İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/774 E. 2026/200 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/774
Karar No
2026/200
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/774 KARAR NO : 2026/200 DAVA : İtirazın İptali (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2024 KARAR TARİHİ : 19/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlu tacir ile müvekkili arasında ... tarihinde 5 yıl süre ile ... sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında ... alan muhatap ... veren müvekkili şirketin ürünlerini ve markasını belirli süre koşul ve sınırlar içinde, belirli bir bedel karşılığında kullanmayı beyan ve taahhüt ettiğini, davalı sözleşme kapsamında yerine getirmesi gereken yükümlülükleri ve ödemeleri tüm uyarılara rağmen uymadığını ve aylık ödemelerini ödemeyerek iş bu davayı ... TL bedelli konu icra takibinin açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bu kapsamda sözleşmeyi Antalya ... . Noterliğinde gönderilen ihtar ile ... tarihinde haklı fesih yaptığını, müvekkilinin iş bu sözleşme alacağı kapsamında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı icra dosyası üzerinden davalı borçlu hakkında icra takibi başlatıldığı, ödeme emri ... tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği ve ... tarihinde davalının itirazı üzerinde takibin durduğunu, davalı borçlunun takibe itirazının haksız olduğunu, icra takibine herhangi bir gerekçe göstermediğini, ilgili takibe dayanan belgede bulunan imzanın açıklanmadığını, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirerek Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davacı ile ... şubesinde davacının müşterisi olduğu dönemde yakınlaştığı ve orada çalışanlardan birisinin ... şubesini açacağını söylediğini ve vekil edene de ... şubesini açmasının çok karlı olacağının fikrini verdiğini davacı tarafla bu şekilde tanıdıklarını, kanunda aksi öngörülmedikçe hiçbir şekle bağlı olmadığını, ... sözleşmesi açıkça kanunda düzenlenen sözleşme türlerinden olmadığından dolayısıyla da kanunen öngörülmüş bir şekil şartı olmadığından öngörülen şekil serbestisi ilkesine göre herhangi bir şekil şartına tabi olmadığını, somut olayda davacı taraf müvekkiline sözleşmeye uymadığını, kendisine tam ödeme yapmak zorunda olmadığını, hatta bazı aylarda ise hiç ödeme yapmak zorunda olmadığını ifade eden mesajlar gönderdiğini, hal böyle iken müvekkili aleyhine yönlendirilen Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı icra takibi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın kullanımında olan hat üzerinde müvekkiline, ben sözleşmeye uymuyorum, ikimiz buluşalım ortak bir yol bulalım diyerek mesaj attığını ve sözleşme kaynaklı müvekkilinin ödeme yükümlülüğünü sözleşmede imzası bulunan taraf olarak sonlandırdığını, taraflar arasındaki uyuşmazlık asliye ticaret mahkemesinin görev alanında olmadığını, mahkeme davanın her aşamasında görevli olup olmadığını inceleyebilir, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmede müvekkiline ... İli ... İlçesi sınırlarında faaliyet gösterme yetkisi verildiğini, aynı zamanda müvekkilinin ikametinin de ... olduğunu, yetki ilk itirazımız nedeniyle dosyanın yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi kanaatte ise davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından ... Sözleşmesi ve arabuluculuk son tutanağı delil olarak sunulmuş, mahkememizce tarafların tacir kayıtları dosyamız arasına celbedilmiş, Uyap sistemi üzerinden Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... /... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmak suretiyle ve tanıklar dinlenerek tüm deliller toplanmıştır. Dava, ... sözleşmesinden kaynaklı alacak için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Tanık ... duruşmadaki beyanında aynen; "Davalı Benim eski patronum olur. 2023-2024 yılları arasında işe başladım. Açılış döneminde ben yoktum. Ben orada ... yapıyordum. Çay , kahve işlerine bakıyordum. Davacı ... Hanım 2-3 defa benim ziyaretime geldi. Bize ... Hanım'a destek olmak üzere açılıştan sonra ilk 3 ay ücretini almayacağını, bizim de ona destek olmamızı söyledi. Çalıştığımız yer güzellik merkezi idi. ... Hanım'ın doğumundan önce isim hakkını geri çekeceğini söyledi. Doğumundan sonra da dükkanı toparlamamız gerektiğini , kapatacağımızı söyledi. Doğum döneminden 2-3 ay önce de bize paket satışlarını durdurdu. Elimizdeki müşteriyi eritmemiz gerektiğini söyledi. Benim patronum çalıştığım süre boyunca ...'dır. Doğum öncesinde bize toparlanması gerektiği bilgisini ... Hanım bize verdi. Doğumdan sonra bizim çıkışımızı ... Hanım yaptı. ... Hanım bize dükkanın kapatılacağını söyledi. ... Hanım da arkadaşımızı aradığında hoparlör açıktı. Biz de duyduk. ... Hanım işin kötü gittiğinden dolayı dükkanı kapatmak istedi ancak ... Hanım ... Hanımı motive ederek şuan kapatmaması gerektiğini, kendisini destekleyeceğini, borçlandırmayacağını, ücretin yarısını alacağını söyledi, ben iş yerinde kapı açık olduğunu için çay, kahve getirip götürdüğüm için bu aralarındaki iletişimi ve söylenenleri duyuyordum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Tanık ... duruşmadaki beyanında aynen; "ben 2023-2024 yıllarında davalıya ait ... ... şirketinde ... şubesinde güzellik uzmanı olarak çalışmaya başladım, ... hanımın doğum süresinde şube ile ilgili işlemleri ben devraldım, yokluğunda ben yapıyordum, davacı ile paket satışları ile birebir konuştuk, ... Hanımın yokluğunda ... hanım bana paket satışlarını durdurmamı söyledi, müdür vasfı bende olduğumdan paket iptallerini yaparak iadeleri ben yaptım, aktif seansı olan müşterileri eritip daha sonra kapanışa geçecektik, daha sonrasında kapanışa geçildi, daha sonrasında orası kapandıktan sonra ... hanıma bildirerek ben kendim işletme kurdum, benim ... hanımla ilgili devir anlaşmam yok, devir söz konusu değildir, makineleri kendim aldım, taraflar ile herhangi bir hukuki sürecim mevcut değildir, ... hanım doğum sürecindeyken ve doğum iznindeyken ... hanımla bizzat kendim iletişim kurdum, güzellik merkezinin tüm işleyiş ve işlemlerinle ben ilgilendim, bu aşamada ... hanım'ın sözleşmenin geçersizliği, iptal edileceği bu nedenle de paket satışının durdurulması ve yeni müşterilere paket satışı yapılmaması yönünde bana talimatı olmuştur, bu dönem ... hanımın doğumundan 1 ay öncesine denk gelmektedir" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... . Hukuk Dairesi'nin ... Tarih ... /... Esas ... /... Karar sayılı ilamında,"... yeniden Antalya ... .Asliye Hukuk Mahkemesi ile Antalya ... .Asliye Ticaret Mahkemesi arasında görev uyuşmazlığı yönünden merci tayini yapılmıştır. Dava, Alacak istemine ilişkindir. Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı Kanunun 5. maddesinin ikinci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesi getirilmiştir. Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukukî işlemin veya fiilin olması gerekir.Eldeki davada, davacının tacir olmadığı, davanın da Türk Ticaret Kanununun 4. Maddesi kapsamında ticari dava olmadığı anlaşılmakla, davacı ile davalı arasında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden Antalya ... .Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ve ... /... Esas ... /... Karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde belirtilmiştir. Tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Antalya Sanayi ve Ticaret Odası'na, Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na ve Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı'na müzekkereler yazılmış olup, gelen müzekkere cevaplarının incelenmesinde, davacının gerçek usülde bilanço esasına göre defter tuttuğu, davalının 2023- 2024 yıllarında esnaf siciline kayıt olduğu, davalının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kaydının bulunmadığı, davalının işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, 2021 yılı itibariyle gayri safi hasılatının ... TL, 2024 yılı gayri safi hasılatının ... TL olduğu bildirildiği görülmüştür. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir. Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir. Bu belirlemeye göre VUK 177.maddesinde belirtilen hadlerden 1. ve 3. bendindeki konularda faaliyette bulunanların yarısını, 2.bendindeki faaliyetlerde bulunanların tamamı dikkate alınarak bu rakamları aşanlar tacir olarak kabul edilmiştir. TÜİK verilerine göre 2023 yılında defter hadlerine göre davalının yaptığı işe göre 2.bentteki sınırlara ilişkin gayrisafi hasılat ... TL, 2024 yılı için ise ... TL olarak belirtilmekle davalının esnaf olarak kabulü gerekmektedir. Somut olayda davacı tarafından, davalının ... tarihli franchise sözleşmesinden kaynaklı sözleşme ile yüklendiği edimlerini yerine getirmemesi nedeni ile uğradığı zararın davalıdan tahsili için başlatılan icra takibinde davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiş, davacının talebi 5846 sayılı FSEK ve 556 sayılı KHK hükümlerinden kaynaklanan hakların varlığından kaynaklı bir uyuşmazlık olmadığı gibi franchise sözleşmesi nedeniyle tescilli bir sınai hakka dayalı herhangi bir uyuşmazlık söz konusu değildir. Bu itibarla görev hususu tarafların hukuki durumuna göre belirlenmesi gerekmektedir. Yukarıdaki tespitlere göre; dava, TTK’da düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı gibi davalının vergi kayıtları incelendiğinde, işletme usulüne göre defter tuttuğu ve VUK 177. Maddenin 1. Fıkrasının 2. Bendinde yazan hadleri aşmadığı ve bu sebeple tacir de olmadığı dolayısıyla somut durumda nispit ticari dava koşulunun da gerçekleşmediği, TTK 4.maddesi anlamında nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davalı tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, uyuşmazlığın genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerektiği, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde (iş bu kararın kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde) başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nın 331/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra: a-Davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, b-Dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse talep üzerine dosya üzerinden bu durumun tespitine ve davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine ilişkin karar verilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı HMK'nun 345 maddesi uyarınca bu gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde kararın Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili hukuk dairesince incelenmesi için istinaf kanun yoluna başvurma haklarının bulunduğuna dair, verilen karar, açıkça okunup, anlatıldı. 19/02/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/774, K. 2026/200, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-774-e-2026-200-k-3232bc9f68d9