İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/107 E. 2026/139 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/107
Karar No
2026/139
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/107 Esas KARAR NO : 2026/139 DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/05/2025 KARAR TARİHİ : 11/06/2026

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin 51 yıldır mobilya ve aksesuar üretimi sektöründe hizmet verdiğini, Türk Patent nezdinde "--------" markasının tescilli olduğunu, müvekkilin üretmiş olduğu mobilyaları satışa sunduğu başta -------- ve ---------- sitesinde olmak üzere çok sayıda showroom'u bulunduğu gibi "---------" web sitesinin sahibi olup, ---------- adlı sosyal medya platformunda "-----------" isimli hesapta müvekkil şirkete ait olup; bu şekilde bünyesindeki ürün gruplarını satışa sunduğunu, ürünlerinin reklamı için ülke çapında yayın yapan ulusal Televizyon kanalları, gazeteler ve internet sitelerinde, Radyo yayınlarında reklamlarını verdiğini, Davalının --------- unvanını haksız ve kötü niyetli olarak kullandığını, davalının -------- markasını sadece ticaret unvanında kullanmadığını, ---------- markasını devamında hiçbir ibare bulundurmaksızın kullandığını ve kendi markasıymış gibi faaliyet gösterdiğini, davalı tarafın müvekkiliyle aynı sektörde hizmet verdiğini, Bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı ve diğer tüm talep haklarımız saklı kalmak kaydıyla ve sayın mahkemeniz tarafından resen gözetilecek nedenlerle, Davanın kabulü ile davalının "--------" markasına yönelik haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, Davalının "----------" markasına yönelik tecavüzünün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına, TTK ve HMK hükümleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Davalıya ait, müvekkilin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan tabelanın kaldırılmasına, davalıya ait kamyonet vb araçları üzerindeki yazıların kaldırılmasına ve "------------" markasının kullanıldığı URL adreslerine erişimin engellenmesine ve müvekkilin marka hakkına karşı tecavüz ve haksız rekabet oluşturacak diğer tüm faaliyetlerin durdurulmasına, önlenmesine ve yasaklanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin“----------” kelimesi ve şeklini haiz markayı, markasal olarak en geç Nisan 2019’da kullanmaya başladığını, mıştır. ----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün 23 Haziran 2025 tarihli müzekkere cevabı ve sosyal medya paylaşımlarının bu maddi vakıayı ispat ettiğini, Müvekkilinin bu marka için 17 Mart 2020 tarihinde Türk Patent nezdinde marka başvurusu yaptığını, davacı tarafından başvuruya itiraz edildiğini, dolayısıyla davacının müvekkilinin markasından en geç marka başvurusunun yayımlandığı 10 Nisan 2020 tarihinde haberdar olduğunu, davalının davacı’nın yayıma itirazına detaylı bir dilekçe ile cevap vermiş ve kendi markası ile Davacı’nın kullanımlarının tamamen farklı mal ve hizmetlerde kullanıldığını delilleri ile birlikte ortaya koyduğunu, marka başvurusunun 11 Ocak 2021 tarihli kararıyla kısmen kabul edildiğini, Türk Patent kararında ---------- nolu marka başvurusundan 37. Sınıf’ta yer alan “mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri ”nin marka başvurusu kapsamından çıkarılmasına ve tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devam ettirilmesine karar verilmiş olduğunu, markanın 20 ve 37. Sınıf’ta yer alan mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğunu, markanın konut ve işyerlerine yönelik banyo ve mutfak yenileme/tadilat projelerinin hazırlanması ve uygulaması hizmetlerinde kullanıldığını, herhangi bir ürün satışında kullanılmadığını, Somut olayda, Müvekkilimiz’in markasal kullanımlarının tecavüz teşkil ettiği varsayılsa dahi davacının bu kullanımlara uzun süre sessiz kalarak haklarını kaybettiklerini, Nisan 2019’dan itibaren 6 sene boyunca markanın çatışmasız ve barışçıl şekilde birlikte var olduğunu, Davacının da, bu başvurunun yayımına 6 Ağustos 2025 tarihinde itiraz ettiğini, buna rağmen bu davayı açtığı 5 Mayıs 2025 tarihinde dek sessiz kalmış ve her iki marka piyasada barışçıl şekilde var olduğunu, Ayrıca davalının dava konusu markasal kullanımları, markaların aynı veya benzer olmaması ve markaların kullanıldığı ürün ve hizmetlerin farklı olması sebebiyle tecavüz teşkil etmediğini, Bu süre zarfında müvekkilinin markasına emek sarf etmiş, masraf ve yatırımlar yaparak ticari çevrelerde bu markayı tanıtmak suretiyle kendisine ait yeni bir değer oluşturmuş, Bilirkişi Raporu’nda da tespit edildiği üzere Müvekkilinin markası ve hizmetlerinin tanıtımına büyük emek vermiş ve Mayıs 2019’da açtığı ---------- hesabının takipçi sayısını 341.000’e ulaştırdığını, buna karşın, Davacı’nın -------- hesabının takipçi sayısı ise 78.500 olduğunu, Bilirkişi Raporu’nda Karıştırılma İhtimali ve Marka Hakkı İhlaline Dair Yapılan Değerlendirmelerin Eksik ve Hatalı olup, dava konusu markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı’nın iddiasının aksine dava konusu markalar arasında benzerlik veya ayniyet şartı gerçekleşmediğini, markaların bütün olarak bıraktığı izlenimin farklı olduğunu, Dava konusu markaların kullanıldığı mal ve hizmetler arasında benzerlik veya ayniyet şartı gerçekleşmemiş, davacının, markasını “emtia satışında” kullanırken, Müvekkil Şirket markasını “hizmet arzında” kullandığını, bilirkişi heyetinde, mal ve hizmet benzerliği değerlendirmesi yapmak üzere iç mimarlık alanında uzman sektör bilirkişisine yer verilmemesi Bilirkişi Raporu’nu hukuken sakatlamış olduğunu, sektör bilirkişisinin de bulunduğu yeni bir heyetten yeni bir rapor alınmasını talep ettiklerini, bu nedenlerle, her türlü maddi ve manevi tazminat talebinde bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafın --------- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının --------- ana unsurla markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davacı şirketin 05.09.1997 tarihinde, ---------- ŞİRKETİNİN 29.03.2004 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya -------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --------- ---------- markasının 42. Sınıfta 24/01/2013 tarihinde, ----------- tescil numaralı --------- markasının 35.sınıfta 30/12/2013 tarihinde, --------- tescil numaralı --------- markasının 35.sınıfta 30/12/2013 tarihinde, ---------- tescil numaralı ---------- markasının 35.sınıfta 01/04/2013 tarihinde davacı adına tescil edildiği, ----------- tescil numaralı ----------- markasının 20. ve 37.sınıflarda 17/01/2022 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce delil tespiti yaptırılmış olup alınan bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriğine göre; Davalıya ait olduğu belirtilen --------- alan adlı web sitede yapılan incelemede; Site içeriğinde Şekil logosunun ve site alan adı ve ibaresinin yer aldığı, Sitede firmanın 20 yılı aşkın sektörel tecrübeye sahip olduğu, 1996 yılında ---------- fa: başladığı, Mutfak, banyo, vestiyer ve kapı üretimi yaptıklarının belirtildiği, Firma iletişim bilgilerinde; Firma adının -------, Adresinin ------ Mah.-------- Cd. NO:-------- ----------, Eposta adresinin info(----------, İletişim numarasının ------------ olduğu, Firma tarafından Anahtar teslim villa projeleri, Mutfak tasarım uygulama, Asma tavan, Alçıpan, Kartonpiyer, Ströpiyer, Saten alçı ve Dekoratif mineral sıva hizmetleri sunduğu, Sitede yer alan fotoğraf galerisinde firma tabelasında Şekil logosunun kullanıldığı, Site tescil bilgilerinde; Alan adının ----------Ş. firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ---------- organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara -------- sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 20.05.2019 tarihinde kayıt ettirildiği ve 20.05.2026 tarihine kadar kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının --------Ş olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen --------- URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede; hesap adının stellamutfak olduğu, hesapta ---------- firma adının yer aldığı, hesabın Mayıs 2019 tarihinde oluşturulduğu, hesapta “1994 yılından itibaren profesyonel mekan yenileme” açıklamasının yer aldığı, Hesabın takipçi sayısının 341 B (bin) olduğu, hesapta firma adresinin -------- Mh.--------- Cd. No:------- ----------ve iletişim numarasının ---------- olarak belirtildiği, hesapta “Şekil" logosunun kullanıldığı, hesapta yer alan paylaşımlarda “...” isminin yer aldığı tespit edilmiştir. davalı tarafın ilgili internet sitelerinde ve mağaza tabelasında kullandığı ---------- Markası ile davacının------- markası arasında ayırt edilemeyecek derece benzerlik olması sebebiyle aralarında iltibas ve karıştırılma ihtimali oluştuğu , bu sebeple davacı tarafın marka haklarının ihlal edildiği kanaatine ulaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; davacının ---------- tescil nolu markaların Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, davalının --------- nolu markasının Türk Patent nezdinde tescilli hak sahibi olduğu, ancak SMK 155. Maddesi uyarınca sonraki tarihli tescilli markayı tecavüz iddiasına karşı savunma olarak ileri süremeyeceği, davalıya ait ---------- nolu marka başvurusunun 27.04.2020 tarihinde yayınlandığı, davacının yayına 06.08.2020 tarihinde itiraz etmiş olduğu, bu itiraza ilişkin YİDK nezdinde itiraz ettiği ve itirazın reddine dair YİDK 08.11.2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olduğu, davacının yaklaşık 2,5 yıl sonra 24.05.2024 tarihinde davalıya ---------- Noterliğinden keşide ettiği ---------- yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide ederek gönderdiği, bundan da 1 yıl sonra işbu marka hakkına tecavüz davasının ise 05.05.2025 tarihinde yani öğrenme tarihi olan 27.04.2020 tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra işbu davanın açılmış olduğu, buna göre davacının sözkonusu markanın davalı tarafından kullanımına ilişkin en geç 27.04.2020 tarihinde haberdar olduğunun düşünülebileceği, davacının öğrenme tarihi olan 27.04.2020 tarihinden sonra davalının dava tarihi 05.05.2025 tarihine kadar MARKASAL KULLANIMLARINA KESİNTİSİZ devam etmiş olduğu, SMK 155. Maddesi uyarınca davalının eylemlerine ilişkin hukuki yasal haklarını kullanabileceği, --------- ve T. 19.3.2025 tarihli kararı da gözönüne alınarak,davacının davalının kullanımlarından haberdar olmduğu tarihten itibaren 5 yılı geçtikten sonra işbu davayı açmış olduğu, buna göre davacının davalı aleyhine işbu davayı açmak hakkı açısından sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı kanaatimiz oluşmakla bu hususta nihai hukuki takdir ve değerlendirmenin Mahkemenize ait olduğu, Sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde davalının ticari faaliyetlerinin, --------- sosyal medya içeriklerinin ve --------- alan adı altında yayınlanan web sitesi ve ----------- sosyal medya hesapları içeriğinde ---------- markasının davacının -------- ve ---------- no ile tescilli tescilli markalarının kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı ve benzer/ilgili olduğu, davacının işbu tescilli markaları ile orta düzeyde tüketiciler nezdinde iltibasa neden olabileceği, davalının --------- web sitesinde, ---------- sosyal medya hesaplarında hesap adı ve markasal olarak davacının tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerde kullandığı, bu eylemin davacı aleyhine TTK m. 55/I-a,4 hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği yönünde görüş bildirilmiştir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7/2, 29. Ve 149. Maddeleri, Türk Ticaret Kanunu'nun 54, 63, 55. Maddeleri.

