İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/90 E. 2025/83 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/90
Karar No
2025/83
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/90 Esas KARAR NO : 2025/83 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/02/2024 KARAR TARİHİ: 23/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ilçe Sanayi Sitesinde oto, kamyon, yedek parçası satışı ve araç balata tamir işleriyle uğraştığını, davalı şirketin İzmir ... bölünmüş Otoyolu'nun yapım işini üstlenen şirket olduğunu, Ödemiş ilçesindeki şantiyesinde faaliyetlerde bulunduğunu bu süreçte davalı şirkete ait kamyon ve diğer araçların yedek parça ihtiyaçları ve fren testi ile fren balata tamir işlerinin müvekkilinin Ödemiş içerisindeki iş yerinde giderildiğini, verilen hizmete yönelik ... Nolu 31.08.2021 tarihli 10.365,00 TL miktarlı,...Nolu 19.08.2021 tarihli 1.864,40 TL miktarlı, ... Nolu 18.08.2021 tarihli 5.351,01 TL miktarlı,... Nolu 29.07.2021 tarihli 9.152,00 TL miktarlı, ... Nolu 03.07.2021 tarihli 2.900,00 TL miktarlı, ... Nolu 29.06.2021 tarihli 12.265,00 TL miktarlı, ... Nolu 31.05.2021 tarihli 21.068,90 TL miktarlı,...Nolu 26.05.2021 Tarihlî 6.819,00 TL miktarlı, ... Nolu 27.04.2021 tarihli 15.587,00 TL miktarlı, ...Nolu 27.03.2021 tarihli 17.332,01 TL miktarlı,... Nolu 01.03.2021 tarihli 6.321,00 TLmiktarlı, ... Nolu 04.02.2021 tarihli 7.409,00 TL miktarlı, ... Nolu 15.01.2021 tarihli 16.166,00 TL miktarlı, ... Nolu 30.09.2021 tarihli 5.255,00 TL miktarlı, ... Nolu 22.10.2021 tarihli 4.645,00 TL miktarlı, ...Nolu 30.12.2020 tarihli 4.289,01 TL miktarlı, ... Nolu 15.12.2020 tarihli 8.840,01 TLmiktarlı ve ... Nolu 01.12.2020 tarihli 9.291,50 TL miktarlı faturaların düzenlendiğini, müvekkili tarafından faturalar dayanak gösterilerek Ödemiş icra Müdürlüğünün 2021/ 6451 esas sayılı dava dosyası üzerinden 164.921,93 TL asıl alacak üzerinden İlamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın vekili aracı ile borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itiraz üzerine takibin durdurulduğunu, davalı tarafın itirazının yerinde olmadığını, takibe dayanak faturaların müvekili tarafından işletilmekte olan işletmeden satın alınan yedek parça ve aynı şekilde davalı şirkete ait kamyonların fren balata arızalarının giderilmesi hizmetine istinaden düzenlenen faturalar olduğunu tarafların defterleri incelendiğinde de fatura borcu olan bedelin ödenmediğinin, davalının müvekkiline borcunun sabit olduğunun görüleceğini, davalının kötü niyetli olarak müvekkilinin bugüne kadar oyaladığını, müvekilinin alacağının yüksek enflasyon karşısında eridiğini beyanla davanın kabulü ile davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline borçlu davalının takip konusu borcu yasal faiziyle ödemeye de takip konusu olacağını %20' sinden olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Alacağın varlığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile, huzurdaki davanın ve davaya konu icra takibinin yetkisiz yerde açıldığını, müvekkili şirketin ticaret siciline kayıtlı merkez adresi ve fiilen faaliyet göstermekte olduğu yer merkezinin Üsküdar/ İstanbul sınırları içinde yer aldığını, yetkili mahkeme/icra dairesinin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi/İcra Daireleri olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından müvekkiline verilmiş alacak doğurur bir hizmet bulunmadığını, faturanın, onu teslim alan muhatabı borç altına sokabilmesi için her şeyden önce borç doğurucu bir hukuki ilişkinin mevcudiyeti ve faturanın da bu ilişki nedeni ile düzenlenmiş olması gerektiğini, borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olmasının onu borç altına sokacağı şeklindeki bir görüşün mantıki ve hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu, davaya dayanak yapılan faturalardaki hizmetin ifa edildiğinin de davacı tarafından ispatlanamadığını, borcun varlığını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dosya kapsamında davacı-alacaklının davalı müvekkili şirketi takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair ihtarname veya başkaca bir belge bulunmadığından temerrüdün, takip tarihi itibariyle gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğini, temerrüt gerçekleşmeden faiz talep edilemeyeceğinden cihetle davacının işlemiş faiz talebinin reddi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar icra takibinde TTK m. 1530 uyarınca faize hak kazandığını iddia etmiş olsa da ilgili kanun maddesinin somut olaya tatbikinin mümkün olmadığını. TTK m. 1530 tedarik sözleşmelerinde uygulama alanı bulmakta olup taraflar arasında tedarik sözleşmesi olmaması nedeniyle bahse konu hükümler uygulanamayacağını, itiraza konu alacak likit olmamakla yargılamayı gerektirdiğinden yerleşik yargıtay uygulamaları uyarınca davacı yanın icra inkar tazminat talebinin de reddi gerektiğini beyanla davanın reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak takip yapmış olmasından dolayı davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: 1- Ödemiş icra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınan dosyanın incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlu...İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine muhtelif tarih ve bedelli 18 adet faturadan kaynaklı alacağa ilişkin asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 172.898,64-TL takip çıkışı üzerinden 11/11/2021 tarihinde başlatılan ilamsız takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 27.11.2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 03/12/2021 tarihli dilekçesi ile yetkiye, borcun tamamına, takip dayanağına, talep edilen faiz oranına, faiz türüne, işlemiş faize ve takibin tüm fer’ilerine itiraz edilerek takibin durdurulmasının talep edildiği, itiraz üzerine İcra Müdürlüğünün 06/12/2021 tarihli kararı ile borçlunun itirazının İİK 62. Maddesi uyarınca süresinde olduğu nazara alınarak icra takibinin alacaklı tarafça takibin devamına ilişkin karar getirilinceye kadar borçlu yönünden durdurulmasına dair karar verildiği anlaşılmıştır. 2-Takibe dayanak e-faturalar 3-Ticaret Sicil Müdürlüğü Kayıtları i)Davalı şirketin en son sicil kayıtları ile şirketin tescil tarihinden itibaren ortak ve yetkililerine ilişkin kayıt ve belgeler İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. ii)Davacının tacir kaydının bulunup bulunmadığı hususunda İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazı ile davacının tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. 4-Vergi Dairesi Kayıtları Davacının hangi usulde defter tutmakla yükümlü olduğu ve yıllık gayri safi gelirinin araştırılarak Mahkememize bildirilmesi hususlarında Ödemiş Vergi Dairesine yazılan müzekkereye verilen 14/02/2024 tarihli cevabi yazıda, davacının 01.01.2016 tarihi itibariyle VUK 176 madde gereğince bilanço esasına göre defter tutmakla yükümlü olduğu ve en son verilen 2022 yılı yıllık gelir vergisi beyannamesine istinaden yıllık gayri safi gelirinin 5.506.675,99-TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiş, yazı ekinde davacının 2022 yılı yıllık gelir beyannamesinin ibraz edildiği anlaşılmıştır. 5-Davacı ticari defter ve kayıtları 6-Bilirkişi raporu Mahkememizce, davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle iddia ve savunmaları da karşılar nitelikte olacak şekilde, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının tespit edilmesi, taraflar arasındaki ticari ilişkinin değerlendirilmesi, takip konusu edilen faturaların ve varsa ödemelerin defter kayıtlarında yer alıp almadığı, faturaların açık fatura mı kapalı fatura mı olduğu, davacı ve davalı defterlerinin karşılaştırmalı olarak irdelenerek ortaya konması, cari hesaba konu faturalara konu mal/ hizmetin teslimine ilişkin belgelerin nelerden ibaret olduğu ve teslim edilip edilmediği, davacı tarafından sunulan sipariş fişlerinde yer alan araç kayıtları ile taraf ticari defterlerinde kayıtlı bulunan faturalar ve faturaların ilişkili olduğu sevk irsaliyeleri düzenlenecek tabloda karşılaştırmalı olarak belirtilerek açıklanması, faturalar iade edilmiş ise iade faturalarının ve iade edilen miktarın taraf kayıtları itibariyle karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi hususlarında SMMM bilirkişiden aldırılan 05/11/2024 havale tarihli raporda özetle; Davacı tarafa ait yasal defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede 213 sayılı V.U.K ve 6102 sayılı T.T.K gereği bilanço usulüne tabi olduğu, sunulan 2021 yılına ait defterlerinin basılı olarak tutulduğu yevmiye,kebir ve envanter defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdiklerinin sürelerinde yaptırıldığı bu nedenle ticari defterlerin delil niteliğinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu, Taraflar arasındaki ilişkinin 20.01.2021 tarihinde başladığı 2021 yılı içinde (Ocak- Ekim /2021 arası) muhtelif tarihlerde olmak üzere aynı zamanda takip konusu da olan 15 adet toplam 142.500,32 TL lık fatura karşılığında alacak tahakkuku yapıldığı buna karşılık herhangi bir tahsilat yapılmadığının görüldüğü, takip tarihi olan 11.11.2021 tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğunun görüldüğü, Davacı tarafından taraflar arasındaki temel ilişkiye ve araç tamiri ilişkisine dair imzalı sipariş fişleri sunulmuş olmakla taktirinin Mahkemeye ait olduğu, davacının takipte 18 adet faturaya bağlı olarak 164.920,93-TL asıl alacak talep etmiş olduğu, ancak davacının takipte 4.289,10-TL, 8.840,01-TL ve 9.291,50-TL bedelli son üç faturayı defterlerine kaydetmediği görülmekle, sadece kayıtlı faturalar üzerinden, davalı taraf TTK-1530 maddesi gereği temerrüde düşürülmüş sayılır ise davacı takipteki yasal faiz faiz talebiyle bağlı olmak üzere takip tarihine kadar işlemiş faizin ise toplam 5.100,41-TL olarak hesaplandığı, rapor edilmiştir. UYUŞMAZLIK: Dava, fatura alacağına ilişkin Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan faturaya dayalı takip nedeniyle davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı, takibin yerinde olup olmadığı ve itirazın iptali şartlarının mevcut olup olmadığı ile tazminat şartlarının mevcut olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yetki itirazı yönünden; Davalı tarafça her ne kadar İcra Dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de, davanın faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası olduğu, TBK'nun 89.maddesi gereğince sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı taktirde para borçlarının götürülecek borçlardan olduğunu ifa zamanında alacaklının yerleşim yeri mahkemesinde ödenmesi gerektiği, taraflar arasında bedelin ifasına ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı, HMK'nun 10.maddesi gereğince alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin seçimlik yetkili mahkeme olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin icra dairesinin ve Mahkememizin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir. Davanın esası yönünden; Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller, iddia ve savunmalar ile tüm dosya kapsamı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacı tarafça, davalı ile aralarındaki ticari ilişkide davalı şirkete ait kamyon ve diğer araçların yedek parça ihtiyaçları ve fren testi ile fren balata tamir işlerine yönelik yapılan satım ve hizmet bedelinin ödenmediği, bu nedenle düzenlenen faturaların tahsili istemiyle davalı aleyhine Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün 2021/6451 sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğu belirtilerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmektedir. Davalı yan takibe itiraz dilekçesinde davacıya borcunun bulunmadığını, yetkiye, ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Davalı yan, Mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunarak taraflar arasında akdedilmiş bir sözleşme ve süregelen bir ticari ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından verilen alacak doğurur bir hizmet bulunmadığını, davaya dayanak yapılan faturalardaki hizmetin ifa edildiğinin davacı tarafından ispatlanamadığını savunmuştur. Davacı tarafın incelenen ticari defterleri ile sunulan kayıt ve belgelerden, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ve cari hesap sözleşmesinin bulunduğunun taraflarca iddia ve ispat edilmediği, bu durumda taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, "önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu" olarak kabul edilen açık hesap ilişkisinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gereklidir. Davacı, alacak iddiasını 31.08.2021 tarihli 10.365,00 TL miktarlı, 19.08.2021 tarihli 1.864,40 TL miktarlı, 18.08.2021 tarihli 5.351,01 TL miktarlı, 29.07.2021 tarihli 9.152,00 TL miktarlı, 03.07.2021 tarihli 2.900,00 TL miktarlı, 29.06.2021 tarihli 12.265,00 TL miktarlı, 31.05.2021 tarihli 21.068,90 TL miktarlı, 26.05.2021 Tarihlî 6.819,00 TL miktarlı, 27.04.2021 tarihli 15.587,00 TL miktarlı, 27.03.2021 tarihli 17.332,01 TL miktarlı, 01.03.2021 tarihli 6.321,00 TLmiktarlı, 04.02.2021 tarihli 7.409,00 TL miktarlı, 15.01.2021 tarihli 16.166,00 TL miktarlı, 30.09.2021 tarihli 5.255,00 TL miktarlı, 22.10.2021 tarihli 4.645,00 TL miktarlı, 30.12.2020 tarihli 4.289,01 TL miktarlı, 15.12.2020 tarihli 8.840,01 TLmiktarlı ve 01.12.2020 tarihli 9.291,50 TL bedelli olmak üzere toplam 164.920,93-TL bedelli faturalara dayandırmıştır. Davalı taraf usulüne uygun ihtarlı e-tebligata rağmen ticari defterlerini sunmamış, defterlerin incelenebileceği adres bilgilerini bildirmemiştir. Davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde, davacı ticari defterlerine göre davacı ile davalı arasında 20/01/2021 tarihinde başlayıp 31/10/2021 tarihinde sona eren açık hesap ilişkisinin mevcut olduğu, davacı tarafından davalı aleyhinde başlatılan takipte 18 adet fatura (toplam164.920,93-TL miktarlı) dayanak gösterilmiş olmasına karşılık davacının kendi ticari defterlerine göre davalıya düzenlenen 15 adet faturanın (toplam 142.500,00-TL miktarlı) kayıt altına alınmış olduğu; davacı tarafından takip ve dava konusu faturalara ilişkin dosyamıza sunulan sipariş fişlerinin düzenli tutulmadığı, hangi faturanın hangi sipariş fişine ilişkin düzenlendiği şeklinde bağlantının kurulmasının olanaklı olmadığı tespit edilmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 222'nci maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222'nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Anılan HMK'nın 222'nci maddesi hükmü ile davacı ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların bir kısmının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, HMK'nın 222'nci maddesinin ikinci fıkrasında belirtildiği üzere ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olmasının şart olduğu, davacının ticari defterlerinin anılan koşulları sağlamadığı, dolayısıyla davacı ticari defterlerinin delil HMK'nın 222'nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında delil olarak kabul edilemeyeceği değerlendirilmiştir. Davacı tarafından sunulan sipariş fişlerinin incelenmesinde hangi faturanın hangi sipariş fişine ilişkin düzenlendiği şeklinde bağlantının kurulmasının olanaklı olmadığı, sipariş fişlerinden hangi edimin, hangi bedelle ve kime yönelik ifa edildiğinin dahi tespit edilemediği, dava değeri itibariyle vakıanın tanıkla ispata da elverişli olmadığı değerlendirilerek davacı tarafça dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığından davacı yana yemin delili hatırlatılmış ise de davacı vekili tarafından yemin deliline dayanılmayacağı beyan edildiğinden ihtilaf konusunu oluşturan faturalara konu edimin ifa edildiğini ispat yükü üzerinde bulunan davacı tarafça gerekli ispat koşulu sağlanamadığından davanın reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihiyle alınması gereken 615,40-TL red harcının başlangıçta alınan 2.088,19-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 1.472,79-TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2022/15 başvuru nolu dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen ilgilisine iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesince incelenmek üzere istinaf yolu açık olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 23/01/2025

Katip ... ¸

Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/90, K. 2025/83, T. 23.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-90-e-2025-83-k-13ab6ee55957