İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/100 E. 2026/397 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/100
Karar No
2026/397
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/100 Esas - 2026/397 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/100 KARAR NO : 2026/397

... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali DAVA TARİHİ : 07/03/2025 KARAR TARİHİ : 24/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, müvekkili şirketin faaliyetlerine uzun yıllardır .... markası altında devam ettiğini, .... kararı ile reddedildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğunu, dava konusu ...” ibareli markanın müvekkiline ait “...” markalarının bir alt markası olarak algılanabileceğini, markanın sonuna eklenen ....” ibaresinin markayı değiştirmediğini, tüketiciler nezdinde markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların aynı mal ve hizmetleri kapsadığını beyan ederek ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, tescili talep edilen mal veya hizmetler yönünden benzerlik söz konusu olmadığından tüketici zihninde bir ilişkilendirmeye yol açmasının da mümkün olmadığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığından tanınmışlık iddiasının yerinde olmadığını, davacının SMK 6/6 ve 6/9 maddelerine dayalı iddialarının mesnetsiz olduğunu, müvekkili Kurum tarafından yapılan iş ve işlemlerin hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketin yargılamaya katılımı olmamıştır. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu... sayılı marka başvurusu, 07. sınıf için tescil talebiyle 07.12.2023 tarihinde yapıldığı, başvurunun 15.04.2024 tarihli 442 sayılı Resmi Marka Bülteni’nde yayımlandığı, yayımı davacı şirket tarafından itiraz edildiği, davacı şirketin yayımına önce Markalar Dairesi ve nihai olarak .... sayılı karar ile reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER; Dava Konusu Marka ile Davacının İtiraza Dayanak Markaları Arasında İlişkilendirilme İhtimali; Marka tescilinde nispi ret nedenleri arasında düzenlenen karıştırılma ihtimali uyarınca; tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Markaların, karıştırılma ihtimaline dayalı tescil engelinden veya hükümsüzlük nedeninden söz edebilmek için aşağıdaki unsurların tamamının kümülatif olarak varlığı gerekir. Bu koşullardan herhangi birinin sağlanmamış olması halinde diğerlerinin varlığı değerlendirme konusu nispi tescil engelinin varlığını kabul için yeterli olmayacaktır: Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların kapsamında, aynı veya benzer mal ve hizmetler bulunuyor olması. Dava konusu marka ile iddialara mesnet markaların aynı veya benzer olması. Dava konusu markalar ile iddialara mesnet markalar arasında, ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere, halk nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimali bulunması. Emtiaların Aynı/Benzer Olup Olmadığı ; Markalar arasındaki iltibas değerlendirmesi, markaların kapsamında yer alan mallardan ve hizmetlerden bağımsız değildir. Markaların tescilli oldukları sınıflar veya hizmetler farklılaştıkça markalar arasındaki benzerliklerin iltibasa neden olma ihtimali azalacaktır. Bir başka anlatımla, markaların kapsadığı malların ve hizmetlerin farklılaşması neticesinde markayı oluşturan ibarelerin benzerliğine rağmen iltibas tehlikesi azalmakta; malların ve hizmetlerin aynı olması durumunda ise markaların arasındaki ortalama bir benzerlik dahi iltibasa neden olacaktır. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmasıdır. Benzer mal ve hizmetler ise, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriği, aynı tür mal ve hizmeti mutlak surette kapsamakla birlikte daha geniş bir yaklaşımla benzer oldukları öngörülebilecek, tüketicilerce ilişkilendirilerek aynı kaynaktan geldikleri varsayılabilecek, aynı/benzer ihtiyaçların karşılanmasını sağlayacak mal ve hizmetleri de kapsamaktadır. Mal ve hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği .... İnceleme Kılavuzu’na göre aşağıda belirtilen durumlarda ortaya çıkabilir: Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, Malların fiziksel görünümünün benzerliği, Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. İlgili sektördeki malların niteliği, piyasaya sunuluş şekli, tüketici alışkanlıkları gibi somut olayı etkileyen ek şartların varlığı halinde hizmetlerle mallar arasında ilişkilendirilme ihtimali ortaya çıkabilmektedir. Dava konusu marka başvurusu kapsamında “07. Sınıf: Dry cleaning machines; clothes washing machines; wringing machines for laundry.” (ÇEVİRİSİ: 07. Sınıf: Kuru temizleme makineleri; çamaşır yıkama makineleri; çamaşır sıkma makineleri.) emtiası bulunmaktadır. Davacıya ait .... sayılı marka ise “07. Sınıf: yıkama makineleri (çamaşır/bulaşık yıkama makineleri, ısıtmalı olmayan santrifüjlü çamaşır kurutma makineleri dahil);” emtiasında tescilli olup, bu emtiaların, dava konusu emtialar ile aynı /aynı tür olduğu, sonuç olarak, dava konusu marka kapsamında yer alan tüm emtia bakımından taraf markaları arasında “emtiaların aynı veya benzer olması” şartının sağlandığı, İşaretlerin Benzer Olup Olmadığı ve İltibas/Karıştırılma İhtimali; Markaların emtia/hizmetlerinin benzer olup olmadığının tespiti yapıldıktan sonra bakılması gereken ikinci kriter işaretlerin benzer olup olmadığıdır. İki markanın benzer olup olmadığı değerlendirilirken; markalar arasında görsel, işitsel veya kavramsal düzeyde ortaya çıkan benzerlik veya yakınlık dikkate alınmalıdır. Görsel, işitsel veya kavramsal benzerliğin derecesi konusundaki değerlendirmeyi malların niteliğini ve malların piyasaya sunum yöntemlerini dikkate alarak yapmak yerinde olacaktır. İlgili tüketicinin markaları doğrudan karşılaştırma imkânının bulunmadığı, markaların karşılaştırmasını zihninde muhafaza ettiği tam (eksiksiz) olmayan imaja göre yaptığı dikkat edilmelidir. Görsel benzerlik, kelime veya ... markalarının görünüm olarak benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Görsel benzerliğin tespiti, markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için, tek başına yeterli olarak kabul edilebilir. Bilindiği üzere, kelime markaları söz konusu olduğunda, kelimenin yazım şekli değil kelimenin kendisi korunmaktadır. Bu nedenle, kelimenin büyük ya da küçük harfle ya da farklı yazım karakterinde yazılmış olmasının incelemeye etkisi yoktur. Kelime markalarında görsel değerlendirme; kelimenin uzunluğu/kısalığı, harf sayısı, harflerin dizilimi, kelime sayısı ve işaretlerin yapısı gözetilerek yapılmalıdır. Görsel değerlendirmede, kelimenin ilk kısmında oluşan benzerlik ya da benzememe durumu kelimenin son kısmına göre daha büyük öneme sahiptir. Bununla birlikte, görsel algı önce dışta bulunan elemanları ayırt ettiği için, son harf, kelimenin iç kısımlarında yer alan harflere kıyasla, daha büyük etkiye sahip olacaktır. Kelime markalarında, kelime yazıldığından farklı şekilde okunmadığı sürece (yabancı dillerdeki markalar), görsel ve işitsel benzerlik genellikle aynı anda ortaya çıkar. Bununla birlikte, kısa zaman aralığında gerçekleşen işitsel algıya kıyasla, görsel algının daha kesin ve tekrarlanan algılama imkânı sağladığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, işaretler arasındaki görsel farklılıklar işitsel farklılıklara kıyasla daha fazla etkiye sahip olacaktır. İşitsel benzerlik, kelime markaları telaffuz edilirken ortaya çıkan benzerlik halidir. İşitsel benzerliğin tespiti, bazı durumlarda tek başına markaların benzer markalar olarak değerlendirilmeleri için yeterli kabul edilebilir. Ancak, işitsel benzerliğin görsel benzerlikle yeterli düzeyde desteklenmemesi halinde markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi de mümkündür. Kavramsal (anlamsal) benzerlik, kelime veya ... markalarının karşılık geldikleri anlam veya kavramlar bakımından ayniyet veya benzerlik içermeleri durumunda ortaya çıkar. Kelime markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği, temel olarak, farklı şekilde yazılı kelimelerin aynı veya farklı dilde aynı/benzer kavramlara (anlamlara) karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. ... markalarının kavramsal (anlamsal) benzerliği ise temel olarak, markalarda yer alan ... unsurlarının aynı kavramlara karşılık gelmeleri durumunda ortaya çıkabilir. Benzerlik ve karıştırılma ihtimali telaffuz, anlam veya biçimden, işaretlerin toplu olarak bıraktığı izlenimden, seri içine girmekten veya başka bir çağrışımdan kaynaklanabilir. Halkın, karşılaştırılan işaretler arasında “.... kurma ihtimali bulunması, benzerlik bulunduğunu kabul etmek için yeterlidir. Markalar arasında benzerlik incelemesinde temel ilke, her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaa göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılmasıdır. ....değerlendirme gereği, markaların unsurlarına bölünerek, unsurlarına göre ayrı değerlendirme yapılması hatalı olacaktır. Bununla birlikte, inceleme sırasında markayı oluşturan jenerik, tanımlayıcı unsurların değerlendirme dışı bırakılmasına engel değildir. Dolayısıyla asıl olan markaların bir bütün halinde bıraktıkları genel intibaa göre değerlendirme yapılmasıdır. .... kararında belirlenen temel ilkelerin dikkate alınması gerekmektedir. Buna göre; Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hâkim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir. Son olarak başvuru sahibinin markasındaki eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır. Dava konusu marka başvurusu, herhangi bir ... unsuruna yer verilmeksizin yalnızca “Kingstar” ibaresinden oluşan bir kelime markasıdır. Marka, her ne kadar tek kelime halinde yazılmış olsa da, ilk bakışta “....” anlamına gelmekte olup, marka bu yönüyle .... veya “yıldız kral” çağrışımı yaratmaktadır. Davacı şirkete ait ....” figüründen oluşan karma nitelikte bir markadır. Markada yer alan taç şekli, doğrudan “.... kelimesini görsel olarak destekleyen ve bu kelimenin anlamını pekiştiren dekoratif bir unsur niteliğindedir. Bu nedenle, davacı markasında tüketicinin dikkatini çeken ve markayı hatırlatan asli unsur “...” ibaresidir. Taraf markaları karşılaştırıldığında, her iki markada da ilk ve baskın unsurun “...” ibaresi olduğu açıkça görülmektedir. Dava konusu markada yer alan “....” ibaresi ise, İngilizcede “yıldız” anlamına gelen, günlük dilde ve ticari hayatta oldukça yaygın kullanılan bir kelimedir. Bu tür ibareler, tüketiciler nezdinde çoğu zaman ürün veya hizmetlerin kalitesine yönelik olumlu bir mesaj vermekte olup, ayırt edicilik gücü yüksek ibareler olarak değerlendirilmemektedir. Nitekim “Star” ibaresi, çok sayıda markada tali unsur olarak kullanılan, tek başına markaya güçlü bir ayırt edicilik kazandırmayan zayıf nitelikli bir ibaredir. Bu nedenle, dava konusu markaya eklenmiş olması, markanın tüketici nezdindeki temel algısını değiştirmemekte; markanın esas unsurunu oluşturan “...” ibaresini geri plana itmemektedir. Başka bir ifadeyle, “...” ibaresi, markaları farklı ticari kaynaklara aitmiş gibi algılatacak ölçüde ayırt edici bir etki yaratmamaktadır. Taraf markalarının ortak ve baskın unsurunun “...” ibaresi olması, davacı markasındaki taç şeklinin bu ibareyi yalnızca destekleyici nitelikte bulunması ve dava konusu markaya eklenen “....” ibaresinin ayırt edici gücünün zayıf olması birlikte değerlendirildiğinde; markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunduğu, Sonuç olarak, davacıya ait... sayılı marka ile dava konusu marka başvurusu arasında, “markaların aynı ya da benzer olması” şartının sağlandığı, Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus; ortalama düzeydeki halk nezdinde bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurulmasıdır. Hatta markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir. Burada işitsel veya görsel bir benzerlik ve hatta genel görünüş açısından umumi intiba olmasa bile halk tarafından iki marka arasında bir bağlantı kurulması ve hatta çağrıştırması dahi karıştırılma ihtimali için yeterli bir ölçü olarak kabul edilmelidir. Tüketicinin iki işaret arasında doğrudan ya da kaynakları bakımından idari – iktisadi bir ilişki kurma yanılgısına düşmesi iltibas ihtimalinin kabulü için yeterli olacaktır. Karıştırılma olasılığının değerlendirmesi, inceleme konusu markaların görsel, işitsel veya kavramsal benzerliği bakımından, markaların ayırt edici ve baskın unsurları özellikle göz önüne alınarak, markaların bütünsel olarak ortaya çıkardıkları izlenim esasında yapılmalıdır. İnceleme konusu malların veya hizmetlerin ortalama tüketicilerinin markaları algılayış biçimi, karıştırılma olasılığına yönelik genel değerlendirmede belirleyici rol oynar. Markalar arasındaki görsel, işitsel veya kavramsal benzerlikler bütün olarak karşılaştırılmalıdır. Karşılaştırma, genel izlenim esas alınarak, özellikle markaların ayırt edici ve baskın unsurları ve davanın koşullarıyla ilgili tüm faktörleri dikkate alarak global olarak yapılmalıdır. Karıştırılma ihtimali değerlendirilirken araştırılması gereken bir diğer husus da hedef tüketici kitlesidir. Tüketici kitlesi, her bir mal ve hizmet türü için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Markalar arasındaki karıştırılma ihtimalinin tespitinde kural olarak ortalama tüketiciler dikkate alınacak olup; doktrinde kabul edilen kritere göre malın hitap ettiği makul düzeyde bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. Yukarıdaki hususlar dâhilinde somut olayda, dava konusu emtialar, hem ticari hem de bireysel kullanıma konu olabilen ürünler olup, ilgili tüketici kitlesini; bir yandan ev tipi çamaşır makinelerini satın alan ortalama son tüketiciler, diğer yandan oteller, hastaneler, yurtlar, çamaşırhaneler, kuru temizleme işletmeleri, sanayi tipi çamaşırhane hizmeti sunan işletmeler ile bu işletmeler adına alım kararı veren profesyonel kişiler oluşturmaktadır. Söz konusu ürünler, kullanım amacı, teknik özellikleri, kapasitesi, enerji verimliliği, dayanıklılığı, servis ağı ve fiyatı gibi kriterler dikkate alınarak satın alınan, nispeten yüksek maliyetli ve uzun süreli kullanıma yönelik makinelerdir. Bu nedenle, ilgili tüketicilerin satın alma kararını verirken belirli ölçüde dikkat ve özen gösterecekleri kabul edilmelidir. Sonuç olarak, işbu davanın konusunu oluşturan tüm emtianın, davacıya ait .... sayılı marka kapsamında yer alan emtia ile aynı/aynı tür olduğu, dava konusu markanın “....”, davacıya ait 07. Sınıf emtia bakımından tescilli .... sayılı markanın ise “...+ ...” ibaresinden oluştuğu, markaların ortak olarak “...” ibaresini içerdikleri, ilgili tüketici kitlesinin, dava konusu ...” markasını davacıya ait “...” markasının yeni bir serisi, alt markası veya ekonomik olarak bağlantılı bir uzantısı olarak algılamasının kuvvetle muhtemel olduğu, zira "....” ibaresinin ayırt ediciliği yüksek bir ibare olmadığı, günlük dilde ve ticari hayatta sıkça kullanılan ve tüketiciler nezdinde çoğu zaman ürün veya hizmetlerin kalitesine yönelik olumlu bir mesaj vermekte kullanıldığı, dolayısıyla “...” ibaresinin markaları farklılaştırmaya yeterli olmadığı, karşılaştırılan ibarelerin “...” kelimesi ile başladığı, bir diğer ifade ile ortak ibarelerin tüketicinin ilk okuduğu ibare olduğu, tüketicinin taraf markalarını aynı/aynı tür ürünler üzerinde gördüğünde ya da işittiğinde farklı marka ile karşı karşıya olduklarını anlayabilmelerinin mümkün olmaması, taraf markalarının birbiri ile ilişkilendirme ihtimalinin bulunması nedeniyle, somut olay bakımından markaların ilişkilendirilmesi ihtimaline dayalı olan nispi tescil engeline ilişkin şartların oluştuğu, Davacıya Ait Ticaret Unvanı ile Dava Konusu Marka Arasında İltibas Tehlikesi; 6769 sayılı SMK’nın 6/6 maddesine göre; “Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.”