İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/779 E. 2025/880 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/779
- Karar No
- 2025/880
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/779 Esas KARAR NO:2025/880
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/12/2024 KARAR TARİHİ:10/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; davacı , bir prodüksiyon şirketi olup ulaşım hizmeti ve benzeri organizasyon destek hizmetleri sağladığını, davacı tarafından davalı yana 14.06.2024 tarihinde, ... - ... arası otobüsle ulaşım hizmeti verildiğini, ancak bu hizmete karşılık olan hak ediş bedeli ödenmediğini, söz konusu fatura bedeli ödenmediğinden taraflarınca icra takibi başlatıldığını, davalı takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, dava öncesi, ticari uyuşmazlıklardan kaynaklanan dava şartı arabulucuk yoluna başvurulmuş olup anlaşma sağlanamadığını, davalının, davacı prodüksiyon şirketine, takipte istenen ulaşım hizmet bedeli faturası tutarında borcu bulunduğundan, itirazın iptaline ve takibin devamını, alacak likit olduğundan davalının en az %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davalının, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline ve takibin devamını, alacak likit olduğundan davalı/borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; davalı aleyhinde .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas Sayılı Dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı ve söz konusu icra takibine davalı şirketçe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edilerek icra takibinin durdurulduğunu, iddia edilerek .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas Sayılı Dosyası üzerinden davalı şirketçe yapılan itirazın iptali talep ve dava edildiğini, ancak davacı tarafça ileri sürülen iddialar asılsız ve mesnetsiz olup tarafımızca kabul edilmesi imkan dahilinde olmadığını, işbu sebeple huzurdaki dosyaya cevap verme zorunluluğumuz hasıl olduğunu, davalı şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı şirket aleyhinde haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhinde kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, yasal olarak talep edilmesi gereken faiz oranının oldukça üstünde olup huzurdaki davada belirtilen faiz taleplerinin reddi gerektiğini, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; davacı tarafça açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazın iptalinin ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddini, davalının, davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmaması sebebiyle davanın reddini, davacının icra takibinin konusu olan meblağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 84.000,00- TL asıl alacak ve 8.217,62-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 92.217,62 -TL borcun ödenmesi amacıyla icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 01/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 28/08/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. SMMM bilirkişinin 28/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının 2024 yılı ticari defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, ibraz edilen yasal defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, Davacı lehine delil niteliklerinin bulunduğu, Davalı taraf ... Organizasyon ... Tur. Nak. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’nin vekili defter ve belgelerini ibraz etmeyeceklerini bildirmiş olup, bu sebeple Davalı defter ve belgeleri incelenememiştir. Davacı ... Ticaret Limited Şirketi’nin 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde; Davalı ... Organizasyon ... Tur. Nak. İnş. San.Ve Tic. Ltd. Şti. İle aralarında bir cari hesap ilişkisi olduğu ve davacının davalıya ulaşım hizmeti sağladığı ve Dava dosyasında bu konuda whatsapp yazışmalarının olduğu ve bu yazışmaların ekine konularak Davalıya faturaların iletilmiş olduğu, Dava dosyasın işbu hizmet satışı için düzenlenmiş yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davalının davacıya toplam tutarı 205.200,00 TL olan 3 adet fatura düzenlemiş olduğu, Dava konusu alacağa dayanak olan 14.06.2024 tarihli, ... nolu 84.000,00TL tutarlı faturanın bu 3 adet faturadan birisi olup, davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Sayın Mahkemenin celbi ile T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın ilgili vergi dairesi müdürlüklerinden gelen 2024 yılı Davacıya ve Davalıya ait Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizinde işbu 3 adet faturanın yer aldığı, İş bu cari hesaba istinaden Davalıdan banka yoluyla 16.04.2024 tarihinde 66.000,00 TL tahsilat yapmış olduğu, Davalı borçlunun 818 sayılı BK' nun 101.(TBK.117.md.) maddesinde belirtilen şekilde temerrüde düşürüldüğü yolunda dosyada herhangi bir delile rastlanılmamış olduğu için, davacının takip öncesi dönem için işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, Davacının defterlerinde Davacının Davalıdan 139.000,00 TL alacaklı olduğu değerlendirilmiştir. Tensip zaptı, dava dilekçesi ve defter & belge ibrazı da dahil tüm ara kararlar Tebligat Kanununa uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen, defter & belge ibraz etmeyen davalıya göre, Davacı tarafından ibraz edilmiş olan defterlerin TTK 64, 65. Maddeye uygun tutulduğu, alacağa ait tüm ticari işlemlerin defterlerinde kayıtlı bulunması karşısında, davacının davalıdan dava tarihi itibarıyla 139.000,00 TL alacaklı olduğunun da kabul edilebileceği, HMK 220 ve 222. maddelerine göre davalıya açıklamalı ve ihtarlı davetiye gönderilmesinin takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir. DELİLLER: -Davacı vekili tarafından sunulan 2023-2024 yılı yevmiye, kebir, envanter defterleri içerir USB bellek, 2 adet takograf kaydı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ulaşım hizmet alımına dair sözlü anlaşma kapsamında faturaya dayalı alacak için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı HMK’nın 222. maddesinde “Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır” düzenlemesi yer almaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Somut olayda; davacı taraf, taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma gereği ulaşım hizmeti sağladığını ileri sürülerek düzenlenen faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalı tarafın ise davacıya herhangi bir borcu olmadığını savunduğu, mahkememizce taraflar arasındaki ticari ilişki, alacaklılık ve borçluluk durumunun tespiti yönünden tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, taraflara; ticari defterlerin sunulamamasına dair ihtaratın usulüne uygun olarak yapıldığı, inceleme gününün belirlendiği, davacı taraf ticari defterleri sunulmuş ise de davalı tarafın ticari defterlerini sunmadığı, karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin diğer tarafın defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, yukarıda açıklandığı üzere davalı tarafın engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılması gerektiği, dolayısıyla davalı yan defterlerini sunmadığından davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerinin kendi lehine delil teşkil edeceği ve bu lehe delilin boşa düşürülemeyeceği, hükme esas alınması gerektiği anlaşılmakla davacı tarafın sunduğu takograf kaydı ve ticari defterlerin incelenmesi sonucu; tarafların aralarında bir cari hesap ilişkisi olduğu ve davacının davalıya ulaşım hizmeti sağladığı, dava konusu alacağa dayanak olan 14.06.2024 tarihli, ... nolu 84.000,00TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacıya toplam tutarı 205.200,00-TL olan 3 adet fatura düzenlediği, taraflar üzerinden vergi dairesine yapılan bildirimlerde 2024 yılı davacıya ve davalıya ait karşılaştırmalı alış-satış analizinde bu 3 adet faturanın yer aldığı, iş bu cari hesaba istinaden davalıdan banka yoluyla 16.04.2024 tarihinde 66.000,00 TL tahsilat yapıldığı, davacının defterlerinde davacının davalıdan 139.000,00-TL alacaklı olduğu, bakiye alacağın takipteki miktarla örtüştüğü bu nedenle davacının alacağının ispatladığı, ilamsız takibe itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, İşlemiş faiz yönünden; davalının takip talebinde 8.217,62-TL ulaşım hizmetine işlemiş faiz talep ettiği, ancak Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/1037 Esas, 2019/2322 Karar, 2017/3150 Esas 2019/647 Karar sayılı ilamlarında da belirtiği üzere işlemiş faiz yönünden davacının temerrüde düşürülmesi gerektiği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği, o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşıldığından işlemiş faiz yönünden istemin reddine, İcra inkar tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, talep edilen borç miktarının davalı defterlerinden açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-....İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı icra takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptali ile 84.000,00-TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak niteliği itibariyle likit ve belirlenebilir olduğundan %20 inkar tazminatı olan 16.800,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 5.738,04-TL harçtan, peşin alınan 1.113,76-TL harç mahsup edilerek kalan 4.624,28-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 1.113,76-TL peşin harç, 427,60-TL başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00-TL (kabul miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 8.217,62-TL (red miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.060,00-TL yargılama gideri kabul ve red durumuna göre takdiren oranlayarak 6.430,90-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 3.279,20-TL'nin davalıdan, 320,80-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.10/12/2025
Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır