İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/786 E. 2026/33 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/786
- Karar No
- 2026/33
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/786 Esas KARAR NO : 2026/33
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 26/12/2024 KARAR TARİHİ : 28/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Haksız Eylemden Kaynaklanan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... nolu ticari işyerim paket sigortası poliçesi ile sigortalı bulunan ...Şti.'nin depo olarak faaliyet gösterdiği "..." adresindeki iş yerinde 24/04/2023 tarihinde davalı iş merkezinin ana rögarının çökmesi sonucu depoya sirayet eden sudan dolayı sigortalının teneke ambalajlarının paslandığını, orijinal kolilerin ıslanarak yırtıldığını, muhtelif araç boyası ve verniklerin hasarlandığını, yapılan inceleme ve ekspertiz raporu sonucunda sigortalıya 11.035,37TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, hasara sebebiyet veren davalı ... İş Merkezi Yönetiminin zararı gidermekle yükümlü olduğunu, bu bedelin tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ederek takibin durduğunu, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketin itirazının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen alacak ile hak düşürücü ve zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, yöneltilen hususların gerçek dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte taleplerin çok yüksek olduğunu, davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde haksız ve yersiz davanın reddine, alacağın %20si oranında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, hasar nedeniyle ödenen sigorta bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı yanca, içinde sigorta poliçesi, eksper raporu ile ödeme belgesinin bulunduğu hasar dosyası ve ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası celbedilmiştir. ... 5. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan asıl alacak, işlemiş faiz olarak toplamda 121.731,66 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde sunulan 07/12/2023 tarihli dilekçe ile ödeme emrine itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu görülmüştür. Öncelikli olarak, dava şartları, ilk itirazlar ve süreler yönünden değerlendirme yapılmıştır. Davalı şirketin ticari nitelikteki iş merkezinin yöneticisi olduğu, temel ilişkiye taraf dava dışı diğer şirketin de (... Ltd. Şti.) ticari şirket olması nedeniyle tacir oldukları anlaşıldığından uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davalı tarafın Mahkememizin görevine yönelik yapmış olduğu itirazının reddine karar verilmiştir. İİK'nın 67/1 maddesi gereğince itirazın iptali davasının; itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, icra dosyası incelendiğinde itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine dair bir kayıt ve belge olmadığı anlaşıldığından yerleşik yargıtay uygulamaları dikkate alınarak davanın 1 yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalı tarafın hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığına dair itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı tarafça zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, hasar nedeniyle sigortalıya yapılan ödeme tarihinin 27/07/2023, dava tarihinin ise 26/12/2024 tarihi olduğu anlaşılmakla, TBK'nın 72/3 maddesi gereğince 2 ve 10 yıllık zaman aşımı sürelerinin dolmadığından davalı tarafın zaman aşımı def'iinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce 24/04/2023 tarihinde ... civarında genel hava durumunun nasıl olduğu, şiddetli yağış yaşanıp yaşanmadığı, sel ve su baskınları meydana gelip gelmediği, yağış varsa doğal afet niteliğinde olup olmadığı ile mücbir sebep teşkil edip etmediğine yönelik Meteoroloji Genel Müdürlüğüne yazı yazılmış, mahkememize verilen cevabi yazı içeriğinden 24/04/2023 tarihinde...bölgesinde aşırı yağış veya sel niteliğinde meteorolojik bir olay meydana gelmediği, yalnızca kısa süreli ve normal yoğunlukta sağanak yağış gözlendiği olayın “doğal afet” veya “mücbir sebep” kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. Yine mahkememizce dava konusu iş yerinin bulunduğu davalı ... adlı iş yerine ait yapı