İlk Derece Mahkemesi · İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1025 E. 2025/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1025
- Karar No
- 2025/901
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1025 KARAR NO : 2025/901 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/09/2024 KARAR TARİHİ : 12/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalının ihracat işi yapacağı ve bu işin gerçekleşmesine destek olup olmak istemediği, eğer olmak isterse 14.000,00 TL nakit paraya ihtiyacı olduğunun beyanı üzerine davalının banka hesabına 06.02.2024 tarihinde "Hırvatistan İhracat" açıklaması altında 14.000,00 TL gönderdiğini, söz konusu meblağın gönderilmesinin akabinde, davalının 14.000,00 TL'yi ihracat işinin gerçekleşmesi sonrasında iade edebileceğini belirttiğini, müvekkilinin ilerleyen süreçte, tutarın ne zaman iade edileceği hususunda davalı ile iletişime geçtiği ancak sürekli oyalandığı, mesajlarına cevap bile alamadığını, müvekkilinin kendisiyle yaptığı telefon görüşmesinde, alıcının kendisini dolandırdığını ödemeyi bu yüzden yapamadığını belirttiği ve bir kez daha süre istediğini, müvekkilinin, 01.04.2024 tarihinde tekrardan davalı ile iletişime geçmeye çalıştığını, davalı tarafından 02.04.2024 tarihinde gönderilen mesajda borcu ödemek için şahsi motorunu satacağı ve sonrasında borcu ödeyeceği belirtilmişse de o günden sonra kendisiyle iletişim kurulamadığını, müvekkilden gerçekleşmemiş bir sebepe ilişkin almış olduğu borcunu geri ödemediğini, müvekkilin alacağının tahsili amacıyla İzmir...İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyasıyla davalı aleyhine takibe başladığını, ancak davalı tarafından borca ve borcun tüm ferilerine itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile davalı/borçlu tarafından İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takibine haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olarak yapılan itirazın iptaline, talep edilen bedel üzerinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile müvekkiline verilmesine, davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüş, davacı vekili 18/03/2025 tarihli celsede; dava konusu bedelin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığı, Hırvatistan İhracat açıklamalı dekontun müvekkil tarafından davalıya gönderildiği, ihracat işinin çöp kovası vb.malların ihracatına ilişkin olduğu, malların ihraç edilip edilmediğine ilişkin net bir bilgisi bulunmamakla beraber ihracat işinin gerçekleşmediğinden bahisle iş bu davayı ikame ettiklerini, taraflar arasındaki ilişkinin ihracat ilişkisi olması nedeniyle ticari ilişki olduğundan bahisle davayı Asliye Ticaret Mahkemesinde açtıklarını, davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalıya dava dilekçesi, ekleri ve duruşma günü usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde yasal süresi içerisinde davaya cevap vermediği görülmüştür. DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, arabuluculuk anlaşmama tutanağı, whatsapp yazışmaları, bilirkişi incelemesi, banka kayıtları, tanık, vesair yasal delillere dayandığı görülmüştür. İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ...sas sayılı dosyasının bir sureti dosyamız arasına alınmıştır. DEĞERLENDİRME :Dava; davacının dekont alacağından kaynaklanan davalı aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptali davasıdır. Yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu Kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. TTK'nın 14. maddesine göre “Bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.” Aynı Kanunun 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.” düzenlemesi yer almaktadır. Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar asliye ticaret mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. Dosya kapsamında, İzmir BAM ..HD'nin ...Karar sayılı emsal kararında da belirtildiği üzere, davacı ve davalının yapılan tacir araştırmasına göre; İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliğinden gelen müzekkere cevabına göre tarafların sicil kayıtlarının bulunmadığı, Kordon Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda, davacı ...'ın 2023-2024 yıllarında herhangi bir mükellefiyet kaydının bulunmadığı,...Defterdarlığından gelen müzekkere cevabına göre ise davalı ... 'ın... Gıda Lojistik Elektrik ve Elektronik İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti'nin şirket ortağı olduğu, buna göre davacının tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olmadığı, bu haliyle davanın nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceği, ayrıca davanın TTK' nun 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı, TTK'nın 4. maddesindeki yasal düzenlenme karşısında uyuşmazlığın 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmış ve Mahkememizin 18.03.2025 tarihli ve ... Karar sayılı hükmü ile Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğuna karar verilerek, dosyanın İzmir ... ASHM'ne gönderildiği ve Mahkemenin 25.09.2025 tarihli, ... Karar sayılı kararıyla dosyaya davalı vekili olarak eklenen vekil adına düzenlenen vekaletnamenin davalının kendi adına asaleten değil şirket yetkilisi olarak düzenlendiği, bu vekaletnameye istinaden yapılan tebligata göre kesinleştirme yapıldığı, dosyaya usulüne uygun vekaletname sunulmadan ve tebligat yapılmadan karar kesinleşmenin usulüne uygun şekilde yapılmadığı bildirilerek, usulüne uygun şekilde kesinleştirme işlemi yapıldıktan sonra dosyanın yeniden gönderilmesinin talep edildiği ve bu kararın Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla, önceki kararımız gibi Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli asliye hukuk mahkemesine gönderilmesine ve davalı vekili olarak kaydı yapılan Av....'un vekaletnamesi geçersiz olduğundan adı geçen avukatın davalı vekili olmadığının tespitine yönelik hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; 1) 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4, 5, HMK'nin 114/1-c, 115/2. maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2) HMK'nin 2. maddesi uyarınca davaya bakmakla yetkili ve görevli mahkemenin İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 3) Kararın kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye göndermeyi talep etmeleri halinde dosyanın İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4) (a) Süresi içinde yapılan başvuru yapılması ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi halinde HMK'nin 331/2. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından hüküm altına alınmasına, (b) Süresi içinde başvuru yapılmaması halinde ise HMK'nin 20/1-son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine ve yargılama giderlerinin verilecek ek kararda hüküm altına alınmasına, Dair, davacı vekilinin YÜZÜNE KARŞI, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nin 345/1. maddesi uyarınca 2 (iki) hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/11/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır