süreci anlaşmama ile tamamlandıktan sonra takipte kesinleşen borç miktarı yani borcun aslı olan 29.000,00 TL bedelinin davacıya ödemiş olduğunu, dekontun dilekçe ekinde sunulmuş olduğunu, bu ödemenin, borcu kabul anlamına gelen açık bir ikrar niteliğinde olduğunu, ancak dosyada kalan borcun diğer ferilerini kötü niyetli olarak ödemediğini, borcun kalan miktarı 12.040,19 TL olup icra dairesindeki dosyadan da anlaşılacağını, keza asıl alacak yönünden dava konusuz kalmış ancak borcun diğer ferileri için huzurdaki davayı açma zorunluluğu doğmuş olduğunu, tüm bu anlatımlardan da anlaşılacağı üzere davalı tarafça icra takibine karşı yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu, karşı tarafın sorumluluktan kaçma amacıyla yapmış olduğu söz konusu itirazlar haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen takibi durdurmaya yönelik olup bu nedenle itirazın iptalini talep etme zarureti doğmuş olduğunu belirterek, borçlu tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2025/51960 E sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla borçlunun dosya borcunu faiziyle birlikte ödemesine, borçlu tarafından haksız ve dayanaksız ve kötüniyetli olarak likit alacağa yapılmış bulunan itiraz sebebiyle davalı aleyhine takip bedelinin % 20 sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra takibine yaptıkları itirazlarında muaccel olmuş bir borçları bulunmadığını belirterek itirazda bulunulmuş olduğunu, taraflar arasında takibe konu faturalar için yasal düzenlemenin aksine bir ödeme günü kararlaştırılmadığını, TTK 1530/4-a-b " Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır: a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda. b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda....." denildiğini, davacı takip alacaklısının talep edilebilir muaccel olmuş bir alacağı bulunmadığını, itirazlarının bu doğrultuda değerlendirilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde de belirtildiği gibi takibe konu faturaların düzenlenme tarihi ile icra takibine konu edilmesi tarihi arasında 30 günlük sürenin dolmadığının görülmekte olduğunu, davacı takip alacaklısının bir temerrüt ihtarının da söz konusu olmadığını, taraflarca kararlaştırılmış bir ödeme günü de olmadığını, kısaca açıklanan gerekçeler ışığında haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine yargılama giderleri avukatlık ücretleri ve kötü niyet tazminatının davacı takip alacaklısından alınarak taraflarına ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2025/51960 esas sayılı dosyası nedeni ile davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir. Kayseri Genel İcra Müdürlüğü 2025/51960 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... olduğu, borçlunun ... Elektrik Plastik İnşaat Taahhüt Pazarlama Nakliye Sanayi Ticaret Anonim Şir olduğu, takibin toplam 29.000,00 TL alacak nedeniyle ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27.Hukuk Dairesi’nin 2018/1195 E, 2018/1180 K sayılı kararında “…Yanlar arasında uyuşmazlık, takip nedeniyle icra vekalet ücreti, harç ve takip giderlerine itiraza ilişkindir…..Somut olayda mahkemece miktar belirtmeksizin davalının takibin fer'ilerine yönelik itirazının iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken bilirkişiye yaptırılan kapak hesabı üzerinden miktar ve tutar belirtmek suretiyle itirazın iptaline karar verilmesi ve dava konusunun, icra takibinin fer'i nitelikteki kalemlerine ilişkin olduğu gözetilmeden, kabul edilen tutar üzerinden ayrıca icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.” denildiği görülmüştür.( Benzer ilam Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/20126 E, 2018/1165 K ) Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, davalının takibe konu faturalar yönünden asıl alacağı ödeyerek takip nedeni ile borçlu olduğunu ve faturaları kabul etmesi sonucu davalının buna bağlı feriler yönünden de takipten sorumlu olduğu görülmüş, davacının takipte faiz talebinde bulunmadığı ve bu nedenle tememrüd ve faiz yönünden yapılan itirazların yerinde olmadığı değerlendirilmiş, davanın ferilere yönelik olması nedeni ile yukarda belirtilen ilam dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebide yerinde görülmemiş ve böylece, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2025/51960 esas sayılı dosyasında asıl alacağın takip ferilerine yönelik itirazın iptaline, İcra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1- Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2025/51960 esas sayılı dosyasında asıl alacağın takip ferilerine yönelik itirazın iptaline, 2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 822,47 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 207,07 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.230,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan tebligat ve elektronik tebligat gideri olmak üzere toplam 70,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 12.040,19 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 20/05/2026

Katip ¸E-imzalıdır

Hakim ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1121, K. 2026/468, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1121-e-2026-468-k-fc6e3032d273