İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/861 E. 2026/83 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/861
- Karar No
- 2026/83
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/861 KARAR NO : 2026/83
DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 26/10/2024 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacılar vekili Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 26/10/2024 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde ; öncelikle müvekkillerinin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 287, 288, 294 ve 295. maddeleri gereğince, İİK’nın 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile SGK alacakları (prim, idari para cezaları dâhil) ile ilgili takipler dâhil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkilleri aleyhine yeni takip yapılmaması, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış ve muhafaza işlemleri uygulanmaması, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulması, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılması, davacı müvekkilleri hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışların durdurulması, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulması, davacı müvekkillerin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının üçüncü kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dâhil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkillerine ödenmesi, davacı müvekkillerinin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacaklarının davacı müvekkillerine iadesi, davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacılara ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili olarak ilan tarihinden önce muaccel hâle gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapılacak rehin ve takas uygulamalarının İİK’nın 294. maddesi yollaması ile İİK’nın 200. maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulması, davacıların bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılması ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacıların ilgili banka hesabına, davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacılara iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davacı müvekkillerinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya üçüncü şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesi, davacı müvekkillerine ait çeklerin arkasının “karşılıksızdır” olarak yazılmasının önlenmesi, senetlerin protesto edilmesinin önlenmesi, davacı müvekkillerinin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulması, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve müvekkillerine komiser tayinine, müvekkillerinin konkordato talebinin kabulü ile öncelikle İcra ve İflas Kanunu’nun 287. maddesi gereğince üç aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi hâlinde bu sürenin iki ay daha uzatılmasına, İİK’nın 285. maddesi çerçevesinde geçici mühlet neticesinde İcra ve İflas Kanunu’nun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi hâlinde bu mühlet kararının altı ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına; yargılama neticesinde İİK’nın 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine ve tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebine ilişkindir. Mahkememiz dosyasında düzenlenen tensip tutanağı uyarınca belirtilen gider avansı eksikliğinin borçlu vekilince süresinde tamamlanması üzerine, borçlular hakkında üç ay süre ile geçici mühlet verilmesine ve geçici konkordato komiseri görevlendirilmesine karar verildiği; ilgili kurumlara gereken bildirimlerin ve ilanların yapıldığı, borçluların malvarlığının muhafazası için gerekli görülen bütün tedbirlerin alındığı, borçlu vekilinin talebi ve konkordato komiser heyetinin görüşü göz önüne alınarak borçlulara kesin mühlet verildiği görülmüştür. Geçici komiser toplantı tutanağı ile; konkordato talep eden şirketlerin tüm malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespit ettirilmesine, şirket malvarlıklarının rayiç değerlerinin tespiti işlemi teknik ve özel bilgiyi gerektirdiğinden bu konuda bilirkişiye başvurulmasına, şirketlere ait stoklar hesabı altındaki gayrimenkullerin ve binalar hesabı altındaki gayrimenkullerin rayiç değerlerinin tespiti için bilirkişi görevlendirilmesine dair toplantı tutanağı mahkememizce onaylanmıştır. Konkordato geçici komiserleri ..,... ile .... tarafından mahkememize sunulan 27/01/2025 tarihli raporda özetle; ... Tekstil’in kaban, palto, ceket, pantolon, anorak, yağmurluk, eşofman takım, deniz şortu, gömlek, tişört, atlet vb. erkek ve kadın dış giyim ürünlerinin tasarım ve kesimi; ... Tekstil’in ... markasıyla, her türlü konfeksiyon giyim ürünlerinin elektronik ortamda satışı faaliyetinde bulunduğu, şirketlerin sahip olduğu satış ağları, teknolojik altyapıları, demirbaşları, stokları, taşıtları, makine, cihaz, teçhizatları ve personeliyle faaliyetlerine devam ettikleri, 2024 Ağustos-Kasım dönemlerinde ortalama istihdam edilen personel sayılarının ... TEKSTİL’in 23, ... TEKSTİL’in ise … olduğu, geçici mühlet sonrasında istihdam seviyesinin korunduğu, her iki şirketin de vadesi geldiği hâlde ödenmeyen vergi, SGK ve personel borcu bulunmadığı, personel maaşları ile vergi ve SGK ödemelerinin düzenli olarak yapıldığı, 6102 sayılı TTK’nın 376’ncı maddesi kapsamında; şirketlerin, aktiflerin işletmenin devamlılığı (kaydi) ve aktiflerin muhtemel satış fiyatı (rayiç) esasına göre düzenlenen 30.11.2024 tarihli bilançolarına göre borca batık durumda olmadıkları,
