İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1132 E. 2025/1056 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1132
- Karar No
- 2025/1056
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1132 Esas KARAR NO : 2025/1056 Karar
DAVA : Ticari Şirket (Bilgi Alma Ve İnceleme Hakkı İhlali) DAVA TARİHİ : 24/10/2025 KARAR TARİHİ : 24/12/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 24/12/2025
Mahkememizin 2025/927 Esas sayılı dosyasında davacıların davalı ... Anonim Şirketi'ne karşı açmış oldukları dava tefrik edilmiş ve mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasına tevzi olmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ....'in davalı her iki şirkette hissedarı olduğunu, müvekkili ...'ın ise davalı ... A.Ş'nin paydaşı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 437’den doğan bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmak amacıyla müvekkillerinin, davalı şirket yönetim kuruluna noter aracılığıyla resmi bir ihtarname gönderdiğini, noter ihtarnamesinde, davacı tarafından şirketin kuruluşundan bugüne kadarki tüm faaliyet dönemlerine ait bilgi ve belgelerin kendisine sunulmasının talep edildiğini, bu ihtarnamede, özellikle finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporları, bağımsız denetim raporları, genel kurul toplantı tutanakları ve kararları, TTK m.200 kapsamındaki yönetim kurulu rapor özetleri, sermaye artırım/azaltım kararları ve tescil belgeleri, kâr dağıtım kararları ve tabloları, genel kurul iç yönergesi, yönetim kurulu görev dağılımı kararları, pay defteri ve ortaklar cetveli, iç denetim ve denetim komitesi raporları, konsolide finansal tablo dipnotları, önemli sözleşmelere ilişkin özet bilgiler gibi toplam 13 kalem belge ve bilgi talep edildiğini, ihtarnamede ayrıca bu bilgi ve belgelerin elektronik ortamda veya noter onaylı fizikî suret olarak davacıya iletilmesi, gerek görüldüğünde şirket merkezinde yerinde inceleme yapılabilmesi yönünde alternatif taleplere de yer verildiğini, davacıların noter ihtarının, 29/09/2025 tarihinde davalı şirkete Elektronik Tebligat (e-tebligat) yoluyla usulünce tebliğ edildiğini, ihtarnamede, tebliğ tarihinden itibaren 15 iş günü içinde istenen bilgi ve belgelerin davacıya sağlanmasının talep edildiğini, ancak aradan geçen 15 iş günlük süre sonunda davalı şirket tarafından hiçbir yanıt verilmediğini, davacı müvekkilinin noter ihtarnamesine konu bilgi ve belge taleplerinin cevapsız bırakıldığını, ne istenen evrakların kendisine iletildiğini ne de talebin reddi yahut ek süre talebi gibi bir dönüş yapıldığını, bu suretle, davacının kanuni bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiğini, davacı müvekkilinin pay sahibi, iyi niyetli olarak bilgi talebinde bulunup makul süreyi beklemesine rağmen sonuç alamadığını, neticede davalı şirketin, davacı tarafından 29/09/2025 tarihinde gönderilen ihtarnamelerde talep edilen tüm bilgi ve belgelerin davacıya eksiksiz olarak vermesine karar verilmesini, davacının inceleme hakkını kullanabilmesi için gerekli tüm belgelerin ibraz edilmesine ve gerekli görüldüğünde davacıya şirket merkezinde yerinde inceleme imkânı tanınmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; Huzurdaki davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davanın reddinin gerektiğini, davacı yanın istediği belgelerin TTK m. 437 uyarınca talep edilebilecek bilgileri aşmakta olduğunu, söz konusu belgelerin hazırlanma sürecinin dahi 15 iş günü süresinde mümkün olmadığını, iş bu davanın kötü niyetli olarak ikame edildiği talep edilen belgelerin sayısından ve dava açma tarihinden dahi anlaşıldığını, davacıların şirket hisselerinin sadece % 3 üne sahip olduğunu, bugüne kadar dilediği bilgiyi yönetim kurulu üyelerinden şifai olarak aldığını, şirketin her faaliyetinden haberdar olduğunu, davacıların iş bu davayı neden açtığının anlaşılamadığını, müvekkili şirketin bazı bölgelerde yapacağı yatırımlarla alakalı ciddi karar alma aşamasında olduğunu, şirketin sahibi olduğu taşınmazın daha evvel başka bir hastane işletmesine kiraya verilmişken deprem riski sebebiyle boşaltıldığını ve yıkım kararı doğrultusunda yıkım yapıldığını, davalı şirketin ciddi ve kritik yatırımlar yapma aşamasında olduğunu, bu yatırımların seyri zamanlaması ve ne biçimde yapılacağı konusu ticari bir sır olarak saklanması gerektiğini, davacının böyle bir dönemde şirkete ilişkin bilgi ve belge talebinde bulunulmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, davacı yana genel kurul öncesinde, genel kurul sırasında ve sonrasında bilgi verilmediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli işbu davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Büyükçekmece .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı üzerine 28.10.2025 tarihinde mahkememize tevzi edilen dava mahkememizin ... Esas sayılı sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 24/12/2025 tarihli celsede davacıların davalı ... Anonim Şirketi'ne karşı açmış oldukları dava tefrik edilmiş ve mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyası üzerinden yargılamasına devam edilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; 6102 Sayılı TTK' nın 437/5. maddesi uyarınca şirket pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkının kullanılması istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Davacının, 6102 Sayılı TTK' nın 437/5. maddesi uyarınca davacı pay sahibinin bilgi alma ve inceleme hakkının koşullarının oluşup oluşmadığı, davacının bilgi ve inceleme talebinin haklı bir gerekçeye dayanıp dayanmadığı, bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması halinde bu hakkın sınırının ne olduğu noktalarında toplandığı görülmüştür. Dava konusu, 6102 sayılı TTK' nın 4/1-a ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görev alanına girmektedir. Ticaret Sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı ... Anonim Şirketi'nin adresinin ".. Mah. ... Cad. ... Sk. No: 8 Çanakkale" olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir. Davalı şirket merkezinin mahkememiz yetki sınırları dışında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 437/5. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememizin kesin yetkisi bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK' nın 115/1 maddesindeki "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü karşısında, mahkeme dava dilekçesi üzerine dava şartları arasında sayılan kesin yetki hususunu inceleyip yetkisiz olduğu kanaatine varması halinde kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermesi usül ekonomisi bakımından da elzemdir. 6100 sayılı HMK' nın 114/1-ç maddesinde kesin yetki dava şartı olarak sayılmıştır. Açılan davanın mahiyeti uyarınca talep dikkate alındığında şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Kesin yetki dava şartı olduğundan mahkemece re'sen nazara alınmalıdır. Davalı şirketin merkez adresinin, Çanakkale Asliye Ticaret Mahkemeleri yargı çevresi içerisinde kaldığı anlaşıldığından bu aşamada dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, resen incelenerek mahkememizin yetkisizliği nedeniyle kesin yetkiye dair dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmi ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı şirketin sicilde kayıtlı merkez adresi itibariyle mahkememiz yetkili olmadığından 6102 sayılı TTK' nın 437/5. maddesi ve 6100 sayılı HMK' nın 114/1-ç, 115/2 maddeleri uyarınca kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğundan davanın USÛLDEN REDDİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli ÇANAKKALE NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne tevzi edilmek üzere ÇANAKKALE HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 6-Dava dosyasının kesinleşmesi üzerine, iki (2) haftalık yasal süre içerisinde, taraflardan herhangi birinin, ilgili mahkemeye dava dosyasının gönderilmesini talep etmemesi halinde, ilgili dava dosyasının mahkeme Yazı İşleri Müdürü tarafından mahkeme hakiminin önüne getirilmesine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 24/12/2025
Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı