İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1023 E. 2026/431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1023
Karar No
2026/431
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/1023 Esas KARAR NO : 2026/431

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/11/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 14/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tekstil sektöründe hizmet verdiğini, davalı şirketin de müvekkilin müşterisi olduğunu, aralarında mal alım-satım hususunda ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete muhtelif zamanlarda davaya konu faturalar karşılığında ürünler sattığını, söz konusu mal ve ürünleri davalı şirkete teslim edildiğini, davalı tarafın fatura içeriklerine herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi borcuna ilişkin olarak müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, ödenmeyen fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, takibin durduğunu beyanla itirazın iptalini, takibin devamını, alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına göre fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamayacağını, somut olayda davacı tarafın sunduğu faturaların müvekkiline tebliğ edildiğine dair herhangi bir tebligat belgesi veya imza karşılığı teslim şerhi bulunmadığını, faturaların yalnızca e-arşiv ortamında düzenlenmiş olması tek başına davalıyı borç altına sokmayacağını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacının, fatura alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine giriştiği Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın İK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkindir. Bakırköy ...... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde 841.761,77 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklıya tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Genel Muhasebe bilirkişisi tarafından alınan 23/03/2026 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacı firmanın 2025 yılına ilişkin ticari defter kayıtları ile dava dosyasına ibraz etmiş olduğu cari hesap ekstresine göre icra takibinin başlatıldığı 31.07.2025 tarihi itibarıyla davalı firmanın davacı firmaya 841.761,77 TL borcunun göründüğünü, davalı firmanın 2025 yılına ilişkin ticari defter kayıtları ile dava dosyasına ibraz etmiş olduğu cari hesap ekstresine göre icra takibinin başlatıldığı 31.07.2025 tarihi itibarıyla davacı firmanın davalı firmadan 841.761,77 TL alacağının göründüğünü, tarafların defter kayıtları ve dava dosyasına ibraz ettikleri cari hesap ekstrelerine göre, davacı firmanın alacak tutarı ile davalı firmanın borç tutarları arasında mutabakat bulunduğunu, davacı firmanın defter kayıtları ve dava dosyasına ibraz ettiği cari hesap ekstrelerine göre, davacının davalı adına düzenlemiş olduğu ve dava konusu borcun doğmasına neden olan faturaların e-fatura olduğunu, dava dosyasının tetkikinde dava konusu faturaların içeriğine Türk Ticaret Kanununun 21.Maddesinin ikinci fıkrasına göre faturanın tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde davalı tarafça itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belge ve bilgiye rastlanılmadığını, davacı firmanın davalı firma adına düzenlediği ve dava konusu olan faturalar tetkik edildiğinde, faturalarda satış tutarlarının hem TL hem de USD cinsinden gösterildiğini, satış faturalarının satış tarihindeki USD karşılığı dikkate alınarak TL tutara çevrildiğini, davanın TL tutarı cinsinden olan alacak tutarı üzerinden açıldığını, icra inkar tazminatı konusunda değerlendirmenin tamamen yüce mahkemenizin uhdesinde olduğunu bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında tekstil ürünlerinin satımından kaynaklı ticari ilişkinin bulunduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlara göre davalı firmanın davacı firmaya 841.761,77 TL borcunun göründüğünü, davalının usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtlara göre davacı firmanın davalı firmadan 841.761,77 TL alacağının göründüğünü, davacı tarafından düzenlenen faturaların e-fatura niteliğinde olduğu ve davalı tarafından faturalara süresinde itiraz edilmediğinin denetime elverişli bilirkişi raporuyla tespit edildiği, tarafların ticari defterlerinin dava konusu edilen alacak bakımından birbirini doğruladığı ve faturaların TL karşılığı gösterilmek üzere yabancı para üzerinden düzenlendiği anlaşılmakla davanın kabulü ile faturaya dayalı likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile; 841.761,77 TL asıl alacak yönünden davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen asıl alacak yönünden devamına; kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 Sayılı kanunun 2/2. Maddesi gereğince Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için ön gördüğü değişen oranlarda avans faiz oranı uygulanmasına, Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 168.352,35 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Alınması gerekli 57.500,75 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 10.166,38 TL peşin harcın mahsubuyla bakiye 47.334,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvurma harcı, 10.166,38 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.781,78 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.886,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 132.264,27 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/05/2026 Katip .... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/1023, K. 2026/431, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1023-e-2026-431-k-41bf40aab620