ÖZKAYNAKLAR 30.11.2024 aktiflerin işletmenin devamlılığı (kaydi) TL ÖZKAYNAKLAR 30.11.2024 aktiflerin muhtemel satış fiyatı (rayiç) TL ... TEKSTİL 80.985.915,76-TL 81.715.318,92-TL .... TEKSTİL 14.448.188,19-TL 14.596.860,53-TL
Geçici mühlet tarihli (30.10.2024) bilançolar ile 30.11.2024 tarihli son bilançolar mukayese edildiğinde, gerek büyüklükte gerekse bilanço kalemlerinin dağılımında önem arz eden bir değişim olmadığı tespit edildiğini; şirketlerin geçici mühlet aldıkları tarihten (30.10.2024) son mali tabloların düzenlendiği tarihe (30.11.2024) kadar geçen sürede satış ve kârlılık alanlarında makul ve kabul edilebilir bir performans gösterdiklerini; bu sürede ... TEKSTİL’in 25.839.502,50-TL tutarında net satış gerçekleştirdiğini, 729.403,16 TL kâr ettiğini; aynı dönemde ... TEKSTİL’in 5.420.249,08 TL tutarında net satış gerçekleştirdiğini, 148.672,34 TL kâr ettiğini; şirketler ve gerçek kişiler için sunulan revize projelerde konkordatoya tabi borçların ve rehinli borçların, “projenin Sayın Mahkeme tarafından tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başlamak üzere, 46 eşit taksitte, aylık periyotlar hâlinde, anapara için yıllık %24 ilave faiz hesaplayarak, taksitler her ayın son günü olacak şekilde” ödenmesinin öngörüldüğünü; şirketlerin öne çıkan konkordato kaynaklarının işletme faaliyetinden elde edilecek kâr, alacak ve alacak senetlerinin tahsili, stokların optimum seviyeye düşürülecek şekilde azaltılarak buradan sağlanacak gelirler olduğunu; şirketlerin kaynak teminine yönelik çalışmalarına devam ettiklerini ve somut adımlar attıklarını; şirketlerin mali durumlarının iyileşmesi ve konkordato projelerinin kabul ve tasdik ihtimalinin bulunduğunu; şirketlerin mali durumlarını iyileştirmek için revize projelerde öngördükleri tedbirlerin yeterli göründüğünü; şirketlerin faaliyetlerine devam etmeleri hâlinde alacaklıların alacaklarını tahsil etmelerinin gerçekçi bir ihtimal olarak görüldüğünü; kesin mühlet dönemi boyunca komiser onayıyla doğacak bütün borçların ve imtiyazlı alacaklıların alacaklarının ödenebilecek durumda olduğunu; konkordato projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktarın, borçlu şirketlerin iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğunun değerlendirildiğini; şirketlerin sahip olduğu satış ağları, teknolojik altyapıları, demirbaşları, stokları, taşıtları, makine, cihaz ve teçhizatları, personeli ile faaliyetlerine devam ettiklerini; istihdam seviyelerini koruduklarını; geçici mühlet aldıkları tarihten son mali tabloların düzenlendiği tarihe kadar satış ve kârlılık bakımından gösterdikleri makul performansları; personel ile vergi-SGK borçlarının bulunmadığı; sunulan konkordato kaynaklarının gerçekçi ve gerçekleşebilir olmaları; satış artırma ve maliyetleri düşürmeye yönelik azami çaba içinde olmaları hususları birlikte dikkate alındığında, borçlu şirketlerin konkordato kapsamında borçlarını ödemelerinin ihtimal dâhilinde olabileceği ve nihai olarak borçlu şirketlere kesin mühlet verilebileceği kanaatine varıldığını; 30.10.2024 geçici mühlet tarihi itibarıyla ... TEKSTİL’in imtiyazlı alacaklar dâhil toplam borç tutarının 258.870.004,96 TL, alacaklı sayısının 109 kişi olduğunu; bu itibarla kesin mühlet verilmesi durumunda, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, münhasıran ... TEKSTİL yönünden alacaklılar kurulu oluşturulması gerektiğini; borçlu gerçek kişiler ..., ..., ... tacir olmadıklarından iflâsa tabi olmadıklarını; anılan şahısların bir kısım şahsi borçlarının yanı sıra ortağı oldukları şirketlerin banka kredilerine kefaletlerinden kaynaklı riskleri nedeniyle konkordato talep ettiklerini; bunlar tarafından borçlarını (kefaleten ve asaleten) kapsayan şahsi malvarlıklarıyla üretilmiş konkordato kaynakları sunulmuş olup kaynakların makul görüldüğünü; bunların konkordato kapsamında borçlarını ödemelerinin ihtimal dâhilinde olabileceği ve nihai olarak ..., ..., ...’a kesin mühlet verilebileceği kanaatine varıldığını beyan etmişlerdir. Konkordato komiserleri ..., ... ile ... tarafından mahkememize sunulan 31/12/2025 tarihli raporda özetle ; ... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Şirketin mühlet alınan tarihten bu yana makine, teçhizat, demirbaş, taşıt ve çalışanları ile faaliyetine kesintisiz devam ettiği, 2025/Ekim döneminde 16 personel istihdam edildiği, aktiflerin “işletmenin devamlılığı” esasına göre (kaydi) düzenlenen 31.10.2025 tarihli bilançoya göre şirketin özkaynaklarının 92.569.517,22 TL olduğu, aynı tarihli aktiflerin “muhtemel satış fiyatı” esas alınarak (rayiç) düzenlenen bilançoya göre ise 72.488.289,13 TL olduğu, dolayısıyla şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, heyetçe borçlu şirketin öngördüğü satış hedeflerinin yakalanabilir olduğu, projede yer verilen kaynakların yaratılması hâlinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu değerlendirildiği, borçlu şirket tarafından teklif edilen tutarın borçlunun iflâsı hâlinde adi alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğunun anlaşıldığı ve bu hâliyle Kanunun 305/a maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği değerlendirildiği, borçlu şirket tarafından sunulan konkordato kaynakları, varlıkları, borçları ve buna bağlı olarak özkaynak tutarı ile adi alacaklılara faiz ödeneceği, geçmiş performansı ve ileriye dönük projeksiyonları birlikte değerlendirildiğinde borçlarını