İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/424 E. 2026/154 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/424
- Karar No
- 2026/154
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/424 Esas KARAR NO : 2026/154
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/05/2017 KARAR TARİHİ : 20/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ...'ın İngiltere vatandaşı yabancı uyruklu olduğunu, müvekkilinin babası ve diğer davacı olan müvekkilin ...'ın Türk vatandaşı olduğunu, müvekkili ...'ın babasından bağımsız ikamet sahibi olduğunu, bu sebeple müvekkili ... babası ve babasının ülkesini ara sıra ziyaret ile ülkemizde yasal ikamet izni edinerek kalmakta olduğunu, müvekkili ...'ın İstanbul’ da ... adlı işverenin iş yerinde çalışmaya başladıktan 10 ay sonra markanın sahibi iş yerlerini kapatacaklarını duyurunca, davalılardan ... (...) sahipleri ve yetkilileri... ve ... bu şirketle aynı iş kolunda ticaret yaptıklarından bir aracı kullanarak müvekkili ile tanıştıklarını, davalı şirket yetkilileri, müvekkiline yüksek maaş ve ortaklık teklifi ile müvekkilin yurt dışında tasarladığı projeleri destekleyecekleri taahhüdünde bulunduklarını, bunun üzerine müvekkili ... ile ... yetkilileri arasında 25.04.2016 tarihinde yazılı olarak düzenlendiğini belirli süreli iş sözleşmesi imzalandığını, bu belirli süreli iş sözleşmesinin 25.04.2016-24.07.2016 tarihleri arası 3 ay deneme süreli olduğunu, sözleşme süresinin 24.07.2017 tarihinden 24.07.2017 tarihine kadar bir yıl süreli olduğunu, tarafların iş bu belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışırken müvekkili ...’in işvereni olan şirket yetkilileri ve ortaklarının müvekkilini tehdit ederek, cebir şiddet ile iş akdinin feshine dair belge ile 3 adet bonoyu 03.03.2017 tarihinde zorla müşteki müvekkiline keşide ettirilerek imzalattıklarını, müvekkilini cebir ve tehditle korkutarak, babasını iş yerine acilen çağırmasını istediklerini imzalatılan bonolar ödenmediği takdirde yurt dışına çıkarsanız tutuklanırsınız bu senetleri ödemek zorundasınız dediklerini, davalı şirket yetkililerinin iş bu cebir ve tehditle müvekkillerinden keşide ettirerek almış oldukları 3 adet bonodan, 20.03.2017 vade tarihli ve 5000,00-TL. bedeli malen ahz olunduğu ibaresi yazılı bonoyu ciro ederek akrabası olan diğer davalı ... ‘ e verdiğini, davacı müvekkili ...'ın 23.03.2017 tarihinde yurt dışına çıktığını ve halen yurt dışında olduğunu, müvekkili ...'ın diğer davacı müvekkili ...’ın adresine gitmesi gibi bir durumun icap etmemiş olsa idi tebligattan haberdar olunamayacağını, bu sebeplerle müvekkili ... adına gecikmiş itirazlarını ... 10.İcra Hukuk Mahkemesi’ nin ... Esas sayılı dava dosyası ile yapıldığını, müvekkili ...’ın tebligat yapılan muhtarlıkta ikamet kaydı olmadığını, muhtarlığın usulsüz olarak tebligatı aldığından müvekkil ... adına usulsüz tebliğ ile öğrenme gününün tebliğ tarihi olarak kabulü ve takibe karşı itirazlarını 10. İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...Esas sayılı dava dosyası ile yapıldığını, müvekkillerinin iş bu takip konusu bonoya konu borç ile ilgili hiç kimseye hiçbir borcu bulunmadıklarını, davalı ... Ltd. Şti.’ i yetkilileri tarafından cebir tehdit ile müvekkillerden alınan, 05.04.2017 vade tarihli ve 12.500-00-TL. bedelli malen ahz olunduğu ibareli, 05.05.2017 vade tarihli ve 12.500,00-TL. bedelli malen ahz olunduğu ibareli, 20.03.2017 vade tarihli 5000,00-TL bedelli malen ahz olunduğu ibareli, 03.03.2017 keşide tarihli ve ciro ile diğer davalılara geçen ve icra takibine konu olan bono ile daha vadesi gelmeyen diğer bonolar ile toplamda 3 adet bononu karşılığında müvekkillerine verilen hiçbir mal olmadığından bedelsiz kalan senetlerin, kambiyo senekilerine ilişkin mücerretlik ilkesine dayanılamayacağından iptaline, müvekkillerin davalılara borcunun olmadığının tespitine, ayrıca davalılar kötü niyetli olduğundan aleyhlerine %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemelerine tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dışı ... şirketimizden en son 12.12.2016 tarihinde 26.800,00-TL'lik ürün siparişi verdiğini, ödemeyi ise daha sonra yapacağını şirketlerine bildirdiğini, söz konusu siparişlerin hazır edilmiş olmasına rağmen, yapacağı ödemeye ilişkin bir süre yanıt beklediğini, ancak dönüş yapmaması sebebi ile bu defa 02.03.2017 tarihinde telefon ile aranarak yapacağı ödeme hakkında kendisinden bilgi talep edildiğini, ancak bu görüşmede müşterileri ...'ya siparişe ilişkin tüm borcunu ödemiş olduğunu, yapmış olduğu ödemeleri -25.04.2016 tarihinden bu yana şirketlerinde belirli süreli olarak işe başlayan- davacı ...'ın hesabına gönderdiğini ve başkaca herhangi bir borcu kalmadığından, satın almış olduğu siparişleri beklediğini söylediklerini, tüm bu ödemelerin davacı ...'