GEREKÇE:Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, tecavüzün giderilmesi davasıdır. Davacı taraf, "---------" ana unsurlu adına tescilli markaların bulunduğunu, davalı tarafın markasının ana ve ayırt edici unsurunu ticaret unvanında kullanması ve markasal olarak kullanması dolayısıyla marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, ayrıca stella ibareleri seri markalarını kullanması dolayısıyla haksız rekabette bulunduğunu beyan ve iddia ederek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine, tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan internet üzerindeki kullanımlara erişimin engellenmesini ve davalı tarafın ticaret unvanındaki kullanımların sona erdirilmesini ve verilen kararın yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan 6769 sayılı SMK'nın 29. Maddesinde "a-Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olay incelendiğinde; ---------- markasının 42. Sınıfta 24/01/2013 tarihinde, ---------- tescil numaralı -------- markasının 35.sınıfta 30/12/2013 tarihinde, ----------- tescil numaralı ----------- markasının 35.sınıfta 30/12/2013 tarihinde, --------- tescil numaralı ---------- markasının 35.sınıfta 01/04/2013 tarihinde davacı adına tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, davalı tarafın işletme adının ---------- olduğu, davalının ticari faaliyetlerinin, ---------- sosyal medya içeriklerinin ve ----------- alan adı altında yayınlanan web sitesi ve ---------- sosyal medya hesapları içeriğinde mutfak banyo ve mobilya sektöründe kullanımlarının bulunduğu, bu kullanımlardaki ana ve ayırt edici kelime unsurunun --------- ibaresi olduğu ve yine davalı kullanımlarının davacının tescilli ---------- markasının davacının --------- ve ---------- no ile tescilli tescilli markaları ile aynı emtia sınıfı olan mobilya ve mobilya aksesuarlarının birleştirilerek sunulması hizmetleri ile diğer emtialar yönünden benzer kullanımlar olduğu, söz konusu mal ve hizmetlerin orta düzeyde tüketiciye hitap eden mal ve hizmetler olduğu, bu hali ile davalı kullanımlarının hitap ettikleri tüketici kitlesinin davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, bu hali ile davacı ve davalı kullanımlarının karıştırabileceği ve iltibas oluşturacağı açıktır. Ancak davalının ---------- numaralı ---------- markasının hak sahibi olduğu, her ne kadar davalı tarafın SMK 155. Maddesi uyarınca sonraki tarihli tescilli markayı tecavüz iddiasına karşı savunma olarak ileri süremeyeceği, davalıya ait ----------- nolu marka başvurusunun 27.04.2020 tarihinde yayınlandığı, davacının yayına 06.08.2020 tarihinde itiraz etmiş olduğu, bu itiraza ilişkin YİDK nezdinde itiraz ettiği ve itirazın reddine dair YİDK — 08.11.2021 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olduğu, davacının yaklaşık 2,5 yıl sonra 24.05.2024 tarihinde davalıya --------- Noterliğinden keşide ettiği ---------- yevmiye sayılı ihtarnameyi keşide ederek gönderdiği, bundan da 1 yıl sonra davayı ikame ettiği huzurdaki tecavüz davasının ise 05.05.2025 tarihinde yani öğrenme tarihi olan 27.04.2020 tarihinden itibaren 5 yıl geçtikten sonra işbu davanın açılmış olduğu, alınan bilirkişi raporu ile davalının kullanımlarının davacının öğrenme tarihi olan 27.04.2020 tarihinden sonra davalının dava tarihi 05.05.2025 tarihine kadar markasal kullanımlarına kesintisiz devam de dikkate alındığında davacının davalı kullanımlarına beş yılı aşkın süredir sessiz kaldığı, bu hali ile sessiz kalma dolayısıyla hak kaybı oluştuğu kabul edilmiş ve marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan 615,40 TL harcın peşin alındığı 116,60 TL eksik harcın davacı tarafından Hazine yararına tahsiline, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden haksız rekabet talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, 7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı11/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/107, K. 2026/139, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-107-e-2026-139-k-769a3df34412