daha kısa vadede ve/veya daha yüksek faiz vererek ödeme imkânının bulunmadığı, nihai olarak teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu ve bu hâliyle Kanunun 305/b maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği değerlendirildiği, borçlu şirketin konkordato projesinin İİK’nın 302’nci maddesinin (a) bendinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olup söz konusu oylama sonuçlarının tabloda gösterildiği ve bu hâliyle Kanunun 305/c maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği değerlendirildiği, TEKLİFİ KABUL EDEN ALACAKLI SAYISI ve ORANI TEKLİFİ KABUL EDENLERİN NİSABA MESNET TEŞKİL EDEN ALACAKLARININ TOPLAMLARI 68 kişi (%65,38) 105.614.038,03 TL (%56,22) Borçlu şirketin, İİK m.305/d bendine ilişkin yerine getirmediği bir koşul kalmaması için mühlet içinde komiser izniyle akdedildiği anlaşılan aşağıdaki borçların ifasının veya alacaklılar bunlardan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmasının gerektiği; bunlar dışında kalan mühlet içerisinde komiser onayı ile doğmuş borçların şirket faaliyetinin kesintisiz devamına yönelik olağan mal ve hizmet alımlarından kaynaklandığı, bu olağan giderlerin ödenmesi bakımından şirketin mevcut mali durumunun yeterli olduğu, mutabık kalınan ödeme takvimleri çerçevesinde ödemelerin düzenli olarak yapılmakta olduğu değerlendirildiği, ödenmesi kararlaştırılan 244.169.980,26 TL tutarındaki adi alacaklar için binde 2,27 oranı esas alınarak 554.265,86 TL harç hesaplandığı, hesaplanan 554.265,86 TL harç ile Mahkeme’nin takdir edeceği giderlerin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi durumunda İİK’nın 305/e bendinde belirtilen tasdik şartının sağlanmış olacağı değerlendirildiği, İİK m.308/h uyarınca rehinli alacaklılarla müzakere ve toplantı yapılmış olmakla birlikte toplantıya katılım sağlanmadığı ve herhangi bir anlaşma hasıl olmadığı, dolayısıyla rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan bir tutar bulunmadığı, bu kapsamda rehinli alacaklar bakımından harç hesaplanmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı değerlendirildiği, hesaplanan tasdik harcı ile Mahkeme tarafından takdir edilecek yargılama giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi; ayrıca mühlet içinde komiser izniyle akdedildiği anlaşılan ve yukarıda gösterilen borçların ifasının veya alacaklılar bunlardan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanması durumunda borçlu şirketin “projenin Sayın Mahkeme tarafından tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başlamak üzere, 24 eşit taksitte, aylık periyotlar hâlinde, anapara için sadece 1 defaya mahsus %30 ilave faiz hesaplayarak, taksitler her ayın son günü ödenecektir” şeklindeki konkordato teklifinin tasdikine karar verilebileceği değerlendirildiği, Mahkemenin konkordatoyu tasdik etmesi durumunda konkordatoya tabi adi borçlara ilişkin ayrıntılı ödeme planının Heyetçe hazırlanarak Mahkemenin takdirlerine sunulacağı, ... TEKSTİL GIDA VE İNŞAAT SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Şirketin mühlet alınan tarihten bu yana makine, teçhizat, demirbaş, taşıt ve çalışanları ile faaliyetine kesintisiz devam ettiği, 2025/Ekim döneminde 3 personel istihdam edildiği, aktiflerin “işletmenin devamlılığı” esasına göre (kaydi) düzenlenen 31.10.2025 tarihli bilançosuna göre şirketin özkaynaklarının 15.982.709,06 TL olduğu, aynı tarihli aktiflerin “muhtemel satış fiyatı” esas alınarak (rayiç) düzenlenen bilançoya göre ise 7.678.606,14 TL olduğu, dolayısıyla şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık durumda olmadığı, heyetçe borçlu şirketin öngördüğü satış hedeflerinin yakalanabilir olduğu, projede yer verilen kaynakların yaratılması hâlinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu değerlendirildiği, borçlu şirket tarafından teklif edilen tutarın borçlunun iflâsı hâlinde adi alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olduğunun anlaşıldığı ve bu hâliyle Kanunun 305/a maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği değerlendirildiği, borçlu şirket tarafından sunulan konkordato kaynakları, varlıkları, borçları ve buna bağlı olarak özkaynak tutarı ile adi alacaklılara faiz ödeneceği, geçmiş performansı ve ileriye dönük projeksiyonları birlikte değerlendirildiğinde borçlarını daha kısa vadede ve/veya daha yüksek faiz vererek ödeme imkânının bulunmadığı, nihai olarak teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu ve bu hâliyle Kanunun 305/b maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği değerlendirildiği, borçlu şirketin konkordato projesinin İİK’nın 302’nci maddesinin hem (a) hem de (b) bendinde öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olup söz konusu oylama sonuçlarının tabloda gösterildiği ve bu hâliyle Kanunun 305/c maddesinde belirtilen şartın gerçekleştiği değerlendirildiği, Teklifi Kabul Eden Alacaklı Sayısı Ve Oranı Teklifi Kabul Edenlerin Nisaba Mesnet Teşkil Eden Alacaklarının Toplamları 18 Kişi (%69,23) 35.986.543,73 Tl (%83,87) Borçlu şirketin, İİK m.305/d bendine ilişkin yerine getirmediği bir koşul kalmaması için mühlet içinde komiser izniyle akdedildiği anlaşılan aşağıdaki borçların ifasının veya alacaklılar bunlardan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanmasının gerektiği; bunlar dışında kalan mühlet içerisinde komiser onayı ile doğmuş borçların şirket faaliyetinin kesintisiz devamına yönelik olağan mal ve hizmet alımlarından kaynaklandığı, bu olağan giderlerin ödenmesi bakımından şirketin mevcut mali durumunun yeterli olduğu, mutabık kalınan ödeme takvimleri çerçevesinde ödemelerin düzenli olarak yapılmakta olduğu değerlendirildiği, ödenmesi kararlaştırılan 55.779.675,08 TL tutarındaki adi alacaklar için binde 2,27 oranı esas alınarak 126.619,86 TL harç hesaplandığı, hesaplanan 126.619,86 TL harç ile Mahkeme’nin takdir edeceği giderlerin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi durumunda İİK’nın 305/e bendinde belirtilen tasdik şartının sağlanmış olacağı değerlendirildiği, İİK m.308/h uyarınca rehinli alacaklılarla müzakere ve toplantı yapılmış olmakla birlikte toplantıya katılım sağlanmadığı ve herhangi bir anlaşma hasıl olmadığı, dolayısıyla rehinli alacaklılara ödenmesi kararlaştırılan bir tutar bulunmadığı, bu kapsamda rehinli alacaklar bakımından harç hesaplanmasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığı değerlendirildiği, hesaplanan tasdik harcı ile Mahkeme tarafından takdir edilecek yargılama giderlerinin borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmek suretiyle ödenmesi; ayrıca mühlet içinde komiser izniyle akdedildiği anlaşılan ve gösterilen borçların ifasının veya alacaklılar bunlardan açıkça vazgeçmedikçe yeterli teminata bağlanması durumunda borçlu şirketin “projenin Sayın Mahkeme tarafından tasdik edildiği tarihi takip eden aydan başlamak üzere, 24 eşit taksitte, aylık periyotlar hâlinde, anapara için sadece 1 defaya mahsus %30 ilave faiz hesaplayarak, taksitler her ayın son günü ödenecektir” şeklindeki konkordato teklifinin tasdikine karar verilebileceği değerlendirildiği, Mahkemenin konkordatoyu tasdik etmesi durumunda konkordatoya tabi adi borçlara ilişkin ayrıntılı ödeme planının Heyetçe hazırlanarak Mahkemenin takdirlerine sunulacağı, ... (TC: ...); Borçlunun konkordato projesi, İİK’nın 302’nci maddesinin (a) ve (b) bentlerinde öngörülen çoğunlukların hiçbiriyle kabul edilmediğini, İİK’nın 302’nci maddesinde öngörülen çoğunluk sağlanamadığından aynı Kanunun 305’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi koşulu gerçekleşmediğini, bu kapsamda fıkranın diğer bentlerinde sayılan şartlar heyetçe değerlendirilmediğini, nihai olarak Kanunun 305’inci maddesinde sayılan tasdik koşulları gerçekleşmediğini, gerçek kişi borçlu ..., 6102 sayılı TTK kapsamında tacir olmadığından iflâsa tabi olmadığını, ... (TC: ...);. Borçlunun konkordato projesi, İİK’nın 302’nci maddesinin (a) ve (b) bentlerinde öngörülen çoğunlukların hiçbiriyle kabul edilmediğini, İİK’nın 302’nci maddesinde öngörülen çoğunluk sağlanamadığından aynı Kanunun 305’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi koşulu gerçekleşmediğini, bu kapsamda fıkranın diğer bentlerinde sayılan şartlar heyetçe değerlendirilmediğini, nihai olarak Kanunun 305’inci maddesinde sayılan tasdik koşulları gerçekleşmediğini, gerçek kişi borçlu ..., 6102 sayılı TTK kapsamında tacir olmadığından iflâsa tabi olmadığını, ... (TC: ...); Borçlunun konkordato projesi, İİK’nın 302’nci maddesinin (a) ve (b) bentlerinde öngörülen çoğunlukların hiçbiriyle kabul edilmediğini, İİK’nın 302’nci maddesinde öngörülen çoğunluk sağlanamadığından aynı Kanunun 305’inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi koşulu gerçekleşmediğini, bu kapsamda fıkranın diğer bentlerinde sayılan şartlar heyetçe değerlendirilmediğini, nihai olarak Kanunun 305’inci maddesinde sayılan tasdik koşulları gerçekleşmediğini, gerçek kişi borçlu ..., 6102 sayılı TTK kapsamında tacir olmadığından iflâsa tabi olmadığı yönünde görüş ve beyanda bulunmuşlardır. Konkordato geçici komiserleri ..,... ve ... tarafından mahkememize sunulan 27/06/2024 tarihli raporda özetle ; Borçlu şirketin pantolon, eşofman, tişört, penye, gömlek, bluz, ceket, elbise, etek, kazak, hırka, yelek, palto gibi tekstil ürünlerinin imalatı, alım satımı ve ihracatı alanında faaliyet gösterdiği, şirketin mevcut makine tesisat ve demirbaşları ile çalışma düzenini koruduğu, faaliyetlerine kesintisiz devam ettiği, Mayıs/2024 dönem itibariyle şirkette 102 kişinin istihdam edildiği, 31.05.2024 tarihi itibariyle 181.826.022,75 TL net satış, buna mukabil 22.606.186,80 TL faaliyet kârı, 5.372.657,69 TL dönem sonu kârı elde edildiği, mühlet içerisindeki 2 aylık dönem olarak bakıldığında 57.250.621,39 TL net satış, 2.823.976,26 TL faaliyet kârı ve 4.035.742,49 TL dönem sonu kârı elde edildiği, borçlu şirketin 31.05.2024 tarihi itibariyle kaydi özvarlıklarının (+) 359.220.152,09 olarak hesaplandığı, diğer bir anlatımla, şirketin kaydi değerlere göre borca batık durumda olmadığı, şirketin rayiç değerlere göre borca batık olup olmadığını saptamak için şirkete ait varlıkların rayiç değerlerinin bilinmesi gerektiği, varlıkların rayiç değerinin tespiti için heyetimizce bilirkişi görevlendirilmesi yapıldığı, ancak şirkete ait çok fazla sayıda ve değişik illerde stok ve taşınmaz bulunduğundan, henüz bilirkişi raporlarının sunulamadığı, bir sonraki raporda şirketin rayiç değerli özvarlıklarının tespitine yer verileceği, şirketin 31.05.2024 tarihi itibariyle toplam 641.733.925,75 TL borcu olduğu, önceden gelen bir kamu ve personel borcu olmamasının olumlu değerlendirildiği, ön raporumuzda belirtilen eksiklikler neticesinde şirketin revize konkordato projesini hazırlama aşamasında olduğu, Şirketin satış ve kârlılık rakamları ile sağladığı istihdamın olumlu değerlendirilmesi, heyetimizce görevlendirilen bilirkişilerin stok ve taşınmazların çok fazla sayıda olması nedeniyle raporlarını henüz verememiş olması, ilk tespitlerimizde şirketin nakde dönüştürebilecek varlıklarının kuvvetle muhtemel olması ve de şirketin faaliyetlerinin bir süre daha izlenip kesin mühlet konusunda daha sağlıklı bir değerlendirme yapılabilmesi için nihai takdirin Mahkemeye ait olmak üzere geçici mühletin 2 ay süre ile uzatılmasının uygun olduğunun değerlendirildiği yönünde görüş ve beyan bildirmişlerdir. Bilirkişiler ... ile Prof. Dr. ... tarafından mahkememize sunulan 26/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; Komiser Heyetince ... şirketi yönünden konkordato nisabı belirlenirken, toplam alacak tutarı 5.028.075,70 TL olan 4 alacaklının alacağının konkordato nisabına dahil edilmediği, bu 4 alacaklının alacağı konkordato nisabına dahil edildiğinde konkordatonun kabul/ret durumunun değişmediği ancak tasdik kararı verilebilmesi için gerekli harç tutarının arttığı, ... şirketi yönünden yatırılması gereken tasdik harcının 569.103,71 TL olduğu, kıymetli evrakın hamili kimse oy kullanma hakkının da ona ait olduğu, somut olayda Komiser Heyetinin alacağı kıymetli evraka dayalı alacaklılara oy kullandırırken, kıymetli evrakların asıllarını veya kıymetli evrakların icra veya mahkeme kasasında bulunduğunu gösteren evrakları görmüş olması gerektiği; muhtelif alacaklılar tarafından Mahkemeye sunulan dilekçelerden, borçlu şirketler tarafından keşide edilen çeklerin ciro yoluyla üçüncü kişilerin eline geçtiğinin (çeklerin arka yüzlerinden) ancak bu kişilerin konkordato nisabında yer almadığının tespit edildiği, bu çeklerin dökümünün rapor içerisinde yer aldığı, heyetçe alacaklılar toplantısında kıymetli evrakların asıllarının kontrol edilerek oy kullandırılıp kullandırılmadığı bilinemeyeceğinden, Komiser Heyetinden, bu tespitlere istinaden nisabı etkileyen bir durum olup olmadığı hakkında ek rapor alınmasının uygun olacağını, borçlu şirketler tarafından kaynak tabloları hazırlanırken sağlanabilecek tüm kaynaklara yer verildiği, şirketlerin elindeki ve ileride oluşturabileceği kaynaklarla alacaklılara daha iyi ödeme koşulları içeren teklif sunmasının mümkün gözükmediği, dolayısıyla teklifin kaynaklarla orantılı olduğu; ayrıca Komiser Heyetince tespit edildiği üzere, konkordatonun olası bir iflasa nazaran alacaklıların lehine olduğu, tasdik şartlarının tümünün gerçekleştiğine kanaat getirilmesi halinde “Konkordato tabi borçların %30 fazlasıyla yani %130 olarak, tasdik tarihini takip eden aydan başlamak üzere, (ödemeler her ayın son günü gerçekleşecek şekilde) 24 aylık dönemde aylık eşit taksitler halinde ödenmesine” şeklinde tasdik kararı verilebileceği yönünde görüş ve beyanda bulunmuşlardır. Konkordato komiserleri ..., ... ile ... tarafından mahkememize sunulan 31/12/2025 tarihli raporda özetle ; Heyetçe yapılan inceleme sonrasında bilirkişi heyetinin işaret ettiği toplam tutarı 5.028.075,70-TL olan ve aşağıdaki tabloda gösterilen 4 kişiye dair borçların 302’nci madde kapsamında yapılan oylamada sehven dikkate alınmadığı, bunların esasen oylamada dikkate alınması gerektiği, bununla birlikte bilirkişi heyetinin raporunda yer verildiği üzere bu 4 alacaklının alacağı konkordato nisabına dahil edildiğinde konkordatonun kabul/ret durumunun değişmediği; diğer taraftan konkordatonun tasdiki için yatırılması gereken toplam harç tutarının yine bilirkişi heyet raporunda da tespit edildiği üzere 569.103,71 TL olarak dikkate alınması gerektiği sonucuna varıldığını, 429.06 SMMM ... 17.765,68 440.2024.004 ... Tekstil 4.000.000,00 440.2024.006 ... Avans 120 01 147 787.326,90 440.2024.007 ... 222.983,12
TOPLAM 5.028.075,70 Sözü edilen bilirkişi heyet raporunun sonuç bölümünün b bendinde “ Kıymetli evrakın hamili kim ise oy kullanma hakkının da ona ait olduğu, Komiser Heyetinin alacağı kıymetli evrağa dayanan alacaklılara oy kullandırırken kıymetli evrakları görmesi gerektiği, buna ilişkin bilgi ve belgelerin dosyada bulunması gerektiği, kıymetli evrakların asıllarının kontrol edilerek oy kullandırılıp kullandırılmayacağı bilinmeyeceğinden nisabı etkileyen bir durum bulunup bulunmadığının tespiti için ek rapor alınmasının uygun olacağı” ifadelerine yer verildiğini, bilirkişi heyetinin yapmış olduğu tespitlere katılmakla birlikte Komiser Heyetimizce alacağı kıymetli evrağa dayanan alacaklılara oy kullandırırken kıymetli evrakların asıllarının görülerek yetkili hamile oy kullandırıldığı, iltihak sürecinde de kıymetli evrakların asılları görülerek yetkili hamile oy kullandırıldığı, hem alacaklılar toplantısı hem de iltihak sürecinde kıymetli evraka istinaden alacaklı olanların yetkili hamil olduğunu gösteren kıymetli evrakların birer suretinin/fotokopisinin alınarak Komiser Heyetince fotokopi üzerine “kıymetli evrak aslının görüldüğü” şeklinde şerh ile imza altına alındığı, söz konusu kıymetli evrak fotokopilerinin dosya ile birlikte Mahkeme kalemine teslim edildiği, ciro yoluyla yetkili hamil durumuna gelerek oy kullananların durumlarının nazara alındığı, ciro görmüş kıymetli evraklar bakımından lehtarın alacak miktarında ciro edilmiş kıymetli evrak oranındaki mahsup ve nisap işlemlerinin dikkate alındığının Mahkeme’nin bilgilerine sunmak gerektiği yönünde beyanda bulunmuşlardır. İcra ve İflas Kanunu’nun 305 inci maddesinde düzenlenen konkordatonun tasdiki kurumu, Türk konkordato hukukunun en kritik aşamasını teşkil etmekte olup, alacaklı çoğunluğunun kabulü ile mahkeme