ın hesabına gönderilmiş ise de davacının yapılan bu ödeme ve görüşmeler hakkında şirket yetkililerine hiçbir zaman bildirimde bulunmadıklarını, hatta şirket yetkililerice müşterilerin ödeme akıbeti hakkında davacıya mesaj yolu ile bilgi sorulduğunda ise, ...'nın işlerinin iyi olmadığını ve bundan dolayı ödeme yapamadığını yetkililerine ilettiklerini, niteliktedir. şirket yetkililerince davacılara cebir ve tehdit ile bono imzalatıldığına dair iddiaların tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, taraflarınca bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, dava dilekçelerinde izah olunan hususların tamamen kurgudan ibaret olduğunu, dayanaksız ve mesnetsiz olduğunu, sundukları belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı ...'ın şirketlerinin kendisine verdiği güveni kötüye kullanarak gerek şirket alacağı olan paraları zimmetinde sakladığını, gerekse müşterilerini mağdur ederek şirketinin itibarını zedelediğini, müşterileri ... 02.10.2017 tarihli dilekçe ile tüm yaşananları izah edecek şekilde yazılı bildirimde bulunarak oluşan zararının taraflarından karşılanmasını talep ettiğini, Mahkememizce gerek görülmesi halinde ...'nın işbu davada tanık olarak dinletilebileceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'NIN 119/2. maddesi kapsamında eksikler giderilemediğinden davanın usul yönünden açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacı ... yabancı uyruklu olup, dava açabilmesi için yasa gereği zorunlu olan teminatı yatırmadığından davanın usul yönünden reddi gerektiğini, davacıların cebir ve tehdit ile takibe konu edilen bonoyu imzaladıkları iddiası senedin mücerretliği (soyutluğu) ilkesi gereği senedi ciro yoluyla devralan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, malen ibaresi bulunan bir bonoda malın teslim alındığının ispatlanmış olduğunu, alacaklının malın teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü olmadığını, öncelikle HMK'nın 119/2. maddesi kapsamında eksikler giderilemediğinden ve yabancı uyruklu davacı tarafından yasa gereği zorunlu olan teminat yatırılmadığından işbu davanın usul bakımından reddi ile, haksız ve kötüniyetli olarak açılmış davanın esas bakımdan reddini, takip konusu olacağın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, müvekkil ile vekil arsındaki vekalet ücreti olan dava konusu değerin %10-%20 si arasındaki meblağın kötüniyetli ve hakkı olmadan dava açan davacılardan alınarak müvekkiline verilmesini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kambiyo senedinden kaynaklı menfi tespit istemine ilişkin olduğunun tespitine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması" kenar başlıklı 150.maddesi; "(1) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. (2) Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez. (3) Duruşma gününün belli edilmesi için tarafların başvurması gereken hâllerde gün tespit ettirilmemişse, son işlem tarihinden başlayarak bir ay geçmekle dosya işlemden kaldırılır. (4) Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır. (5) İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır. (6) İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. (7) Hangi sebeple olursa olsun açılmamış sayılan davadaki talep dahi vaki olmamış sayılır." hükmünü ihtiva etmektedir. Somut uyuşmazlıkta, vekillikten çekilme dilekçesinin tebliği ile birlikte dosyanın 18/11/2025 tarihli duruşmasına davacı taraflara usulüne uygun tebligat gerçekleşmiş ve duruşma gününden haberdar edilmiş olmasına karşın iştirak etmediği, duruşmaya davacılar tarafından katılan olmadığı, herhangi bir mazeret bildirimine de rastlanmadığı, davacılar tarafından duruşma gününden usulüne uygun olarak haberdar olmasına karşın davayı takip eden taraf bulunmadığı, bu sebeple dosyanın işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırma tarihinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde de taraflarca yenileme talebinde bulunulmadığı anlaşıldığından 6100 sayılı HMK'nın 150.maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, iş bu dava bakımından davanın açılmamış sayılmasına, yargılama giderlerinin 6100 sayılı HMK'nın 331/3.maddesi gereği davacı tarafa yüklenmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, 1-6100 sayılı HMK'nın 150.maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın peşin alınan 512,33-TL harçtan mahsubu ile eksik olan 219,67-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı ... tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.333,20-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacı ... üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı ... tarafından yargılama nedeniyle yapılan 240,00-TL posta ve tebligat yargılama giderinin davacı ... üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır