İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/779 E. 2026/196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/779
Karar No
2026/196
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/779 Esas KARAR NO:2026/196 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/12/2024 KARAR TARİHİ:02/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 27/12/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, davalı şirkete nakliye hizmeti verdiğini, bu hizmeti faturalandırdığını, 283.356,52 TL, 211.220,00 TL ve 238.752,80 TL tutarlı faturaları davalıya tebliğ ettiğini, davalı şirketin hizmeti süresinin üzerinden geçen çok uzun zamana rağmen borcunu ödemediğini, Davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının, işbu takibe haksız olarak itiraz ettiğini, işbu nedenle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, borcuna kötü niyetli olarak itiraz eden davalı hakkında huzurdaki davayı ikame etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davanın kabulü ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 16/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalının, davacı tarafa icra takibinde talep edildiği kadar borcu bulunmadığını, alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile davalının talep edildiği kadar borçlu olmadığının ortaya çıkacağını, borcu ispatlama yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğunu, davacının delil olarak sunduğu faturaların davacı şirketin kendisi düzenlemiş olduğundan söz konusu uyuşmazlıkta bir ispat aracı olmadığını, davacı tarafın, alacaklarının faturadan kaynaklandığını bildirmiş olsa da, faturaların düzenlenmiş olması, faturalara itiraz edilmemiş olması hizmetin verildiği veya malın teslim edildiği sonucunu doğurmayacağını, davacının, dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunduğunu, bu talebin kabulünün mümkün olmadığını, uyuşmazlığa söz konu alacak likit bir alacak olmadığından borcun hesaplanabilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın, haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, bu nedenle aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, hiçbir surette davalının, davacı firmaya borçlu konumda olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte, aksi kanaat halinde, davacı firmanın vergi kaçakçılığı ve sahte evrak düzenlemekten ötürü içerisinde bulunduğu vergi incelemesi nedeniyle davalının davaya konu borcu ödememe hakkının mevcut olduğunu, davacı tarafın, Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı İstanbul Vergi Kaçakçılığı-4 Denetim Daire Başkanlığı tarafından 213 S. Vergi Usul Kanunu'nun 134 ve müteakip maddeleri uyarınca vergi incelemesine alınmış olduğunu, İşbu inceleme dolayısı ile geçmişte davacı firma ile iş yapılmış olmasından ötürü davalı firmanın da incelemeye alındığını, ilgili inceleme kapsamında 3 kişilik bir ekip 1 hafta çalışmış 2 kez müfettiş yanına davalı firma yetkilileri tarafından beyanda bulunmaya gidildiğini, davacı firmanın gerçekleştirdiği kanunsuz işlemlerin davacıyı zarara uğrattığını, yakın gelecekte davacı firma hakkında tamamlanacak olan vergi incelemesinden çıkacak sonuç kapsamında davalının mevcut durumdan büyük maddi zararlara uğrama ihtimalinin bulunduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, haksız ve ispatlanmayan davanın esastan reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak koşuluyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası Uyap kayıtları, -Mali Müşavir ... tarafından sunulan 11/07/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 14/11/202025 tarihli bilirkişi ek raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının ... ... Ltd. Şti. olduğu, borçlusunun ...A.Ş. olduğu, takip konusu alacak miktarının 906.875,07TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçluya 25/11/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, borçlunun 25/11/2024 tarihinde itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir ... tarafından sunulan 11/07/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 14/11/202025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Taraflar arasındaki ticari ilişkinin 2018 yılından itibaren devam ettiği, davacı tarafından davalı şirkete nakliye faturaları tanzim edildiği, faturaların e-fatura olarak düzenlendiği, faturalarında her iki taraf kayıtlarında bulunduğu, Taraflar arasında ticari ilişkinin mail yazışmaları, taşıma irsaliyeleri ve e-faturaların kabul edildiği ekran görüntüsü ile tespit edildiği, Davacı şirket tarafından takibe konu edilen faturalar sonrasında davalı şirket tarafından çek ödemelerinin hesaplarında kayıtlı olduğu, davacı şirketin takibe konu ettiği faturalar sonrasında ticari ilişkinin devamı ile fatura ve tahsilatlar borç/alacak mahsubu olacak şekilde toplam bakiye ile devam ettiği, Davacı ile davalı şirketin 31.12.2022, 31.12.2023 ve takip tarihi itibari ile hesaplarının birbiri ile uyumlu olduğu, Davacı şirket ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede 25.11.2024 takip tarihi itibari ile davalı şirketten 698.317,86.-TL alacaklı olduğu...." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, taraf ticari defterlerinin ve BA/BS formlarının birbirleriyle uyumlu olduğu, bunun yanında davacının da davalıyı temerrüde düşürdüğüne dair bir belge bulunmadığından işlemiş faiz yönünden hesaplama yapılmayarak takibin kısmen devamına karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep edildiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN 698.317,86TL yönünden İPTALİNE, takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-)Asıl alacağın %20 si olan 139.663,57TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-)Alınması gereken 47.702,09TL harçtan, peşin alınan 7.989,06TL harcının mahsubu ile bakiye 39.713,03TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-)Davacı tarafça yapılan 427,60TL başvurma harcı, 7.989,06TL peşin harç, 13.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 150,00TL olmak üzere toplam 21.566,66TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 20.535,77TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 110.747,68TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 35.011,46TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-)Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin kabul red oranına göre, 172,08TL'nin davacıdan, 3.427,92TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 8-)6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/03/2026

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/779, K. 2026/196, T. 02.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-779-e-2026-196-k-d5fdce89032c