kullanma izin belgesinin teminine yönelik ... Belediye Başkanlığı'na yazı yazılmış, mahkememize verilen cevaba göre davalı ... iş Merkezi’ne ait ...tarihli ve ... sayılı yapı kullanma izin belgesinin mevcut olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre dava dışı sigortalının su tesisastının mevzuata uygun olup olmadığı, meydana gelen olayda dava dışı sigortalının müterafık kusuru bulunup bulunmadığı, meydana gelen zararın neden kaynaklandığı, davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığı, meydana gelen zarar su hasarından kaynaklı ise zararın ne kadar olduğunun hasar gören ürünler üzerinde inceleme ve dosyadaki belgelerle değerlendirilerek belirlenmesi, davacı tarafından yapılan ödemenin kadri maruf olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı varsa miktarının nelerden ibaret ve ne kadar olduğu noktasında rapor Mahallinde keşfen inceleme yapılmasına karar verilmiş olup ayrıca keşif mahallinde tanıkların beyanları alınmıştır. Tanık ...; "ben davalı yönetim merkezinde teknik eleman olarak çalışırım. Olay günü oldukça fazla yağmur yağmıştı Yol üzerinde bulunan ...'ye ait ana rögarlar yağmur suyunu taşıyamayarak taşmaya başladı. Hatta suyu taşıyamadığı için içeriden yağmur suyu atık hattı yağmur basıncına dayanamayarak iş merkezinin dış duvarından sigortalı firmanın olduğu bölüme sızdı. Meydana gelen hasar bundan kaynaklıdır. Bina eski olduğu için yalıtımı olduğunu düşünmüyorum. Yani meydana gelen hasar yağmur suyunun binaya taşması nedeni iledir. Eğer rögarlarda patlama olsa idi rögar açıldıktan sonra da binaya yağmur suyu sızardı. Şu an nomal bir yağmurda binaya herhangi bir sızıntı olmamaktadır. Tazyikli şekilde sigortalı iş yerine su sızıntısı olmamıştır, normal sızma şeklinde olmuştur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...; " ben davalı iş merkezinde temizlik personellerinin şefiyim. Olay günü buradaydım. Çok yağmur yağıyordu. Öyle ki ...'ye ait ana yolun altında bulunan rögarlar yağan yağmur suyunu taşıyamıyordu. Bundan dolayı yol üzerinde taşkın meydana geldi. Hatta suyun basıncından dolayı rögar hattı sızma yaparak iş merkezinin duvarlarından iş yerlerine sızıntı yapmaya başladı. Zarar gören iş yeri depo olarak kullanılıyordu. Yağmur suyu iş yerinin duvarından sızarak içeride bulunan bir kısım ürünlere zarar verdi. Bina 1987 yılında imal edildiğinden su izolasyonu bugünkü modern binalar kadar iyi değildir. Zamanın etkisi ile de duvarlardan sızıntı olması normaldir. Her ne kadar zarara bina izolasyonunun yetersiz olması sebep gözükse de asıl problem aşırı miktarda yağan yağmur sonucu yol üzerinde bulunan ...'ye ait rögarların taşkın yapmasıdır. Şu an normal yağışlarda rögarlar tıkanmamakta, herhangi bir problem olmamaktadır. İleride olaydakine benzer bir yağış meydana gelse rögarlardan yine sızıntı yapması halinde iş yerleri zarar görecektir. Davalı vekilinin sorusu üzerine; olayda yönetimin herhangi bir sorumluluğu yoktur. Üzerine düşen görevi yapmıştır. ...'yi hemen olaydan haberdar ederek rögarların açılmasını sağlamıştır," şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememizce görevlendirilen ve heyete dahil edilen inşaat mühendisi bilirkişinin dahil olduğu bilirkişi heyeti 31/07/2025 tarihli raporunda; 24/04/2023 tarihinde meydana gelen su baskını olayında, sigortalı ...Tic. Ltd. Şti.’nin depo olarak kullandığı alanda boya ve kimyasal bazlı emtialarda ciddi hasar meydana gelmiştir. Hasarın niteliği, su ile doğrudan temasa bağlı olarak kimyasal yapının bozulması, ambalaj deformasyonu, raf ömrü kaybı ve ticari nitelik kaybı şeklinde ortaya çıktığı, ... Sigorta A.