İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/110 E. 2025/110 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/110
- Karar No
- 2025/110
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/110 Esas - 2026/650 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/110 Esas KARAR NO: 2026/650
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2025 KARAR TARİHİ : 11/09/2026 YAZIM TARİH : 22/09/2026
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin güvenlik şirketi olduğu, davalı şirketin de müvekkili şirketten güvenlik hizmeti almış olup taraflar arasında 29/12/2022 tarihinde "bir yıl süreli" sözleşme imzalandığını, sözleşmenin "SÜRE" Başlıklı 7. maddesinin a bendinde "Bu sözleşme, hizmetin başladığı tarihten itibaren bir yıl sürelidir. Taraflardan biri, sözleşme süresinin bitiminden en az iki ay önce fax mesajını takiben iadeli taahhütlü bir mektupla feshi ihbarda bulumadığı takdirde, sözleşme aynı süre için yenilenmiş sayılır." hükmü bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin 4 kere yenilendiği, müvekkili tarafından 2020 Ocak ayından 2024'ün Ağustos ayına kadar davalı firmaya güvenlik hizmeti verildiğini, davalı firmanın 26.08.2024 tarihinde mail yoluyla müvekkili şirkete sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, mail dilekçesi ekinde sunulmuş olup davalı şirket fesih gerekçesi "yaşanan sorunlar ile düşmüş olduğumuz anlaşmazlık neticesinde firma yönetimimiz yapmış olduğumuz güvenlik hizmeti sözleşmesini 31.08.2024 24:00 tarihi itibariyle feshetme kararı almıştır.'' şeklinde olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından taraflar arasında akdedilen sözleşmenin süre başlıklı 7. Maddesinin a bendinde yazılı "Taraflardan biri sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirdiği takdirde, kalan süreye ilişin sözleşme bedelini karşı tarafa tazminat olarak ödemesi gerekir." hükmü gereğince sözleşmenin feshinden kaynaklı alacaklarının muaccel olduğunu ve kendilerince 01/09/2024 tarihli ve ... fatura numaralı 4 aylık haksız fesih tazminat tutarı 474.300,00 TL ve yine 01/09/2024 tarihinde düzenlenen ... fatura numaralı faturayla da davalı şirketin aylık ödemesini geciktirmesi dolayısıyla 40.864,10 TL tutarıyla kesildiğini, ancak bu faturaların davalı şirketçe ödenmediğini, kendilerince ....Esas sayılı dosyasıyla davalı şirkete icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirketin haksız itirazı neticesinde icra takibinin durdurulduğunu, davalı şirket tarafından .... Esas sayılı dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazının iptalini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 29.12.2022 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacı şirketin endüstriyel güvenliği sağlamayı üstlendiğini, söz konusu sözleşmede "II- HİZMETİN UYGULANMASI" ana başlığıyla düzenlenen maddelerde tarafların sözleşmenin devamı sırasında karşılıklı uyması ve dikkat etmesi gereken hususların düzenlendiğini, güvenlik hizmeti veren davacı şirket çalışanlarının çalışma esaslarının belirtildiğini, ancak davacı şirketin özelikle sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedildiği döneme ilişkin olarak imzalanan sözleşme doğrultusunda güvenlik hizmetini gereği gibi yerine getirmediğini, bu dönemde davacı şirketin çok sık şekilde personel değişikliği gerçekleştirmek suretiyle çalışma devamlılığını ve verimliliğini sekteye uğrattığını, davacı şirket tarafından görevlendirilen personellerin güvenlik talimatlarına uymadığını, gece vardiyasında devriye esnasında okutulan tom (güvenlik görevlilerinin kontrol etmeleri gereken devriye noktalarını kontrol edip etmediklerini takip etmeye olanak sağlayan bir ürün) kalemlerinden alınan raporda hep eksiklik, aksaklık, düzensizlikler mevcut olduğunu, davacı şirket personeli uyarıldığında, müvekkili şirketin bahaneden başka herhangi bir yanıt alamadığını, tom konusunda davacı şirketin güvenlik şefi ile hem sözlü hem yazılı iletişime geçildiğini fakat hiçbir düzelme olmadığını, 12.08.2023 Cumartesi günü gündüz saat 11:30 civarında müvekkili şirket sahibi ... ...'ın fabrikaya geldiği, bahçe kapısının kapalı olduğunu gördüğü, güvenlik kulübesini boş bir şekilde bulduğunu, güvenlik görevlisi gelmeyince kapıdan atlayarak içeriye girdiğini, devamında şirket sahibi ... ... fabrikada bulunan genel müdür odasına eşya bırakmak için girdiğini, bir süre sonra dinlenme odası tarafından davacı şirket çalışanı güvenlik personeli ile karşılaştığını, yaşanılan bu durum üzerine fabrika güvenlik kameralarının incelendiğini, inceleme sonucunda ise güvenlik görevlisinin genel müdür odasında 40 dakika civarında kaldığının tespit edildiğini, davacı şirket tarafından görevlendirilen personellerin oldukça disiplinsiz, kurumsal imajı zedeleyecek şekilde çalıştıklarını, gelen misafirleri karşılama ve fabrika binası içerisine yönlendirme konusunda olması gerektiği gibi davranmadıklarını, gelen azot tankının, müvekkili şirket çalışanlarına bilgi verilmeden bahçeye alınması sebebiyle, azot tankı üretim hattı çalışır halde dolum yaptığı için üretimde makine içerisinde olan ürünler hasar gördüğünü, güvenlik personeli tarafından yapılan devriye esnasında pres kazanı açılması talimatı iş yeri talimatlarının arasında yer almakta olup, kazanın birkaç kez umursanmayıp güvenlik personeli tarafından açılmaması sebebiyle fabrikada üretime başlamakta 2 saatten fazla gecikmeler yaşandığını zaman ve iş kaybına sebep olduğunu, çalışan tüm güvenlik personellerinin fabrika personeli ile gereksiz samimiyet kurup şirket içerisinde olan tüm olayların dedikodusunu yaptıklarını, güvenlik personeli vardiya ve izinlerinin bildirimi hiçbir zaman müvekkili şirkete yapılmadığını, işten ayrılan personellerin hiç bir zaman müvekkili şirkete bildirilmediğini, güvenlik kulübesi içerisine hiç kimsenin alınmaması gerekirken, davacı şirket güvenlik personelince, şirket personelleri giriş ve çıkışlarda içeri alıp çay ikramı yaptıklarını, devriyeler esnasında açık kalan ışık, klima, çaycı vb. tüm elektrikli ürünlerde kapatma yapılmadığı, güvenlik personelleri tarafından bu durum umursanmadığını, bir haftasonu kadın güvenlik personeli eşini bilgi vermeden aracı ile birlikte içeri aldığını fabrika müdürü dışarı çıkmasını rica ettiğinde eşinin üzerine yürüdüğünü, küfür tehdit ve hakaretler savurduğunu, yaşanan bu durumun davacı şirket yetkilisine bildirildiğinde, durum normalleştirilip davacı şirket yetkilisince, fabrika müdürünüz bir erkeğe eşinin yanında bir şey söylenmeyeceğini bilmiyormuymuş gibi bir yanıt verildiğini, davacı şirketin hiçbir zaman çalışanlarını denetlemeye veya kontrole gelmediğini, iletilen devriye raporlarını hiçbir zaman inceleyip dönüş sağlamadıklarını, açıklanan olumsuzluklar sonucunda müvekkili şirket tarafından sözleşmenin devamının çekilmez bir hal alması sebebiyle 26.08.2024 tarihinde 31.08.2024 saat 24:00'dan itibaren geçerli olmak üzere haklı nedenle feshedildiğini, devamında ise 06.09.2024 tarihinde davacı şirket tarafından, müvekkili şirket adına düzenlenen 01.09.2024 tarih, ... seri numaralı 474.300,00 TL bedelli e-fatura, 01.09.2024 tarih, ... seri numaralı 40.864,10 TL bedelli e-faturanın müvekkili şirkete gönderildiğini, hiçbir yasal dayanağı olmayan iki e-faturaya ve e-fatura içeriklerine müvekkili şirket tarafından ... sistemi üzerinden gerekli itiraz edilerek, iadesi sağlandığını, davacı şirket tarafından 06.09.2024 tarihinde, dava konusu iki faturanın düzenlenerek müvekkil şirkete gönderilmesi sonrasında, kendilerince davacı şirkete 10.09.2024 tarihinde .... Noterliğinden gönderilen ... yevmiye numaralı ihtarname ile davacı şirketin sözleşme kapsamında sağlaması gereken güvenlik hizmetiyle ilgili çoğu zaman görev gereklerinin yerine getirilmediği, aksatıldığı, davacı şirketçe görevlendirilen güvenlik görevlilerinin çoğunlukla disiplinsiz hareket sergilediği gerek müvekkili şirket çalışanları gerekse müvekkili şirket yetkilileri tarafından tespit edildiği ve tutanak altına alındığı, bu tür durumların tekrar yaşanmaması açısından davacı şirketin müvekkili şirket tarafından çeşitli zamanlarda uyarıldığı belirtilmiş ise de ne yazık ki hizmetin verilme şeklinde herhangi bir değişiklik olmadığından sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiği 31.08.2024 tarihinde e-mail yolu ile davacı şirkete bildirildiği belirterek durum davacı şirkete bir kez daha bildirildiğini, bahse konu ihtarnamenin 13.09.2024 tarihinde davacı şirkete tebliğ edildiğini, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde görüleceği üzere taraflardan birinin sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirmesi halinde kalan süreye ilişkin sözleşme bedelini karşı tarafa tazminat olarak ödemesi gerektiği düzenlendiğini, sözleşmenin haklı bir nedenle feshedilmesi halinde ise tarafların tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, Türk Borçlar Kanununun 435. Maddesinde, taraflardan her biri, haklı sebeplerle sözleşmeyi derhâl feshedebileceği, sözleşmeyi fesheden tarafın, fesih sebebini yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, sözleşmeyi fesheden taraftan, dürüstlük kurallarına göre hizmet ilişkisini sürdürmesi beklenemeyen bütün durum ve koşullar, haklı sebep sayıldığının düzenlendiği, hizmetin verilmesi esnasında yaşanılan sıkıntıların devamlılık arz etmesi ve davacı şirket tarafından gereğinin yapılmaması nedeniyle müvekkili şirketçe yapılan sözleşmenin feshi haklı nedenle fesih olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı Tanığı ... 'un 11/09/2026 tarihli duruşmada beyanlarında: "ben davacı şirketin kurulduğu tarih olan 2013 yılından bu yana genel müdürlüğünü yapmaktayım. Davalı şirketin .... bulunan tesisi civarında firma ile halen çalışmamıza devam etmekteyiz. Yapmış olduğumuz işe ilişkin davalı taraf ile sürekli iletiş ile irtibat halinde olduk. Buna ilişkin mail kayıtları tarafımızda mevcuttur. Avukatımız tarafından dosyaya sunulacaktır. Davalı tarafından yapılan ödemeler tahminimce ödeme sıkıntısı yaşadıklarından dolayı sürekli geç olarak ödenmiş dönem dönem 6 ay geriden yapılmıştır. Ben kendi cebimden personel giderlerini karşılamak durumunda kaldım. Ancak ahde vefa sebebi ile sözleşmenin sözleşmeyi fesih etmedim. Davalı tarafından bize ilitilen şikatlerden bir tanesi 210 hafta verilen hizmet süresi içinde bir defa devriyenin aksatılmış olmasına yöneliktir. Biz bu yönde tahkikat yaptık. Bir defasında devriyenin aksatılmış olduğunu gördük ancak bunun davalı tarafın mal indirme ve yükleme yapmak sebebi ile gerçekleştiğini tespit ettik. Ödemelerin sürekli geçikmesi sebebi ile davalı şirket yetkilisi ... Beyle görüştüm. Kendisine ödemelerin geçikmesi sebebi ile maddi külfet içine girdiğimi ancak kendisinin sürekli araç değiştirdiğini, ödemesini geç alan çalışanlarımın gözüne bu durumun battığını ve şikayetçi olduklarını ilettim. ... bey bana onun araba değiştirmesinin bizi ilgilendirmediğini söyleyip bunun akabinde akdin feshine ilişkin girimlere başladı. Ancak yapmış oldukları fesih de sözleşmede yazılı süre ve şekil şartına uygun değildir. Davalı tarafça tutulduğu beyan edilen tutanakların bir çoğu geç tarihli olarak tanzim edilmiş ve gerçeği yansıtmamaktadır" "Davalı şirket tarafından bir adet tutanak oldu ve bu tutanak hakkında gerekli tahkikat yapıldı. Kayıtlarımız incelendiğinde her hafta gece ve gündüz saatlerinde ayrı ayrı olmak üzere personelimizin yerinde denetlendiğine ilişkin kayıtlı delillerimiz mevcuttur" Şeklinde beyanları alınmıştır. Davalı Tanık ... 'ın 11/09/2026 tarihli duruşmada beyanlarında: "Ben davalı şirkette 2019 yılından beri danışman görevlisi olarak çalışmaktayım. Güvenlik noktasından giriş yapan misafirler şirket ilgilisi ile görüşme yapmadan önce bana uğramaktadırlar. Bu sebeple gelen gidenin bilgisi tarafıma güvenlik görevlilerince verilmek durumundadır. Ancak kimi gün 20 'den fazla misafir gelmesine rağmen bu gelenlerin yarısının bildirilmediği oluyordu. Güvenlik görevlilerinin başkaca bir görevi de olmaması sebebi ile kendi inisiyatifleri dahilinde bilgi vermediklerini düşünüyorum" "Güvenlik görevlisi gelen kişilerin tamamı ile görüştüğünü ve bu kişilerin ilgili kişiler olduğunu sorguladığını ancak bana bilgi vermekte ihmalkar davarandıklarını düşünüyorum. Zira şirket ile ilgisi olmayan kimse içeriye geçmedi." "Dosyada mübrez tanık beyanlarında sabit olduğu üzere geçerli bir fesih sebebi bulunmadığı gibi aynı zamanda güvenlik personellerinin sözleme ile tanımlanmış işler verildiği de tanık beyanları ile sabittir. Davalı tanıklarının beyanlarında bahsettiği olaylar üzerine sözleşme yenilenmiş olup bu olayların çoğu 2023 yılında yaşanmıştır. Güvenlik görevlilerinin görev tanımı sözleşme ekinde görev tanımı ayrıntılı olarak yazılmış olmakla birlikte tutanaklarda ve tanık beyanlarında izah edilen ışıkları kapatma, ısıtıcıyı kapatmak, azot tankının doldurulmasını beklemek güvenlik görevlisinin görevi değildir. Bu sebeplerin hiç biri sözleşmenin feshi sebeplerinden değildir. Tanığımızın da izah ettiği üzere dosya alacak verecek ilişkisinden kaynaklıdır." Şeklinde beyanları alınmıştır. DELİLLER: - .... Esas sayılı dosyası, -Ticari defter ve kayıtlar, -Taraflar arasında tanzim edilen .... başlıklı 29/12/2022 tanzim tarihli sözleşme, -29/12/2022 tarihli sözleşmenin uzatılmasına yönelik ek sözleşmeler, -Tanık, -Bilirkişi incelemesi. Davacı Tanığı ... 'un 11/09/2026 tarihli duruşmada beyanlarında: "Ben davacı şirketin kurulduğu tarih olan 2013 yılından bu yana genel müdürlüğünü yapmaktayım. Davalı şirketin .... bulunan tesisi civarında firma ile halen çalışmamıza devam etmekteyiz. Yapmış olduğumuz işe ilişkin davalı taraf ile sürekli iletiş ile irtibat halinde olduk. Buna ilişkin mail kayıtları tarafımızda mevcuttur. Avukatımız tarafından dosyaya sunulacaktır. Davalı tarafından yapılan ödemeler tahminimce ödeme sıkıntısı yaşadıklarından dolayı sürekli geç olarak ödenmiş dönem dönem 6 ay geriden yapılmıştır. Ben kendi cebimden personel giderlerini karşılamak durumunda kaldım. Ancak ahde vefa sebebi ile sözleşmenin sözleşmeyi fesih etmedim. Davalı tarafından bize ilitilen şikatlerden bir tanesi 210 hafta verilen hizmet süresi içinde bir defa devriyenin aksatılmış olmasına yöneliktir. Biz bu yönde tahkikat yaptık. Bir defasında devriyenin aksatılmış olduğunu gördük ancak bunun davalı tarafın mal indirme ve yükleme yapmak sebebi ile gerçekleştiğini tespit ettik. Ödemelerin sürekli geçikmesi sebebi ile davalı şirket yetkilisi ... Beyle görüştüm. Kendisine ödemelerin geçikmesi sebebi ile maddi külfet içine girdiğimi ancak kendisinin sürekli araç değiştirdiğini, ödemesini geç alan çalışanlarımın gözüne bu durumun battığını ve şikayetçi olduklarını ilettim. ... bey bana onun araba değiştirmesinin bizi ilgilendirmediğini söyleyip bunun akabinde akdin feshine ilişkin girimlere başladı. Ancak yapmış oldukları fesih de sözleşmede yazılı süre ve şekil şartına uygun değildir. Davalı tarafça tutulduğu beyan edilen tutanakların bir çoğu geç tarihli olarak tanzim edilmiş ve gerçeği yansıtmamaktadır" Davalı şirket tarafından bir adet tutanak oldu ve bu tutanak hakkında gerekli tahkikat yapıldı. Kayıtlarımız incelendiğinde her hafta gece ve gündüz saatlerinde ayrı ayrı olmak üzere personelimizin yerinde denetlendiğine ilişkin kayıtlı delillerimiz mevcuttur" şeklinde beyanları alınmıştır. Davalı Tanık ... 