İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1081 E. 2026/482 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1081
Karar No
2026/482
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1081 Esas KARAR NO : 2026/482

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/12/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkiline ait ... plakalı araç, ... tarihli kazada davalının sahibi ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucunda hasarlandığını, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücü %100 kusurlu olduğunu, müvekkili ... plakalı ... model ... / ... ... aracı ile yolcu nakli işi yapmakta ve günlük yaklaşık ...-TL net kazanç elde ettiğini, aracın makul onarım süresi miktarınca kazanç kaybı bedelinin ödenmesini talep ettiklerini davalının işleteni /sürücüsü olduğu araç tam kusurlu bir şekilde müvekkilinin ticari aracına çarparak müvekkilin aracının hasar görmesine neden olduğunu, müvekkili ticari aracını kaza tarihi ile tazminat ödemesinin yapıldığı tarihler arası çalıştıramadığını ve kazanç elde edemediğini, bu nedenle davalının müvekkili uğramış olduğu kazanç kaybı zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, müvekkili en az ...-TL kazanç kaybını karşılamasına karar vermesi gerektiğini ancak nihai sonuca ulaşabilmek için bilirkişi tarafından kazanç kaybı bedelinin hesaplanmasını talep ettiklerini, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile şimdilik ...-TL kazanç kaybı bedelinin ... kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı yanın davayı belirsiz alacak davası olarak ikame ettiğini ve belirsiz alacak davası olarak ikame etmekte hukuki yararı bulunmadığını, davacı yanın Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... E. Sayılı dosya ile müvekkili aleyhinde ... TL kazanç kaybı ve ... TL işlemiş faiz talepli olacak şekilde icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından borca ve yetkiye ilişkin itiraz dilekçesi sunulduğunu, davacı yanın işbu takipte belirtilen asıl alacak miktarı ile alacağını belirlediğini, makul onarım süresini belirlendiğini ve dava değerini somutlaştırdığını, davacının aynı konuya ilişkin 2 ayrı yola başvurması davacı yanın kötü niyetini gösterdiğini, müvekkiline isnat edilen kusur oranına itiraz ettiklerini, her ne kadar davacı yanın aksi şekilde iddia da bulunmaktaysa bu husus gerçeği yansıtmadığını, davacı yanın kontrolsüz sürüşü olay tarihi ve saati dikkate alındığında davacı yanın tam kusuru ve sorumluluğu bulunduğunu, iddia edilen kazada ... plakalı araç diğer davalı tarafın, sevk ve idaresinde bulunduğunu, dava konusu olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilmeyeceğinden davanın reddi gerektiğini, davacı yan kazanç kaybı iddiasını hiç bir somut bilgi ve belge ile ispat edemediğini, taksicilik faaliyetinde bulunulduğu iddiası, tek başına kazanç kaybının varlığını ispatlamaya yeterli olmadığını, davacının araç hasarı süresince ikame araç kullanıp kullanmadığı hususu dahi dosya kapsamında açıklığa kavuşturulmadığını, davacı ikame araç kullanmış ise kazanç kaybından söz edilemeyeceğini, davacı tarafından iddialarını somut delillerle ispatı zorunlu olduğunu, davacı tarafın kusuru, zararı, zararı ile talep ettiği edim arasındaki illiyet bağını ispat edemediğini, bu nedenlerle davacının bu davayı ikame etmekte hukuki yararı bulunmaması ve diğer tamamlanamayan dava şartlarının yokluğu nedeniyle usulden reddine, kabul görmemesi halinde dosyanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme kalemince; ... ve ... plakalı araçların aktif-pasif maliklik bilgilerinin uyap ortamından temin edilerek dosya arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır. Antalya Ticaret ve Sanayi Odasına yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır . Söz konusu yazı cevabında ; " Odamız kayıtlarında yapılan tetkik neticesi, ... (T.C. Kimlik No:...)’nin kaydına rastlanılmamıştır. " şeklinde bildirilmiştir. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odasına yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır. Antalya Defterdarlığına yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır. Söz konusu yazı cevabında ; " Dairemiz kayıtları tetkikinde ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... ... ... tarihinde taksi ile yolcu taşımacılığı faaliyetine başlamış olup halen devam etmektedir. Mükellef işletme hesabına göre defter tutmakta olup ... yılına ait yıllık gelir vergisinin örneği yazımızın ekinde yer almaktadır." şeklinde bildirilmiştir. ... A.Ş'ne yazılan müzekkereye verilen cevap dosya arasına alınmıştır. Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden celp edilmiştir. Söz konusu icra dosyası incelendiğinde; ilamsız icra takip tarihinin ..., takip alacaklısının ..., takip borçlusunun ... ve ... olduğu, takip konusunun asıl alacak ... TL olduğu, takip çıkışının ... TL olduğu ve ilamsız icra takibinin borca itiraz nedeniyle ... tarihinde durdurulduğu anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; ... tarihinde davacıya ait ... plakalı taksi ile davalı şirkete ait olan ve sürücülüğünü davalı gerçek kişinin yaptığı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle, davacının kazanç kaybına ilişkin tazminatın davalılardan tahsili talebine yönelik belirsiz alacak davasıdır. Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nın 114/c maddesi uyarınca mahkemelerin görevi dava şartı olup, 115. maddesi uyarınca mahkeme dava şartlarının varlığını res'en araştırmakla yükümlüdür. Dava şartı hususu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Ticaret Mahkemelerinin iş sahası ve hangi davalara bakacağı 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren, 6102 sayılı TTK'nın 5. Maddesinde belirtilmiş olup, 4. madde de hangi davaların ticari dava sayılacağı düzenlenmiştir. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde de belirtilen nedenlerden doğan davaların ticari dava sayıldığı açıklanmıştır. Kanunda sayılan bu davalara mutlak ticari dava denilir. Mutlak ticari davaların yanında nispi ticari davalarda mevcuttur. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için, her iki tarafın tacir olması ve her iki tarafın ticari işletmesine uyuşmazlığın kaynaklanıyor olması, bu iki unsurun birlikte bulunması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'da değişikli yapan ve 01/07/2012 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6335 sayılı kanunun 2. maddesiyle, 6102 sayılı TTK'nın 5. maddesinin 3. fıkrası değiştirilmiş ve Asliye Ticaret Mahkemesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olarak düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; dosya kapsamına alınan müzekkere cevaplarına göre davacının tacir olmadığı, bu davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava türleri arasında yer almadığından mutlak ticari dava olarak da nitelendirilemeyeceği, davacının tacir olmaması nedeniyle iş bu davanın nispi ticari davası da olmadığı, görev ile ilgili düzenleme kamu düzenine ilişkin olup taraflarca ileri sürülmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, bu nedenlerle Mahkememizin davaya bakmakla görevli olmadığı, dava konusu uyuşmazlığın çözüm yerinin genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Davaya bakmaya Antalya Asliye Hukuk Mahkemesi'nin GÖREVLİ OLDUĞUNA, 3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ANTALYA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, -Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, -İki haftalık süre içinde dosyanın gönderilmesi için talepte bulunulmaması halinde mahkememizce re'sen davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemeye gönderilmesi halinde görevli mahkemece değerlendirilmesine; davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi halinde dava açılmamış sayılacağından yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Dair; davacı vekili ile davalı ... ... vekili yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/06/2026

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1081, K. 2026/482, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1081-e-2026-482-k-fde2047d8059