Ş., ekspertiz sonucunda belirlenen zarar kapsamında sigortalıya 118.035,37TL tazminat ödemiştir. Bu ödeme, Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereğince ... Sigorta’ya, zarardan sorumlu kişi veya kurumlara karşı rücu hakkı verdiği, olayın oluş nedenlerine ilişkin yapılan teknik inceleme, keşif ve tanık beyanları çerçevesinde zarar çok aktörlü (taraflı) bir kusur yapısından kaynaklandığı, dava konusu taşınmazın ve taşınmazın yer aldığı ana taşınmazın atık sularının ana şebekeye bağlantı noktalarında geri tepme valfi bulunmaması sebebiyle yoğun yağışın akabinde yağmur sularının da toplandığı atık su şebekesinde meydana gelen taşma sebebiyle su basması olayının gerçekleşmiş olduğu, ... tarafından, eğer yapı kullanma izni verilmiş ise rögar bağlantılarının kontrolü yapılmaksızın bu iznin verilmiş olduğu, eğer yapının iskanı (yapı kullanma izin belgesi) yoksa da iskanı olmayan yapının atık su tesisatının ana şebekeye bağlanmasına müsaade edilmiş olduğu, ana taşınmazın sahibi veya sorumlularının da, mevzuatta geri tepme valfinin şebekeye bağlanması görevi yapı sahibine verilmiş olduğu halde bu hususa uyumaksızın ana şebekeye atık su bağlantısı yapılmış olduğu ve bu sebeplerle hem ...’ nin ve hem de yapı sahibinin veya sorumlusunun meydana gelen olay ve hasarda sorumluluğunun bulunduğu, ... firmasının ise boya ve kimyasal malzemelerin depolandığı alanlarda teknik standartlara (...) uygun havalandırma, zemin izolasyonu, nem kontrolü ve yükseltilmiş platform gibi koruyucu önlemleri almadığı için müterafik kusurlu olacağı, ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalıya ödenen toplam 118.035,37 TL tazminat tutarından, davalı ... İş Merkezi Yönetiminin, dava dışı sigortalı ... Tic. Ltd. Şti. firmasının ve dava dışı ...’ nin her birinin 118.035,37/3=39.345,12.-TL miktarında sorumlu olacağı, Davacı sigorta ile davadışı sigortalısı arasından kurulu sigorta sözleşmesine istinaden düzenlenen poliçede “dahili su” teminatı ile 13.045.000.-TL sigorta bedeli üzerinden zarar gören menfaatlerin sigorta edildiği, davacı sigorta, sigortalı kıymetlerde meydana gelen hasar açısından 118.035,37-TL hasar tazminatı ödemiş olup, ödemeyi gösterir yönde banka dekontu dosyaya eklenmiş olduğu, rücu telebi açısından değerlendirme Türk Ticaret Kanununun 1472 Maddesinin 1 Fıkrasında halefiyet “Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir.” olarak düzenlenmiş olduğu rapor etmişlerdir. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, dosyaya kazandırılan yeni bilgi ve belgeler ile taraf vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi bakımından alınan ek raporda; 24.04.2023 tarihinde meydana gelen su baskınının doğal afet niteliğinde olmadığı, bu hususun Meteoroloji Genel Müdürlüğünün resmi yazısıyla sabit olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu yapının 31.07.1989 tarihli yapı kullanma izin belgesine sahip bulunduğu, dolayısıyla ruhsatlı ve iskanlı bir yapı olduğu belirlenmiştir. Rögar sisteminde geri tepme valfi bulunmaması, ... ile yapı yönetiminin ortak ihmali kapsamında değerlendirilmiş olup, bakım ve onarım sorumluluğunun esasen yönetim birimine ait olduğu tespit edilmiştir. Sigortalı ... firmasının depolama alanında zemin izolasyonu, havalandırma ve paletli muhafaza koşullarına tam olarak riayet etmediği görülmüş, bu yönüyle müterafik kusurunun devam ettiği değerlendirilmiştir. Yeni deliller niteliğindeki belediye ve meteoroloji yazıları, kök bilirkişi raporunda yer alan teknik kanaati değiştirecek mahiyette olmayıp, yalnızca yapının iskanlı olduğu ve olayın mücbir sebep kapsamına girmediği hususlarını açıklığa kavuşturmuştur. Sonuç olarak, kök bilirkişi raporunda belirtilen teknik tespit ve kusur oranlarının değiştirilmesini gerektiren yeni bir veri bulunmadığından, olayın oluşumunda tarafların eşit oranlı kusurlarının (1/3’er) korunmasının uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine ve yasal mevzuata uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı ... İş Merkezi'nde bulunan, davacı sigorta şirketine sigortalı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından depo olarak kullanılan iş yerindeki ürünlerin 24/04/2023 tarihinde meydana gelen yoğun yağış sonrası rögar sisteminin taşması sonucu depoya su sızması nedeniyle hasar gördüğü, ardından davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ekspertiz sonucunda neticeten sigortalıya 27/07/2023 tarihinde 118.035,37 TL hasar ödemesi yapıldığı, ardından ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla ... 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, akabinde itirazın iptaline yönelik işbu davanın açıldığı görülmüştür. İşin esasına girilerek yapılan yargılamada mahkememizce keşif kararı verildiği keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ürünlerin su sızması nedeniyle hasarlandığı fakat ürünlerin bulunduğu depo koşullarının ürünlerin saklanma niteliğine ilişkin koşulları sağlamadığı bu nedenle dava dışı sigortalı ...