İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/775 E. 2025/1161 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/775
Karar No
2025/1161
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/775 Esas KARAR NO : 2025/1161 DAVA : Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) DAVA TARİHİ : 21/10/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ---------Şti.'nin;2014 yılında kurulduğunu, faaliyet alanının; İkamet amaçlı binaların İnşaatı (satışa yönelik bina projelerini için mali, teknik, ve fiziksel araçların bir araya getirilmesi suretiyle konut veya diğer amaçlı kullanıma yönelik bina projelerinin organize edilmesi) İç Mimarların Faaliyetlerini gerçekleştirmek olduğunu, inşaat malzemelerinin alım-satım ve dağıtımı, Mobilya ve aksesuarların alım-satımı, nakliyesi, ithalat ve ihracatını yapmak temel faaliyet alanı olduğunu, ortağın 2006 yılında başlayan üretim süreci bu değerlerle kendini her geçen yıl iyileştirdiğini ve büyümeye devam ettiğini, %100 Türk sermayeli olan şirketin --------- standartlarına göre çalışıldığını ve bu kalitede müşterilerine hizmet verildiğini, dünyada sağlık ve gıda yanısıra İnşaat sektörünün de en temel sektör olduğunu, ülkede nüfus büyüme trendinde olduğundan İnşaat ürün ihtiyacı sürekli arttığını, bununda faaliyet gösterdikleri sektörün önemini bir nebze daha artırdığını, genelde dünya ekonomisinin pandemi sonrasında girmiş olduğu duraksama özelde ise ülkenin hem pandemi dönemi zorunlu ekonomik uygulamalarının uzun süreli kuyruk etkileri, hem de ülkenin ekonomik yapısının kendine özgü yapısal sorunları ve kırılgan niteliği nedeniyle ülkemizde yaşanan derin ekonomik kriz bu kriz temelinde ortaya çıkan kur dalgalanmaları firmanın finansal durumunu ve gelecek stratejik yönelimlerini önemli oranda etkilediğini, bu durumun yıkıcı etkileri firmanın krize yakalandığı dönemdeki genel pozisyonunun yarattığı risklerle birleşince, tahsilat sorunu, nakit dengesinin bozulması, borçlanma sorunu ve ödeme acziyetinin ilişkisel düzleminde bir dizi sorun firmanın finansal kompozisyonunun ve gelecek yönelimleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu, alacaklılara alacaklarının tamamının belli bir dönem içerisinde ödenmesi için yaşanmakta olan nakit sıkıntısını çözmek ve yeni kaynakları firmaya aktarmak amacıyla bir stratejik yol olarak konkordato sürecine ihtiyaç duyulduğunu, --------Şti.'nin; 2023 yılında kurulduğunu, faaliyet alanının; Büro, Okul, İbadethane, Otel, Lokanta, Sinema, Tiyatro vb. Kapalı Alanlar icin Mobilya imalati (Taş, Beton, Seramikten Olanlar Hariç) (Vestiyer, Dosya Dolapları, Mihraplar, Minberler, Kürsüler, Öğrenci Sıraları, Büro Tipi Sandalye ve Koltuklar, vb.) İç Mimarların Faaliyetlerini gerçekleştirmek olduğunu, İç mimari malzemelerinin alım-satım ve dağıtımı, Mobilya ve aksesuarların alım-satımı, nakliyesi, ithalat ve ihracatını yapmak temel faaliyet alanı olduğunu, ortağın 2006 yılında başlayan üretim süreci bu değerlerle kendini her geçen yıl iyileştirdiğini ve büyümeye devam ettiğini, %100 Türk sermayeli olan şirketin --------- standartlarına göre çalışıldığını ve bu kalitede müşterilerine hizmet verildiğini, dünyada sağlık ve gıda yanısıra İnşaat sektörünün de en temel sektör olduğunu, ülkede nüfus büyüme trendinde olduğundan İnşaat ürün ihtiyacı sürekli arttığını, bununda faaliyet gösterdikleri sektörün önemini bir nebze daha artırdığını, genelde dünya ekonomisinin pandemi sonrasında girmiş olduğu duraksama özelde ise ülkenin hem pandemi dönemi zorunlu ekonomik uygulamalarının uzun süreli kuyruk etkileri, hem de ülkenin ekonomik yapısının kendine özgü yapısal sorunları ve kırılgan niteliği nedeniyle ülkemizde yaşanan derin ekonomik kriz bu kriz temelinde ortaya çıkan kur dalgalanmaları firmanın finansal durumunu ve gelecek stratejik yönelimlerini önemli oranda etkilediğini, bu durumun yıkıcı etkileri firmanın krize yakalandığı dönemdeki genel pozisyonunun yarattığı risklerle birleşince, tahsilat sorunu, nakit dengesinin bozulması, borçlanma sorunu ve ödeme acziyetinin ilişkisel düzleminde bir dizi sorun firmanın finansal kompozisyonunun ve gelecek yönelimleri üzerinde olumsuz etkileri olduğunu, alacaklılara alacaklarının tamamının belli bir dönem içerisinde ödenmesi için yaşanmakta olan nakit sıkıntısını çözmek ve yeni kaynakları firmaya aktarmak amacıyla bir stratejik yol olarak konkordato sürecine ihtiyaç duyulduğunu,-------; davacı --------Şti.'nin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, şirketin kullanmış olduğu kredilerde müteselsil kefil olduğunu, imza yetkilisi olarak, şirket adına alınan krediler, şirket adına alacaklılara keşide edilen çek ve senetlerde münferiden imzası bulunduğunu, --------; davacı ----------Şti.'nin yetkilisi ve tek ortağı olduğunu, şirketin kullanmış olduğu kredilerde müteselsil kefil olduğunu, imza yetkilisi olarak, şirket adına alınan krediler, şirket adına alacaklılara keşide edilen çek ve senetlerde münferiden imzası bulunduğunu, Davacı şirketlerin ortaklık yapıları benzer olduğunu, işletme faaliyetleri de benzerlik gösterdiğini, bu benzer ortaklık yapısında davacı gerçek kişilerin borçlu şirketler lehine kefalet veren konumunda olduklarını, bu sebeple yetkilileri oldukları şirketler ile birlikte konkordato talep etmek zorunda kaldıklarını, davacı şirketlerin hizmet verdikleri sektörde yüksek teknoloji ve yüksek kalite standatlarına uygun faaliyet gösterdiklerini, çalışmalarının maliyetlerinin artması, döviz kurundaki dengesizlikler ve enflasyondaki artıştan olumsuz etkilendiklerini, işletme sermayesi bulmada güçlük yaşar hale geldiğini, banka borçları olmak üzere borç ödemelerinde temerrütler oluşması ve şirketlerin işletme sermayesi ihtiyacının artması nakit darboğazına girilmesine neden olduğunu, işletme sermayesinin ihtiyacının çözülmesi halinde yüksek teknoloji ve yüksek kaliteye sahip üretim faaliyetlerini devam ettireceğini ve daha karlı duruma geleceğini, ancak hali hazırda İİK.285 ve devamı maddelerinde değişen haliyle tanımlanan "Borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunma” durumunu gerçekleştiğini, Kanun metnindeki düzenlemeden de anlaşılacağı üzere hem alacaklıların alacağına kavuşması hem de şirketlerin iflasının önlenip ticari hayatına devam edebilmesi konkordato taleplerinin kabulüne bağlı olduğunu, davacı müvekkillerinin, konkordato talebi ile amaçlanan belirli bir süre haciz ve muhafaza baskısı yaşamadan faaliyet göstermesinin sağlanması olduğunu, işletme yatırımlarını tamamlanmış, teknolojik gelişmelere uygun bir şekilde hizmet verdiğini, borçluların bir anda haciz ve muhafazaya başlaması halinde projelerinde somut verileri ile ifade edilen borçların ödenmesi imkanı kalmayacağını, yapılan yatırımların heba olacağını, hem alacaklılar hem de ülke için olumsuz sonuçlar doğuracağını b eyan ederek, öncelikle müvekkillerin faaliyetine devam edebilmesi ve malvarlığının korunabilmesi İçin İcra ve İflas Kanunu'nun 287, 288, 294, ve 295. maddeleri gereğince; İİK.'nun 206/1 sırasındaki haklar hariç olmak üzere, 6183 sayılı Kanundan doğan vergi ve her türlü harç, ceza ile ---------- alacakları (prim, idari para cezalan dahil) ile ilgili takipler dahil olmak üzere, hangi sebebe dayanırsa dayansın davacı müvekkilleri aleyhine yeni takip yapılmamasına, haciz, ihtiyati haciz, e-haciz, ihtiyati tedbir, satış, muhafaza işlemleri uygulanmamasına, evvelce yapılmış olan tüm takiplerin durdurulmasına, yeni takip başlatılmamasına, tedbir tarihinden sonra uygulanan haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına, davacı müvekkilleri hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılmış ve yapılacak tüm icra takiplerinde satışlarının durdurulmasına, rehinli menkullerin muhafazasının durdurulmasına, davacı müvekkillerinin tüm kurumlar ve şirketler nezdindeki hak ve alacaklarının 3. kişilerce haciz, muhafaza ve tahsil edilmesinin önlenmesi ve evvelce yapılmış takiplerden üzerine haciz konulan hak ve alacaklar da dahil olmak üzere tüm hak ve alacaklarının davacı müvekkile ödenmesine, İİK'nın 206. maddesinde yer alan alacaklılar yönünden takip yapılmakla birlikte İİK 206'dan kaynaklı alacaklar sebebiyle yapılacak satış ve muhafaza işlemlerinin önlenmesine, davacı müvekkillerinin muhafaza altına alınmış ve alınacak emtia, taşıt, cihaz, leasing kapsamındaki makine ve diğer hak ve alacakların davacı müvekkillerine iadesine, davacılara ait olup haczedilen araçların kayıtlarına konulan yakalama şerhlerinin kaldırılmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, işbu karar tarihinden sonra alacaklı bankalarda davacıya ait hesaplara gelecek paralar ile ilgili, ilan tarihinden önce muaccel hale gelmiş kredi ve başkaca alacaklar için yapacakları rehin, takas uygulamalarının İİK 294. maddesi yollaması ile İİK' nin 200.maddesinin 1, 2 ve 3. fıkrası kapsam ve şartlarında tedbiren durdurulmasına, davacıların bankalardaki hesaplarına yatırılan paralara bankalarca rehin veya takas hükmünde olmak üzere konulan ve uygulanan blokajların kaldırılmasına ve blokaja tabi tutulan bedellerin davacının ilgili banka hesabına davacıların kullanımına sunulmak üzere iadesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacılar tarafından banka ve finans kuruluşlarına tahsil, takas ve teminat olarak verilmiş olan çek, senet ve her türlü kıymetli evrakın davacıya iadesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davacı müvekkillerinin takip borçlusu olduğu takiplerde kendisi aleyhine veya 3. Şahıs konumunda oldukları takiplerde kendisine yönelik 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilmesinin tedbiren önlenmesine, davacı müvekkillerine ait çeklerin ibraz anında arkalarının yazılmayarak, arkasına konkordato şerhinin işlenmesine, müvekkili şirketler ve şahıslar tarafından bankalara verilen çeklerin, çek bedellerinin bankalar tarafından davacıların konkordato mühleti içersinde olmasına rağmen hukuka aykırı bir şekilde banka alacağına mahsup edilmenin önlenmesine, tahsil edilen çek bedellerinin komiser denetiminde şirket hesaplarına aktarılmasına, henüz vadesi gelmeyen çekler yönünden ise, geçici mühletin ilan tarihi ve sonrasında yatacak olan bedellerin bankalar tarafından kendi alacaklarına mahsup, takas edilmemesine, hapis hakkına konu edilmemesine, davacı müvekkillerinin bankalar nezdindeki teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren durdurulmasına, zımnında yargılama neticesine kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve müvekkillere komiser tayinine, İcra Ve İflas Kanunu'nun 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet verilmesine ve gerekli görülmesi halinde işbu müddetin 2 ay daha uzatılmasına geçici İİK. 285. maddesi çerçevisinde geçici mühlet neticesinde İcra Ve İflas Kanununun 289. maddesi gereğince bir yıllık kesin mühlet kararı verilmesine ve gerekli görülmesi halinde bu mühlet kararının 6 ay daha uzatılmasına, kesin mühlet kararının ilanına yargılama neticesinde İİK. 305. ve diğer maddeleri gereğince konkordatonun tasdikine, tasdik kararının ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h)) istemine ilişkindir. Konkordato borçlarının vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçluya alacaklılarla yaptıkları anlaşma çer çerçevesinde ödeme imkanı tanıyan bu haliyle borçluyu haciz baskısından kurtararak mal varlığını korumayı amaçladığı için borçlunun menfaatine olan, aynı zamanda borçlunun iflasına göre daha fazla tatbik edilmesi nedeniyle alacaklıların da lehine olduğu kabul edilen bir kurumdur. Ancak bu dengenin korunması halinde alacaklı konkordatodan yararlanabilecektir. Konkordato projesinin kabule değer olup olmadığının değerlendirilmesinde borçlunun proje kapsamında borçlarını öngördüğü plan çerçevesinde ödeyebilme imkanının olup olmadığı mahkemece değerlendirilecektir. Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış komiser raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Konkordato isteminde bulunan her bir davacı için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı İİK'nun 305.maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir davacı için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Borca batıklık ise, borçlunun mal varlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK'nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir.Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından, borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. İİK'nun 285. maddesinde konkordato talebi düzenlenmiştir. Konkordato öncelikle borçlu tarafından talep edilmektedir. Borçlu ise, iflasa tabi olan veya olmayan bir gerçek veya tüzel kişi olabilmektedir. İİK‘nun 285. maddesinde, yetkili ve görevli mahkeme düzenlenmiş, yasada, iflasa tabi olan borçlu için, İİK‘nun 154. maddesine atıf yapılarak ilgili maddenin birinci veya üçüncü fıkradaki yazılı yerlerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili ve görevli olduğu vurgulanmıştır. Davacı tarafından açılan davada mahkememizin yetkili ve görevli olduğu belirlenmiştir.Tensiben davacı tarafa iflas avansının yatırılması, 5 aylık komiser ücretinin yatırılması, konkordato gider avanslarının yatırılması için kesin süre verilmiş, davacı tarafça verilen süre içerisinde eksikliklerin tamamlandığı anlaşılarak, 28/10/2024 tarihli ara karar ile davacılar hakkında 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, komiser heyeti atanmış, ticaret sicil kayıtları celp edilmiş, gerekli ilanlar yaptırılmış ve komiser heyetinden davacıların sunmuş olduğu proje ve belgeler incelenmek suretiyle rapor alınmıştır. -Komiser heyetinin 21/01/2025 tarihli geçici mühlet dönemine ilişkin raporda; " ...davacı --------Şti. yönünden; konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bakımından projede yer alan mali tabloların ciddi, inandırıcı ve uygulanabilir olup olmadığının rayiç değer bilançosunun da hazırlanması ile bilirkişi raporları tamamlandıktan sonra bir sonraki raporlarında daha somut verileri kapsayacak şekilde değerlendirileceği, hazırlanan kaydi bilançosunda öz varlığının 19.839.176,15 TL olduğu, yine işletme yönetimi tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının da 18.333.924.33 TL olduğu ve borca batık olmadığı, ön proje açısından kaynak olarak belirtilen "faaliyetin devamı ile öngörülen kâr" a ilişkin kapsamlı değerlendirilme yapabilmek amacıyla, gelinen bu aşamada şirket faaliyetinin kısa bir müddet daha izlenmesinin tüm taraflar açısından faydalı olacağı, bu amaçla mahkemece yerinde görmesi hâlinde geçici mühletin İİK 287/1V uyarınca uzatılabileceğinin uygun olacağının düşünüldüğü,davacı --------Şti. yönünden: konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bakımından projede yer alan mali tabloların ciddi, inandırıcı ve uygulanabilir olup olmadığının rayiç değer bilançosunun da hazırlanması ile bilirkişi raporları tamamlandıktan sonra bir sonraki raporlarında daha somut verileri kapsayacak şekilde değerlendirileceği, hazırlanan kaydi bilançosunda öz varlığının 2.388.858,66 TL olduğu, yine işletme yönetimi tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının da 2.033.004,20 TL olduğu ve borca batık olmadığı, ön proje açısından kaynak olarak belirtilen "faaliyetin devamı ile öngörülen kâr" a ilişkin kapsamlı değerlendirilme yapabilmek amacıyla, gelinen bu aşamada şirket faaliyetinin kısa bir müddet daha izlenmesinin tüm taraflar açısından faydalı olacağı, bu amaçla mahkemece yerinde görmesi hâlinde geçici mühletin İİK 287/1V uyarınca uzatılabileceğinin uygun olacağının düşünüldüğü,davacı ---------- yönünden; davacının konkordato talep etmesinin nedeninin %100 sahibi olduğu davacı şirketin borçlarından bir bölümüne kefaletinin olması olduğunun görüldüğü, sürecinin bire bir davacı şirkete bağlı olduğu, borçluya ilişkin konkordato ön projesinde, borçlu şahsın şirketten 100.000,00 TL huzur hakkı ve 250.000 TL kira gelirine ve ayrıca --------- ve --------- yer alan maliki bulunduğu, rayiç değer toplamı 26.500.000,00 TL olan gayrimenkullere yer verildiği, ayrıca borçlu şahsa ait olduğu belirtilen -------, --------, --------, ---------- olmak üzere 4 adet gayrimenkulünün olduğunun anlaşıldığı, konkordato talep eden şahsın ortağı olduğu şirketten ayrı bağımsız bir projesinin bulunmadığının değerlendirildiği, bu bağlamda borçlu şahsa ilişkin dosyada mevcut ön projenin açıklığa kavuşturulması gerektiği, 13.01.2025 tarihli dilekçede bilirkişi raporlarının tamamlanmasının ardından sunulacağı beyan edilen revize projenin ivedilikle sunulması gerektiği,davacı --------- yönünden; davacını konkordato talep etmesinin nedeni % 100 sahibi olduğu davacı şirketin borçlarından bir bölümüne kefaletinin olması olduğunun görüldüğü, sürecinin bire bir davacı şirkete bağlı olduğu, ön projesinde, borçlu şahsın şirketten 100.000,00 TL huzur hakkı ve 250.000 TL kira gelirine ve ayrıca --------, --------, --------, ---------- yer alan maliki bulunduğu, rayiç değeri 26.500.00,00 TL olan gayrimenkullere ve rayiç değeri 2.700.000, 000 TL olan bir adet araca yer verildiği, diğer taraftan projenin kaynaklar kısmının ortağı olduğu ---------Şti ile birebir aynı olduğu, konkordato talep eden şahsın ortağı olduğu şirketten ayrı bağımsız bir projesinin bulunmadığının değerlendirildiği, bu bağlamda borçlu şahsa ilişkin dosyada mevcut ön projenin açıklığa kavuşturulması gerektiği, 13.01.2025 tarihli dilekçede bilirkişi raporlarının tamamlanmasının ardından sunulacağı beyan edilen revize projenin ivedilikle sunulması gerektiği "yönünde yönünde rapor sundukları anlaşılmıştır. Üç aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 30/01/2025 tarihli duruşmasında, davacılar hakkında konkordato geçici mühletinin İİK'nun 287/4 maddesi uyarınca 2 ay süre ile uzatılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyetinin 21/03/2025 tarihli beş aylık geçici mühlet sonu nihai raporunda; " ...davacı --------Şti. yönünden; davacının şirket tarafından hazırlanan 31.12.2024 tarihli kaydi bilançosunda öz varlığının 49.725856,10 TL olduğu, komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının ise 10.664.521,58 TL olduğu ve İİK m.179 uyarınca rayicen borca batık olmadığı, yapılan teknik ve mali tespitler sonucunda, faaliyetin devamı ile öngörülen kâra ilişkin olarak başlaması beklenen projelerin gerçekleşme ihtimaline istinaden bu hesaplama yapıldığı, borçlunun mali durumunun düzelmesi ihtimalinin bulunduğu, kaynaklar kısmında yer alan atıl durumdaki gayrimenkullerin satış geliri ve taahhüt edilen sermaye artışına yer verildiği, ivedi olarak bu hususlarda somut adımların atılmasının gerektiği, her ne kadar teknik inceleme sonucunda beklenen projelerin gerçekleşme ihtimali uyarınca faaliyet kârına dayanarak borçlunun mali durumunun düzelmesi ihtimalinin bulunduğu değerlendirilmekte ise de komiser heyetince işbu rapora yakın en güncel mali dönem olarak 31.12.2024 mali verileri ile değerlendirmenin yapılabildiği, şirketin faaliyet gösterilen sektör ve işleyişi dikkate alındığında 3-6 aylık süreçlerle projelerin, firma işleyişinin ve buna bağlı olarak dönemsel olarak kârlılığın takip edilebilmesinin önem arz ettiği, kendilerine sunulan bilgi ve belgeler uyarınca başlaması öngörülen projeler bulunduğundan şirketin faaliyetlerinin devamının sağlanmasında tüm alacaklıların menfaatinin bulunduğu, gelinen aşama itibarıyla bir müddet daha şirket faaliyetlerinin konkordato süreci içerisinde izlenmesinin borçlu ve alacaklıların menfaatine olduğunun değerlendirildiği,davacı ---------.Şti. yönünden: şirket tarafından sunulan revize projede, Kanunda kesin bir tanımı bulunmayan ve Yargıtay kararlarında ile hukuki niteliği tartışmalı olan vade farkı kavramının kullanıldığının görüldüğü, özellikle dosyaya ilk sunulu ön projede %30 faiz ödeneceği belirtilmişken bu sefer revize sefer %24 bir miktarla kanunlarda açık düzenlemesi olmayan ve oldukça tartışmalı bir kavrama yer verilmesinin alacaklıların aleyhine olarak değerlendirildiği, konkordato revize projesinde faaliyetin devamı ile öngörülen kârın öneml kaynak kalemi olduğu, davacı açısından, 2025 yılı ilk yarıyıl için beklenen toplam faaliyet karının yaklaşık 5.195.000,00 TL olduğu, proforma gelir tablosunda belirtilen 2025 yılı tamamı için beklenen faaliyet karı toplamı olan 950.464,02 TL'den daha yüksek bir faaliyet kârı beklentisi olarak hesaplanmış olduğu, davacı şirket tarafından hazırlanan 31.12.2024 tarihli kaydi bilançosunda öz varlığının 5.327.350,90 TL olduğu, komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının ise 12.733.309,37 TL olduğu ve İİK m.179 rayicen borca batık olmadığı, yapılan teknik ve mali tespitler sonucunda, faaliyetin devamı ile öngörülen kâra ilişkin olarak başlaması beklenen projelerin gerçekleşme ihtimaline istinaden bu hesaplama yapıldığı, borçlunun mali durumunun düzelmesi ihtimalinin bulunduğu, kaynaklar kısmında yer alan atıl durumdaki gayrimenkullerin satış geliri ve taahhüt edilen sermaye artışına yer verildiği, ivedi olarak bu hususlarda somut adımların atılmasının gerektiği, şirketin mali durumun iyileşme ihtimaline binaen gelinen aşama itibarıyla bir müddet daha şirket faaliyetlerinin konkordato süreci içerisinde izlenmesinin borçlu ve alacaklıların menfaatine olduğunun değerlendirildiği,davacı --------- yönünden; davacının gayrimenkul varlık rayiç değeri olarak belirtilen ve ---------Şti'nin kaynaklar kısmında yer alan 15.000.000,00 TL tutarındaki sermaye artırımına kaynak olarak gösterildiği, şirketin revize projesinin değerlendirilmesinde kısmında mali olarak değerlendirmeye alındığı, davacı -------- yönünden; davacının gayrimenkul varlık rayiç değeri olarak belirtilen ve yetkilisi ile tek ortağı olduğu ---------- Şti.'nin kaynaklar kısmında yer alan 25.000.000,00 TL tutarındaki sermaye artırımına kaynak olarak gösterildiği, bu hususun şirketin revize projesinin ciddi, inandırıcı ve gerçekçi olup olmadığı kısmında mali olarak değerlendirmeye alındığı,"yönünde rapor düzenlenmiştir.Beş aylık geçici mühletin sonunda Mahkememizin 27/03/2025 tarihli duruşmasında; İİK'nun 289/3 maddesi uyarınca davacılara 3 ay süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyetinin 3 aylık kesin mühlet dönemine ilişkin raporda; " ...davacı ---------Şti. yönünden; davacı şirket tarafından hazırlanan en yakın tarihli son güncel veri olan 30.04.2025 tarihli kaydi bilançosunda öz varlığının 60.387.940,55 TL olduğu, komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının ise 24.860.402,10 TL olduğu, şirketin İİK m.179 uyarınca rayicen borca batık olmadığı, faaliyetlerin devamına ilişkin teknik ve son güncel mali veriler olan 30.04.2025 tarihi itibariyle yapılan mali değerlendirmeler neticesinde komiser heyetince konkordatonun başarıya ulaşma (konkordato talebinde bulunanın mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelmeyeceği) ihtimalinin bulunduğu kanaatinin oluştuğu ve bu itibarla gelinen bu aşamada İİK md.292 uyarınca mühletin kaldırılmasını gerektiren bir durum olmadığı değerlendirilmekle birlikte diğer taraftan konkordato talep eden şirketin projenin uygulanmasının sağlanması için acilen yapması gereken işlemlerin bulunduğu ve bu hususlara rapor içeriğinde “4.Genel Değerlendirme” bölümünde yer verildiği, bu hususların konkordato talep eden şirket tarafından dikkate alınması ve ivedi olarak somut adımların atılması gerektiği, davacı --------Şti. yönünden: komiser heyeti tarafından hazırlanan 30.04.2025 tarihli kaydı bilançosunda öz varlığının 12.928.361,90 TL olduğu, yine komiser heyeti tarafından hazırlanan rayiç bilançosundaki öz varlığının ise 20.808.966,04 TL olduğu ve İİK