İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1113 E. 2025/1038 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1113
- Karar No
- 2025/1038
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1113 Esas KARAR NO : 2025/1038 Karar
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 18/12/2025 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda, TALEP: Davacı taraf sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı idare Belediye arasında yıllardır süregelen ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, itiraza konu icra takibinin ise davacı müvekkili tarafından, Veri Kaybı Önleme Sistemi Lisans Yenilemesi Ve Mail Sunucuları İçin Anti Spam Yazılımı Ürün Ve Hizmet Alım Satımına İlişkin olduğunu, söz konusu bu ürünün ve hizmetlerin lisanslı ürünler olup Amerikan Doları karşılığında yurt dışından alınıp Türk Lirası karşılığında pazarlandığını, davalı yanın, daha önce defalarca iş yaptığı müvekkili şirket ile pazarlık usulü ihale yöntemiyle söz konusu ürün ve hizmetleri satın almak amacıyla iletişime geçiğini, müvekkili şirket tarafından talep edilen ürün ve hizmetlere ilişkin fiyat teklifi hazırlanarak davalıya sunulmuş ve anlaşma sağlanamamış olduğunu, bu anlaşma neticesinde müvekkili şirket tarafından, Veri Kaybı Önleme Sistemi Lisans Yenileme Hizmeti İşi karşılığında KDV dahil olmak üzere 936.000,00-TL tutarında 11/03/2025 tarihli ve Mail Sunucuları için Anti Spam Yazılımı Alımı İşi karşılığında KDV dahil olmak üzere 931.800,00-TL tutarında 02/05/2025 tarihli faturalar düzenlendiğini, fatura içeriğinde ayrıca ödeme tarihlerinin de kararlaştırıldığını, davaya konu fatura alacaklarının tahsili için müvekkili şirket tarafından birçok kere davalı ... ile iletişime geçilmiş olmasına rağmen bu süreçte alacağın ancak cüzi bir kısmı (135.339,60) tahsil edilebildiğini, ödenmeyen kalan bakiye yönünden faturalarda belirtilen ödeme tarihleri dikkate alınmak suretiyle işletilen avans faiziyle birlikte alacağın tahsili amacıyla Bakırköy .... İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esasına kayden ilamsız takip başlatılmış, ödeme emri davalıya 16/10/2025 tarihinde e-tebliğ edilmiş, davalı ... Başkanlığının 21/10/2025 tarihinde başlatılan takibe haksız şekilde itiraz ederek takibi durmasına sebebiyet vermiş olduğunu, davalı ... tarafından, söz konusu takibe itiraz edildiğinden dava şartı arabuluculuk süreci 22/10/2025 tarihinde tarafımızca başlatılmış, başvuru Arabuluculuk Daire Başkanlığı Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı dosyasına kaydedilmiş, söz konusu arabuluculuk müzakere süreci yaklaşık bir buçuk ay sürmüş nihayetinde 28/11/2025 tarihinde anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu, işbu nedenlerle, müvekkilu şirket tarafından düzenlenen faturaların ödeme tarihlerinin üzerinden çok uzun zaman geçmesine rağmen alacağını tahsil edemediğinden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptal edilmesi amacıyla huzurdaki davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, taraflarınca dava konusu icra takibinin başlatıldığı 15/10/2025 tarihinde 1. Fatura alacağından yapılan ödemelerin mahsubu sonucu kalan 801.368,20 TL için 26.08.2025 ile 16.09.2025 (bu tarih dahil) arasındaki 22 gün için yıllık %44,25 faiz oranı üzerinden %2,66, 17.09.2025 ile 15.10.2025 (bu tarih hariç) arasındaki 28 gün için yıllık %42,25 faiz oranı üzerinden %3,24 olmak üzere toplam %5,90 faiz uygulanmıştır. İşleyen Faiz Tutarı 47.265,75 TL'dir. 2. Fatura alacağı yönünden ise 26.08.2025 ile 16.09.2025 (bu tarih dahil) arasındaki 22 gün için yıllık %44,25 faiz oranı üzerinden %2,66, 17.09.2025 ile 15.10.2025 (bu tarih hariç) arasındaki 28 gün için yıllık %42,25 faiz oranı üzerinden %3,24 olmak üzere toplam %5,90 faiz uygulanmıştır. İşleyen Faiz Tutarı 55.052,79 TL'dir. 15/10/2025 tarihli takip talebimiz incelendiğinde alacak kalemleri detaylıca izah edilmek suretiyle toplam 1.833.800,00 TL tutarında takip başlatıldığını, dilekçe ekinde sunulan faturalar, e-mail yazışmaları, davalıya tanımlanan lisans ve sertifikalar, ihale dosyası, kısmi ödemelere ilişkin banka kayıtları ve sunulan fiyat teklifinden anlaşılacağı üzere müvekkilinin alacaklı sıfatını açıkça taşıdığını, ihtiyati haciz istenen alacak, para alacağı olup muaccel hale gelmesine rağmen alacağın büyük bir kısmının ödenmediğini, USD olarak alınan ürünlerin TL olarak satışı gerçekleştirilmiş olup gelinen aşmada müvekkili faiz alacaklarıyla dahi alacağını tahsil etmesi durumunda dahi ciddi miktarlarda zararının söz konusu olacağını, dava konusu olayda muaccel hale gelmiş alacağını tahsil edemeyen müvekkili ticari hayatında ciddi bir külfete katlanmak zorunda kalacak olup her bakımdan şartları oluşan ihtiyati haciz talep etme zorunluluğu doğduğunu beyan ederek, davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Dairesi Müdürlüğü .... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle, ticari alacağın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. Bakırköy Arabuluculuk Dairesinin ... Numaralı dosyasında 01/12/2025 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 17, m. 18/A ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 5/A uyarınca arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği anlaşıldı. Dosya kapsamında bulunan Bakırköy .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 800.000,00-TL 11/03/2025 düzenleme tarihli ve 10/04/2025 ödeme tarihli fatura alacağından kalan bakiye borç miktarı, 931.800,00-TL 02/05/2025 düzenleme tarihli ve 01/06/2025 ödeme tarihli fatura alacağı bakiye borç miktarı, 47.000,00-TL 11/03/2025 düzenleme tarihli ve 10/04/2025 ödeme tarihli fatura alacağından kalan bakiye borcuna 26/08/2025 tarihinden itibaren işlemiş günlük faiz, 55.000,00-TL 02/05/2025 düzenleme tarihli ve 01/06/2025 ödeme tarihli fatura alacağına 26/08/2025 tarihinden itibaren işlemiş geçmiş gün faizi olmak üzere toplam 1.833.800,00-TL toplam alacak yönünden 15/10/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından 21/10/2025 tarihindTakibe, ödeme emrine, borca, borcun ferilerine ve faize açıkça itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı görülmüştür.
6100 Sayılı HMK nın 1. Maddesi, aynı yasanın 114/1-c bendi ile 115/1. Hükmü nedeni ile öncelikli olarak görev hususunda inceleme yapılmıştır. Görev konusundaki uyuşmazlığın çözümü için; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin , ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. Maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. TTK'nın 16/2 maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya komu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler , kendileri tacir sayılamayacağından davalı belediyenin tacir olarak kabulü mümkün bulunmamaktadır Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; davacı Veri Kaybı Önleme Sistemi Lisans Yenilemesi Ve Mail Sunucuları İçin Anti Spam Yazılımı Ürün Ve Hizmet Alım Satımına İlişki faturaya dayalı başlatılan takibe itirazın iptalini talep etmiş olup dava konusu itibari ile mutlak ticari dava niteliğinde değildir. Davacı tüzel kişi tacir ise de davalı ... olup TTK 16. madde gereği, belediye bir ticari işletme kurduğu takdirde, bu işletmeye bir ticari ünvan verilerek ticaret siciline kayıt edilir ve kayıt edilen bir işletme tacir sıfatını alırsa da; belediye bu işlem nedeniyle tacir niteliğini kazanamaz, Tacir sayılamaz. Davanın,TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalının tacir sıfatının bulunmadığı,diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı, nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmekte olduğundan mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere; 1- Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 md gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğuna, 2- Taraflardan birinin, 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince, -Bu karar verildiği anda kesin ise tebliğ tarihinden, -Görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, -Kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiği, aksi taktirde mahkememizce dosyanın re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına, 3-HMK'nun 20 md gereğince, kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtarına, 5-Yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçların nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, 6-İhtiyati haciz talebinin görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi. 19/12/2025
Katip ... ¸e-imzalı
Hakim ... ¸e-imzalı