'ın 11/09/2026 tarihli duruşmada beyanlarında: "Ben davalı şirkette 2019 yılından beri danışman görevlisi olarak çalışmaktayım. Güvenlik noktasından giriş yapan misafirler şirket ilgilisi ile görüşme yapmadan önce bana uğramaktadırlar. Bu sebeple gelen gidenin bilgisi tarafıma güvenlik görevlilerince verilmek durumundadır. Ancak kimi gün 20'den fazla misafir gelmesine rağmen bu gelenlerin yarısının bildirilmediği oluyordu. Güvenlik görevlilerinin başkaca bir görevi de olmaması sebebi ile kendi inisiyatifleri dahilinde bilgi vermediklerini düşünüyorum" Güvenlik görevlisi gelen kişilerin tamamı ile görüştüğünü ve bu kişilerin ilgili kişiler olduğunu sorguladığını ancak bana bilgi vermekte ihmalkar davrandıklarını düşünüyorum. Zira şirket ile ilgisi olmayan kimse içeriye geçmedi." şeklinde beyanları alınmıştır. 02.01.2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle: Yüksek Mahkeme uygulamaları ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurulduğunda davacı şirket tarafından sağlanan güvenlik personelinin davranışlarının davalı tarafından sözleşmeyi çekilmez hale getirdiği sonucuna varmanın beklenebilir olduğu, Davacı defterlerinin heyetimize iş bu rapor tarihi itibariyle sunulmadığından incelenmediği, Davalı defterlerinin incelenmesinde; Davacı tarafından Davalıya 1.745.094 TL tutarında 20 adet e fatura düzenlendiği, Davalı tarafından banka kanalıyla 1.745.094 TL tutarında ödeme yapıldığı, Davalının takip ve dava tarihi itibari ile davacı ... Limited Şirketi’ne borcu bulunmadığı, Dava dilekçesinde davacı tarafından 01/09/2024 tarihli ... fatura numaralı 4 aylık haksız fesih tazminat tutarı için 474.300,00 TL bedelinde ve 01/09/2024 tarihli ... fatura numaralı davalı şirketin aylık ödemesini geciktirmesi nedeniyle 40.864,10 TL bedelli fatura düzenlendiği belirtilmişse de davalının ticari defterlerinde bu iki faturanın kayıtlı olmadığı yönündeki iş bu raporunu görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere sunmuştur. 21/08/2026 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: 1. Cari Hesap ve Ticari Defter İncelemeleri Yönünden: -2023-2024 Dönemi Cari Hesap Durumu: Davacı tarafından düzenlenen 1.745.094,00 TL tutarındaki 20 adet e-fatura bedelinin tamamının davalı tarafından banka kanalıyla ödendiği, verilen hizmete ilişkin cari hesaptan kaynaklı herhangi bir ödenmemiş borcun bulunmadığı, -Davacının takibe konu ettiği 01.09.2024 tarihli 474.300,00 TL bedelli (4 aylık bakiye süre/tazminat faturası) ile 01.09.2024 tarihli 40.864,10 TL bedelli (gecikme zammı faturası) e-faturaların hem davacı hem de davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, 2. Sözleşmenin Feshi, Haklı/Haksız Fesih Nitelendirmesi:
Davalı tarafça sözleşme 26.08.2024 tarihli bildirim ile 31.08.2024 tarihi itibarıyla sona erdirildiği, Sözleşmenin VII. maddesindeki "Taraflardan biri sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirdiği takdirde, kalan süreye ilişkin sözleşme bedelini karşı tarafa tazminat olarak ödemesi gerekir." hükmü uyarınca: Davalının Feshinin HAKLI Nedene Dayandığının Kabulü Halinde -Davalının sözleşmeyi TBK m. 435 uyarınca haklı nedenle feshettiği sonucuna varılacağından, davacının cezai şart/bakiye süre tazminatı talep hakkı doğmayacağı, -Takip/Dava Konusu Yapılabilecek Alacak Tutarının 0,00 TL olduğu, Feshin HAKSIZ olduğunun Kabulü Halinde, -Bakiye Süre Tazminatı (Sözleşme VII. Md.): Fesih tarihi (31.08.2024) ile sözleşme yıl sonu (31.12.2024) arasındaki 4 aylık bakiye süre için (118.575,00 TL x 4 ay) = 474.300,00 TL bakiye süre tazminatı alacağı doğduğu, -Gecikme Zammı Faturası (40.864,10 TL): Sözleşmenin IV. maddesindeki %3,5 gecikme zammı kuralının, henüz doğmamış ve tanzim edildiği gün faturaya bağlanan fesih tazminatına uygulanıp uygulanamayacağının takdiri Sayın Mahkemenize ait olmakla birlikte; bu faturanın da kabulü halinde toplam alacak 515.164,10 TL olduğu yönündeki iş bu ek raporunu görüş ve kanaatin mahkememizde olmak üzere raporunu sunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, davalı tarafından .... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu .... Esas sayılı takip dosyasının uyap sisteminden dosya arasına alındığı, takip dosyası incelenmekle, takibin 19/09/2024 tarihinde açıldığı, takip talebinde alacak açıklaması olarak 01/09/2024 Tarihli ... Numaralı Fatura 40.864,10 TL, 01/09/2024 Tarihli ... Numaralı Fatura 474.300,00 TL açıklamasının yazılı olduğu, takibe dayanak belge olarak 29/12/2022 tanzim tarihli sözleşme suretinin sunulduğu, borçlu tarafından sunulan itiraz dilekçesinde borca, ferilerine itiraz edildiği, icra dairesince 26/09/2024 tarihinde tanzim edilen tensiple takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz evrakının alacaklıya 01/10/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu halde 10/02/2025 tarihinde açılan işbu davanın İİK'nun 67. maddesinde yazılı yasal süresi içerisinde olduğu, davada harcın tamam olduğu; dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağının sunulmuş olduğu görülmekle işin esasına girilmiştir. Dava tarafları arasında 29/12/2022 tanzim tarihli ....i Sözleşmesi'nin ve davalı tarafından işbu sözleşmenin feshedilmesi olgusunun ihtilaf konusu olmadığı, çözümü gereken hukuki ihtilafın davalı tarafından yapılan feshin haklı olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Tarafların tacir olması da nazara alındığı sözleşme hükümleri ile bağlı oldukları, hukuki ihtilafa yönelik sözleşme hükümlerinin -belirli bir göreve bir güvenlik elemanının atanması sadece şirketin kararına bağlıdır. Bu güvenlik elemanının bir başka göreve nakli ya da herhangi bir sebepten dolayı işten çıkarılması, müşteri açısından sözleşmenin fesih nedeni olamaz. Şirket söz konusu tasarrufu ile ilgili olarak valilik nezdinde gerekli bildirimleri yapacaktır. -şirkette çalışan bir personelin, hizmetin iyi yapılması ile bağdaşmayan bir davranışta bulunması halinde, müşteri, personelin fiilini şirkete yazılı olarak bildirecektir. Şirket yapılan şikayetlere göre, durumu makul bir süre içinde normal hale getirebilecek her tür önlemi alacaktır. -bu sözleşme, hizmetin başladığı tarihten itibaren bir yıl sürelidir. Taraflardan biri, sözleşme süresinin bitiminden en az iki ay önceden fax mesajını takiben iadeli taahhütlü bir mektupla feshi ihbarda bulunmadığı takdirde, sözleşme aynı süre için yenilenmiş sayılır. Taraflardan biri sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirdiği takdirde, kalan süreye ilişkin sözleşme bedelini karşı tarafa tazminat olarak ödemesi gerekir. şeklinde düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde sunulan sözleşmeye aykırı davranışlara ilişkin tanzim edilen tutanak suretleri sunulmuş olup yapılan incelemede sunulan tutanak tarihlerinin 23/03/2023, 14/08/2023, 19/06/2024, 12/06/2024 tarihlerine ilişkin olduğu; davalı tarafından davacıya hitaben 10/06/2024 tarihinde tom kalem cihazının kullanılmasındaki düzensizliğe ilişkin ekinde rapor ekli elektronik posta gönderilmiş olduğu; davalı tarafından davacıya gönderilen 26/08/2024 tarihli elektronik posta ile sözleşmenin 31/08/2024 tarihinden 24:00'dan itibaren feshedildiğinin bildirildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafından keşide edilen .... Noterliğinin 10/09/2024 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı nedenle ileriye dönük olarak 31/08/2024 tarihinde gönderilen elektronik posta ile feshedildiğinin, bu tarih sonrasında tanzim edilen faturaların iade edildiğinin bildirildiği görülmüştür. Davalı tarafından işin noksan ve hatalı yapılmasına ilişkin tanzim edildiği belirtilen tutanakların sözleşmenin "şirkette çalışan bir personelin, hizmetin iyi yapılması ile bağdaşmayan bir davranışta bulunması halinde, müşteri, personelin fiilini şirkete yazılı olarak bildirecektir." düzenlemesi gereği 10/06/2024 tarihli elektronik posta dışında yapılan ihlallerin davacıya bildirildiğine dair delil sunmamıştır. Davalı tarafından cevap dilekçesi ile sık sık personel değişikliği yapıldığının, bu durumun haklı fesih sebebi olduğu beyan edilmişse de sözleşme hükmüne göre (güvenlik elemanının bir başka göreve nakli ya da herhangi bir sebepten dolayı işten çıkarılması, müşteri açısından sözleşmenin fesih nedeni olamaz.) haklı sebep olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, tutanakların bir tanesi hariç olmak üzere davacıya sözleşme hükmü gereğince yazılı olarak bildirilmesine ilişkin delil sunulmadığı, tutanakların bir tanesi haricinde sözleşme hükümlerini ihlal eden personel imzasının bulunmadığı, sözleşmenin feshinin sözleşme ile şekil şartına bağlandığı ancak davalı tarafından şekil şartına uyulmaksızın elektronik posta ile fesih bildiriminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Taraflarca dosyaya sunulan deliller, ihtilaf konusu olmayan sözleşme hükümleri, dinlenilen tanık beyanları ve taraf defter ve kayıtların mali müşavir bilirkişice sunulan kök ve ek rapor nazara alındığında; sözleşmede "Taraflardan biri sözleşmeyi haklı bir neden olmaksızın süresinden önce sona erdirdiği takdirde, kalan süreye ilişkin sözleşme bedelini karşı tarafa tazminat olarak ödemesi gerekir." düzenlemesinin yer aldığı, davalı tarafından ihlali davranışlara yönelik sözleşmede yazılı bildirim şartının yerine getirilmediği, kaldı ki ihlali davranışların sözleşmede haklı fesih sebebi olarak da sayılmadığı; bu halde davalı açısından sözleşmenin devamının çekilmez hale geldiğinin ispat edilmesinin lazım geldiği ancak bu yönde ispata kafi delil de sunulamadığı anlaşılmakla bilirkişi raporu ile hesap edildiği üzere davacının 474.300,00-TL alacak talep etmesinin hukuka uyar olduğu, gecikme zammı alacağının henüz doğmamış fesih tazminatına yönelik olması sebebi ile talep edilemeyeceği kanaati hasıl olmuştur. Kısaca izah edilenler çerçevesinde, davacının davalıdan 474.300,00-TL sözleşmeye bağlı ve likit mahiyette alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız ve takibi geciktirme kastı ile yapıldığı kanaati hasıl olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarının %20'si oranın icra inkar tazminatına hükmedilmesi lazım geldiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne dair aşağıda yazılı olduğu şekilde karar tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile davalının .... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazını 474.300,00-TL asıl alacak miktarınca iptali ile fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davalının kabul edilen asıl edilen alacak miktarına %20'si nispetinde olduğu hesap edilen 94.860,00-TL icra inkar tazminatına mahkumiyetine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince, Alınması gereken 32.399,43-TL harçtan, peşin alınan 6.197,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 26.202,33-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma, 6.197,10-TL peşin harç olmak üzere toplam 6.812,50-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 780,00-TL tebligat ve posta gideri ile 12.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.780,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdir olunan 11.769,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan miktarın kendi üzerine bırakılmasına, 6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesaplanan 75.888,00-TL nispî vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 40.700,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranına göre takdir olunan 3.315,50-TL'sinin davalıdan, 284,50-TL'sini davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9-HMK m.333/1 uyarınca harcanmayan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekili Av. ...., davalı vekili Av. .... 'nin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip .... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.