denetiminin birlikte gerçekleştiği karma nitelikli bir hukuki mekanizma olarak değerlendirilmelidir; zira konkordato yalnızca tarafların iradi mutabakatına dayanan bir sözleşme değil, aynı zamanda kamu düzenine ilişkin yönleri bulunan yargısal bir yeniden yapılandırma süreci olduğundan tasdik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği mahkeme tarafından re’sen incelenir ve bu şartların tamamı kümülatif nitelik taşır; doktrinde de vurgulandığı üzere İİK m.305’te sayılan koşulların varlığı kamu düzenine ilişkin kabul edilmekte ve mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmektedir ; bu bağlamda konkordatonun tasdik edilebilmesi için öncelikle alacaklıların İİK m.302’de öngörülen nisaplarla konkordato projesini kabul etmiş olmaları gerekir ise de, alacaklı iradesi tek başına yeterli görülmemiş, azınlık alacaklıların ve oylamaya katılmayanların korunması amacıyla mahkemeye maddi denetim yetkisi verilmiştir; çünkü konkordato tasdik edildiğinde, projeye karşı oy veren veya hiç oy kullanmayan alacaklılar bakımından da bağlayıcı sonuç doğurur ve bu yönüyle konkordato, klasik sözleşmelerden ayrılarak kolektif bir cebri yeniden yapılandırma karakteri kazanır ; kanun koyucunun özellikle 2018 tarihli 7101 sayılı Kanun değişikliği ile tasdik şartlarını yeniden düzenlemesi, konkordatonun kötüye kullanılmasını önlemek ve mahkemenin denetim fonksiyonunu güçlendirmek amacına yöneliktir ; bu çerçevede İİK m.305/I-a bendinde yer alan “iflas hâline nazaran daha avantajlı olma” ölçütü, konkordatonun temel varlık sebebi olan iflastan kaçınma amacının bir yansımasıdır ve doktrinde bu kriter “en az iflas kadar iyi olma” veya “iflas üstü fayda ilkesi” şeklinde ifade edilmektedir; gerçekten de konkordato, borçlunun ekonomik varlığını sürdürmesini sağlarken alacaklıların iflas tasfiyesine göre daha yüksek bir tahsil imkânına ulaşmasını hedefleyen bir kurum olup, bu nedenle mahkemenin tasdik aşamasında yapacağı en önemli inceleme borçlunun iflası halinde elde edilecek muhtemel pay ile konkordato teklifinin karşılaştırılmasıdır; ne var ki iflas tasfiyesi sonucunda alacaklıların eline geçecek tutar matematiksel kesinlikle belirlenemeyeceğinden, mahkeme bu değerlendirmeyi bilirkişi raporları, komiser raporu, varlık değerlemeleri ve piyasa verileri ışığında varsayımsal bir ekonomik analiz yoluyla yapmak zorundadır; bu noktada öğretide ve yargı kararlarında, iflas tasfiyesinde varlıkların çoğu zaman zorunlu satış koşullarında değer kaybına uğrayacağı, buna karşılık konkordatonun işletmenin devamlılığını sağlayarak daha yüksek bir ekonomik değer yaratabileceği vurgulanmakta ve bu nedenle konkordatonun iflasa nazaran avantajlı olduğu yönünde güçlü bir karine kabul edilmektedir; ancak herhangi bir alacaklı iflasın daha avantajlı olacağını ileri sürerse bu iddianın somut verilerle desteklenmesi gerektiği ifade edilmektedir; İİK m.305/I-b bendinde düzenlenen “teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması” şartı ise konkordatonun gerçekçi ve sürdürülebilir bir proje olmasını sağlama amacını taşımakta olup, doktrinde bu hükmün konkordatonun ekonomik fizibilitesine ilişkin en önemli ölçütlerden biri olduğu belirtilmektedir; zira borçlunun aktifleri, gelir akışı, nakit yaratma kapasitesi ve gelecekte elde etmesi beklenen haklar dikkate alınmaksızın teklif edilen bir ödeme planı, alacaklıların yanıltılmasına yol açabilecek ve tasdik sonrası başarısızlık riski doğuracaktır; bu nedenle mahkemenin yalnızca mevcut bilanço verilerini değil, aynı zamanda işletmenin gelecekteki performansını, sektörel koşulları ve ekonomik öngörüleri de değerlendirmesi gerekir; nitekim öğretide, konkordato projesinin sürdürülebilirliğinin yalnızca matematiksel bir oran analizi ile değil, işletmenin reorganizasyon kabiliyeti ve piyasadaki rekabet gücü gibi unsurlar dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği savunulmaktadır ; İİK m.305/I-c bendinde yer alan çoğunluk şartı, alacaklı iradesinin konkordato bakımından demokratik meşruiyetini sağlarken, m.305/I-d bendinde düzenlenen imtiyazlı alacaklıların korunmasına yönelik teminat yükümlülüğü, konkordato hukukunun sosyal boyutunu ortaya koymakta ve özellikle işçi alacakları gibi birinci sıra imtiyazlı alacakların eksiksiz ödenmesini zorunlu kılarak alacaklılar arasında eşitlik ilkesini güçlendirmektedir; bunun yanında mühlet içinde komiserin izniyle doğan borçların da teminat altına alınması, konkordato sürecinde borçlunun ekonomik faaliyetlerini sürdürürken üçüncü kişilerle güven ilişkisi kurabilmesi bakımından önem taşır; İİK m.305/I-e bendinde öngörülen tasdik harcı ve yargılama giderlerinin depo edilmesi yükümlülüğü ise konkordato tasdikinin mali sorumluluğunu borçluya yükleyerek sürecin kötü niyetli başvurularla suistimal edilmesini önlemeye yönelik bir güvencedir; ayrıca maddenin son fıkrasında yer alan mahkemenin konkordato projesini yetersiz bulması halinde düzeltme isteme yetkisi, tasdik aşamasının pasif bir onay mekanizması olmadığını, aksine mahkemenin proje üzerinde aktif bir denetim ve yönlendirme rolü üstlendiğini göstermektedir; öğretide bu yetkinin, mahkemenin konkordato projesini tamamen reddetmeden önce borçluya iyileştirme fırsatı tanıyan bir “koruyucu müdahale” niteliğinde olduğu belirtilmekte ve özellikle ekonomik kriz dönemlerinde işletmelerin yaşatılması ilkesinin somut bir yansıması olarak değerlendirilmektedir; bütün bu açıklamalar ışığında konkordato