İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/694 E. 2025/932 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/694
Karar No
2025/932
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2024/694 Esas KARAR NO:2025/932

DAVA :Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:31/10/2024 KARAR TARİHİ:23/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle müvekkil şirketin, 169.680,00 TL bedelli emtiayı davalı şirkete teslim ettiğini, bu ticaret karşılığı ekte sureti sunulan 18/09/2023 tarih, ... nolu, 169.680,00 TL bedelli fatura kesildiğini, Davalı şirketin, bu borcun 100.000,00 TL'lik kısmını ödediğini, 20.000,00 TL kısımlık mah da müvekkil şirkete iade edildiğini, ancak bakiye 44.228,00 TL kısmı ödemediğini, davalı şirketle bu konudaki tüm görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, ayrıca .... Noterliğinin 19/03/2024 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesinin de keşide edilerek Bakiye; 44.228,00 TL borcun ödenmesi için ihtar edildiğini, Davalı şirket tarafından bakiye borç ödenmeyince .... İcra Müdürlüğünün 2024-... icra dosyasıyla 44.228,00 TL Asıl borç ve 9.505,70 TL ticari avans faiziyle Toplam: 53.733,70 TL üzerinden icra takibi yapıldığını, davalı/borçlu "borcu bulunmadığını" beyanla takibe itiraz ederek, kötü niyetli olarak takibi durdurduğunu, İcra takibine itiraz üzerine arabuluculuk yoluna müracaat edilmiş olup; İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 23/08/2024 tarih ve 2024/... numaralı dosyasıyla "Anlaşamama Tutanağı" tutulduğunu, Davalı tarafça yapılan itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu, Vaki itirazın iptali ve haksız itiraz nedeniyle icra inkar tazminatı talebi ile dava açma zarureti hasıl olduğunu, arz ve izah edilen ve resen tespit olunacak nedenlerle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulü ile .... İcra Müdürlüğünün 2024-... E. Sayılı dosyasına vaki haksız itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa 18/09/2023 tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. Dava, cari hesap ilişkisinden ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca , faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Bu açıklamalar ışığında tarafların oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, icra dosyası getirtilerek incelenmiş, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman mali bilirkişiden rapor alınmıştır. .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 44.228,00-TL asıl alacak 9.505,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.733,70-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 08/04/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/04/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. Bilirkişinin düzenlediği 25/06/2025 tarihli 3 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraf Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı, Onayların Bulunup Bulunulmadığı, Yönünden Değerlendirme; Davacı taraf fizik ortamda ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden davalı taraf adına tanzim edilmiş olan tüm faturalar ile davalıdan yapılan tahsilatlara ait bilgi ve belgeler ile davalıya ait cari hesap bilgileri ibraz edilmediği bu nedenle davacı tarafa ait ticari defterlerde davalıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, Davalı taraf ise ticari defterleri ile ticari defterler kayıtlarına esas teşkil eden davalı taraf adına tanzim edilmiş olan tüm faturalar ile davacıya yapılan ödemeleri ait bilgi ve belgeler ile davacıya ait cari hesap bilgileri ibraz edilmediği bu nedenle davalı tarafa ait ticari defterlerde davacıya ait borç ve alacak tutarının doğruluğu ve gerçekliği hakkında somut değerlendirme yapılamadığı, Faturaların Taraf Defterlerinde Yer Alıp Almadığı Yönünden Değerlendirme; Taraflar usulüne uygun ticari defterini ibraz etmediğinden dava konusu faturaların ticari defterler yer alıp almadığı yönünden inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı, Takip Tarihi İtibariyle Davacının Alacağının Bulunup Bulunmadığı Var İse Miktarının Tespiti Yönünden Değerlendirme; Taraflar usulüne uygun ticari defterini ibraz etmediğinden dava konusu faturaların ticari defterler yer alıp almadığı yönünden inceleme tespit ve değerlendirme yapılmadığı, davacının .... İcra dairesinin 2024/... dosya numarası davalı aleyhine yaptığı icra takibinde davacının alacağının bulunup bulunmadığı yönünde somut bir tespit yapılamadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, dava konusu takibe ilişkin borç bakiyesi bulunduğu, davacının alacağın tahsili istemiyle icra dosyasında takip yaptığı, davalının yasal süresi içerisinde yaptığı itiraz üzerine takibin durmasına karar verildiği, mahkememizce tüm delillerin toplandığı, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, mahkememizce öninceleme duruşmasında taraf defterlerinin incelenmesine karar verildiği, davalıya işbu duruşma tutanağının ihtaratlı olarak tebliğ edildiği, inceleme gün ve saatinde davalı hazır olmadığı gibi mazeret de bildirmediği, incelemenin sadece davacı defterleri üzerinden yapıldığı, davacının alacağına dayanak olan faturaların davalıya tebliğ edildiği, faturaya itiraz olmadığı, davacının ticari defterlerini usulüne uygun tutulduğu ve faturaların defterinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından ticari defter ve kayıtların sunulmadığından HMK 222/3 gereğince davacının ticari defter ve kayıtları hükme esas alınarak davanın asıl alacak üzerinden devamına karar verilmiştir. Her ne kadar icra takibinde davacının işlemiş faiz talebi olsa da, işlemiş faiz yönünden davalının temerrüde düşürülmediği, davacı tarafından davalıya ihtarname gönderilmediği, o halde davacı tarafın takip tarihinden önce işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, nitekim Yargıtayın yerleşik içtihatlarının da bu doğrultu da olduğu, bu nedenle işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu fatura alacağının önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 44.228,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan 8.845,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Karar ve ilam harcı 3.021,21-TL nin peşin alınan 3.916,20-TL den düşümü ile kalan 894,99-TL bakiye ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 3.952,10-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin, kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 636,90-TL'nin davacıdan, ret edilen miktar oranlanarak takdiren 2.963,10-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 30.403,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 25.024,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 44.228,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 9.505,70-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davalı tarafından yapılan 230,00-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 40,60-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/694, K. 2025/932, T. 23.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-694-e-2025-932-k-eaa69e40b336