İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/156 E. 2025/156 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/156
Karar No
2025/156
Karar Tarihi

T.C. ...5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/156 Esas - 2026/340 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/156 Esas KARAR NO : 2026/340

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/01/2025 KARAR TARİHİ : 08/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 13/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19.09.2022 tarihinde, İsmail ARI sevk ve idaresindeki ...plakalı aracın, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu, çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, kazanın ...plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla meydana geldiğini, yolcu olan müvekkilinin kusura katılımı-etkisi bulunmadığını, dava konusu kazaya karışan ...plakalı aracın ZMMS poliçesinin davalı ... sigorta şirketince düzenlendiğini, davalıya maddi tazminat için başvuru yapıldığını, davalı ... sigortanın davacının zararlarını ödenmediği belirtilerek şimdilik davalı lehine, 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 25,00 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davadan önce davacıya 1.000.000 TL ödeme yapıldığını, ancak ödemenin iade edildiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen aracın ZMMS poliçesinin müvekkilince düzenlendiği,, müvekkilce sigortalanan sürücüsünün kusuru bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığı hususunun tespiti bakımından Fen Heyetinden rapor alınmasını, davacının gelirinin belirtilmediğini, tazminat hesabından asgari ücretten hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının PSD değerli gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,65 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri tazminatının poliçe kapsamında olmadığını, davacının emniyet kemerinin takılı olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dava; 19/09/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacının uğradığı iddia edilen sürekli/geçici iş göremezlik geçici/bakıcı tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkindir. Usulüne uygun dayanılan delillerden; davaya konu sigorta poliçesi ve hasar dosyası, Kula Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/272 Esas sayılı dosyası, davacının SGK Hizmet Döküm Cetveli, davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığına ilişkin SGK kayıtları, davacının sosyal ve ekonomik durumu bildirir Emniyet kayıtları ve davacının tedavi gördüğü hastanelere ilişkin tedavi evrakları ve CD'ler dosyaya celbedilmiş, bilirkişi raporları ve Adli Tıp raporu alınmıştır. Dava konusu kaza ile ilgili olarak Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/272 Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan yargılama sürecinde bilirkişi Süleyman KARALAR tarafından düzenlenmiş olan 18.07.2023 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde; Kazanın meydana geldiği yerin ve kazanın gerçekleşme sürecinin detaylı olarak açıklandığının, yapılmış olan değerlendirme sonrasında da kazanın gerçekleşme sürecinde ...plakalı aracın sürücüsü İsmail ARI'nın sol şeritten sağ şeride doğru dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde manevra yapması sürecinde 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 56/1-a Maddesinde belirtilen (şerit izleme ve değiştirme) kurallara uymamak kusuru ile kazanın şiddeti, otomobillerin savrulma yön ve mesafeleri değerlendirildiğinde de yine aynı Kanunun 52/1-b Maddesinde belirtilen (Aracının hızını aracın teknik özellikleri ile hava yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) kusuru işlediğinin belirlenmesi üzerine meydana gelen kazanın gerçekleşmesinde tamamen kusurlu olduğunun, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'ın ise tek yönlü iki şeritli yolun sağ şeridinde seyir ettiği süreçte meydana gelen kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığının belirlenmiş olduğu rapor edilmiştir. SGK hizmet döküm cetvelinin incelenmesi neticesinde kaza tarihi itibariyle davacı adına sigortalı bildirimi bulunmadığı, davacının 01.03.2017 tarihinde emekli olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizin talebi üzerine Torbalı İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenen 06.02.2025 tarihli sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının “emekli” olduğu, aylık 15.000 TL geliri olduğu belirtilmektedir. Davacının kaza tarihi itibariyle emekli-pasif dönemde olduğunun tespiti nedeniyle tazminat hesaplaması net asgari ücret üzerinden yapılacaktır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, emekli olup herhangi bir işte çalışmayan davacının zararının hesaplanması sırasında esas alınan asgari ücret, bir çalışmanın karşılığı değil ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinin karşılığıdır. .... .... .... tarihli kararında özetle; “...25.12.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesine göre 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu 'nun 32. maddesinde düzenlenen Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması kaldırılmış ve bu hükmün 01.01.2022 tarihinden itibaren ücret ödemelerine uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir. Buna göre kaza tarihinde 10 yaşında olan davacı yönünden 01.01.2022 tarihinden önce ve bu tarihten itibaren ücrete AGİ dahil edilmeden hesap yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.” Hükmüne yer verilmiş iken, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/5329 E., 2014/4771K. Ve 15.05.2024 tarihli kararında özetle; “ 2. Davalı vekilinin diğer temyiz nedenlerine gelince; Davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Asgari geçim indirimi bedeli, fili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan ve 01.01.2022 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulamasının da kaldırılmış olması nedeniyle davacı için, iş gücü kaybı fefor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının hükme esas alınan rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” Hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamı, ön incelemede belirlenen uyuşmazlık yönünden kusur tespiti,... .... .... dosyasındaki rapor, kaza tespit tutanağı da nazara alınarak rapor aldırılmak üzere makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, 24/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; .... .... .... plakalı aracın sürücüsü İsmail ARI'nın %100 oranında tamamen kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın ise tamamen kusursuz olduğunu, ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ve kaza sürecinde yaralanan yolcu ...'ın da tamamen kusursuz oldukları rapor edilmiştir. Dosya fotokopisi davacının geçirmiş olduğu davaya konu 19/09/2022 tarihli trafik kazası nedeniyle sürekli ve geciçi iş göremezliğinin bulunup bulunmadığının, bakıcı ihtiyacı doğup doğmadığının tespiti için davacı Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Kurumu Ana Bilim Dalı Başkanlığı'na gönderilmiş, 19/01/2026 tarihli Adli Tıp Raporunda özetle; 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik” ve ekindeki cetveller esas alınmak kaydıyla bedensel engel oranı hesaplandığında; A. Kas İskelet Sistemi-Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları-Tablo 3.4-Yürüyüş bozukluğuna göre engellilik oranları > “Orta - Hasta tek baston veya tek koltuk değneğini sürekli kulanmak zorundadır.” maddesi uyarınca 4624 olduğu, B. Omurgaya Ait Sorunlarda Özürlülük, Yaralanma Modeli veya Tanı İlişkili Değerlendirme (T7 spinöz proces fraktürü için) Torakal Omurganın Engel Oranları (yaralanma modeli): Tablo 1.3 Torakal omurganın engellilik oranları (yaralanma modeli) Kırıklar: (1) bir vertebrada 9625'den az vertebra kompresyonu (2) dislokasyon olmaksızın posterior eleman kırığı (3) vertebra cisminde kırık olmaksızın yer değiştiren spinöz veya transvers proses kırığı için engel oranının 68 olduğu, Eklem Hareket Açıklığı Modeli (Yaralanma modeli bireyin hastalığına uygun olmadığı ve yetersiz kaldığı için) a-) Eklem hareket açıklığına bağlı engelliliğin hesaplanması; lomber vertebra hareketleri normal için, Tablo 1.6'ya göre; Fleksiyon....%0, Ekstansiyon...%0, Sağa lateral fleksiyon...%0, Sola lateral fleksiyon...%0, Aritmetik toplam yapıldığında %0 olduğu, Spesifik omurga hastalığı tanısına bağlı özürlülüğün hesaplanması (Tablo 1.7), L1,L2,L3,L4 ve L5 transvers proses fraktürü için %5,%5, %5,%5 ve %5 Balthazard formülü uygulandığında %23 (%5,%5,%5,%5,%5) olduğu, Spinal sinir kayıplarına bağlı özürlülüğün hesaplanması; kişide duyu kaybı, anormal duyu veya ağrı olmadığı, Tablo 1.8'e göre %60 olduğu, Balthazard formülü uygulandığında %23 (%23, %0, %0) olduğu, C. Sol sakroiliak eklem kırığı için; Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik Oranları, Tanıya Dayalı Değerlendirmeler, Tabl 3.33.a- Pelvis ve Femur Kırığı ile Kalça Artroplastisine Bağlı Engellilik, Sakroiliak eklem kırığı için %4 olduğu, D. Ürogenital Sistem; Üriner İnkontinans; Tedaviye kısmi yanıt veren urge inkontinans............%5 olduğu, E. Vücut yüzey alanının *6 inen fazlasını kaplayan uyluk, sağ ve sol bacaktaki skarlar için; Deri hastalıkları başlığı altında; Hipertrofik skar ve keloid; Hafif (vücut yüzeyinin %1-9'unu kaplayan) %5 olduğu, Engel oranlarına Balthazard formülü uygulandığında %54 (%24, %23, %8, %5, %5, %4) olduğı 19/09/2022 tarihli kazaya bağlı kişinin bedensel engel oranının %54 (yüzde elli dört) olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı ihtiyaç süresinin çoklu ameliyatları da dikkate alınarak 12 ay olduğu, tıbbi iyileşme süresinin çoklu ameliyatları da dikkate alınarak 36 aya kadar uzayabileceği olduğu rapor edilmiştir. Dosya kapsamı mahkememizin 17/02/2026 tarihli ara kararı ile aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, 06/03/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı vekilince; davacı ... lehine 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 25,00 TL bakıcı tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu, davalı ... sigorta şirketine sigortalı ...plakalı araç sürücüsü İsmail ARI'nın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı yolcu ...'ün kusursuz olduğunun tespiti sonucu, zarardan kusur indirimi yapılmadığı, davacı ...'ın 19.09.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle, bedensel engel oranının %54 olduğu, tıbbi iyileşme süresinin 36 aya kadar uzayabileceği, bakıcı ihtiyaç süresinin 12 ay olduğunun tespit edildiği, davacı lehine 447.681,54 TL geçici iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 3.563.686,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, davacı lehine 116.927,10 TL geçici bakıcı gideri tazminatı hesaplandığı, 19.09.2022 kaza tarihi itibariye ZMMS poliçesi teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğu, davacı tarafça, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yapılan başvurunun 31.10.2024 tarihinde tebliğ edildiğinin kargo teslim belgesinden tespit edildiği, mahkememizce temerrüd koşullarının gerçekleştiğinin kabulü halinde, tebliğ tarihinden itibaren 8 iş günü sonrasına gelen 13.11.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş.nin temerrüde düşeceğinin hesaplandığı, davalı ... Sigorta A.Ş. sorumluluğundaki ...plakalı aracın otomobil olduğunun ZMMS poliçesinden tespit edildiği, davalı vekilince, “davacının zararından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği” belirtilmiş olup, bu hususun tespitinin mahkememizin takdirinde bulunduğundan bu yönde bir indirim yapılmadığı rapor edilmiştir. Davacı vekilince 24/10/2025 tarihli dava değerini belirleme dilekçesi ile sürekli ve geçici iş göremezlik alacak taleplerinin artırmıştır. Davacı vekili 31/03/2026 tarihli dilekçesi ile geçici bakıcı tazminat taleplerinin ıslah etmiştir. Somut olayda uygulanması gereken yasal mevzuat hükümleri incelendiğinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun; MADDE 49- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. MADDE 54- Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar. MADDE 55 - Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz. Bu Kanun hükümleri, her türlü idari eylem ve işlemler ile idarenin sorumlu olduğu diğer sebeplerin yol açtığı vücut bütünlüğünün kısmen veya tamamen yitirilmesine ya da kişinin ölümüne bağlı zararlara ilişkin istem ve davalarda da uygulanır. Yine Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesi, \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni bu zarardan sorumlu olur.\" hükmü ile KTK, zarara, motorlu aracın işletilmesinin sebep olması hâlinde, işleten hakkında tehlike sorumluluğunu öngörmüştür. Bu hükme göre, sorumluluk, motorlu taşıt aracının işletilmesine bağlanmıştır. Bu itibarla, işletenin sorumlu olması için, zarara, aracın işletilmesinin sebep olması gerekir. Burada sorumluluğun temeli, işletme tehlikesi, türü ise, tehlike esasına dayalı işletme sorumluluğudur. İşletme tehlikesi gerçekleştiği anda, işletenin sorumluluğu doğar. Zarar verenlerin birden fazla olması başlıklı 88. Maddesinde – Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılır. Özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanırlar. İşletenler veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri arasında zararın tazmini başlıklı 89. Maddesinde – Birden çok motorlu aracın katıldığı bir kazada işletenlerden biri bedensel bir zarara uğrarsa, özel durumlar ve özellikle işletme tehlikeleri başka türlü paylaştırmayı haklı göstermedikçe, kazaya katılan araçların işletenleri ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kendilerine düşen kusur oranında, zararı gidermekle yükümlüdürler. İşletenlerden ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahiplerinden birine ait bir şeyin zarara uğraması halinde, zarar gören, ancak zarar veren işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kimsenin kusuru veya geçici olarak temyiz gücünü kaybetmesi veya zarar verene ait araçtaki bir bozukluk yüzünden zararın vuku bulduğunu ispat etmesi halinde zarar veren işleten veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi tazminatla yükümlü tutulur. Tazminatla yükümlü olan işletenler veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri zarar gören işletene veya işleticinin bağlı olduğu teşebbüs sahibine karşı müteselsilen sorumludurlar. 91. maddesinde “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere malî sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” ifadesi ile karayolları motorlu araçlar malî sorumluluk sigortası işletenin KTK’nın 85/1. maddesinden kaynaklanan sorumluluğunu poliçe teminatı kapsamında karşılamak amacıyla yapılması zorunludur. Olay günü olan 19/09//2022 tarihinde meydana gelen kazada ,davalının sigortaladığı ... .... .... plakalı araçların çarpışması sonucu davacının yaralandığı, kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamı ile uyumlu olan mahkememizce aldırılan kusur raporuna göre , olayda dava dışı davalının sigortalı sürücüsünün % 100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının içinde bulunduğu aracın sürücüsünün ya da davacının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davacının araç içinde yolcu olup , emniyet kemerinin takılı olup olmadığına dair ne mahkememiz dosyasında ne de ceza dosyasında her hangi bir delilin bulunmadığı ,için yaralanmasının meydana gelmesinde ya da artmasında müteraffik bir kusurunun bulunduğunun tespit edilemediği, davacının kazadan önce emekli olduğu tespit edildiği, kaza nedeni ile SGK tarafından herhangi rücuya tabi ödemenin yapılmadığı, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı ATK Başkanlığının 19/01/2026 tarihli raporunda , kaza tarihi itibari ile Erişkinler için Engelilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik kapsamında yapılan değerlendirmede ,kaza sebebi ile sürekli % 54 oranında malül olduğu,geçici iş göremezlik süresinin 12 ay olduğu, 36 ay süreyle de geçici bakıma muhtaç olduğu rapor edilmiş olup ,kaza tarihi itibari ile dosya kapsamına göre davacını aldırılan aktüer raporuna göre , 3.563.686,08 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 447.681,54 TL geçici iş göremezlik tazminatının, 116.927,10 TL geçici-bakıcı gideri tazminatını talep edebileceği ,davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibari ile poliçe limitinin Sağlık Gideri Başına 1.000.000,00 TL Ölüm ve Sakatlık Başına ise 1.000.000,00 TL limitin olduğu nazara alınarak ,davacı vekilinin talep artırım ve ıslah dilekçesi ve poliçe limiti gözetilerek 999.750,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik ve 116.927,10 TL geçici bakıcı tazminatının ,31/10/2024 başvurunun tebliği nedeni başvuru tarihinden itibaren işleyecek 8 iş günü sonrası olan 13/11/2024 tarihinden itibaren,dava dışı kazaya karışan her iki aracın da kullanımının hususi olması nedeni ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

Her ne kadar davalı yan davadan önce davacıya 1.000.000.000 TL maddi tazminat taleplerine ilişkin ödemede bulundukları ancak davacı yanca ödenen miktarın iade edildiğini ,bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını iddiasında bulunmuşlar ise de ,yargılama esnasında aldırılan maluliyet oranı ve aktüer raporuna göre davacı lehine toplam 1.116.927,10 TL maddi tazminat hesaplandığı ,davacının kaza nedeni ile daha yüksek maddi tazminat alma hakkına sahip olduğu düşüncesi ile davalının yaptığı ödemeyi red edip eldeki davayı açmakta ve yürütmekte hukuki yararının bulunduğu , davadan önce ödenen bir kısım miktarın iade edilmesi sebebi ile davalının temerrüde ilişkin sorumluluğunun devam etmesi nedeniyle davalının ödeme yapılan miktar yönünden ferilerine hükmedilmemesi talepleri mahkememizce uygun görülmeyerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-999.750,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik ve 116.927,10 TL geçici bakıcı tazminatının 13/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu harç ile 76. 297,29 karar ve ilam harcının dosyada adli yardım kabul kararı olduğundan davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 173.539,07 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Dosyada adli yardım kabul kararı olduğundan suçüstü ödeneğinden yapılan 10.500,00 TL bilirkişi masrafı, 712,5 TL posta masrafı, hazine tarafından karşılanan 732,00 TL ıslah harcı, 3.412,94 TL tamamlama harcı olarak genel toplamı olan 15.357,44 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6- Davacı yanca karşılanan 10.768,00 TL ATK rapor ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine , 7-Davalı yanın yapmış olduğu 65,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına , 8-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 9-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.08/05/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/156, K. 2025/156, T. 08.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-156-e-2025-156-k-108d9620e468