İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/915 E. 2026/36 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/915
- Karar No
- 2026/36
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/915 Esas KARAR NO : 2026/36
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/11/2024 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin ... plakalı ... Marka ... Tipi, .... Şasi numaralı aracın sahibi olduğunu, müvekkilinin sahibi olduğu aracı genel bakım ve kontrollerin sağlanması maksadı ile 09.05.2024 tarihinde davalılardan ...’in yetkili servisi olan davalı .... Araçlar Ltd. Şti’nin İstoç şubesine götürerek teslim ettiğini, müvekkilinin aracı teslim aldıktan kısa bir süre sonra SOS aksiyonunun çalışmaması sebebi ile yeniden yetkili servise başvurduğunda ilk servis ziyaretinde iletişim modülünün devre dışı bırakılması için yazılım güncellemesi ile SOS aksiyonunun iptal edildiği bilgisinin verildiğini, akabinde müvekkilinin iptal edilen aksiyonunun eski hale getirilmesi talebi üzerine14.05.2024 tarihinde aracın yeniden servise alındığını, yaklaşık bir aylık sürecin sonunda sair gerekçelerle eski hale getirme işleminin yapılamadığı bilgisinin verilerek aracın bu haliyle ayıplı olarak müvekkiline teslim edildiğini, yetkili servis tarafından ikrar olunduğu üzere müvekkiline ait araçtaki donanımlardan biri olan ve servis işlemi öncesinde aktif olarak kullanılmakta olan SOS aksiyonunun, müvekkilinin bilgi ve rızası dışında iptal edildiğini ve meydana gelen ayıbın davalılar tarafından giderilemediğini, söz konusu donanımın aracın üretimi ile birlikte sağlanmakta olup herhangi bir kaza, acil sağlık müdahalesi gerektiren anlarda kullanılabileceği güvencesi ile araç sahibine sunulduğunu, böylesi bir donanımın davalılar tarafından ortadan kaldırılmasının aracın tam ve eksiksiz olarak kullanılmasına engel bir ayıp ve değer kaybı sebebi olduğu gibi aynı zamanda suç da teşkil ettiğini, öte yandan, dava konusu işlem sebebiyle müvekkilinin otomobilinin birkaç gün serviste bekletildiğini, aracın serviste kaldığı süreler boyunca müvekkilinin iş hayatı ve özel hayatının da bu durumdan kötü etkilendiğini, akabinde ise müvekkilinin aracı kullandığı zamanlarda ise sürekli tedirgin olarak otomobilini kullanmak durumunda kaldığını, bu sebeple söz konusu firmaların ayıplı hizmet nedeniyle sorumluluklarının söz konusu olduğunu, bu sorumluluğun ayıptan doğan sorumluluk, başka bir deyişle de yüklenicinin ayıba karşı tekeffül borcu olduğunu, ayıp sebebiyle iş sahibinin 6098 sayılı yasanın 475 maddesi hükmünde kendisine tanınan haklardan istifade edebileceğini, diğer yandan davalıların her ne kadar tüzel kişilikleri ayrı olsa dahi imalatçı-üretici ve /veya ithalatçıların satış sonrası hizmetlerin sağlanmasından ve yürütülmesinden servis istasyonları ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının Yüksek Mahkeme kararları ile de sabit olduğunu, yukarıda izah edilen hususlara yönelik olarak, davalıların çözüme yanaşmaması üzerine müvekkili şirket tarafından davalılara İzmir ..... Noterliği marifetiyle 08.07.2024 tarihli, .... yevmiye numaralı ve 23.09.2024 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin gönderilmiş olmasına rağmen davalılarca herhangi bir geri dönüş sağlanmadığını, oysa ki dava dilekçesi ekinde sunulan kasko poliçesinin teminat özetinde de görülmekte olduğu gibi “Sigorta konusu araç, fabrika çıkışında monte edilen standart donanımlarıyla birlikte, Kasko Genel Şartları ve işbu poliçede belirtilen Özel Şartlar çerçevesinde, hasar tarihi itibari ile piyasa rayiç değerine kadar teminat altına alınmıştır. Sigorta konusu aracın standardının dışında yer alan, fabrika çıkışında veya sonradan ilave edilmiş donanım ve aksesuarlar (standart dışı aksesuarlar), sigorta ettiren veya sigortalının