tasdikinin yalnızca şekli şartların varlığına bağlı olmadığı, aksine mahkemenin ekonomik, hukuki ve sosyal unsurları birlikte değerlendirerek konkordatonun hem borçlu hem alacaklılar bakımından dengeli ve sürdürülebilir bir çözüm oluşturup oluşturmadığını incelemek zorunda olduğu anlaşılmaktadır; bu nedenle konkordato tasdiki yargılaması, klasik çekişmesiz yargı faaliyetlerinden farklı olarak geniş kapsamlı bir maddi incelemeyi zorunlu kılan, komiser raporları, bilirkişi değerlendirmeleri ve alacaklı itirazlarının birlikte ele alındığı karmaşık bir hukuki denetim sürecidir; nihayetinde konkordatonun tasdiki kararı, borçlunun ekonomik kaderini belirlediği gibi alacaklıların mülkiyet hakkına da doğrudan etki eden bir karar olduğundan, İİK m.305’te sayılan şartların eksiksiz ve titiz biçimde incelenmesi zorunlu olup, mahkemenin re’sen araştırma yükümlülüğü bu sürecin en önemli güvencesini teşkil eder ve konkordato hukukunun temel amacı olan iflastan daha avantajlı, dengeli ve sürdürülebilir bir yeniden yapılandırma modelinin hayata geçirilmesini sağlar. Konkordato talebinde bulunan borçlu şirketler ... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile ... TEKSTİL GIDA VE İNŞAAT SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ hakkında yürütülen konkordato yargılamasında, konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için İcra ve İflas Kanunu’nun 305 inci maddesinde sayılan koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re’sen denetlenmesi zorunlu olup, alacaklı çoğunluğunun kabul iradesi tek başına tasdik sonucunu doğurmayacağından komiser heyetinin gerekçeli raporu, mahkemece alınan bilirkişi raporu, İİK 305/d kapsamında teminat ve ödeme yükümlülüklerine ilişkin rapor ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilmiştir. Öncelikle konkordatonun İİK’nın 302 nci maddesinde öngörülen çoğunluk nisapları bakımından incelenmesinde; alacaklılar toplantısının usulüne uygun olarak yapıldığı, adi alacaklılar yönünden yapılan oylamada borçlu şirketlerin sunduğu konkordato projesinin gerekli sayı ve alacak tutarı çoğunluğu ile kabul edildiği, ... Tekstil yönünden alacaklı sayısı itibariyle %62,96 ve alacak tutarı itibariyle %54,76 oranında kabul oyu bulunduğunun bilirkişi heyeti raporunda açıkça tespit edildiği, ayrıca oylama sırasında sehven nisaba dahil edilmediği belirlenen toplam 5.028.075,70 TL tutarındaki dört alacaklının alacağının da dahil edilmesi halinde dahi konkordatonun kabul durumunun değişmediğinin anlaşıldığı, bu hususun hem bilirkişi raporu hem de komiser heyetinin ek raporu ile doğrulandığı görülmüştür. Alacaklı nisaplarına ilişkin değerlendirme yapılırken özellikle kıymetli evraka dayalı alacaklarda oy kullanma yetkisinin hamile ait olduğu, bu nedenle oylamada kullanılan çeklerin asıllarının incelenip incelenmediği hususunun bilirkişi heyeti tarafından ayrıca denetlendiği, komiser heyetince kıymetli evrakların asıllarının görülerek yetkili hamillere oy kullandırıldığı ve bu hususun dosyada mevcut suretlerle teyit edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Bu durum karşısında konkordato projesinin alacaklı çoğunluğu bakımından İİK’nın 302 nci maddesinde öngörülen şartları sağladığı sonucuna varılmıştır. Konkordatonun İİK’nın 305/1-a ve b bentleri uyarınca iflas tasfiyesine nazaran alacaklılar açısından daha avantajlı olup olmadığı ile teklif edilen tutarın borçlunun mali gücüyle orantılı olup olmadığı yönünden yapılan incelemede; komiser heyetinin kesin mühlet süresince borçlu şirketlerin faaliyetlerini yerinde denetlediği, şirketlerin üretim ve satış faaliyetlerine devam ettiği, çalışan sayısının korunabildiği, dürüstlük kuralına aykırı herhangi bir davranış tespit edilmediği, nakit akışı ve varlık yapısının düzenli olarak takip edildiği, haftalık ve aylık denetimlerle şirketlerin faaliyetine devam ettiğinin belirlendiği, bu durumun konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalini güçlendirdiği anlaşılmıştır. Yine mali tabloların karşılaştırmalı analizinde borçlu şirketlerin aktif yapısında önemli ölçüde korunma sağlandığı, banka kredileri ve ticari borçlarda azalma meydana geldiği, hazır değerlerde artış bulunduğu, faaliyetlerin tamamen sona ermediği ve ekonomik devamlılığın sürdürüldüğü görülmüş; bu hususlar konkordato projesinin sürdürülebilirliği bakımından olumlu değerlendirilmiştir. İİK’nın 305/d maddesi kapsamında imtiyazlı alacaklıların ve mühlet içinde komiser izniyle doğan borçların teminat altına alınmasına ilişkin şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesinde ise; komiser heyetinin 27.01.2026 tarihli raporunda mühlet içinde doğan borçların önemli bir kısmının ödendiği, bazı alacaklıların teminat isteme haklarından açıkça feragat ettiği, kalan borçlar bakımından ise toplam 326.624,82 TL tutarında teminat gösterilmesi gerektiğinin tespit edildiği, borçlu şirketler tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirildiği ve teminatların yatırıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla İİK’nın 305/d bendinde öngörülen şartların sağlandığı kanaatine varılmıştır. Tasdik harcı ve yargılama giderlerinin depo edilmesine ilişkin İİK’nın 305/1-e bendinde düzenlenen şart yönünden yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporunda nisaba dahil edilen alacaklar nedeniyle harca esas tutarın güncellendiği, gerekli harç miktarının 569.103,71 TL olarak hesaplandığı ve borçlu şirketlerce depo edilmesi gereken harç yönünden eksikliklerin giderildiği belirlenmiştir. Bu suretle tasdik için aranan mali yükümlülüklerin de yerine getirildiği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; borçlu gerçek kişiler yönünden konkordato nisaplarının sağlanamadığı ve tasdik şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla bu kişiler bakımından kesin mühletin kaldırılması ve konkordato talebinin reddine karar verilmesi gerekmiş; buna karşılık borçlu şirketler yönünden konkordato projesinin alacaklı çoğunluğu tarafından kabul edildiği, teklif edilen ödeme planının borçluların mali gücü ile orantılı ve uygulanabilir olduğu, konkordatonun iflas tasfiyesine nazaran alacaklılar açısından daha avantajlı bulunduğu, imtiyazlı alacaklıların korunmasına yönelik teminatların sağlandığı, tasdik harcı ile yargılama giderlerinin depo edildiği ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalinin yüksek olduğu anlaşıldığından İİK’nın 306 ncı maddesi uyarınca konkordatonun tasdikine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)-1-)Borçlular ...,... ve ... hakkkında Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılarak bu borçluların konkordato talebinin ayrı ayrı REDDİNE, B-)1-)Borçlu şirketler tarafından sunulan konkordato projesi ve revize projenin uygulanabilir olduğu,komiser heyetinin gerekçeli raporu,bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden konkordatonun başarıya ulaşacağı anlaşıldığından, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı borçlu ... TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı borçlu ... TEKSTİL GIDA VE İNŞAAT SANAYİ DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'nin konkordato taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ ile;konkordatonun İİK'nın 306 ncı maddesi uyarınca her iki şirket yönünden de TASDİKİNE,borçlu şirketler tarafından konkordatoya tabi borçların ,%30 fazlasıyla yani % 130 olarak, tasdik tarihini takip eden aydan başlamak üzere, (ödemeler her ayın son günü gerçekleşecek şekilde) 24 aylık dönemde aylık eşit taksitler halinde ÖDENMESİNE, 2-İİK'nın 308/c maddesi uyarınca konkordatonun tasdik kararıyla birlikte her iki şirket yönünden de bağlayıcı hâle geldiğinin karar altına ALINMASINA, 3- İİK'nın 308/d maddesi uyarınca borçlu şirketler tarafından alacaklılardan birine konkordato projesinde öngörülenden fazla olarak yapılan vaatlerin hükümsüz olduğunun BELİRTİLMESİNE, 4-Borçlular tarafından sunulan ödeme planları,alacaklı sayısı ve dosya içerisindeki diğer belgeler ile borçlunun mali yapısı değerlendirildiğinde İİK'nın 306/2 nci maddesi uyarınca borçlulara tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak ve gözetim tedbirlerini almak üzere SMMM ...'Nın kayyım olarak ATANMASINA,atanan kayyım için aylık 20.000,00.-TL (Net) ücret takdirine,ücretin kayyım tarafından doğrudan borçlu şirketlerin hesabından eşit olarak TAHSİLİNE, Kayyımın,İİK'nın 306/2 nci maddesi uyarınca borçluya ait işletmenin durumu ve proje uyarınca borçlarını ödeme kabiliyetini muhafaza edip etmediği konusunda iki ayda bir Mahkememize rapor VERMESİNE, 5-İİK'nın 308/b maddesinin birinci uyarınca alacakları itiraza uğramış alacaklıların,tasdik kararının ilânı tarihinden itibaren bir ay içerisinde dava açabilecekleri hususunun İHTARINA,anılan maddenin ikinci fıkrası uyarınca çekişmeli alacaklara isabet eden payın borçlular tarafından bankaya yatırılmasına YER OLMADIĞINA, 6-Konkordatonun tasdiki ile konkordato bağlayıcı hâle geldiğinden İİK'nın 308/ç maddesi uyarınca geçici mühlet kararından önce başlatılmış takiplerde konulan ve henüz paraya çevrilmemiş hacizlerin hükümden düştüğünün TESPİTİNE, 7-Borçluların talebi bulunmadığından İİK'nın 307 nci maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza ve satışı ile finansal kiralama konusu malların iadesinin ertelenmesine YER OLMADIĞINA, C-)Konkordato komiser heyetinin görevine son VERİLMESİNE, D-)Mahkememizce verilen tüm tedbirlerin hükümle birlikte KALDIRILMASINA, E-)İİK'nın 306/son maddesi uyarınca tasdik kararının Ticaret Sicil Gazetesinde ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında İLAN EDİLMESİNE ve İİK'nın 288 nci maddesinde belirtilen yerlere BİLDİRİLMESİNE, F-)Konkordato komiseri olarak görevlendirilen komiserlerin bugün itibariyle görevlerinin sona erdiğinin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu'na BİLDİRİLMESİNE, G-)İİK'nın 308/f maddesi uyarınca konkordatonun tamamen feshi hâlinde borçlu şirketlerin İİK'nın 308 nci maddesi gereğince iflâsına karar verilebileceği hususu gözönüne alınarak borçlu şirketler tarafından yatırılan iflâs avansının bu aşamada iadesine YER OLMADIĞINA,iflâs avansının ödeme takviminde belirtilen tüm borçlar ödendikten sonra borçlu şirketlere İADESİNE, 8-Alınması gerekli 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60- TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacılardan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, 9-Davacıların yaptığı yargılama giderlerinin kendileri üzerinde BIRAKILMASINA, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacılar tarafından peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde davacılara İADESİNE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere borçlular vekilleri ile bir kısım müdahil vekillerinin yüzlerine karşı, bir kısım müdahiller vekillerinin yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.29/01/2026
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır