İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/11 E. 2026/38 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/11
- Karar No
- 2026/38
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/11 Esas - 2026/38 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/11 Esas KARAR NO : 2026/38
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06.01.2025 KARAR TARİHİ : 27.01.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06.02.2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile karşı taraflar arasında imzalanan sözleşme ile ... ait güvenlik işlerinin bir bütün olarak 2006 - 2016 yılları arasında yüklenici firmalara verildiğini, yüklenici firmalar bünyesinde çalışan işçilerden dilekçede belirtilen listede gösterilen işçilerin çalıştıkları döneme ilişkin olarak birtakım işçilik alacakları için dava açtıklarını, açılan davalar neticesinde işçilik alacaklarına hükmedilen kararların teşekküllerinin aleyhine kesinleştiğini ve yapılan icra takipleri sonucunda teşekküllerince işçilere ödeme yapılmak zorunda kalındığını, davalı yüklenici şirketlerle imzalanan sözleşme hükümleri ve genel hukuk gereği teşekküllerince ödenmek zorunda kalınan tüm işçilik alacağı kalemlerinden yüklenici firmaların sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her davalı için 100'er TL olmak üzere toplam 400,00-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... ... Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili görevli ve olmadığını, davanın ... Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile imzalanan sözleşmede sorumluluğun şirketlerinde olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığını, İş Kanunu md. 6 gereğince tüm çalışanların bütün hak ve borçlarının devralan şirkete geçtiğini, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri çerçevesinde davacının kıdem tazminatı için rücu hakkının bulunmadığını, talep edilen faizin de haksız olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalılara, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği ancak diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan rücu alacağının tahsili istemine ilişkin olup mahkememizce taraf delilleri toplanmış, ... sayılı, ... sayılı dosya suretleri, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, davaya konu ödemelere dair bilgi ve belgeler ile ... kayıtları celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 16.07.2025 tarihli kök, 30.10.2025 tarihli ek bilirkişi raporlarıyla özetle; "...davalı firmalarda sigortalı olarak çalışan işçiler, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın işçilik alacakları ile ilgili dava açtıkları, kararların kesinleştiği, akabinde dava dışı işçilerin işçilik alacakları ile ilgili icra takiplerinde bulunduğu, söz konusu icra takiplerine, davacı tarafından ödenen tutarları ile davacı tarafından icra dosyasına ödenen tutarların, dava dışı işçilerin davalılar nezdinde çalışma sürelerine göre rücu dağılımının,...... firması için 5.587,48-TL, ... firması için 296,23-TL, ... firması için 3.723,28-TL, ... firması için 101.011,11-TL olduğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile gerekçeli ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmasının mümkün olduğu değerlendirilen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; özellikle celp olunan ... kayıtlarından da sabit olduğu üzere işçilik alacakları davacı tarafından ödenen işçinin davalı yüklenicilerin işçisi olması, davacının işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair davalı yükleniciler ile imzalanan sözleşmelerde bir hükmün bulunmadığı, aksine taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında sorumluluğun davalılara bırakıldığının kararlaştırılmış olduğu gözetilerek davacının, dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının tamamını davalı yüklenicilerin ilgili işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olmak üzere davalı yüklenicilerden talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Somut olarak; işçilere ödenen kıdem tazminatı, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Bu ilkelere uygun olarak 30.10.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar çerçevesinde davacının, 5.587,48-TL’yi davalı ... … Ltd. Şti.’den, 296,23-TL’yi ... … Ltd. Şti.’den, 3.723,28-TL’yi ... … Ltd. Şti.’den, 101.011,12-TL’yi ... … Ltd. Şti.’den talep edebileceği anlaşılmıştır. Davalı ... … Ltd. Şti. tarafından zamanaşımı defi ileri sürülmüşse de, eldeki davada taraflar arasındaki ilişki hukuki nitelikçe “hizmet temini (alım) sözleşmesi” olup; kendine has özellikleri olan bu sözleşme türü için zamanaşımı süresini düzenleyen ayrık bir hüküm de bulunmadığından, TBK'nın zamanaşımı ile ilgili genel hükmü olan 146. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğinden (Emsal: ...'nin 20/02/2017 tarih ve ...sayılı ilamı) ve gerek dava gerek ıslah tarihi itibariyle zamanaşımı da dolmadığından zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Bu bağlamda davacının 12.11.2025 tarihli ıslah dilekçesi de nazara alınarak adı geçen davalılar yönünden davanın kabulü ile 5.587,48-TL’nin davalı ... … Ltd. Şti.’den, 296,23-TL’nin ... … Ltd. Şti.’den, 3.723,28-TL’nin ... … Ltd. Şti.’den, 101.011,12-TL’nin ... … Ltd. Şti.’den, ödeme tarihine göre 18.06.2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Son olarak, mahkememizce celp edilen ...'nün 15.01.2025 tarihli müzekkeresinden, davalılardan ... Şirketi, ... ... Şirketi ile birleşme ile sicilden terkin olduğu ve bu hususun 12.06.2023 tarihinde ticaret sicilde tescil edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle, yargılamaya ... ... Şirketi üzerinden devam edilmiş ise de kısa karardan zuhulen önceki ... Şirketi unvanına yer verildiği anlaşıldığından, hükmün infazında tereddüte mahal vermemek adına HMK md. 304 gereğince hükmün bu kısmı resen tashih edilmiştir.) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; 5.587,48-TL’nin davalı ... … Ltd. Şti.’den, 296,23-TL’nin ... … Ltd. Şti.’den, 3.723,28-TL’nin ... … Ltd. Şti.’den, 101.011,12-TL’nin ... ... Ltd. Şti.’den, 18.06.2021 temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-Alınması gereken 7.556,32-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL ve 1.882,25-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.058,67-TL harcın; -255,52-TL'sinin davalı davalı ... … Ltd. Şti.’den, -13,54-TL'sinin davalı ... … Ltd. Şti.’den -170,26-TL'sinin davalı ... … Ltd. Şti.’den, -4.619,35-TL'sinin ... ... Ltd. Şti.’den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin; -191,95-TL'sinin davalı davalı ... … Ltd. Şti.’den, -10,18-TL'sinin davalı ... … Ltd. Şti.’den -127,90-TL'sinin davalı ... … Ltd. Şti.’den, -3.469,97-TL'sinin ... ... Ltd. Şti.’den tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre ve davalıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları nazara alınarak hesaplanan; -5.587,48-TL'sinin davalı davalı ... … Ltd. Şti.’den, -296,23-TL'sinin davalı ... … Ltd. Şti.’den -3.723,28-TL'sinin davalı ... … Ltd. Şti.’den, -45.000,00-TL'sinin ... ... Ltd. Şti.’den tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı tarafça yatırılan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç, 1.882,25-TL ıslah harcı, 3.120,00-TL tebligat, 27,50-TL müzekkere gideri ve 8.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 14.260,55-TL yargılama giderinin; -720,32-TL'sinin davalı davalı ... … Ltd. Şti.’den, -38,18-TL'sinin davalı ... … Ltd. Şti.’den -480,00-TL'sinin davalı ... … Ltd. Şti.’den, -13.022,05-TL'sinin ... ... Ltd. Şti.’den tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 27.01.2026
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.