m.179 uyarınca borca batık olmadığı, konkordato revize projesinde faaliyetin devamı ile öngörülen kârın önemli bir kaynak kalemi olduğu buna göre gerek komiser heyeti görevinin devam ettiği yaklaşık bu yedi aylık dönemde şirket faaliyetlerinin teknik olarak ayrıca değerlendirilmesinin önem arz ettiği, faaliyetlerin devamına ilişkin teknik ve son güncel mali veriler olan 30.04.2025 tarihi itibariyle yapılan mali değerlendirmeler neticesinde komiser heyetince konkordatonun başarıya ulaşma (konkordato talebinde bulunanın mali durumunun düzelmesinin mümkün olup olmadığı veya konkordato teklifinin tasdik şartlarının yerine gelip gelmeyeceği) ihtimalinin bulunduğu kanaati oluşmakla ve bu itibarla gelinen bu aşamada İİK md.292 uyarınca mühletin kaldırılmasını gerektiren bir durum olmadığı değerlendirilmekle birlikte diğer taraftan konkordato talep eden şirketin projenin uygulanmasının sağlanması için acilen yapması gereken işlemlerin bulunduğu ve bu hususlara rapor içeriğinde “4.Genel Değerlendirme” bölümünde yer verildiği, bu hususların dikkate alınması ve ivedi olarak somut adımların atılması gerektiği, davacı --------- yönünden; davacının gayrimenkul varlık rayiç değeri olarak belirtilen ve ----------Şti'nin kaynaklar kısmında yer alan 15.000.000,00 TL tutarındaki sermaye artırımına kaynak olarak gösterildiği, bu hususun şirketin revize projesinin ciddi, inandırıcı ve gerçekçi olup olmadığı kısmında mali olarak değerlendirmeye alındığı, davacının projesinde yetkilisi ve tek ortağı olduğu ---------- Şti'nde Nisan 2026 tarihine kadar 45.000.000,00 TL sermaye artışı yapılacağının belirtildiği, ancak --------Şti'nin revize projesinde iki adet gayrimenkul satışının kaynaklarda ayrı olarak gösterildiği,(30.000.000,00 TL) ve buna karşılık 15.000.000,000 TL de sermaye artışı taahhüdünde bulunulduğu, bu sermaye artışına kaynak olarak da ------- ait gayrimenkullerin gösterildiği, söz konusu çelişkinin ivedilikle giderilmesi gerektiği, rapor tarihi itibariyle kendilerine herhangi bir açıklayıcı beyanda bulunulmadığı veya satışa ilişkin olarak da somut bir belge aktarılmadığı, davacı --------- yönünden; davacının her ne kadar huzur hakkı kaynaklar içerisinde belirtilmiş ise de bu aşamada buna ilişkin şirket kayıtlarında daha önceki yıllarda huzur hakkı alındığına ilişkin mali belge sunulmadığı, her durumda huzur hakkı kendisinin geçimi için kullanılacak olup konkordato kaynağı olarak dikkate alınmayacağı, kira gelirine ilişkin olarak kendilerine sunulan somut belge (sözleşme, ödeme dekontu) bulunmadığı, davacının gayrimenkul varlık rayiç değeri olarak belirtilen ve yetkilisi ile tek ortağı olduğu --------- Şti.'nin kaynaklar kısmında yer alan 25.000.000,00 TL tutarındaki sermaye artırımına kaynak olarak gösterildiği, bu hususun şirketin revize projesinin ciddi, inandırıcı ve gerçekçi olup olmadığı kısmında mali olarak değerlendirmeye alındığı, söz konusu şahıs projesinde şirket bakımından sermaye artışının Mayıs 2027'de gerçekleştirileceği yazıldığının görüldüğü, bu durumun hem şirket projesi ile hem de konkordato hukukunda yer alan sürelerle çelişki oluşturduğu, rapor tarihi itibariyle kendilerine herhangi bir açıklayıcı beyanda bulunulmadığı veya satışa ilişkin olarak da somut bir belge aktarılmadığı"yönünde rapor düzenlenmiştir.Üç aylık kesin mühletin sonunda Mahkememizin 27/06/2025 tarihli duruşmasında; davacıların kesin mühletin 1 yıl süre ile verilmesi taleplerinin kabulü ile mahkememizin 27/03/2025 tarihinde vermiş olduğu 3 aylık kesin mühlete 9 ay eklenmek suretiyle, kesin mühlet süresinin toplam 1 yıl olarak belirlenmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Komiser heyeti tarafından kesin mühlet süresi bitmeden sunulan 14/11/2025 tarihli komiser raporunda; " ... Davacı şirketler ve şahıslara komiser heyetince bir çok kez gerekli sözlü, gerekse yazılı olarak belirtilmesine son olarak da 15.10.2025 tarihli açıklayıcı E-mail ile bir haftalık kesin süre verilmesine rağmen bu hususlarda bilgi, belge sunulamadığı, ayrıca yine söz konusu E-mail de belirtildiği üzere anılan 15.10. 2025 tarihi itibarıyle son 4 aylık (Temmuz-Ağustos.Eylül, Ekim) komiser ücretlerinin de yatırılmadığı, (işbu rapor tarihi itibarıyla son beş aylık l-Ekim-Kasım )önceki raporlarında somut olarak hangi adımların atılması gerektiğinin belirtildiği, ancak gelinen aşamada bu hususlara ilişkin hiçbir bilgi, belge, somut adım atılamadığı, geçen yaklaşık 5 aylık süreçte projeler, firma işleyişi ve dolayı hesaplamalarına yi hiçbir gelişme olmadığı, borçlu şirketlerin 5 aylık faaliyetlerini randımanlı olarak sürdüremediği ve imalat kapasitesi olarak atıl geçen bu dönemden sonra proje geliştirip, konkordato kaynaklarında gösterilen faaliyet karını teknik olarak gerçekleştirme şansının bulunmadığı, borçlu şirketler tarafından 30.04.2025 tarihli (kendilerine son sunulan mali veriler dikkate alınarak --------Şti *nin rayicen İİK m.179 uyarınca borca batık olmadığı, dosyaya sunulan mevcut projelerin ciddi, inandı ve gerçekçi bulunmadığı ve dolayısıyla uygulanabilir olmadığı, bu şartlarda konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı ve konkordatonun geldiği aşama ve süreler de dikkate alındığında bu aşamadan sonra konkordato talep eden şirketler ve borçlulara olarak mühletin devamının ve mühletin sonuçlarından yararlanmanın alacaklıların aleyhine olacağı ve İİK m. 292 uyarınca mühletin kaldırılması gerektiği," yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 21/11/2025 tarihli ara kararı ile; dosyaya sunulan komiser heyeti raporu doğrultusunda belirlenen 19/12/2025 tarihli duruşmada değerlendirme yapılmasına, belirlenen duruşma gün ve saatinin ilanına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı şirketler yetkilileri adına İİK'nun 292. maddesi uyarınca duruşmada hazır bulunmalarına ilişkin davetiye tebliğine rağmen duruşmada hazır olmadıkları anlaşılmıştır. Dosya kapsamı ve komiser raporlarında yapılan tespitlerde dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirmede; dosyanın geldiği aşama ve dosyaya sunulan komiser heyeti raporu nazara alınarak süreçte projeler, firma işleyişi ve dolayısıyla faaliyet kârı hesaplamalarına yönelik hiçbir gelişme olmadığı, borçlu şirketlerin faaliyetlerini randımanlı olarak sürdüremediği ve imalat kapasitesi olarak atıl geçen bu dönemden sonra proje geliştirip, konkordato kaynaklarında gösterilen faaliyet karını teknik olarak gerçekleştirme şansının bulunmadığı, davacıların komiser raporuna göre borca batık olmadıkları tespit edilmekle, davacılar hakkında verilen kesin mühlet kararının kaldırılmasına, davacıların konkordato taleplerinin reddine, davacı şirketler borca batık olmadıklarından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacılar hakkında verilen kesin mühlet kararının kaldırılmasına, davacıların konkordato taleplerinin reddine, 2-Davacı şirketler borca batık olmadıklarından iflas kararı verilmesine yer olmadığına, 3-Tüm konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına, konkordato komiserlerinin görevlerine son verilmesine, 4-Kararın --------- ve Basın İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilanına, masrafın gider avansından karşılanmasına, 5-İİK'nun 288/3 maddesi uyarınca ilgili kurumlara bildirimlerin yapılmasına, 6-Harçlar kanunu uyarınca her bir davacı yönünden ayrı ayrı alınması gereken (615,40*4) 2.461,60 TL. harçtan peşin alınan 427,60 TL. nin mahsubu ile bakiye 2.034,00 TL. harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacılar vekilleri, duruşmada hazır bulunan alacaklılar vekilleri ile konkordato komiserleri --------, --------- ve ---------- yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 19/12/2025

Atıf: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/775, K. 2025/1161, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-775-e-2025-1161-k-21ccfb092151