. Bu maddeden anlaşılabileceği üzere başkasına ait ticaret unvanı, işletme adı, endüstriyel tasarım tescili gibi sınaî hak sahiplerinin ve telif hakkı gibi fikri hak sahiplerinin, bu hak konularının bir başkası tarafından izinsiz olarak tescili taleplerine itirazda bulunarak tescili engellemeleri veya tescil gerçekleşmiş ise hükümsüzlüğünü talep etmeleri mümkündür. Bu halde, dava konusu marka tescillerinin davacıya ait telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde, başvurunun önceki hak kapsamında kalıp kalmadığı incelenmelidir. Davalıya ait markanın esaslı unsuru, tüketici nezdinde marka algısı yaratan kısmı “...” ibaresidir. Davacıya ait ticaret unvanının ayırt edicilik sağlaması gereken “ek” unsuru ise “...” ibaresidir. Ticaret unvanına dayalı itirazların kabul edilebilmesi için, unvanın dava konusu marka başvurusundan önce hukuka uygun şekilde tescil edilmiş olması yanında, ilgili ticaret unvanının ticari hayatta fiilen kullanıldığının ve bu kullanım sonucunda ilgili tüketici kesimi nezdinde ayırt edici bir işlev kazandığının da somut delillerle ortaya konulması gerekmektedir. İncelenen itiraz dosyası kapsamında ise, davacı tarafça ticaret unvanının tescil kapsamını ve fiilen kullanıldığını gösterir herhangi bir belge veya delil sunulmadığı görülmüştür. Dosyada, ticaret unvanının piyasada kullanıldığını, bu kullanımın belirli bir yoğunluğa ulaştığını veya ilgili tüketiciler nezdinde davacı ile özdeşleştiğini ortaya koyabilecek nitelikte herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanmamıştır. Bu itibarla, her ne kadar davacı unvanı ile dava konusu marka arasında benzerlik bulunduğu değerlendirilmiş ise de, ticaret unvanına dayalı itiraz bakımından, unvanın fiili kullanımını ve bu kullanım nedeniyle korunmaya değer bir hak doğduğunu ortaya koyan yeterli delil sunulmadığından, ticaret unvanına dayalı itirazın yerinde olmadığı, Netice itibariyle, Dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan tüm emtianın, davacıya ait .... sayılı marka kapsamında yer alan emtia ile aynı/aynı tür olduğu, Dava konusu marka başvurusunun, davacıya ait .... sayılı marka ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olduğu, Davalıya ait dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait ....sayılı marka arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, Somut olayda 6769 sayılı SMK madde 6/6 koşullarının oluşmadığı, .... sayılı kararının hukuka aykırı olduğu, iptali koşullarının oluştuğu sonuçlarına ulaşılmış, aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Davanın kabulüne, .... sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip resen Türk Patent’e gönderilmesine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan peşin alınan 615,40.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekille temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının yapmış olduğu ve aşağıda dökümü yazılı 85.381,30.-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum vekillerinin yüzüne karşı, diğer davalı şirketin vekil veya temsilcisinin yokluğunda, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Mahkemeleri'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.

Kâtip Hâkim .... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır

MASRAF DÖKÜMÜ Harçlar : 1.318,30.-TL Gider Avansı :84.063,00.-TL TOPLAM :85.381,30.-TL

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/100, K. 2026/397, T. 24.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-100-e-2026-397-k-2c5ced22003e