İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/789 E. 2026/166 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/789
- Karar No
- 2026/166
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/789 Esas KARAR NO : 2026/166
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/08/2024 KARAR TARİHİ : 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil aleyhine Kumluca İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ilgili çek görüntüsü incelendiğinde müvekkili ... adına atılan imzanın müvekkiline ait olmadığı görülmekte olduğunu. Müvekkili adına atılan sahte imzadan ötürü müvekkilinin borçtan hiçbir sorumluluğu bulunmaması nedeniyle borçlu olmadığının tespiti gerekmekte olduğnu. Tebligat müvekkiline yapılmadığını. Tebliğ mazbatasından anlaşılacağı üzere tebligatı müvekkilinin annesi aldığını. Müvekkilinin yaşlı annesi de müvekkiline haber vermediğini bu sebeple de müvekkilinin icra dosyasından haberi olmadığını. İcra takibine konu senet üzerindeki imzaya da bu sebepten ötürü itiraz edemediği, ayrıca imza itirazını İcra Hukuku bakımından süresinde yapmış olmasa da müvekkilinin menfi tespit davası açma hususunda hukuki yararı bulunmakta olduğunu. HMK m.391 ihtiyati tedbir kararı verilmesi konusunda hakime oldukça geniş bir takdir yetkisi verdiğini. Kanunun lafzına bakıldığında "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." dediği görülmekte olduğunu. Bu sebeple icra takibinin durdurulması müvekkilinin için zaruri bir hal aldığını. Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 209“Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz.” denildiğini, bu sebeple icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., Kumluca İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası takip dayanağı çek olan ... keşide tarihli ... TL bedelli, ..., .../... Şubesi, ...-... seri nolu çekte son hamil olarak bulunduğunu, müvekkilden önce ise sırası ile ... ve ... olduğunu, bu doğrultuda da takibe dayanak çeki cirolayarak müvekkile veren kişi diğer borçlu ... olduğunu, işbu imzanın ... tarafından atılıp atılmadığını bilecek olan kişi ...'den sonra çeki elinde bulunduran ve cirolayarak müvekkile teslim eden ... olduğunu, müvekkil zarara uğraması halinde bu zararı ...'e rücu edeceğinden, davanın ... TC kimlik numaralı ...'e HMK 61. Maddesi usulünce ihbar edilmesinde hukuki yara bulunduğunu, davacı borçluya başlatılan Kumluca İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası takip talebi ve ödeme emrinde görüldüğü üzere davacı borçluya yöneltilen takipte davacı borçlunun sorumlu olduğu belirtilen asıl alacak miktarı ... TL olduğunu, çek tazminatından sadece çek keşidecisi ... Şirketi'nin sorumlu olduğu açık bir şekilde takip talebinde belirtildiğini, bu nedenle de davacı yanca dava dilekçesinde belirtilen harca esas değer ... TL olduğundan bu açıdan da davanın reddi gerektiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. Dava, hukuki niteliği itibari ile; menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı taraf davalı tarafça başlatılan Kumluca İcra Müdürlüğü .../... Esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak çekteki imzanın davacıya ait olmadığını ileri sürdüğü, davalı tarafın ise açılan davayı kabul etmediğini, çekteki son hamil olduğunu, imzanın kimse ait olduğunu bilmek veya bilebilecek durumda olmanın davalıdan beklenilemeyeceğini savunduğunu görülmüştür. Mahkememizce davacının imza örneklerinin alınması amacıyla talimat yazılmış, talimatın iade edildiği görülmüştür. Davacının imza incelemesine esas olmak üzere kurumlara müzekkere yazılmış, gelen cevabi yazılarda masraf gönderilmesi halinde belge asıllarının gönderileceği belirtilmiştir. Davacı tarafça belirtilen yeterli gider avansının depo edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesisi gerekmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 114/1 g ve HMK madde 115/2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 2-Alınması gereken ... TL harçtan peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile eksik kalan ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT madde 7/2 maddesine göre hesaplanan ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde Antalya ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır