İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/76 E. 2025/1012 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/76
Karar No
2025/1012
Karar Tarihi

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/76 Esas - 2025/1012 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2024/76 Esas KARAR NO : 2025/1012

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 01/02/2024 KARAR TARİHİ : 19/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 07/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı işçi ... vekili tarafından, müvekkilinin işçilik alacaklarının tahsili talebiyle Şirketleri aleyhine ...... .... ... esasına kayden açılan davada; Mahkemenin ... .... .... sayılı ilamının, ... Bölge Adliye Mahkemesinin... .... .... sayılı ilamı ile kesinleştiğini, Mahkeme kararının işçi vekilince ... ... .... .... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe konulduğunu, davacı tarafından icra dosyasına 28.01.2020 tarihinde nakit teminat olarak 10.510,82 TL yatırıldığını ve onama kararı sonrası güncel kapak hesabından bakiye borç için 12.01.2022 tarihinde 1.655,76 TL olmak üzere icra dosyasına ve ... ... .... .... E. sayılı dosyasına yargılama süresince 03.01.2020 tarihinde 679,22 TL istinaf harçları, 23.06.2020 tarihinde 89,60 TL Tehir-i İcra Karar Harcı olmak üzere toplam 12.935,40 TL ödeme yapıldığını, davalı firmalarla akdedilen sözleşme ve şartnamelerde “Çalıştırılacak İşçilerin İş Kanunundan Ve Diğer Yasalardan Doğan Tüm Sorumlulukları Yükleniciye Aittir” hükmünün yer aldığını, bu nedenle davalı firmalar ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmeler gereğince, ... 23. İş Mahkemesinin 31.10.2019 tarih, E: 2017/143 ve K:2019/780 sayılı ilamı ile sayılı ilamı nedeniyle işçiye ödenmek zorunda kalınan tutarlar ve yargılama masrafı olarak yapılan miktarlar bakımından sorumlulukların, dava dışı işçiyi çalıştırdıkları süreler oranında davalı firmalara ait olduğunu, dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşma sağlanmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla toplam 12.935,40 TL'nin kurum tarafından ödenme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı firmalardan (davalı firmaların bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek sorumlulukları ile sınırlı kalmak üzere) rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...Güvenlik Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde: dava dışı işçi ...'in, 30.04.2023-28.04.2016 tarihleri arasında ...Güvenlik Ltd. Şti.— ... Güvenlik Ltd. Şti. Adi Ortaklığı bünyesinde çalıştığını, ...A.Ş.'nin taraflar arasındaki Hizmet Alım Sözleşmesi kapsamındaki yükümlülüklerine uygun şekilde davalı şirketlere ödeme yapmadığını, ...A.Ş. tarafından işçinin maaşının hatalı hesaplandığını ve sözleşmeye aykırı şekilde eksik ödeme yapıldığını, bu durumda davacı ...A.Ş.'nin rücu hakkından söz edilemeyeceğini, şirketlerin dava dışı işçiye karşı ücret sorumluluğunun asıl işveren ...A.Ş.'den alınan ödemelerle sınırlı olduğunu, ...A.Ş.'nin davalı şirketlere eksiksiz hakediş lemesi yaptığını ispat etmediği sürece işçiye eksik ödeme yapılmasından kaynaklanan her türlü sonuca katlanmakla yükümlü olduğunu, davacı ...A.Ş. ile müvekkili şirketler arasında akdedilen Hizmet Alım Sözleşmesi'nin İdareye sınırsız şekilde rücu imkanı tanımadığını, davacının eksik hakediş ödemesi yaptığı takdirde ise davalı şirketlerden bu alacakları dava yolu ile alma hakkı bulunmadığını, somut olayda davacı tarafın işçinin ücretini hatalı hesapladığını ve davalı şirkete eksik ödeme yaptığını, ayrıca davalı şirkete, işçilere ödeme yaparken kendi hesaplamasının esas alınmasını zorunlu kıldığını, dava konusu ödemenin ...A.Ş.'nin hatalı hesaplama sonucu yapmış olduğunun eksik ödemelere dayandığının mahkeme kararları ile sabit olduğundan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Dava; işçi alacakları nedeniyle yargılama süresi boyunca ödenen yargı giderlerinin tazminine ilişkindir. Sosyal Güvenlik Kurumundan dava dışı işçi ... iş yeri ünvanlı hizmet döküm cetveli celp edilmiş, incelenerek dosya arasına alınmıştır. ... 23. İş Mahkemesinin ... .... .... Esas sayılı ve ... 7 İcra Müdürlüğünün...Esas sayılı takip dosyası ve ... 24. ASHM 2011/284 Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiş, incelenerek dosya arasına alınmıştır. Dosyanın nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdii ile, dosya içerisindeki sözleşme, teknikşartnameler ve ... 7. İcra Müdürlüğü'nün ve ... 20 İş Mahkemesi dosyasına ödenen miktarlar ve... .... ... Esas sayılı dosyası nedeniyle davalı şirketin hakedişinden yapılan kesinti de tartışılarak rapor tanziminin istenilmiş, bilirkişinin 20/10/2024 tarihli raporunda özetle; İnceleme ve değerlendirme bölümünde detaylı olarak arz ve izah edildiği üzere; alternatifte davacının davalılardan talep edebileceği miktarlar tam ve yarı yarıya sorumlu olduğu ihtimaline göre hesaplama yapıldığını, Davalı ...-... ortak girişim tam sorumlu olduğu ihtimaline göre 6.671,05 TL, yarı yarıya sorumlu olduğu ihtimaline göre 3.335,52 TL, Davalı ...-...Güv. (... .... ... ) ortak girişim tam sorumlu olduğu ihtimaline göre 6.264,35 TL, yarı yarıya sorumlu olduğu ihtimale göre 3132,17 toplam tam sorumlu olduğu ihtimale göre 12935,40 TL yarı yarıya sorumlu ihtimale göre 6467,70 TL olduğu, alternatifte taraflar arasında imzalanmış sözleşmelerinin 7. ve 12.2. Maddesi uyarınca ücret farkı ve ferilerinden davacı asıl işverenin sorumlu olduğu rapor edilmiştir. Hem takas taleplerinin incelenerek davalıların hakedişlerinden mahsup edilecek kesinti yapılıp yapılmadığı, hem de yapılan itirazlar değerlendirilerek davacı yanın rücuya tabi olduğunu iddia ettiği her bir yargılama giderlerinin ödeme tarihlerinin her bir davalı için ayrı ayrı belirtilerek rapor aldırılmak üzere dosyanın 1 mali müşavir ve önceki rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii ile rapor tanzimi istenmiş, nitelikli hesap bilirkişisinin 09/04/2025 tarihli ek raporunda; taraf itirazlarının incelendiğini, taraf itirazlarının kök rapordaki tespit ve değerlendirmeleri değiştirir mahiyette olmadığı, kök raporda taraf iddia ve itirazlarını karşılar şekilde değerlendirme ve alternatifli hesaplamalar yapıldığını, konu ile ilgili hukuki değerlendirmenin takdirinin mahkemeye bırakıldığı rapor edilmiştir. Bilirkişi olarak görev yapan ... .... .... m'ın bilirkişi arama listesine girildiğinde ...Baş Müdürlüğü'nde görevli olduğu anlaşılarak, davalılar vekilinin bu hususa ilişkin itirazlarının kabul edilerek dosyanın görülen lüzum üzerine başka bir bilirkişiye tevdii ile ödeme tarihlerini de belirtir şekilde dava dilekçesindeki uyuşmazlık kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi Fatma Bektaş'ın 18/08/2025 tarihli raporunda; ödeme tarihleri esas alınarak davacının davalılardan talep edebileceği miktarların tam ve yarı yarıya sorumu olduğu ihtimaline göre hesaplandığını, 28.01.2020 ödeme tarihi, ... Güvenlik Hiz-... Group Sağlık Hiz.AŞ sorumluluk miktarının 5.462,86 TL, yarıyarıya sorumluluk miktarının 2.731,43 TL, ... Güvenlik Ltd. Şti-...Güvenlik Ltd.Şti sorumluluk miktarının 5.047,96 TL, yarıyarıya sorumluluk miktarının 2.523,98 TL olduğu, 12.01.2022 ödeme tarihi, ... Güvenlik Hiz-... Group Sağlık Hiz.AŞ sorumluluk miktarının 850.56 TL, yarıyarıya sorumluluk miktarının 430,28 TL, ... Güvenlik Ltd. Şti-...Güvenlik Ltd.Şti sorumluluk miktarının 795,20 TL, yarıyarıya sorumluluk miktarının 397,60 TL olduğu, 03.01.2020 ödeme tarihi, ... Güvenlik Hiz-... Group Sağlık Hiz.AŞ sorumluluk miktarının 353,02 TL, yarıyarıya sorumluluk miktarının 176,51 TL, ... Güvenlik Ltd. Şti-...Güvenlik Ltd.Şti sorumluluk miktarının 326,20 TL, yarıyarıya sorumluluk miktarının 163,10 TL olduğu, 23.06.2020 ödeme tarihi, ... Güvenlik Hiz-... Group Sağlık Hiz.AŞ sorumluluk miktarının 46,57 TL, yarıyarıya sorumluluk miktarının 23,28 TL, ... Güvenlik Ltd. Şti-...Güvenlik Ltd.Şti sorumluluk miktarının 43,03 TL, yarıyarıya sorumluluk miktarının 21,52 TL olduğu rapor edilmiştir. Davacı taleplerine göre hesaplamaların yapılması ile ilgili Yargı kararları; “Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin İşçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.” (Yargıtay 6. HD., E. 2021/687 K. 2021/301 T. 22.9.2021) “Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü göz önüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Ayrıca yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıda belirlenen ilkeler çerçevesinde son yüklenicinin ihbar tazminatının ve yıllık izin ücretinin tamamından, kıdem tazminatı da dahil olmak üzere diğer işçilik alacaklarından ise tüm yüklenicilerin kendi dönemine isabet eden miktarlar üzerinden sorumlu olduğu kabul edilerek, bu hususta yeniden bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile ödenen bedelin tamamından son işverenin sorumlu tutulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.” (Yargıtay 6. HD., E. 2021/921 K. 2021/1552 T. 17.11.2021) Yargıtay 13 HD 11/02/2016 tarihli 2014 /45619esas 2016/3965 karar nolu ilamında; "İşçilik alacağı davasında idarenin sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur.Davacı tarafından ödenen kısmın rücuuna ilişkin davada ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmenin 23.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup ,şartnamenin ,6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre ,çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davacı yüklenici çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumludur.Müteselsil borçlulukta borçlular arsındaki iç ilişkiyi düzenleyen TBK 167 .maddenin dava konusu olayda uygulanması mümkün değildir.Zira sözleşme ve ihale dökümanında sorumluluk belirlenmiştir...." ... .... .... karar nolu ilamında; "dava dışı işçinin davalı ve dava dışı diğer altverenler işçisi olarak çalıştığı süre olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının bu alt veren işverenlerden tahsiline karar verilmesi gerektiği......."hüküm altına alınmıştır. ... ... .... .... tarihli kararında; Yargıtay'ın son iş bölümü kararı gereğince, rücu davaları dahil, tarafların sıfatına bakılmaksızın hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklanan her türlü davalar sonucu verilen hüküm ve kararların temyizen incelenmesi görevi Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'ne aittir. Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar nedeniyle Yargıtay'ın tek görevli dairesi olan 6. Hukuk Dairesi'nin, rücu davalarında aşağıda değinileceği üzere, daha önceki içtihatlardan farklı şekilde kararlar vermekte olması ve bu kararların süreklilik kazanması karşısında, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesinin gereği olarak, karar farklılıklarının önlenmesi ve içtihat birliğinin sağlanması için Dairemizce de, rücu davalarında asıl uyuşmazlık konusunda aynı yönde karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin, 21/12/2021 tarihli, 2021/1763 Esas, 2021/2455 Karar; 06/12/2021 tarihli 2021/2215 Esas, 2021/1999 Karar sayılı kararları ile benzer uyuşmazlıklara ilişkin aynı yöndeki kararlarında da belirtildiği üzere; Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş, yüklenicinin işçisi tarafından yerine getirilmektedir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Asıl işveren ile alt işverenin (yüklenicinin), İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerinin uygulanması gerektiği, sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işverenin (yüklenicinin) işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması nedeniyle, asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunmaması durumunda, asıl işverenin bu sıfatla işçiye ödemek zorunda kaldığı işçilik alacaklarının ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden (yüklenicilerden) rücuen talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. Gerçekten de Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen "...veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça" şeklindeki ifadeden de açıkça anlaşılacağı üzere, (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği de bu sonucu gerektirmektedir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar mahkemece davacının davasında haklı olduğunun ispat edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, toplam 57.743,97 TL'nin dava tarihinden itibaren, asıl alacağın ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de, dava konusu hizmet alım sözleşmelerinde asıl işverenin, alt işveren (yüklenici) tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmaması, dolayısıyla (müteselsil borçlular) asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işveren yükleniciden (dönemi ile sınırlı olmak üzere) talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gereklidir. ... .... .... karar nolu ilamında ;" işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri ,faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği......" hükmü kararlaştırılmıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2018 tarih ve 2017/3-993 Esas-2018/202 Karar sayılı kararında “Davalıya Ait Borcu Ödemek Zorunda Kalan Davacının Zararı Ödeme Tarihinde Doğduğundan Ödeme Tarihinden İtibaren Faiz Talep Edebilmesi İçin Karşı Tarafı İhtar ile Temerrüde Düşürmesine Gerek Olmadığını” kabul etmiştir. Söz konusu kararda “ Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rücu hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hale gelmektedir. Keza ödeyenin malvarlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir.” denilmektedir. Buna göre İşçilik alacaklarının rücu edilmesine dair davalarda davacı alacaklının ödeme tarihi itibari ile borçlunun ödeme miktarı kadar sebepsiz zenginleşeceğinden ,davalı yanın dava tarihinden önceki faiz talebi için davadan önce ayrıca temmerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve mahkememizin hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi ... .... .... 'in alt işveren olan davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı kıdem tazminatının asıl işveren olan davacının taraf olduğu ... 23.İş Mahkemesinin 2017/143 esas sayılı dosyasında verilen kararın icra takibine konulması suretiyle ödendiği, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen kıdem tazminatının asıl işveren ve alt işverenlerden talep hakkı bulunduğu, davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu, taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinde işçiye ödenecek olan işçilik alacaklarının tamamının işveren tarafından ödeneceğine ya da taraflar arasında yarı yarıya ödeneceğine dair açık hüküm bulunmadığı ,davalı ...ve ... Güvenlik ...Şti 'nin cevap dilekçesinde açıkça takas ve mahsup talebinde bulunmadıkları, kaldı ki hak edişlerinden yapıldığı iddia edilen alacak kesintisi ile bu davada dava konusu edilen alacağın türünün aynı olmadığından takas/mahsup iddiası dinlenemeyeceği anlaşılmakla, davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarına ve ferilerine yönelik davanın kabulü ile 18/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda her bir ödenen işçilik alacaklarının ve ferilerinin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-10.510,82 TL'nin 5.462,86 TL'sinden ... Güvenlik Hiz LTD ŞTİ -... Group Sağlık Temizlik Hizmetleri.... Anonim Şirketinin, 5.047,96 TL'sinden ... Güvenlik Limited Şirketi-...Güvenlik Limited Şirketinin sorumlu olması kaydıyla, ödeme tarihi olan 28.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-1.655,76 TL'nin 860,56 TL'sinden ... Güvenlik Hiz LTD ŞTİ-... Group Sağlık Temizlik Hizmetleri... Anonim Şirketinin, 795,20 TL'sinden ... Güvenlik Limited Şirketi-...Güvenlik Limited Şirketinin sorumlu olması kaydıyla, ödeme tarihi olan 12.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-679,22 TL'nin 353,02 TL'sinden ... Güvenlik Hiz LTD ŞTİ-... Group Sağlık Temizlik Hizmetleri... Anonim Şirketinin, 326,20 TL'sinden ... Güvenlik Limited Şirketi-...Güvenlik Limited Şirketinin sorumlu olması kaydıyla, ödeme tarihi olan 03.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-89,60 TL'nin 46,57 TL'sinden ... Güvenlik Hiz LTD ŞTİ-... Group Sağlık Temizlik Hizmetleri... Anonim Şirketinin, 43,03 TL'sinden ... Güvenlik Limited Şirketi-...Güvenlik Limited Şirketinin sorumlu olması kaydıyla,ödeme tarihi olan 23.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 883,61 TL karar ve ilam harcının 427,60 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 456,01 TL harcın 237,01 TL'sinin davalılar ... Güvenlik Hiz LTD ŞTİ -... Group Sağlık Temizlik Hizmetleri.... Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen, 219,00TL'sinin davalılar ... Güvenlik Limited Şirketi-...Güvenlik Limited Şirketin'den müştereken ve müteselsilen, tahsili ile Hazineye irat kaydına, 7-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi masrafı, 15,00 TL dosya gömleği masrafı, 3.640 TL posta masrafı, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 peşin harç toplamı olan 11.510,20 TL yargılama giderinin; 5.983,00 TL'sinin davalılar ... Güvenlik Hiz LTD ŞTİ -... .... .... Group Sağlık Temizlik Hizmetleri.... Anonim Şirketi'nden, 5.527,20 TL'sinin davalılar ... Güvenlik Limited Şirketi-...Güvenlik Limited Şirketin'nden müştereken ve müteselsilen, tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 12.935,40 TL vekalet ücretinin; 6.723,01 TL'sinin davalılar ... Güvenlik Hiz LTD ŞTİ -... Group Sağlık Temizlik Hizmetleri.... Anonim Şirketi'nden, 6.212,39 TL'sinin davalılar ... Güvenlik Limited Şirketi-...Güvenlik Limited Şirketin'nden müştereken ve müteselsilen, tahsili ile davacıya verilmesine, 9-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 3.200,00 TL arabuluculuk giderinin; 1.663,36 TL'sinin davalılar ... Güvenlik Hiz LTD ŞTİ -... Group Sağlık Temizlik Hizmetleri.... Anonim Şirketi'nden, 1.536,64 TL'sinin davalılar ... Güvenlik Limited Şirketi-...Güvenlik Limited Şirketin'nden müştereken ve müteselsilen, tahsili ile Hazineye irat kaydına, 10-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, bir kısım davalıların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/76, K. 2025/1012, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-76-e-2025-1012-k-a9b3d975e0e8