İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/852 E. 2026/345 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/852
Karar No
2026/345
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2024/852 KARAR NO : 2026/345

HAKİM :... ... KATİP :... ...

DAVACI :... - ... VEKİLİ :Av. ... - UETS DAVALI :... VEKİLLERİ :Av. ... -....

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/12/2024 KARAR TARİHİ : 21/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, başta .... çapında faaliyetlerini yürüttüğünü, Müvekkili şirketin, “....” gibi ülke çapında bilinen birçok ticari hizmet markasını uhdesinde barındırdığını, 14.04.2022 tarihli "pastannecim franchıse sözleşmesi" göre "franchıse Alan" olarak tanımlanan davalı/borçlu, sözleşme çerçevesinde ticari olarak kendisine sağlanan marka ve know-how'dan yararlanmayı ve bu arada "franchıse Veren" müvekkili şirketin piyasadaki amaçları ve ticari görüşü doğrultusunda hareket etmeyi kabul ettiğini, 2024 yılında 9 ay süresince sadece Şubat ayında pasta kutusu alımı mevcut olup, börek ve baklava satışı yapılmasına rağmen diğer aylarda kutu alımının düzensiz ve/veya hiç yapılmadığının tespit edildiğini, müvekkili Şirketin milyonlarca Türk Lirası harcayarak ürün güvenliği, hijyen, sağlık, kalite unsurlarının korunabilmesi için yatırım yaptığını, bu hususta kılavuz ve eğitim kitapçıkları hazırlattığını, ödeme yapılmaması sebebi ile müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra yoluyla takip başlatıldığını, davalı/borçlu, itiraz dilekçesi ile borca, yetkiye, faize ve tüm ferilerine itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, müvekkili şirket tarafından davalı/borçlunun sorumluluğunda bulunan ... işletmesinin söz konusu ürünlerin satışında kullanılacak olan ambalaj alımında, teknik açıdan eksik ve yanlış kutu alımı yapıldığını, toplamda 600.000.-TL 23.09.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafından ....numaralı fatura ile davalı/borçluya fatura edildiğini, davalının anılan faturaya istinaden ödeme yapmaması nedeni ile davalı aleyhine .. Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve davalı şirket tarafından anılan takibe karşı haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 24.10.2024 tarihinde itiraz edildiğini, .... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve dayanaksız borca, faize, yetkiye ve ferilerine yönelik itirazın iptaline, yetki itirazının kaldırılması/iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin tacir sıfatını haiz olmadığından davanın görev ve yetki yönünden usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, buna göre gerçek kişi olan davalı müvekkilinin, tacir sıfatını haiz olduğunun kabulü için işletmesinin esnaf işletmesi için öngörülen miktarın üzerinde gelir elde ettiğinin ortaya konulması gerektiğini, davacı yanca bu hususa ilişkin herhangi bir delil gösterilmediğini, davalı müvekkilinin tacir sıfatını taşıyıp taşımadığı, davanın nispi ticari dava olup olmadığı, diğer bir ifadeyle Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olup olmadığı konusunda önem taşıdığını, itirazın iptali davalarında, yetkili icra dairesinden usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmesinin dava şartı olup bu şartın yerine getirilmemesi halinde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, somut uyuşmazlıkta davalının tacir, işin de davalı şirketin ticari işletmesiyle ilgili olduğu konusunda hiç bir tereddüt bulunmadığını, davacının faaliyetinin esnaf faaliyeti olup olmadığını, işin hacmi itibariyle ticari muhasebeyi gerektirip gerektirmediğini, ticari faaliyet boyutuna erişip erişmediğinin değerlendirilip, gerekirse bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak davacının tacir-esnaf olduğunun kesin bir şekilde belirlenmesinden sonra taraflar arasındaki fesih koşullarının bulunup bulunmadığını, davacı yanın alacağa hak kazanıp kazanmadığı, alacağının bulunup bulunmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi de yerinde değildir." şeklinde hüküm tesis edildiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, takip talebinde dayanak olarak gösterilmeyen belgelerin bu davada ibrazı ve delil olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının iddialarının tümüyle dayanaktan yoksun olduğunu, davacı yanca davalı müvekkiline gönderilen fatura ve .... yevmiye numarası ihtarnamesi ile itiraz edilerek iddiaların gerçeği yansıtmadığının belirtildiğini, iddiaya konu düzenlemelerin emredici hükümlere aykırı olduklarından geçerli olmadıklarının kabulü gerektiğini, davanın öncelikle davalı müvekkilinin tacir sıfatını haiz olmaması nedeniyle usulden reddini, aksi kanaat halinde ispatlanamayan ve haksızlığı sabit olan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, özel nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili amacıyla başlatılmış icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. Dosya kapsamından; taraflar arasında " ...." başlıklı sözleşmenin imzalandığı, anılan sözleşme ile davalının davacıdan alacağı unlu mamül ve içecek gibi gıda maddelerini yine davacıdan aldığı, kutu ve ambalajlar ile satmayı taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Anılan sözleşmenin 5.1.8.maddesi ile davalı davacının yazılı olarak izin vermediği, onaylamadığı hiçbir ürün veya hizmet kalemini, ürünlerin satışında kullanılmayan sunum ürünlerini bulundurmamayı ve satışa sunmamayı taahhüt etmiştir. Sözleşmenin 6.24.maddesi ile davacının yazılı izni dışında davalının kutu, tabela, ambalaj ve sarf malzemesi temininin sözleşmeye aykırılık teşkil edeceği ve Ek1'de belirtilen cezai şartı tazmin sorumluluğu bulunduğu kabul edilmiştir. Tarafların maddi olaylara ilişkin tanıkları dinlenmiştir. Davacı tanıkları; yapılan genel denetimlerde davalının işlettiği şubede yapılan denetimler sonucu davacı firmadan temin edilmemiş kutuların kullanıldığını tespit ettiklerini beyan etmişlerdir. Dinlenen davalı tanığı ise; davalının kutuları davacıdan teslim aldığını, bazı aylarda yüklü alım yaptığını beyan etmiştir. Mahkememizce davacı tarafın tanıklarının anlatımlarına itibar edilmiş, tanık beyanlarının davacı tarafça sunulmuş belge ve tutanaklar ile desteklenmiş olması nedeniyle davalıya ait iş yerinde davacıdan temin edilmemiş kutuların kullanıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Davalı tarafın tanığının davacı ile başka bir davasının bulunması nedeniyle beyanlarının tamamen yansız olamayacağı değerlendirilmiş ve bu beyanlara itibar edilmemiştir. Mahkememizce kabul edilen olayın yani sözleşmede kararlaştırılanın dışında kutu ve ambalaj temin edilmesinin anılan sözleşmenin 5.1.8. İle 6.24.maddelerine aykırılık teşkil ettiği; anılan aykırılıkların yine sözleşme ile kararlaştırılmış cezai şartları içeren sözleşmenin Ek1 tablosu uyarınca 500.000,00 TL ve 100.000,00 TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL olmak üzere cezai şartı gerekli kıldığı kanaatine ulaşılmıştır. Açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi, varlığı ve miktarı belirgin bir alacağın bulunmaması nedeniyle icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davalının ....Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 600.000,00TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin anılan tutar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, 2-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmekte olduğundan icra inkar tazminatı isteminin reddine, 3-Alınması gerekli 40.986,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan toplam 7.246,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 33.739,50-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60TL başvuru harcı, 7.246,50TL peşin harç, 935,00TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 8.609,10TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-AAÜT uyarınca belirlenen 96.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 6-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir yazılmasına, 7-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ....Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/852, K. 2026/345, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-852-e-2026-345-k-5dda42eec508