İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/733 E. 2026/199 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/733
Karar No
2026/199
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/733 Esas KARAR NO : 2026/199

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/11/2024 KARAR TARİHİ : 10/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine davalı tarafça ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ve ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyaları ile haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe dayanak olarak 20.625,00-TL bedelli iki adet senet ile ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe dayanak 20.625,00-TL bedelli 4 adet senet gösterildiğini, müvekkillerinin şahsen davalıya hiçbir borcu olmadığını ve davalının müvekillerine haksız şekilde başlattığı takiplere devam etmesi sebebiyle işbu davayı açtıklarını, dosyalara konu edilen senetler sebebiyle müvekillerinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişkinin olmadığının kayıtlar incelendiğinde ortaya çıkacağını, müvekkili ile davalı şirket arasında bir ticari ilişkinin söz konusu değilken aralarında bir borç ilişkinin olmamasının hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, borcu asla kabul etmemekle birlikte ticaret sicil gazetesinden de görüleceği üzere davalı şirketin 11/08/2022 genel kurul kararı ile tür değişikliğine giderek limitedden anonim şirkete geçiş yaptığını, Ticaret Sicil Gazetesinde 16/08/2022 tarihinde yayınlandığını, huzurdaki davaya konu senetlerin ise düzenlenme tarihi 25/08/2022 olduğunu, davalının limited şirket unvanı bulunduğunu, tür değişikliğine gittiği ilan olunan şirketin eski unvanına senet tanzim edilmiş olmasının da abesle iştigal olduğunu, bu yönüyle de iddia edilen borçlanmanın hayatın olağan akışına uygun düşmediğini, Borçlu olmadıklarının tespiti talep olunan senetlerde kefil konumundaki diğer müvekkili ...'ün ilgili senetlerden asıl borçlu konumunda görünen müvekkili ...'ün hiçbir borcunun bulunmaması sebebiyle hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili ...'ün avalis olarak değerlendirilmesi durumunda da anılı senetlerden kaynaklı ortada bir borç bulunmadığından müvekkilinin işbu senetlerden doğan bir sorumluluğunun olmadığını, müvekkilinin ayrıca kefil sıfatının da bulunmadığını, icra müdürlüklerinin dosyalarında başlatılan takipten dolayı müvekillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan takibinin sebebi ile davalıya kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep ettiklerini, dava konusu haksız durum sebebiyle müvekkilinin telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağının oldukça açık olduğunu, mahkeme uygun gördüğü takdirde teminatsız, aksi halde belirleyeceği teminatın mukabili, icra takibinin davanın kesinleşmesine kadar hacizlerin kaldırılarak durdurulması, bu mümkün görülmediği takdirde icra veznesindeki paranın dava sonuçlanıncaya kadar davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, icra dosyalarının öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir ile durdurulmasına, dosyaya yapılan ödemenin borçluya ödenmemesine, haklı davanın kabulü ile müvekkillerinin davalı şirkete takibe dayanak senetler sebebiyle hiçbir borcu olmadığının tespiti ile senetlere dayalı olarak başlatılan takiplerin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takipler yapmış olması nedeni ile davalı aleyhine %40'tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın tamamen kötü niyetli olan ve borcunu ödememek için işin esasında haksız da olsa bütün hukuki mekanizmalarını kullanmayı amaçlayan davacının ikame etmiş olduğu haksız bir dava olduğunu, tarafların arasındaki borçlanma işleminin kökünün bir franchise sözleşmesinden kaynaklandığını, müvekkilinin sözleşmedeki edimlerinin hepsini ifa ettiğini, davacının ise ifa yerine getirmediğini, sorumluluğunun halen devam ettiğini, davacının işbu kötü niyetli davranışının borcunu ödememek için olduğunu, aynı zamanda davacının kefalet sözleşmesinin olmadığı iddiasıyla kefilliğine itiraz etmişse de senet üzerindeki imzaların kendisine ait olduğunu, sorumluluğunun halen devam ettiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacının TMK m.2'deki dürüstlük kuralına aykırı olarak işbu davayı ikame ettiğinin açık ve net olduğunu, davacının iddialarının mesnetsiz olduğunu, borç ilişkisinin halen devam ettiğini, tamamen kötüniyetli olan ve borcunu ödememek için davacının ikame etmiş olduğunun açık ve net olduğunu, bu nedenlerle, öncelikle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu davanın reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan ve davacının İİK md. 72/4 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK. 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. Uyuşmazlığın, ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas ve yine ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyalarından takibe dayanak senetler nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ve takiplerin iptali istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizin 25/03/2025 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, senette malen ve nakden ibaresini içerir bedel kaybının bulunup bulunmadığı, takip konusu senetler nedeniyle davalının alacağının bulunup bulunmadığı, davacının talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 16/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dava konusunun, davalı firma tarafından, davacılar aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı ve ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı dosyalarındaki takiplere dayanak olarak sunulan senetler muvacehesinde, davacıların davalı şirkete borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu, Dava konusu senetler incelendiğinde, senet borçlusunun davacı... olduğu, senet kefillerinin ise diğer davacı ... olduğu, senet nevilerinin *malen” olduğu, senet adetinin 6 adet ve toplam tutarlarının 123.750,00 TL olduğu, Davacı vekili tarafından Sayın Mahkeme'ye sunulan 08.04.2025 tarihli beyan dilekçesinde, müvekkillerinin şahsi olarak bir ticari iş yürütmediklerinden ötürü dosyaya sunabilecekleri bir ticari defter ve kayıt bulunmadığını beyan ettiği, Sayın Mahkeme tarafından verilen yerinde inceleme yetkisine istinaden davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin üzerinde tespit yapılması için ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasında tarafımca yapılan incelemede, 55 adet mavi klasör dosya ve 3 adet yarım kapak dosya incelenmiş olup, davalı şirkete ait herhangi bir ticari defter ve belgeye rastlanmadığı, incelenen dosyalarda davalı şirket tarafından bir takım kişilerle yapılmış franchise sözleşmeleri görülmesine karşın, davacı ile davalı şirket arasında tanzim edilen herhangi bir franchise sözleşmesinin tespit edilemediği, Bununla beraber davacının herhangi bir ticari faaliyetinin bulunmadığı beyanıyla tarafıma ticari defter ve belge sunulmamış olsa da, davacıların 2022 yılı ve sonrasında vergi mükellefiyetlerinin olup olmadığının Gelir İdaresi Başkanlığı'na, kurucusu veya ortağı oldukları herhangi bir ticari şirketin olup olmadığının ise .... Ticaret Odasına sorulmasının nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere yerinde olacağı, Neticeten, dava konusu senetlerin üzerinde “malen” ibaresi yazılı olmasına karşın davalı tarafından davacıya verildiği iddia edilen cihaz teslimine ilişkin bir belgenin davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, yine davalı tarafından, taraflar arasındaki borç ilişkisinin asıl dayanağı olarak belirtilen franchise sözleşmesinin de davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, bununla beraber davalıya ait ticari defter ve belgelerin ... 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ....dosyasında tespit edilemediği, yine incelenen 55 adet mavi klasör ve 3 adet yarım kapak dosya içerisinde, taraflar arasında tanzim edilen herhangi bir franchise sözleşmesine rastlanmadığı, tüm bu hususlar hep birlikte değerlendirildiğinde, ispat külfetinin hangi yanda olduğu ve dava konusu senetlerin illetten mücerret olup olmadığı hususundaki nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere takip konusu senetler nedeniyle davalının alacağının bulunmadığı ve davacının talebinde haklı olduğu kanaatine varılmıştır." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Huzurdaki dava konusunun, davalı firma tarafından, davacılar aleyhine ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı ve ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas Sayılı dosyalarındaki takiplere dayanak olarak sunulan senetler muvacehesinde, davacıların davalı şirkete borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin menfi tespit davası olduğu görülmektedir. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilleri ile davalı şirket arasında herhangi bir ticari ilişki veya mal teslimi olmadığından bahisle, davacıların takip konusu senetler yönünden davalı şirkete borçlarının bulunmadığını iddia etmekte, davalı vekili ise, davalı ile davacılar arasındaki borç ilişkisinin taraflar arasında tanzim edilen Franchise sözleşmesine dayandığını, taraflar arasındaki işbu sözleşme ile davalının vermiş olduğu hizmet, cihaz bedeli ve isim hakkı karşılığında davacılar tarafından müvekkiline sıralı olarak senet verildiğini beyan etmektedir. Dava konusu senetler incelendiğinde, senet borçlusunun davacı ...olduğu, senet kefillerinin ise diğer davacı İsmail Hakkı Aktürk olduğu, senet nevilerinin “malen” olduğu, senet adetinin 6 adet ve toplam tutarlarının 123.750,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle, kambiyo senedinin hukuksal niteliğini irdelemekte yarar vardır: Hukuk Genel Kurulu’nun 17.12.2003 gün ve E:...; 12.10.2011 gün ve E:... sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Bu genel açıklamadan sonra, hemen belirtmelidir ki, bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir (6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (eTTK)’nun 691/1.maddesi). Bonoda şekil şartları eTTK’nun 688.maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” yada “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur. Bunlardan vade ve ödeme yeri esaslı şekil şartlarından değildir. Sayılan zorunlu şekil şartlarının yanında seçimlik şartlar da vardır. Bonoya isteğe bağlı olarak, faiz, bedelin nakden yada malen alındığı veya yetkili mahkeme kayıtları da konabilir. Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği gibi, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Yinelemek gerekirse "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Bu kayıt keşidecinin (borçlunun), senedin lehdarından (alacaklıdan) karşı edayı aldığını ispata yarar. Aslında kambiyo senetleri hukuku yönünden bu kayıtların bir anlamı ve önemi yoktur. Çünkü, kambiyo senedinin düzenlenmesiyle, soyut bir borç ilişkisi yaratılmaktadır. Bu nedenle de karşı edimin elde edilip, edilmediğinin önemi de bulunmamaktadır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Bedel kayıtları daha çok keşideci ile lehdar arasındaki iç ilişki yönünden ve ispat konusunda önem taşır. Kişisel def'i nedenlerinin varlığının kanıtlanmasını kolaylaştırır. Sözü edilen kayıtlar özellikle ispat hukuku açısından ilgilileri bağlayıcı niteliktedir. Bedel kaydı içeren bononun lehdarı, artık senedin “kayıtsız ve koşulsuz bir borç ikrarı olduğu” yolundaki soyutluk kuralına dayanamayacaktır. Borç ikrarını içeren bir belge aleyhine kanıt sunulabilir. Ancak; ikrar borcun nedenini içeriyorsa, sadece bu nedenin gerçekleşmediğinin kanıtlanması gerekir (YİBK'nun 12.4.1933 gün ve... sayılı ilamı). Bonoda kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafa aittir. Ancak, bir defa bir mal alışverişine dayandığı "malen" kaydıyla ya da bir alacak borç ilişkisine dayandığı "nakten" kaydı ile senede yazılmışsa, artık buna uyulmak gerekir. Bu kayıtların aksinin savunulması senedin ta'lili (nedene, illete bağlanması) anlamına gelir ki, böyle bir durumda ispat yükü yer değiştirir. Senedi ta'lil eden, savını kanıtlamak yükümlülüğü altına girer. Senette borcun nedeni "mal" ya da "nakit" olarak belirtilmişse, tarafların yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, lehine olan senet karinesi çürümüş sayılacak, bunun sonucu olarak da, iddiası paralelinde ispat yükünü de üstlenecektir. Buna senedin ta'lili denmektedir. Bu anlamda ta'lil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir. Açıklanan ilkeler çerçevesinde somut olaya gelince; takibe dayanak senetlerde malen kaydı bulunduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde, davalı ile davacılar arasındaki borç ilişkisinin taraflar arasında tanzim edilen Franchise sözleşmesine dayandığını, taraflar arasındaki işbu sözleşme ile davalının vermiş olduğu hizmet, cihaz bedeli ve isim hakkı karşılığında davacılar tarafından davalıya sıralı olarak senet verildiğini iddia ettiği, mali müşavir bilirkişi tarafından incelenen davalı ticari defterlerinde davacılardan franchices temel ilişkisi kapsamında, davacı ile davalı şirket arasında tanzim edilen herhangi bir franchise sözleşmesinin tespit edilemediği, dava konusu senetlerin üzerinde “malen” ibaresi yazılı olmasına karşın davalı tarafından davacıya verildiği iddia edilen cihaz teslimine ilişkin bir belgenin davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, yine davalı tarafından, taraflar arasındaki borç ilişkisinin asıl dayanağı olarak belirtilen franchise sözleşmesinin de davalı tarafından dosyaya sunulmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu...Esas, ...Esas ve 05.02.2019 Tarihli Kararında "Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK'nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır." şeklindeki içtihatı nazara alındığında ispat yükünün davalıda olduğu, davalı tarafça franchise temel ilişkisinin kanıtlanamadığı anlaşılmakla, Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın kabulü ile davacıların ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... 25. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takiplerine dayanak senetler sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin iptaline, ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile davacıların ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas ve ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takiplerine dayanak senetler sebebiyle borçlu olmadığının tespiti ile takiplerin iptaline, 2-)İspatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 9.138,68-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 2.284,67-TL harcından mahsubu ile noksan 6.854,01-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 7.060,00-TL yargılama gideri ile 2.284,67-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı toplamı 9.772,27-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/733, K. 2026/199, T. 10.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-733-e-2026-199-k-069ae8192570