İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/520 E. 2025/545 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/520
- Karar No
- 2025/545
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/520 Esas - 2025/545 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/520 KARAR NO : 2025/545
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 13/12/2024 KARAR TARİHİ : 31/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/01/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili adına .... nezdinde 13.03.2023 tarih ve .... tarafından ...." ibareli markaları mesnet gösterilmek suretiyle usul ve yasaya aykırı surette itiraz edildiğini, davalının işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının kısmen kabul edilerek müvekkiline ait marka başvurusunun kısmen reddedildiğini, müvekkilinin pasta, hamur işleri, kek, kurabiye ve tatlılar gibi çeşitli yiyeceklerin yapımı ve sunumu alanında ....” ibareli markası ile yıllardır faaliyet gösterdiğini, itiraza mesnet marka ile müvekkilinin tescil başvurusuna konu markasının görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde bir bütün olarak değerlendirildiğinde birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin markasının davalının itirazına mesnet göstermiş olduğu markadan gerek yazım stili gerekse “....” ibaresine eklenen unsurlar bağlamında farklı olduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali olmadığını, müvekkili başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetlerin davalı markalarının kapsamındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğunu, müvekkiline ait “..." marka tescil başvurusunun 30 ve 43. sınıflarda yapıldığını, itiraza mesnet olan ve davalı adına tescilli “...” ibareli markaların ise 16, 35, 41 ve 42. sınıflarda tescilli olduğunu, müvekkili markasının kullanım alanının davalının “....” isimli pastaneleri ile tüketiciye sunduğunu, davalının ise ....” markası altında pasta ve fırıncılık ürünlerinden tamamen farklı, gönderime hazır, içinde çeşitli ürünlerin olduğu hediye kutuları oluşturarak satan hediyelik eşya satışı alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına .... Kurulu’nun 15.10.2024 tarih ve .... sayılı usul ve yasaya aykırı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki markanın karıştırılması ve markalar arasında idari-ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğu düşüncesinin doğması ihtimalinin bulunduğunu, çıkarılan mal/hizmetlerde 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında benzerliğin olduğunu, benzerlik incelemesinde mevzuat gereği işaret benzerliği, mal/hizmet benzerliği, iltibas tehlikesi olup olmadığı açısından değerlendirilme yapıldığını, tarafların hangi faaliyet alanında çalıştıkları konusunda inceleme yapılmadığını, davacı vekilinin iddialarına katılmanın hukuken mümkün olmadığını, kurumun kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili dilekçeleriyle özetle; müvekkilinin, 2019 yılında ....başlattığı girişimcilik sürecini 2020 yılında “...”, 2022 yılında “.... dükkan”, 2023 yılında “... akademi” marka tescillerini yaptırmak suretiyle organizasyon, reklam, tanıtım, sosyal medya ve internet alışverişi, hediye, gıda, çikolata, kahve, kek pasta, kişisel özel nesne, oyuncak, defter vb. materyalle kişiye ve kurumlara özel her türlü hediye paketi dizayn, organizasyon, tanıtım ve pazarlama hizmetlerini sağladığını, müvekkilinin “...” markasını 2019 yılından itibaren kullandığını, tanıtımını yaptığını, davacının iddialarının kötü niyetli ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin “....” markasını çatı marka olarak kullanmakta olduğunu, “...” markasını geliştirerek hizmet, ürün ve pazarlama ağını genişlettiğini, bu surette müvekkilinin “...”, “... dükkan”, “... akademi” markalarını tescil ettirdiğini, müvekkilinin hitap etmiş olduğu genel tüketici kesiminin dikkat düzeyi, markalar arasındaki görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, markalar arasındaki bütünsel benzerlik, markanın asli unsurunun “...” kelimesi olması, mal/hizmetler arasındaki benzerlik incelendiğinde ve her iki markanın, ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel izlenime göre, tüm unsurlar bir arada değerlendirildiğinde yüksek düzeyde karıştırma ihtimalinin bulunduğunu, markalar arasında iltibasa yol açacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, ....Kararının iptali koşullarının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, davacının 13.03.2023 tarihinde, ... ibareli markanın 30.(01-15) ve43.(01-04). sınıfta yer alan mallar/hizmetler yönünden tescil başvurusunda bulunduğu; Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından, başvurunun yayımlanmasına karar verildiği, yayım üzerine davalı şahıs tarafından itiraz edildiği, davacı şahsın karşı görüşünün yer almadığı, .... Dairesi Başkanlığı, 05.12.2023 tarihli kararı ile itirazı kısmen kabul ettiği, davalı yan itirazı ile ilgili olarak “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali – Haklı Bulunmuştur” ibaresine rastlandığı,.... "..." ve ...." sayı ve ibareli marka açısından “Markanın ve kapsamındaki mal / hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali ...." sayı ve ibareli marka kayıtlara sonradan girmekle incelemede dikkate alınmadığı, başvurudan 30. sınıfta yer alan malların çıkartıldığı, karar üzerine davacı ve davalı şahıslar tarafından ayrı ayrı Kurum kararına itiraz edildiği, karşı görüşünün yer almadığı, ....Kurulu, davalı yan itirazı ile ilgili olarak yapmış olduğu incelemede, 15.11.2024 tarih ve .... sayılı kararı ile itirazı reddettiği, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu, davacının yapmış olduğu itiraz kapsamında yapmış olduğu incelemede, davaya konu 15.10.2024 tarih ve .... sayılı kararı ile itirazı “….... sayılı "...", "... dükkan" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. Bu çerçevede yapılan incelemede başvurunun ihtilaf konusu "..." ibaresini esas unsur olarak içermesi dikkate alınarak başvuru ile kısmi ret gerekçesi olarak gösterilen markaların görsel ve işitsel yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle yüksek düzeyde benzer olduğu kanaatine varılmıştır. Takiben başvurunun kapsamında yer alan mal/hizmetler ile kısmi ret gerekçesi olarak gösterilen markaların kapsamındaki mallar/hizmetler incelenmiştir. ..... Bu açıklamalar çerçevesinde yapılan karşılaştırmada başvurunun kapsamında yer alan redde konu mallar ile benzer hizmetlerin kısmi ret gerekçesi olarak gösterilen markaların da kapsamında yer aldığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda markalar arasındaki yüksek benzerlik ve markaların benzer mal/hizmetleri kapsamaları birlikte değerlendirildiğinde, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markalar arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde redde konu mallar üzerinde ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu tespit edilmiş ve başvuru hakkında .... tarafından 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi gereğince verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür…” ifadelerine yer verildiği, devamında taraf markalarına ait sicil kayıt suretlerinin yer aldığı görülmüştür. DEĞERLENDİRMELER; İnceleme Konusu Markaların Mal/Hizmet Listelerinin Karşılaştırılması; Mal ve hizmetlerin benzerliğinde ortalama alıcı kitlesi, son kullanıcıları, malın satın alınmasına ayrılan zaman, satışa sunulma kanalları ve biçimi, birinin diğerini ikame etmesi gibi faktörler etkili olacağı kabul edilmelidir. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte, aynı mal ve hizmetin birden fazla isme sahip olması veya piyasada anıldığı isimle teknik, bilimsel, literatüre geçmiş isminin farklı olması veya yabancı dildeki isminin Türkçeye de geçmiş olması durumlarında da mal ve hizmetler farklı şekilde ifade edilmiş olsalar da aynı olarak kabul edilecektir. Benzer mal ve hizmetler ifadesi, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Bu çerçevede, aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayılabilecek ilişkili mal ve hizmetler de benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriğine girmektedir. Mal / hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği aşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilir: − Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, − Malların fiziksel görünümünün benzerliği, − Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, − Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, − Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, − Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. Somut olayda dava konusu marka ile davacı markasının kapsadığı mal / hizmetler karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mal / hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın, başvurusu reddedilen 30. sınıfta yer alan mallarının, davalı yanın markalarının 35/05. alt sınıfta sayılan hizmetler içerisinde yer aldığı, Davacıya ait markada, davaya konu mal listesi 30. sınıftadır. Söz konusu emtia sınıfında yer alan mallar, aynı zamanda davalı yanın markalarının 35.05. alt sınıfında sayılmıştır. 35.05. alt sınıf, perakendecilik veya toptancılık şeklinde, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için – tespit edilen - mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri şeklindedir. Davacı yanın mal grubunda yer alan 30. sınıf emtia ile davalı yan markalarının 35.05. alt sınıfında sayılan ve yukarıda listelenen malları, birbirlerinin devamı niteliğindedir. Bir ürünü üretenin o ürünü satmasının olağan kabul edilmesi gerektiği, bu nedenle de söz konusu sınıfların benzer olduğu, Gerçekten de, firmalar, üretici - satıcı (tedarik zinciri) ilişkisi haricinde, doğrudan satış (üretici aynı zamanda satıcı) şekli ile ürünlerini pazarlara ulaştırabilmektedir. Üreticiler, ürünlerini doğrudan kendi mağazasında veya internet siteleri üzerinden satabilmektedirler. Bu yönteme genellikle “doğrudan satış” (....) denilmektedir. Bu durumda arada üçüncü bir satıcı olmaz; üretici hem üretir hem de satabilmektedir. Günümüzde, firmalar, daha yüksek kâr marjı, müşteri ile doğrudan iletişim kurabilme imkânı, marka imajı ve deneyimi üzerinde tam kontrol elde edilebilmesi, esnek fiyatlandırma ve kampanya yönetimi ile stok yönetimi kolaylığı açısından bu yöntemi tercih edebilmektedirler. Görece hızlı tüketime konu, gıda ürünleri açısından ise tazelik ve kalite kontrolü, raf ömrü kaybının önüne geçmesi, müşteride güven etkisi yaratabilmek, özellikle üreticilerin müşteriler nezdinde şeffaflık sunabilmesi, devamında yerel üretici ile tüketici arasında bağın oluşturabilmesi (özellikle üreticiye destek kavramı yaratabilmek adına), sonuç olarak karlılık ve sürdürebilirlik için üreticilerin doğrudan satışı tercih ettikleri görülmektedir. Marka hukuku açısından, uygulamada da bu yönde birçok karar mevcuttur. Nitekim ....sayılı ilamında), “Bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir. Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Zira mağazacılık hizmeti ticaret markalı ürünlerin varlığı hâlinde söz konusudur. Bu itibarla her ne kadar ürün ile ürünün satış hizmeti aynı amaca hizmet etmese, aynı türde olmasa da bunlar tamamlayıcı oldukları için aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir. Markaların benzer olması durumunda mağazacılık hizmetlerinin sunulduğu mağaza ile burada satışı yapılan ürünlerin ticaret markası farklı kişilere ait olsa dahi tüketiciler mağazacılık hizmetinin ticaret markası sahibi tarafından verildiğini düşünebilir. Başka bir deyişle ticaret markasının ve mağazacılık hizmeti markasının farklı kişilere ait oldukları durumlarda, bunlara ilişkin işlemler farklı yerlerde yapılsa dahi, tüketiciler bunların aynı ticari işletmeye ait olduğunu düşünebilirler. Bu husus özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olur. Kişilerin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesi ise markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açar” ifadelerine yer verilmiştir. Aynı şekilde, sıklıkla vurgulanan .... kararında da belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır. İlgili tüketici kesimi ile ilgili olarak ise; Karşılaştırmaya konu sınıflar genel olarak gıda sektörüne ilişkindir. Her ne kadar gıda sektörü içerisinde benzerlik tespit edilen ürünler haricinde gibi çok farklı ve geniş bir yelpazede, hazır tüketilen gıdalar, yarı mamuller, son kullanıcıya sunulan ürünler veya bebek mamaları gibi farklı tüketici / alıcı gruplarına hitap eden malların, bu mallara ait satış hizmetlerinin yer aldığı kabul edilmekle, genel olarak bu mal ve hizmetlerin, her yaş ve eğitim seviyesindeki çok çeşitli kesimden alıcıya hitap ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, söz konusu malların alıcılarının arasında çocukların dahi olduğu, buna göre ortalama tüketici seviyesine göre değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla belirtilen hususlar ışığında somut uyuşmazlık bakımından ilgili tüketici kitlesi açısından orta seviyedeki makul düzeydeki tüketicilerin dikkate alınması gerekmektedir. Yukarıdaki tespit ile birlikte dikkat edilmesi gereken husus ise; marka hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığı, 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca, “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır”. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. İlgili tüketici belirlenirken “ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır” (....). Çekişmeli malın ortalama tüketicisinin zihnindeki marka algısı da bu nedenle değerlendirmede dikkate alınmıştır . Bütün bu hususlar uyarınca, iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların / hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin sağlanmış olduğu, İnceleme Konusu Markaların/İşaretlerin Karşılaştırılması; Taraf markalarına bakıldığında, davaya konu markanın kelime unsurundan oluştuğu, davalı yan markalarının da kelime markası olduğu, kullanılan yazı karakterinin kendine özgü öğeler içerdiği, davaya konu markada “...”, davalı markalarında “...” ve “... dükkan” ibarelerinin yer aldığı, Markalarda yer alan ibarelerin anlamlarına bakıldığında, her iki taraf markasında ortak olduğu “...” ibaresinin farklı anlamlarının olduğu, buna göre, İngilizce erkek adı olarak kullanıldığı .... ibaresinin İngilizce olduğu, “fırıncılık” olarak Türkçeye çevrilebileceği, davalı yan markasında yer alan “dükkan” ibaresinin ise “esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer; işletme, iş yeri” anlamına geldiği (....), bu hali ile, davaya konu mal sınıfı da dikkate alınmak sureti ile “bakery” ve “dükkan” ibarelerinin yan unsur olarak markalarda yer aldığı, ön plana çıkan unsurun “...” kelimesi olduğu, sesçil açısından yapılan karşılaştırmada da, ortak “...” kelimesinin aynı şekilde okunmasının muhtemel olduğu, buna göre, “.... şeklinde okunacağı, her iki durumda da fonetik açıdan markaların birbirlerine yakın oldukları, markalarda yer alan diğer unsurların ise söz konusu yakınlığı kaldırmaya yetmediği, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, taraf markalarının kelime markası olduğu, davaya konu markanın beyaz zemin üzerine, siyah tonlarda tek satıra gelecek şekilde “...” ibaresini içerdiği, davalı yan markalarının siyah zemin üzerine beyan tonlarda kompozisyon edildiği, .... sayılı markada sadece “...” ibaresinin yer aldığı, ..... sayılı markanın ise iki ayrı satırda, üste daha büyük boyutta “...” ibaresini, altında kendine özgü yazı karakteri ile daha küçük olacak şekilde “dükkan” ibaresini içerdiği, anlamsal / kavramsal, sesçil, görsel olarak bütünsel karşılaştırmanın esas olması hususu dikkate alındığında; taraf markalarında ön plana çıkan unsurların ortak “...” ibaresi olduğu, taraf markalarının bu hali ile özellikle görsel ve sesçil açıdan yakınlık içerdiği, taraf markalarında yer alan esas unsurlardaki benzerliği, yan unsurların düşüremediği, markalarda başkaca ayırt edici unsurların bulunmadığı, sonuç olarak taraf markalarında yer alan ortak unsurun özellikle görsel ve sesçil olarak benzer olduğu, davalı kurumca da ibareler arasındaki benzerliğin kabul edildiği, potansiyel müşterilerin daha önce denedikleri markaların hafızalarında kalan kısımlarına dayanarak (imperfect collection) tekrar marka tercihi yapacakları için, markalardaki farklı unsurlardan ziyade ortak unsurlara odaklanacakları ...., somut olayda ilgili alıcı kitlesinin, benzer ibarelere odaklanacağı, neticeten de taraf markalarında yer alan işaretlerin karıştırılma ihtimali yaratacağı, İşaretler arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markanın türüne, yani şekil markası, sözcük markası, ses markası veya bunların karması olup olmamasına göre birçok farklı faktör açısından yapılacak değerlendirmeye bağlı olarak tespit edilebilmektedir. Benzerliğin tespiti, markanın türüne göre farklı unsurları esas almayı da gerektirebilmektedir. Somut olayda, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, tüketici işlemi ya da tüketiciye yönelik uygulamaların her aşamasında makul düzeyde bilgiye sahip olan gerçek veya tüzel kişi tüketici açısından taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesinin bulunduğu, Netice itibariyle, Davaya konu .... sayılı markanın, dava konusu edilen ve başvurudan çıkartılan 30. sınıfta yer alan “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Toz şeker, kesme şeker, pudra şekeri. Çaylar, buzlu çaylar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Sakızlar. Dondurmalar, yenilebilir buzlar. Tuz. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez” mallarının, davalı yanın itirazına mesnet markalarında yer alan ve yukarıda listelenen hizmetleri ile benzer nitelikte olduğu, Davaya konu .... sayılı markaları arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunduğu, .... sayılı kararının yerinde olduğu sonuçlarına ulaşılmış aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 615,40.-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı vekilinin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum ile davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. Kâtip .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır