İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1014 E. 2025/1041 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1014
- Karar No
- 2025/1041
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1014 Esas KARAR NO : 2025/1041
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/11/2025 KARAR TARİHİ : 17/11/2025 K.YAZIM TARİHİ : 11/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından yapılan ithalat taşımalarına istinaden ile davalı borçluya navlun faturaları kesildiğini, müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davalı tarafından müvekkiline 6.311,00 Euro borcunun bulunduğunu, davalı tarafından borcun ödenmediğini bu nedenle Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalının takibe ve borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. HMK'nın 320/2.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konuları; Davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu cari hesap alacağı nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı noktasındadır. Dosyamız arasına celp edilen Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 6.311,00 EURO asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği; borçlu tarafından süresi içerisinde borca ve ferilerine itiraz ettiği görüldü. HMK'nın 115. maddesinde "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır. İtirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle icra dairesinde usulüne uygun şekilde icra takibinin başlatılması gerekmekte olup itirazın iptali davaları bakımından usulüne uygun bir icra takibinin bulunması HMK'nın 114/2. anlamında özel dava koşuludur. İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin ... E., ... K. ve 03/06/2021 tarihli kararına göre; "İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk Parası karşılığını belirten takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla Yargıtay alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk Parası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk Parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165)" Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; yabancı para alacaklarının tahsiline ilişkin başlatılan icra takiplerine yönelik takip talebinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmesi gerekmekte olup yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emrinde Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi durumunda takip talebinin İİK'nın 58/3. maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez. Davacının yabancı para alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı; dosyamız arasına celp edilen icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmiştir. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartı olup huzurda açılan davaya konu usulüne uygun bir icra takibinin olmadığından (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı; İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/78 E., 2021/696 K. ve 03/06/2021 tarihli kararı; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin 2021/2153 E., 2021/1638 K. ve 30/12/2021 tarihli) HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın usulüne uygun icra takibine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 4.654,97-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 17/11/2025
Katip ... e-imzalı
Hakim ... e-imzalı