Şti.'nin hasarın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, dava konusu taşınmazın ve taşınmazın yer aldığı ana taşınmazın atık sularının ana şebekeye bağlantı noktalarında geri tepme valfi bulunmaması sebebiyle yoğun yağışın akabinde yağmur sularının da toplandığı atık su şebekesinde meydana gelen taşma sebebiyle su basması olayının gerçekleşmiş olduğu, ... Belediyesi’nin 05.11.2025 tarihli yazısında, ... İş Merkezi’ne ait ... tarihli ve ...sayılı yapı kullanma izin belgesinin mevcut olduğu yönündeki cevabi yazı dikkate alındığında taşınmazın ruhsatlı ve iskanlı bir yapı olduğunu açıkça ortaya koyduğu dolayısıyla inşaat aşamasında ... onaylı kanalizasyon projesinin bulunmasının zorunlu olduğu, meydana gelen su baskınının olağan meteorolojik koşullar altında drenaj sisteminin yetersizliği ve rögar altyapısındaki eksikliklerden kaynaklandığı ... Uygulama Yönetmeliği’nin 49/ğ maddesi uyarınca “atık suyun geri gelmesini önleyici tedbirleri almakla yapı sahibi yükümlü olduğu” Bu hüküm gereğince, taşınmazın malikinin veya onun temsilcisi sıfatıyla hareket eden site yönetiminin, rögar bağlantı noktasında geri tepme önlemi almakla yükümlü olduğu, dava dışı sigortalı .... Ltd. Şti.'nin de depolama alanında zemin izolasyonu, havalandırma ve paletli muhafaza koşullarına tam olarak riayet etmediği anlaşılmakla davacı tarafından ödenen hasar bedelinden davalı iş yeri yönetimi ile dava dışı sigortalı ve ...'nin de eşit oranda sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalının dava konusu ... 5. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 39.345,12 TL asıl alacak ve mahkememizce hesaplanan 27/07/2023 hasar ödeme tarihinden takip tarihine kadar 1.232,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.577,22 TL alacak yönünden iptaline takibin toplam bu miktar üzerinden ve 39.345,12 TL asıl alacağa 01/12/2023 takip tarihinden itibaren talep gibi yıllık %9 değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, fazlaya dair davacı isteminin ve davalı yanın aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, öte yandan hüküm altına alınan alacağın haksız eylemden kaynaklandığı likit olmadığının anlaşılması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının oluşmadığı sonucuna varılarak davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının dava konusu ... 5. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 39.345,12 TL asıl alacak ve 1.232,10 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.577,22 TL alacak yönünden İPTALİNE, takibin toplam bu miktar üzerinden ve 39.345,12 TL asıl alacağa 01/12/2023 takip tarihinden itibaren yıllık %9 değişen oranlarda yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 3-Davalı tarafın kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE, 4-Alınması gereken 2.771,83-TL nispi karar ve ilam harcından peşin olarak yatan 1.470,22-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.301,61-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.470,22-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve reddolunan miktarları dikkate alınarak 2.400,00 TL'nın davacıdan, 1.200,00 TL'nın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 40.577,22-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihi Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 8-Davacının yaptığı ilk masraf 427,60 TL, 4.361,50TL keşif harcı, 2.800TL keşif araç ücreti, 22.500,00 TL bilirkişi ücreti, 510,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 30.599,10 TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre 10.199,70 TL 'nın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 9-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesisine YER OLMADIĞINA, 10-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 11-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda HMK'nın 341/1 ve 345. maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.28/01/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır
***Bu evrak, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır