Diğer ·
2025/118 E. 2025/118 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/118
- Karar No
- 2025/118
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/118 Esas - 2025/494 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/118 KARAR NO : 2025/494
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 20/03/2025 KARAR TARİHİ : 10/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali İle Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkilinin “....” esas unsurlu markalarının tescilli olduğunu, davalının “.... esas unsurlu markaları ile karıştırılacak düzeyde markasını tescil ettirmek için başvuruda bulunduğunu, başvuruya itiraz edildiğini ancak itirazın reddedildiğini, .... konseptinde işletilen zincir marketlerinde; müşterilerine düşük fiyatlarla kaliteli gıda ve tüketim malzemeleri sunulduğunu, markaların görsel, işitsel ve sessel benzer olduğu, kötü niyet içeren bir başvuru olduğunu, dava konusu "....” markasının 29. sınıf ve 35. sınıfın alt grubunda bulunan 29.-30. alt sınıflar yönünden tescili mümkün olmadığını, başvurudaki esas unsurun “bi” olduğunu, başvuru sınıfı yönünde “....” ibaresinin ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, başvuruda 35. Sınıfın devam etmesinin müvekkilinin ....” esas ibareli markalarının tescilli olduğu 29.- 30. sınıflarda bulunan kategorileri de içermesi sebebiyle dağıtım kanallarının aynı olacağını, nitekim 35. sınıf perakende ve toptan satış hizmetlerini kapsayan sınıf olduğunu, markalar arasındaki benzerlikle birlikte davalının, müvekkiline ait tescilli ürünlerin satışını yapabileceğini iddia ederek .... Kurulu tarafından verilen 16.01.2025 tarihli, ....” ibareli markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Başvuru markasının içinden sadece “Bİ” ibaresini çekip benzerlik iddiasında bulunmanın marka hukukunda geçerli olan bütünsellik ilkesiyle bağdaşmadığı, üstelik söz konusu markaların ne görsel, ne sesçil ne de işitsel olarak birbirine benzemediği , “Bİ” ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olması dolayısıyla markaların "Bİ" ibaresi dışında ihtiva ettiği diğer unsurlar bakımından herhangi bir benzerlik taşımaması gibi hususlar da birlikte göz önüne alındığında, sadece "Bİ" ibaresinin ortak olmasının markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, diğer unsurlar arasındaki belirgin farklılıkların somut olayda karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu, somut olayda davalı tarafından yapılan marka tescil başvurusu incelendiğinde tescili talep edilen mal veya hizmet sınıflarında (29. ve 35. Sınıf) markanın kendine özgü ve ayırt edici bir algı oluşturduğu; kullanılan harflerin, kelimelerin, renklerin ve yazı stilinin farklı olduğu; davacının itiraza mesnet markalarının birden fazla kelimeden ve şekil unsurlarından oluştuğu, kullandığı yazı stilinin ve renklerin farklı olduğu, davalı markasının tescili talep edilen sınıflara ilişkin markanın ayırt edici fonksiyonunun yerine getirildiği, 6/III maddesinde tanımlanan ve reddini gerektirecek düzeyde itiraz sahibi lehine hak sahipliği doğuracak nitelikte tescil başvurusundan önce Türkiye’de markasal olarak aktif ve yoğun kullanımının ispatlanamadığı, somut olayda SMK 6/5 maddesi anlamında bir tescil engeli mevcut olmadığından davacının konuyla ilgili iddialarına itibar edilmesi mümkün olmadığı, dava konusu başvurunun davacıya ait fikri haklardan herhangi birini aynen içermemesi karşısında, başvurunun tescilinin, 6769 s. SMK'nın 6/6 maddesine aykırılık teşkil etmeyeceği kanaatine varıldığını, tek başına başvurunun kötü niyetle yapıldığını ispatlamayacağı savunmasıyla davanın reddini talep etmiştir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 29. ve 35. sınıflarda tescil talep ettiğini, davacının bu kategoride "bimanda" markasına benzer tescilli hiçbir markası bulunmadığını, davacının zincir marketi olan .... marketin "bi" ibaresiyle hiçbir bağlantısı gözükmediğini, müvekkilinin markasının ise ....soyadı ile bağlantılı olduğunu, davacını ...markalı ürün kullanımına dair veyahut diğer "bi" markalı ürünlerin kullanımına dair veyahut aynı kategori ve liste içerisinde "bi" markalı ürünlerinin bulunduğuna dair itiraz eden şirketin somut emare ve delilleri bulunmadığını, müvekkili tarafından yapılan marka tescil başvurusunun tescili talep edilen mal veya hizmet sınıflarında (29. ve 35. Sınıf) markanın kendine özgü ve ayırt edici bir algı oluşturduğunu; kullanılan harflerin, kelimelerin, renklerin ve yazı stilinin farklı olduğunu; davacının itiraza mesnet markalarının birden fazla kelimeden ve şekil unsurlarından oluştuğunu, kullandığı yazı stilinin ve renklerin farklı olduğunu, davalı markasının tescili talep edilen sınıflara ilişkin markanın ayırt edici fonksiyonunun yerine getirildiğini, davaya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların farklı olduğu ve markalar arasında SMK 6/1 anlamında karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, .... kararının yerinde olup olmadığı, davalı markasının hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davalı 21.01.2023 tarihinde 29 ve 35. Sınıflarda “bimanda” ibaresinin tescili için başvuruda bulunduğu, başvurunun incelenmesi neticesinde 27.02.2023 tarih ve 415 sayılı Resmi Marka Bülteninde yayımlanmasına karar verildiği, ilana davacı muteriz tarafından başvurunun reddinin talep edildiği, davalı başvuru sahibinin ise 05.09.2023 tarih ve .... evrak numarası ile kullanım ispatı talebinde bulunduğu, itirazı inceleyen .... itirazın reddedildiği, anılan karara karşı yapılan itirazın ....sayılı kararıyla itirazın nihai olarak reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; YİDK İptali Talebi Yönünden Kullanım İspatı; Davalı başvuru sahibi tarafından marka işlem dosyasındaki karşı görüş formunda davacının iltibasa dayanak gösterdiği .... tescil numaralı markalar için yalnızca .... iptali talebi yönünden tescilli olduğu “tüm mal ve hizmetler” yönünden dava konusu markanın başvuru tarihi olan 21.01.2023 tarihinden önceki beş yıllık süre içerisinde ciddi biçimde kullanıldığına dair kullanım ispatı talebinde bulunulmuştur. Mevzuatın 19/2. Maddesi; “6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir.” şeklindedir. Yine, 25/7 maddesinde ise; “6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19. maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.” hükmü düzenlenmiştir. Böyle bir durumda marka hükümsüzlüğü talep eden davacının dayanak yaptığı markasını kullandığını ispat etmesi gibi bir yükümlüğü doğacaktır. Hükümsüzlük davasına dayanak yapılan markanın tescilli markanın kullanılmadığına ilişkin def’i de makanın kullanılıp kullanılmadığı dava tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl içinde gerçekleşmiş olmalıdır. Buna göre; ... tescil numaralı markalar marka başvuru tarihi olan 21.01.2023 tarihi itibariyle geriye doğru (21.01.1019) en az beş yıldır tescilli olduğu anlaşılmıştır. SMK 19/2 ve 25/7 maddeleri gereğince markanın kullanıldığını ispat yükü davacıya aittir. Bu konuda delil serbestisi geçerli olup marka sahibi markasını kullandığını kanaat verici ve denetlenebilir olması kaydıyla gazete ve dergilerdeki duyuru, tanıtım ve reklamları, üzerinde tarih bulunan ve piyasaya dağıtıldığı ortaya konulabilen ve baskı tarihi denetlenebilen katalog, broşür gibi tanıtım araçları, dijital ortama konulduğu tarih teknik olarak ispat edilebiliyorsa internet ortamındaki arşiv kayıtları, süpermarket insertlerindeki görseller, fatura ve benzeri her türlü delille ispat edebilir. Aynı şekilde Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 29/3. Maddesine göre; “Başvuru sahibinin talepte bulunması halinde Kurum, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması için itiraz sahibine bir aylık süre verir. İtiraz sahibi tarafından süresi içinde delil sunulmaması veya sunulan delillerin itirazla ilgili olmaması halinde ve ayrıca başka bir itiraz gerekçesi veya itiraza gerekçe gösterilen başka bir marka da yoksa Kurum itirazı reddeder.” ....” kararında olduğu gibi, hangi tarihte, nerede çekildiği belli olmayan fotoğraflar da kullanımın ispatı için yeterli değildir. Zira bu gibi delillerin her zaman için oluşturulması mümkündür. Az sayıda ve düşük meblağlı faturaların da şüpheyi mucip olduğu açıktır. Sözgelimi gıda sektöründe tescilli bir markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğünün istendiği bir davada sadece 2 adet fatura markanın kullanıldığını ispata yeterli görülmemiştir. Bu nedenledir ki, kullanım delili olarak bu türden zayıf delillerin gösterilmesi durumunda, mahkemenin bu delillerin sağlığını ve güvenilirliğini, ciddi bir kullanımı gösterip göstermediğini araştırması gereklidir. Bununla birlikte, Yargıtay üzerinde tarih bulunmayan broşür, katalog gibi delillerin tek başına delil olma vasfını sırf tarih yokluğundan dolayı kaybetmeyeceklerini, mahkemece broşür veya katalogların nerede bastırıldığı, basımı yapan firmaların bunları hangi tarihte bastığı gibi hususlarının da araştırılmasını istemektedir." İtiraz edilen markanın 21.01.2023 başvuru tarihinden önceki beş yıl (21.01.2023 – 21.01.2019 tarihleri arasında) içerisindeki ciddi kullanım aranmaktadır. Buna göre; 25.10.2023 tarihli ve .... numaralı evrak “marka kullanım ispatı sunma” başlıklı olup ve fakat ekinde sunulan bir evrak bulunmamaktadır. Dolayısıyla söz konusu markaların tescil kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde kullanımını ispata yarayan delilin bulunmadığı tespit edilmiştir. Bahsedildiği üzere markanın kullanıldığının kabul edilebilmesi için, söz konusu kullanımın "ciddi" bir kullanım olması gerekmektedir. SMK m.9/f.1'de öngörülen ciddi kullanım ile neyin anlaşılacağı SMK'da açık değildir, ancak salt bir markanın iptalini önlemek için, göstermelik olarak küçük ölçekte ve sembolik kullanımlar ciddi nitelikte kullanım olarak kabul edilemez. Ciddi kullanımdan kasıt o markanın tescil edildiği mal veya hizmetler için pazar yaratmak veya mevcut pazarı korumak amacıyla temel işlevine uygun olarak söz konusu mal veya hizmetlerin menşe kimliğini garanti edecek şekilde kullanılmasıdır. Ciddi biçimde kullanımdan bahsedebilmek için en öncelikli kriter markanın kullanım yoğunluğu ve markadan elde edilen ekonomik yarardır. Markanın sadece birkaç defa ambalajlara basılması veya az sayıda bastırılan broşürlerde kullanılması gibi kullanım süresi ve etkisi sınırlı, hatta göstermelik denebilecek kullanımlar SMK md.9 anlamında ciddi kullanım teşkil etmez. Markanın ciddi kullanımı belirlenirken markanın kullanım şekli, kapsamı, süresi gibi objektif kriterlerden hareket edilmelidir. Marka sahibi markasını aynı mal veya hizmeti üreten teşebbüslerin oluşturduğu piyasada farklı bir yer edinmek veya yeni bir mal veya hizmet piyasası oluşturmak biçimde kullanmışsa ciddi bir kullanımdan söz edilebilir. Ciddi kullanım, her somut olayın koşullarına göre değerlendirilir. Genel olarak, ciddi kullanım markanın tescil amacı dahilinde ticari bir amaçla kullanılması olarak ifade edilebilir. Ancak, ciddi kullanımın varlığından söz edebilmek için markanın kullanımı neticesinde bir kazanç elde edilmesi şart değildir. Ciddi kullanımın kabulü için markanın tüm unsurlarıyla birlikte kullanılması şart değildir. Markanın sadece esas unsurlarının kullanılıyor olması da ciddi kullanma yükümlülüğünü karşılar. Dolayısıyla kullanımı ispat edilemeyen işbu .... tescil numaralı redde mesnet markalar kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden yidk iptali talebi yönünden karıştırılma ve benzerlik değerlendirmesi yapılamadığı anlaşıldığından davaya konu .... kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Devamla; Davacının hükümsüzlük talebi bakımından inceleme yapmak gerekmiştir. SMK m.25/1 hükmüne göre; SMK m.5 ve m.6 hükmünde sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.'' Markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kurallar içermemektedirler . Dolayısıyla mal ve/veya hizmetlerin benzer olup olmadığının belirlenmesinde, karşılaştırılacak mal ve /veya hizmetler arasındaki bütün ilişkiler ve özellikler dikkate alınmalı, bunların benzer alıcı çevresine hitap edip etmediğine, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığına, aralarında hammadde- mamul ürün ilişkisi olup olmadığına, ikame imkanı olup olmadığına, dağıtım kanallarının ortak olup olmadığına, süpermarketlerde aynı reyon veya raflarda satılıp satılmadığına, aynı toptancılara satılıp satılmadığına, hedef kitlenin aynı olup olmadığına bakılması gerekmektedir. İnceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. Tüketiciler daha önce gördükleri, satın aldıkları mal veya hizmetin markasının, göz ve kulağında kalan izine, hatırlayabildikleri kadarıyla hafızalarında kalan özelliklerine dayanarak sonraki alışverişlerinde aynı veya benzer markayı taşıyan malı/hizmeti satın almayı tercih ederler. Dolayısıyla, benzer işareti gören ve duyan tüketiciler daha önce tanıdıkları markaların bıraktığı intibaı hatırlayarak, yeni markanın daha önce görmüş oldukları markanın bir başka versiyonu, serisi, uzantısı olduğunu veyahut da bildikleri marka sahibi tarafından verilmiş bir lisans ile söz konusu ürünün üretildiğini düşünürler. Marka hukuku anlamında “imaj transferi” kavramının karşılığı olan bu durum sonraki markanın, önceki markanın ticaret sahasında sahip olduğu avantajdan yararlanması sonucunu da beraberinde getirmektedir. Çekişme konusu yiyecek ve içecek grupları gıdaya yönelik günlük tüketim ürünleri olup bu sınıflar kapsamında sunulan mallar hemen hemen her gelir, her meslek grubundan tüketiciye hitap eden, tüketicinin anlık kararlar ile tercihlerini yönlendirdiği, günlük tüketim rutininde sıklıkla satın alınan mallardır. Dolayısıyla bu mallar bakımından potansiyel müşteriler kısa bir sürede marka tercihlerini yapabileceklerdir. Bu sebeple ilgili tüketici kitlesi bu anlamda çekişme konusu emtialar için ortalama dikkat, özen ve seçicilik düzeyine sahip tüketicilerdir. Emtialara ilgi duyan tüketicinin bilinç ve dikkat düzeyinin iltibas tehlikesini ortadan kaldırıp kaldıramayacağı veya iltibas üzerinde etkisi ise marka işaretlerinin birbirine ne derece yakınsadığıyla ilgilidir. Marka işaretleri arasındaki benzerlik düzeyinin yüksek olması halinde, tüketicinin dikkat ve bilinç düzeyinin nispeten daha yüksek olması dahi iltibas ihtimalinin bulunmasına engel olamayabilir. Taraf markaları emtiaları karşılaştırıldığında; Davalı taraf kullanım ispatı talep etmediğinden davaya konu .... sayılı markanın “29.Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri; 35.Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29.Sınıf/Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.Sınıf/ Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” mal ve hizmetlerinin davacının hükümsüzlüğe mesnet markaları kapsamında aynı benzer ilişkili olarak yer aldığı anlaşılmıştır. Şu hâlde, SMK 6/1 maddesi yönünden tescil engellerinde aranan şartlardan biri belirtili emtialar yönünden gerçekleşmiştir. Markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. .... sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davacı adına tescilli marka ile davalının markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunup bulunmadığı incelendiğinde, Davalıya aı̇t marka ı̇baresine eklenen “.... ibaresı̇nin yeterlı̇ ayırt edicı̇lik katmadığı ve seri marka izlenimi doğduğu, markaların ilk iki harflerinin aynı olduğu, ortalama tüketici nezdinde doğrudan ilişkilendirileceği, kaldı ki ortalama bir tüketicinin davalıya ait markanın sonunda bulunan “MANDA” ibaresine dikkat etmeyeceği ve sadece işisel-fonetik-görsel benzerliklerine odaklanacağı, davacı markalarının asli unsuru ve çatı markasının ismi olan “Bİ” ibaresine eklenen “MANDA” ibaresinin farklılık katmadığı, davacı markalarının serisi olarak algılanabileceği ve bu durumun da karıştırılma ihtimaline yol açacağı, Açıklanan nedenlerle, .... iptali talebi yönünden; kullanma ispatı değerlendirmesinde;.... tescil numaralı redde mesnet markalar kapsamındaki tüm mal ve hizmetlerde davacı tarafından ciddi ve pazar payı yaratmaya elverişli kullanımını ispata yarayan delile rastlanılmadığı, Hükümsüzlük talebi yönünden; Davalı tarafça kullanım ispatı talep edilmediğinden davaya konu .... sayılı markanın “29.Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri; 35.Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29.Sınıf/Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.Sınıf/ Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlük koşullarının oluştuğu sonuçlarına ulaşılmış , davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : .... sayılı kararının iptali talebinin reddine, Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 2-Hükümsüz talebi yönünden açılan davanın kısmen kabulüne, Davaya konu markanın “29.Sınıf: Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri; 35.Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için 29.Sınıf/Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Patates cipsleri. 30.Sınıf/ Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri” mal ve hizmetleri bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen ....’e gönderilmesine, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kısmen reddolunması ve davalının kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne, Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 615,40-TL ilâm harcının tamamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 17.319,70.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalının yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davacı ve diğer davalı vekilinin yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 2.419,70.-TL Gider Avansı :14.900,00.-TL TOPLAM :17.319,70.-TL