beyanına bağlı olarak bedeli poliçe üzerinde belirtilmek kaydıyla teminat altına alınmıştır.” sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğunu, belirtilen durumun ihtarname ve sözlü bildirim haricinde yazılı olarak arabuluculuk başvurusuyla davalılara bildirildiğini, ancak yapılan sözlü görüşmelerden olumlu bir yanıt alınmadığı gibi, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını iddia ederek; haklı davanın kabulüne, bu kapsamda müvekkilinin aracında meydana gelen ayıptan dolayı fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkiline ait araçta meydana gelen ayıbın giderilmesi, mümkün olmaması halinde araç kasko bedelinin müvekkiline ödenmesi, müvekkilinin aracında meydana gelen ayıp nedeniyle oluşan tüm zararlarının yukarıda belirtilen sorumlularca müteselsilen, Mahkeme müteselsil sorumluluğa ilişkin aksi kanaatte ise sorumluların Mahkemece tespit edilecek kusur oranlarına göre sorumluluklarına gidilerek, temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari avans faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Hizmetler A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK m. 6 uyarınca yetkili Mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkili şirketin adresinin "... Mah. ... Cad. 1c Blok No: 3d İç Kapı No: 1 Sarıyer / İstanbul" olup işbu dava bakımından yetkili Mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın pasif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, dava konusu ayıplı hizmet iddiası ile her ne kadar hizmet verenin yanında üreticinin sorumluluğuna gidilmiş olsa da, üretici sıfatında bulunan müvekkilinin verilen hizmete ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacının tüketici sıfatında olmadığı ve eldeki uyuşmazlığın da ticari uyuşmazlık olduğuna bakıldığında, TKHK hükümlerinin değil TBK ve TTK hükümlerinin somut olaya uygulanacağının açık olduğunu, davacının söz konusu satışta tacir sıfatında olduğundan üretici sıfatındaki müvekkilinin ayıplı hizmet konusunda herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi bu talepler bakımından taraf sıfatının da bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, eğer davalının bu hizmet süresince bir zararı doğduysa, bu zararın muhatabının hizmet veren taraf olduğunu, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli bir şekilde müvekkiline dava yöneltmiş durumda olduğunu, dava konusu taleplerin terditli olarak ileri sürülemeyeceğini, davacının talep sonucunun ve muhatabının açık olmadığını, öğretide ve uygulamada da kabul edildiği üzere tüketicinin seçimlik haklarını tek yanlı ve varması gereken bir irade açıklamasıyla kullanması gerektiğini, tüketicinin bu haklardan hangisini seçtiğini, bir kez bildirmekle, seçim hakkını kullanmış olacağını ve artık tercihini değiştiremeyeceğini, çünkü satıcının kayıtsız şartsız, bildirilen tercihi yerine getirmek zorunda olduğunu, nitekim Yargıtay'ın süregelen uygulamasının da bu yönde olduğunu, dava konusu aracın davalı ....'nın servisine 09/05/2024 tarihinde giriş yaptığını, gerekli bakımlarının yapılmasının akabinde tam ve sağlam şekilde davacıya teslim edildiğini, hizmetin ayıplı olduğundan söz edilemeyeceğini, davalı tarafından genel bakım esnasında yapılması gereken tüm kontrollerin yapıldığını ve bakıma onarıma yönelik işlemlerin tamamlandığını, yine tamamlanması gereken zorunlu kontroller esnasında aracın yazılımsal kontrolleri yapılırken bir yazılım güncellemesi geldiğinin anlaşıldığı ve araç bakımı esnasında tamamlanması gereken hususlardan biri olması nedeniyle söz konusu yazılım güncellemesinin gerçekleştirildiğini, bakım esnasında yapılması gereken tüm işlemlerin olması gerektiği şekilde herhangi ayıp veya kusur olmaksızın tamamlandığını, yapılması gereken bakım işleminin doğru şekilde gerçekleşmesi nedeniyle ayıplı hizmet iddiasının kabul edilemez nitelikte olduğunu, davacı tarafından iddia edildiği üzere ayıplı hizmet veya kusur bulunmamakla birlikte dava konusu talebin BTK kararı ile birlikte ifa imkansızlığı taşıdığını, davacı tarafından yazılım güncellemesi ile SOS aksiyonunun iptal olması nedeniyle ayıplı hizmet verildiğinin iddia edildiğini, fakat söz konusu SOS aksiyonunun kullanılmamasının nedeninin servis tarafından ayıplı hizmet sunulması olmayıp BTK tarafından alınan 12.02.2019 tarih 2019/DK-TED/053 no.lu Uzaktan Programlanabilir SIM Teknolojileri (eSIM) ile ilgili karar olduğunu, BTK tarafından alınan karardan anlaşılacağı üzere uzaktan programlanabilir SIM teknolojilerinin ülkemiz sınırları içerisinde kullanılması durumunda, bu kapsamdaki modüllerin sadece ülkemizdeki mobil işletmeciler tarafından kontrol edilebilecek şekilde programlanabilir olması ve sadece ülkemizdeki mobil işletmeci profillerinin yüklenebilmesi, yabancı şirketlere ait SIM profillerinin ise ancak yurtdışı çıkışlarında gümrük hattı dışında yüklenebilmesine imkan sağlanmasının mümkün olabileceğini, bu durumda sürücü veya yolcuların acil servislerle iletişime geçmesini sağlayan ve kullanımı esnasında uzaktan programlanabilir SIM teknolojisinden faydalanılan SOS hizmeti, yabancı şirketler tarafından kontrol edilemeyeceğini bu nedenle de yabancı şirketlere ait olan bu profillerin ülke içinde kullanıma kapatılacağını, söz konusu karar gereği mecburi bir yazılım güncellemesi getirilmiş olup bu güncelleme ile ülke sınırları içerisinde SOS hizmetinin kullanımının mümkün olmayacağını, dolayısıyla davacı tarafından iddia edildiği üzere herhangi bir ayıplı hizmet veya sözleşmeden kaynaklı bir kusur bulunmamakla birlikte dava konusu talep bakımından da ifa imkansızlığı bulunduğunu, söz konusu BTK kararının müşteriye bildirilmiş olmakla beraber yazılım güncellemesi hususunda davacının müşteri onayı bulunduğunu, cevap dilekçesi ekinde sunulan deliller arasında yer alan 09.05.2024 tarihli servis formunun devamında müşteri ile yapılan uzlaşmalar kısmında "Değerli müşterimiz, T.C. Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kurumu tarafından araçlarda bulunan uluslararası dolaşıma açık SIM kart kullanımına ilişkin 12.02.2019 tarih ve 2019/DK-TED/053 alınan karara binaen .... şasi numaralı ... marka aracınızın ilk servis ziyaretinde içerisindeki iletişim modülünün devre dışı bırakılmasına ilişkin aracınızda yazılım güncellemesiyle iptal işlemi yapılmıştır. Daha sonra sizden gelen talep ve ... otomobil Aş. Onayı ile servisimizce ... servis mühendisliğine talep oluşturarak ilgili sim kartın açılması için başvuru yapılmış ve güncelleme yüklenmiştir. Sistemin çalışmadığı geri bildiriminize istinaden durum tekrar Almanya merkeze iletilmiş ve şu anki durumun aracın yazılımdan kaynaklanmamaktadır. Türkiye'deki servis sağlayıcılardan sim kartın yasal olarak aktif hale getirilemeyeceğinden dolayı çalışmayacaktır. Daha önceki talebinize istinaden ancak yurt dışında kullanıma açık olacaktır." şeklinde belirtildiğini, söz konusu evrağın altında imzası bulunan davacı tarafın söz konusu BTK kararından ve ifa imkansızlığından haberdar olmasına rağmen iş bu davayı açtığını, bu bakımdan anlaşılacağı üzere davacının taraflarına yönelttiği iş bu davaya konu taleplerinin kötü niyet teşkil ettiğini, delilleri arasında sunulan bir diğer imzalı belgede davacının bu güncellemeye onay verdiğinin de görüleceğini, davacının iradesiyle ve onayıyla yapılan bakım doğrultusunda verilen kusursuz hizmette, BTK kararı doğrultusunda alınan güncelleme ile meydana gelen sonuçtan müvekkilinin kusurunun bulunması ve hukuka uygun gerçekleştirilen işlem sonucu ayıp iddiası ile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacı tarafça her ne kadar eser sözleşmesinden kaynaklı sorumluluktan bahsedilmişse de bu iddianın dayanağının taraflarınca anlaşılamadığını, davacı ile müvekkili arasında bir satış sözleşmesinin mevcut olduğunu, söz konusu uyuşmazlığın ise ayıplı hizmete ilişkin olduğunu, kabul anlamına gelmemekle dava konusu iddialara konu hizmeti veren yetkili servisin 2 numaralı davalı ... Motorlu Araçlar Ltd. Şti. Olduğunu ve işbu uyuşmazlıkta müvekkili şirketin yalnızca üretici konumunda olup hizmete ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, şikayete konu aracın yasal garanti süresinin 2 yıl olduğunu, aracın ilk trafiğe çıkış tarihinin 30.03.2018 tarihi olup garanti süresinin 30.03.2020 tarihinde sona ermiş durumda olduğunu savunarak; davanın HMK m. 119 nedeniyle açılmamış sayılmasına, davanın yetki ve pasif husumet itirazları doğrultusunda usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın herhalde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin adresinin “... Mah. .... Cad. No:1 Ataşehir/İstanbul” olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, iş bu sebeple yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddini talep ettiklerini, TBK madde 72 ve davaya konu hasarın meydana geldiği tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1420. Maddesi gereğince davanın zaman aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinin ispat delilleri bölümünde delillerinin sıralanmış olup bu delillerle hangi hususların ispat edileceğinin açıklanmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkette kasko poliçesi bulunan araçta meydana gelen hasarın bedelinin talep edildiğini, davaya konu aracın müvekkili şirket nezdinde ... Kasko Sigorta Poliçesi ile kaskolu olduğunu, müvekkili şirketin kendisinden talepte bulunulduğu zaman olayı incelediğini ve kasko poliçesi anlamında teminat altına alınan bir hasar olmadığını tespit ettiğini, sigorta kapsamına giren bir olaydan doğmadıkça ve böyle bir olayla sonuçlanmadıkça taşıtın mekanik, elektrik ve elektronik donanımından meydana gelen zararlar ile lastiklerde meydana gelen zararların teminat dışı olduğunu, sonuç olarak iddia edilen arıza veya ayıplı hizmete ilişkin müvekkili şirketin sorumluluğunun mevcut olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte öncelikle TTK 1409 ve 1459 madde hükümlerinin sebepsiz zenginleşme yasağının sigortacılıktaki tezahürleri olduğunu ve müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun “gerçek zarar” ile sınırlı olduğunu, dosyanın bilirkişiye tevdi ile müvekkilinin poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olduğu hususu dikkate alınarak; aracın onarım bedelinin, pert ve sovtaj değerlerinin ayrı ayrı hesaplanmasını, eğer aracın onarımına karar verilecekse poliçedeki muafiyetlerin uygulanmasını; tam rayiç ödenmesine karar verilmesi halinde ise aracın hurdası müvekkili sigorta şirketine ait olacağından tüm hak mahrumiyetlerinden ari bir biçimde aracın sigorta şirketine devri şeklinde hüküm kurulması gerekmekte olup, bu hususların dikkate alınmasını, aksi taktirde sebepsiz zengileşme hükümlerinin ortaya çıkacağının sabit olduğunu, uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, somut uyuşmalığa konu kazanın haksız fiilden kaynaklanmış olup, ticari iş olarak nitelendirilemeyeceğini, ayrıca aracın ruhsatı incelendiğinde kullanım amacının ticari değil, hususi olduğunun göründüğünü, bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu savunarak davanın reddine, müvekkili şirket lehine vekâlet ücretine hükmedilmesine, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi davalı .... Limited Şirketine usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı vekili yazılı ve sözlü beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ayıplı servis hizmeti nedeniyle uğranılan zararın tazmini ile kasko bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Uyuşmazlığın; davalılardan ...'in yetkili servisi olan davalı ... Araçlar Ltd. Şti. tarafından davacının maliki olduğu ... plaka araca verilen servis hizmetinin ayıplı/hatalı olup olmadığı, ayıbın yetkili servis tarafından hatalı kurulumundan mı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıbın giderilip giderilmediği, ayıbın tespiti halinde davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğramış ise zarar miktarı, ayıplı servis hizmetinden davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ayıbın giderilip giderilemeyeceği, davacıya ait araçta meydana gelen ayıbın giderilmesi, mümkün olmaması halinde araç kasko bedelinin davacıya ödenmesi taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı Mercedes'in savunması kapsamında davanın yetkili Mahkemede açılıp açılmadığı, husumet itirazının kabul edilip edilemeyeceği, BTK kararı nedeniyle dava konusu talebin ifa imkansızlığı taşıyıp taşımadığı, yazılım güncellemesi hususunda davanın onayı olup olmadığı, aracın garanti süresinin sona erip ermediği, davalı sigortanın savunması kapsamında; davanın yetkili Mahkemede açılıp açılmadığı, zaman aşımı itirazının kabul edilip edilemeyeceği, hasarın kasko poliçesi kapsamında teminat altına alınan bir hasar olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. ... plakalı aracın UYAP Bilişim Sistemi üzerinden aktif-pasif tescil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. İzmir .... Noterliğinden; 08/07/2024 tarih, ... yevmiye numaralı ve 23/09/2024 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamelerinin bir sureti celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından; ... plakalı araca ait muayene kayıtları UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden; ... plaka sayılı aracın hasar, kaza tespit tutanağı ve eksper rapor bilgisi UYAP Bilişim sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. ... Ltd. Şti'den; dava konusu aracın servis işlemlerine ilişkin tüm bilgi, belge ve ödeme belgeleri celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak; 12.02.2019 Tarih, .... Numaralı BTK Kararının SOS Aktivasyonunun iptaline neden olup olmayacağı hususu ile kararın mahiyetinin ve sonuçlarına ilişkin bilginin Mahkememize gönderilmesi istenilmiş; 24/06/2025 tarihli cevabi yazı dosya kapsamına kazandırılmıştır. Davacı vekili tarafından bildirilen tanık talimat yolu ile dinlenilmiştir. Mahkememizce talimat yoluyla dinlenen davacı tanığı ... beyanında, "Davacı şirket yetkilisi .... ile 2021 yılından beri birlikte çalışıyoruz, şirket kuyumculuk ve takı üzerine çalışmaktadır, ayrıca spirütiel ilimler ile eğitim faaliyetleri yürütür, 2024 yılında İstanbul Batışehir de şirketin ofisi vardı, şirkete ait ... plakalı aracın normal bakımının yapılması için Batışehirdeki arkadaşa rica ettik, o da davalılardan ... LTD ŞTİ ye aracı götürdü, araç serviste kaç gün kaldı tam olarak hatırlamıyorum, araç servisten geldikten sonra bu araçla İzmir'e gittik, ekranda güvenlik uyarı sisteminde bir uyarı lambası yandı, İzmir'den dönüşte yine arkadaşımız aynı yere araçtaki bu işaret lambası için götürdü, bu sefer araç 1 hafta kadar tekrar serviste kaldı, aracın güvenlik donanım paketinin sehven iptal edilmiş olduğunu söylediler, bunun düzeltilmesi için de beyninin düzeltilmesi gerektiğini söylediler, aracın beyninin Almanya'ya gönderilmesi ve maliyetli bir iş olduğu için göndermediler, aracın kaskosu vardı, firmanın hatasından kaynaklı bu sıkıntı giderilmedi, daha sıkıntı devam etmekte iken arabayı sattık, güvenlik paketi olmadığı için rayiç değerinden düşük bir fiyata satmak durumunda kaldık, bu nedenle şirket zarara uğramıştır, dava açıldığı sırada henüz dava konusu edilen araç satılmamıştı, bu nedenle dava dilekçesinde davacı şirketin aracının ayıbının giderilmesi talebi vardı, ancak araç sonra satılmıştır, ayıplı olduğu için zarar söz konusudur, 2024 yılı nisan ayında biz Kayseriye ...nın sevk ve idaresinde bu araçla gittik, yolda bana SOS düğmesinin ne işe yaradığını göstermek için deneme amaçlı düğmeye bastı ve karşı tarafta yabancı bir dilde biri ile görüştü, hatırladığım kadarıyla telefon numarası +49 du, ancak araç normal bakım için servise götürüldükten sonra bu SOS düğmesi her nedense çalışmaz duruma geldi, bu nedenle bu dava açıldı " demiştir. Mahkememiz dosyası; dosya içerisinde mevcut tramer, servis ve muayene kayıtları ile tanık beyanları, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tespit edilen uyuşmazlık konuları olan; Davalılardan ...'in yetkili servisi olan davalı .... Araçlar Ltd. Şti. tarafından davacının maliki olduğu ... plaka araca verilen servis hizmetinin ayıplı/hatalı olup olmadığı, ayıbın yetkili servis tarafından hatalı kurulumundan mı yoksa kullanıcı hatasından mı kaynaklandığı, ayıp iddiasının subüt bulması halinde ayıbın niteliği (gizli-açık ayıp), ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, ayıbın giderilip giderilmediği, ayıbın tespiti halinde davacının zarara uğrayıp uğramadığı, zarara uğramış ise zarar miktarı, ayıplı servis hizmetinden davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, ayıbın giderilip giderilemeyeceği, davacıya ait araçta meydana gelen ayıbın giderilmesi, mümkün olmaması halinde araç kasko bedelinin davacıya ödenmesi taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği; davalı Mercedes'in savunması kapsamında BTK kararı nedeniyle dava konusu talebin ifa imkansızlığı taşıyıp taşımadığı, yazılım güncellemesi hususunda davanın onayı olup olmadığı, aracın garanti süresinin sona erip ermediği, davalı sigortanın savunması kapsamında hasarın kasko poliçesi kapsamında teminat altına alınan bir hasar olup olmadığı hususlarında tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınmak suretiyle rapor düzenlenmek üzere ..... Makina Fakültesi Öğretim Üyelerinden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından 19/11/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiştir. 19/11/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"...Dosyada mevcut ifade, yazışma ve diğer belgeler dikkate alınarak yapılan değerlendirmede: Davaya konu olayın: ... plaka numaralı, ... marka, .... (AA Sedan) tip, 2018 model, ... şase numaralı taşıtın 11/06/2024 tarihinde .... ve ... Araçlar Ltd. Şti. tarafından karşılıklı imza altına alınmış Müşteri İsteği ile İletişim Modülü İptali dokümanına istinaden ... İletişim Modulü kapsamında, SOS düğmesi ve bağlı foksiyonların iptal edilmesini müteakip müşterinin özelliklerin yeniden taşıta kazandırılması talebi sonrası sistemin çalışmadığı gerekçesi ve ayıplı hizmet nedeni ile dava açılması şeklinde ortaya çıktığı, İmalatçı tarafından taşıta monte edilen donanım ve sunulan hizmetin devre dışı bırakılmasının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun 12/02/2019 tarihli Kararına istinaden gerçekleştirildiği, dosyada mevcut 12/06/2024 tarihli Uzlaşma Tutanağında: SIM kart sisteminin açılarak güncellemenin yüklendiğinin, servis sağlayıcı bulunmadığından sistemin yurt içinde çalışmayacağının belirtildiği ve .... tarafından taşıttaki izinsiz müdahalenin giderildiğine dair not düşülmüş olduğu, Pasif Araç Sorgu Raporunda: mevcut muayene evrakından 2018 ilk tescil tarihli taşıtın ilk tescilinin .... firması adına yapıldığı, ... Basın Yayın firması adına 07/03/2024 tarihinde devredildiği, 24/07/2024 tarihinde ... Medya Basın Yayın firmasına geçtiği, 04/12/2024 tarihinde diğer kişiye satışının yapıldığı ve 22/01/2025 tarihinde de yeniden satış görmüş olduğu, deaktivasyonun yapıldığı 11/06/2024 tarihinde taşıtın ... Medya Basın Yayın firması adına tescilli olduğu, Uzaktan algılama, takip ve komut sistemlerinin uzun yıllardır özellikle nakliye firmaları tarafından uydu ve GSM şebekeleri üzerinden kullanılmakta oldukları, bir süredir de taşıtların GSM şebekesi üzerinden acil durum konum bildirme, belirleme yanında çeşitli özelliklerinin desteklenmesi, arıza takibi, giderilmesi, yazılımların güncellenmesi, mültimedya sistemlerinin kullanımı açısından bu tip sistemlerle donatılmış vaziyette satışa arz edildikleri, ilk başta sistemlerin ülke içinde de pilot şehirlerde devreye alınmasına rağmen B.T.K. Kararı sonrası faaliyetlerinin sonlandığı, sistem yapıları nedeni ile bazı firmaların hizmet sağlayıcısı bulunmadığından sistemlerinin kendiliğinden devre dışı kaldığı, davalı firmada olduğu şekilde bir kısım firmanın da sistemi devre dışı bırakmış olduğu, yine bir kısım taşıt imalatçısı firmanın otomobillerinde bu sistemlerin kullanıcılar tarafından güncellenmesine müsaade edilebildiği, bir kısım firmada ise yetkili servis müdahalesine ihtiyaç bulunabildiği, ayrıca sistem yapısına bağlı olarak yazılımın servis sağlayıcının mevcut olduğu ülkelere giriş yapıldığında özelliklerin aktive olabildikleri, davaya konu taşıt özelinde: sistemin İmalatçı/ithalatçı firma tarafından yetkili servise davet ile devreden çıkarılmış olduğu, yeniden yüklenmiş olduğu belirtilmesine rağmen sistemin mevcut halde uygun şekilde çalışıp çalışmadığının servis sağlayıcı olmadan tespitinin mümkün olmadığı, sistemin devre dışı bırakılması için donanımın sökülmesine gerek bulunmadığı, taşıt üzerinde tespit gerektireceği, ancak işlemin yazılım üzerinden tatbik edilmiş olması gerektiği ve eski yazılım yüklenmek ve protokoller oluşturulmak şartı ile yeniden devreye alınabileceği, nitekim mutabakat metni ve servis evrakında yazılım müdahalesi yapılması gerekliliğinin belirtildiği, hukuki açıdan B.T.K. Kararlarının bağlayıcı olup olmadığı, zaten servis sağlayıcı olmadan ve aktive edilmeden iletişim kurulamayacak sistemin iptalinin gerekip gerekmediğinin Sayın Mahkeme'nin takdirinde bulunduğu, taşıtın mevcut durumunda sistemin servisin verildiği ülkelerde çalışıp çalışmayacağının belirlenmeyeceği, ayıp içerip içermediğinin anlaşılamayacağı, yalnızca yazılım üzerinden kontrolünün mümkün olduğu fakat gerek taşıtın üçüncü taraflara satışının gerçekleşmiş olması gerek ise yazılım devrede olsa da iletişimin uygun şekilde kurulup kurulamadığının da anlaşılamayacağı, .... sisteminin devrede olmamasının taşıttan ana amacı açısından faydalanılmasına engel oluşturmayacağı fakat bir takım yukarıda sayılan fonksiyonlardan faydalanılamayacağı, bu durumun B.T.K. Kararına bağlı olması ve Karar tarihinin taşıtın ilk tescil tarihinden sonrasına tekabül etmesi nedeni ile özelliklerin devreden çıkmasının bedel indirimine neden olup olmadığının da hukuki mütalaa gerektirmesi nedeni ile Sayın Mahkeme'nin uhdesinde bulunduğu, dosya muhteviyatında taşıtın ilk tescil faturasının bulunmadığı, bu donanım için ek ücret alınıp alınmadığının bilinemediği, davacı şirkete satışına ilişkin Araç Satış Sözleşmesinin de dosyada mevcut olmadığı, ilk faturada ek ücret talep edilmiş olması ve Mahkeme'nin bu bedelin indirilmesi yönünde hüküm kurması durumunda bu özellik için alınan tutarın toplam taşıt bedeline oranı, davacı tarafa satış bedeline tatbik edilmek sureti ile bedel indirimi hesabı yapılabileceği, yukarıda açıklanan hususlardan dolayı davaya konu taşıt Hermes sisteminin iptali için dosya muhteviyatında ... imzalı mutabakat metninin mevcut olduğu, ayıp iddiası açısından: B.T.K. Kararının hukuki bağlayıcılığının bulunup bulunmadığı, servis sağlayıcının bulunmadığı şartta sistemin devre dışı bırakılıp bırakılmaması gereği gibi hususların hukuki mütalaa gerektirdiği ve Sayın Mahkeme'nin uhdesinde kaldığı, Sistemin güncelleme sonrası aktif hale geçip geçmediğinin, uygun şekilde çalışıp çalışmadığının taşıtın satışının gerçekleştirilmiş olması yanında, servis sağlayıcısı da bulunmadığından tespitinin mümkün olmadığı, Dosyada ilk satış faturası bulunmadığından bu sistem için ek ücret talep edilip edilmediğinin bilinmediği, taşıtın ilk tescil tarihinin 2019 tarihli B.T.K. Kararı öncesinde,2018 yılında gerçekleştirildiği, bu neden ile hukuken geriye doğru sistem için bedel ödenmişse tenzili gerekip gerekmeyeceğinin Sayın Mahkeme'nin takdirine bağlı olacağı, Tenzil gerekmesine hükmedilmesi halinde: ilk satış faturası dosyada mevcut olmadığından belirlenemeyen ilk tescildeki sistem bedeli taşıt bedeline oranlanıp, yine dosyada bulunmayan ... firmasının Araç Satış Sözleşmesinde belirtilen satın alma rakamına tatbik edilerek tenzilat rakamının bulunabileceği, Sigorta teminatı hususunun sigortacılık uzmanı vasıtası ile belirlenmesi gerekeceği" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanı, B.T.K. Yazı cevabı, 19/11/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı şirkete ait ... plaka sayılı ... marka, ... (AA Sedan) tip, 2018 model aracın servis ve bakım işlemleri için ... yetkili servisi olan davalı .... Limited Şirketine götürüldüğü, aracın teslim alınmasından kısa bir süre sonra S.O.S. Aksiyonunun çalışmadığının fark edilerek tekrar servise götürüldüğü ve sistemin eski hale getirilmediği iddia edilerek iş bu ayıplı servis hizmeti nedeniyle uğranılan zararın tazmini talepli davanın açıldığı, yukarıda özetlenen 19/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu taşıt Hermes sisteminin iptali için dosya muhteviyatında ... imzalı mutabakat metninin mevcut olduğu, imalatçı tarafından taşıta monte edilen donanım ve sunulan hizmetin devre dışı bırakılmasının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun 12/02/2019 tarihli Kararına istinaden gerçekleştirildiği, dosyada mevcut 12/06/2024 tarihli Uzlaşma Tutanağında: SIM kart sisteminin açılarak güncellemenin yüklendiğinin, servis sağlayıcı bulunmadığından sistemin yurt içinde çalışmayacağının belirtildiği, gerek taşıtın üçüncü taraflara satışının gerçekleşmiş olması gerek ise yazılım devrede olsa da iletişimin uygun şekilde kurulup kurulamadığının da anlaşılamayacağı, Hermes sisteminin devrede olmamasının taşıttan ana amacı açısından faydalanılmasına engel oluşturmayacağı hususlarının tespit edildiği, dosya içeriğine ve dava konusu olaya uygun ve yukarıda detaylı olarak özetlenen bilirkişi raporunun taraf ve mahkeme denetimine olanak sağlayacak şekilde düzenlendiği ve bu nedenle Mahkememizce de benimsenerek; davacı şirkete iletişim modülünün devre dışı bırakılması gerektiğine dair SMS ve mail yolu ile bilgi verilerek servise davet edildiği, dava konusu araçta yapılan güncellemenin B.T.K.'nın 12/02/2019 tarihli kararı uyarınca yapıldığı, davacı şirket yetkilisinin 11/06/2024 tarihli belge ile bu işleme onay verdiğinin anlaşıldığı, iletişim modülünün devrede olmamasının taşıttan ana amacı açısından faydalanılmasına engel oluşturmayacağı, B.T.K. Karar tarihinin taşıtın ilk tescil tarihinden sonra olması, aracın 3. Kişiye satılması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde davalının vermiş olduğu servis hizmetinin ayıplı olmadığı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 427,60-TL harçtan mahsubu noksan kalan 304,40-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Kullanılmayan gider avansının (16.000,00-TL Bilirkişi ücreti hariç olmak üzere) HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı ... vekilinin e-duruşma sistemi ile davalı ... vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026
Katip ... ¸¸
Hakim ... ¸¸