İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/305 E. 2026/196 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/305
Karar No
2026/196
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/305 Esas KARAR NO : 2026/196

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 20/05/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

DAVA : Davacı vekilince mahkememize ibraz edilen dava dilekçesinde, müvekkilinin grup şirketi ... .... LTD. ile Davalı arasında 06.06.2022 tarihinde ... markalarına dair tüm hakların satın alımına ilişkin Varlık Alım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği satıcı konumundaki müvekkilinin, ... markalarına ilişkin tüm varlıkları yasal mülkiyeti ile birlikte alıcı konumundaki ... .... LTD.e devrettiğini, Varlık Alım Sözleşmesi'nin 4 numaralı eki olarak imzalanan ...'nin Tedarik ve Satın Alımına İlişkin Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin perakendeci; davalının ise tedarikçi konumunda olduğunu, davalı tarafından sözleşmeden doğan edimler şunu yapmak suretiyle gereği gibi yerine getirilmediğini, müvekkilinin çalışanları ile davalı'nın çalışanları arasındaki e-mail konuşmalarında defalarca yapılan karşılıklı uyarılara rağmen devam ettiğini, sorunun bir türlü giderilemediğini, müvekkilinin 27 Eylül 2023 tarihinde .... noterliği tarafından düzenlenen fesih ihbarnamesi ile taraflar arasındaki Sözleşme'yi feshettiğini, davalı'ya sözleşme'den doğan 3.000.000 TL değerindeki cezai şarta ilişkin hakkını saklı tutarak fesih ihbarnamesi düzenlediğini ve 29.09.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup sözleşme'nin 7. maddesi gereği Sözleşme 29.10.2023 tarihinde sona erdiğini, müvekkilinin davalı'dan 3.000.000 TL ve faiz alacağının mevcut olduğunu, davalı tarafın borcun vadesi geldiği halde borcunu ifa etmediğini, ... icra müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalı tarafça başlatılan takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalının ürettiği ...-... ... ve ...-... paste ürünlerinin tedarikçinin düşük kalite hammadde kullanması nedeniyle müteakip seferlerin ayıplı teslim edildiğini ve müvekkilinin stok sıkıntısı çektiğini, davalı tarafça dava konusu ticari faaliyetlerin yapıldığı dönem müvekkilinin münhasır tedarikçisi olduğunu, kendilerince sevk edilen ürünlere müteakip seferler şişme ve etiket sorunları nedeniyle iade edildiğini, söz konusu ürünlerin hayvanlara ilişkin takviye gıda ürünleri olduğunu bu nedenle müvekkilinin ürünleri acilen piyasadan geri çağırmak zorunda kaldığını, tüketici nezdinde ... ürünlerine güvensizlik oluştuğunu, bununla birlikte ürünlerin geri çağrılması nedeniyle stok dışı kalan ürünlerin satılamadığını, müvekkilinin maddi zarara uğradığını, bu durumun dilekçe ekinde sunmuş oldukları mail yazışmalarıyla sabit olduğunu, davalı şirket yöneticisi ... ile yapılan mail yazışmalarında yine davalı tarafından yapılan analizlerle ürünlerde kullanılan "demir mineralinde oksidasyon" oluştuğunu ve bu sorunun hammadde kalitesi nedenli olduğunun açıkça dile getirildiğini, bu süreçte müvekkilinin sattığı ürünlerin sıkça iade edilmesi nedeniyle ürünlerin satışını durdurmak ve var olan ürün partilerini geri çağırmak zorunda kaldığını, bu tür durumlarda uyuşmazlığın nasıl çözümleneceği ayrıca sözleşmenin 7. Maddesinde düzenlenmiş olduğunu, davalı tarafından ürün kalitesinin yetersiz olması durumunda 3.000,000 TL cezai şart ödeneceğinin hüküm altına alındığını, söz konusu cezai şartın basiretli tacirler arasında akit edilmiş olduğunu, Yargıtay'ın bir çok kararında sözleşmede öngörülene ve kararlaştırılan daha sonrasında şartları oluşan cezai şartların ödenmesi gerektiğine hükmettiğini buna yönelik Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 01.12.2022 tarihli, 2022/12878 esas ve 2022/15923 Kararının emsal olduğunu, müvekkilinin ortalama 6 (altı ay) süren kalite sorunları nedeniyle 27 Eylül 2023 tarihinde fesih ihbarnamesi keşide ettiğini, ilgili ihbarnamede kalite sorunları nedeniyle 3.000,000 TL cezai şart talep etme hakkını saklı tuttuğunu, bu nedenle, davalının taraflar arasında kararlaştırılan ve davalının da kabul, beyan ve taahhüt ettiği 3.000.000,00 TL cezai şartı teslim edilen ürünlerin kalitesizliğinin bizzat davalı tarafından yapılan analizler sonucu belirlenmiş olduğunu ve bu durumun şirket yöneticisi tarafından beyan edildiğinin sabit olması nedeniyle davalının 3.000.000,00TL cezai şart ödemesi gerektiğini belirterek dilekçesinin sonuç kısmında, .... İcra Dairesi’nin 2023/... sayılı icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekilince mahkememize ibraz edilen cevap dilekçesinde, davacı şirketin "kalite yetersizliği" iddiasının açıkça gerçeğe aykırı ve dayanaktan yoksun olduğunu, iddiasını destekler şekilde sulh hukuk mahkemesi aracılığı ile yapılmış bir delil tespiti bulunmadığını ayrıca yine davacı tarafından ürünlere ilişkin bilirkişi incelemesinin de yapılmadığını, tek taraflı cezai şart isteme hakkının hukuki olmadığını, davacının iddiasının gerçeğe aykırı olduğunun, iddia edilen tarihlerden sonra ve hatta fesih tarihinden sonra da müvekkili ile aralarında ticari ilişkinin devam etmesinden ve müvekkili şirketten üretim yaptırılmaya devam edilmesinden de anlaşıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacının iddiasının gerçek olduğu kabul edilse dahi davacının TMK madde 2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, davacı tarafından ürünlere yönelik delil tespiti yaptırılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; ürünlerin kalite sorunu olduğu iddia edilen tarihlerden hemen sonra da sipariş verilmeye devam edildiğini, davacının fesih ihtarnamesinin tarihinin 27.09.2023 olduğunu, bu tarihten sonra da aylarca müvekkilinden ürün almaya devam ettiklerini, bu süreçte ticari ilişkinin devam ettiğini, kanbul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu sözleşmenin "ayıplı mal" başlıklı 5. maddesine göre davacının ürünü reddetmesi gerektiğini, bu anlamda ürünlerin reddedilmemesinin de davacı tarafın iddialarının gerçeğe aykırı olduğunu gösterdiğini, davaya konu sözleşmenin 5. Maddesi gereği ürünlerde açık ayıp olması halinde iki(2) gün, inceleme sonucu ortaya çıkması halinde sekiz (8) gün içinde sevkiyatı reddetmesi gerektiğini, bu maddeye uygun yapılmış bir sevkiyat reddi de bulunmadığını bu nedenle davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının gerçek fesih sebebinin artan enflasyon karşısında müvekkilinin fiyat listesini güncellemesi olduğunu, davacının bu fiyatları beğenmediğini, bu hususta tanık anlatımları ile de ispatlanabileceğini, zaten fesih ihtarının iddia edilen dönemden aylar sonra yapılmasından ve ihtarda da düşük fiyat teklifi alındığı hususu iddia edilmesinden esas fesih sebebinin "ürün kalitesinin düşüklüğü" olmadığını, esas sebebin "fiyat ile ilgili memnuniyetsizlik" olduğunun anlaşılacağını, müvekkilinin enflasyonist ortamda artan maliyetlerle birlikte dönem dönem fiyat güncellemesi yaptığını, davacının sipariş verirken fiyatlardan memnun kalmadığını ve bir müddet daha müvekkilinden sipariş vererek çalışmaya devam ettiğini, daha sonra başka üreticilerden daha düşük teklif alındığını da iddia ederek tedarik sözleşmesini feshettiğini, davacının bu hususu ihtarında "...%31 daha düşük fiyat teklifi yapılmıştır." şeklide belirttiğini, bu oranı kabul etmediklerini, aslında problemlerinin ürün kalitesi değil, fiyat ile ilgili olduğunun anlaşıldığını, davacı iddiasında haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE :Dava, taraflar arasındaki tedarik sözleşmesine istinaden , davalı tarafından tedarik edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile açılan cezai şart tazminine ilişkindir. Deliller ; Tedarik sözleşmesi, ihtarname, e posta yazışmaları, .... İcra Dairesi’nin 2023/... sayılı icra dosyası, tanık beyanları, ticari defter ve belgeler , keşif bilirkişi raporu. Uyuşmazlık noktaları; Taraflar arasında imzalanan sözleşme, davacı tarafından ürün kalitesinin yetersiz bulunduğu-ayıp iddiası, davalı tedarikçinin fiyatının piyasa fiyatından %31 daha fazla olması ve 30 gün önel verildiği belirtilerek feshedilmiş olup, feshin haklı olup olmadığı, davacının sözleşme gereğince cezai şart talebinde bulunup bulunamayacağı hususunun tespiti noktalarında toplanmaktadır. .... İcra Dairesi’nin 2023/... sayılı icra dosyası alınıp incelendiğinde, davacı tarafından davalı hakkında 3.000.000,00TL cezai şart alacağının yasıl faizi ile tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, borçlu tarafından borca itiraz edilerek takibin durdurulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki tedarik sözleşmesi incelendiğinde, davacı şirketten perakendeci , davalı şirketten ise tedarikçi olarak bahsedildiği, sözleşmesinin 2.maddesinin ilk paragrafında "2.Kalite, Peketleme, Dokümantasyon. Tedarikçi tarafından Perakendeci'ye tedarik edilen Ürünler Tedarikçi tarafından sağlanan açıklama, numune veya tanıtım modeli ile eşleşmelidir; satılabilir kalitede ve kulanım amacına uygun olmalıdır ve tasarım, malzeme ve işçilik bakımından ayıplı (kusurlu) olmamalıdır" denildiği, sözleşmenin "ayıplı mal" başlıklı 5.maddesinde " 5. Ayıplı Mal. Perakendeci, herhangi bir eksiklik, hasar, kusur veya yanlış ürün(ler) nedeniyle, Ürünler'in Perakendeci'nin Türkiye'deki deposuna varışından itibaren teslim sırasında açık bir ayıp olması halinde iki (2) gün, inceleme sonucu ortaya Çıkması halinde sekiz (8) gün içinde, maliyeti Tedarikçi'ye ait olmak üzere, sevkiyatı reddetme hakkına sahiptir. Böyle bir durumda Tedarikçi, revize edilmiş faturayı veya geri ödemeyi (orantılı olarak uygulanabilirse) sekiz (8) gün içinde kabul edecek ve yeniden düzenleyecektir, aksi takdirde Perakendeci'nin tutarı bir sonraki fatura veya ödemeden mahsup etme hakkı vardır. Teslim edilen Ürünler sipariş miktarını aşarsa, Perakendeci bu fazla miktarı tamamen kendi takdirine bağlı olarak reddedebilir." ,yine sözleşmenin ihbar ve başlıklı 7.maddesinde; " İhbar ve Fesih. Bu Sözleşme, Yürürlük Tarihinde başlayacak ve iki (2) yıllık süre geçerli olarak yürürlükte kalacak ve feshedilmediği takdirde bir (1) yıllık süre için kendiliğinden yenilenecektir. Taraflar, mutabık kalmak suretiyle 30 gün önceden yazılı bildirimde bulunmak kaydıyla, bu Sözleşmeyi daha erken feshedebilir. Taraflar'dan herhangi biri; (i) diğer Tarafın işbu Sözleşmenin herhangi bir şartını esaslı bir şekilde ihlal etmesi ve (bu ihlalin telafisi mümkün ise) bu ihlali on dört (14) süre içinde giderememesi halinde; (ii) diğer Taraf hakkında iflas kararı alınması veya diğer Tarafın iflas etmesi veya alacaklıları lehine (olağan iş ağışı haricinde) herhangi bir düzenleme veya temlik yapması veya konkardatn ilan gtmasi vavak ...'ın varlıklarının herhangi bir şekilde hacze konu olması halinde; (iü) diğer Taraf'ın istemli (yeniden yapılanma veya birleşme dışında) veya zorunlu olarak tasfiyeye girmesi halinde; (iv) diğer Taraf'ın işinin tamamını veya büyük bir kısmını yürütmeyi durdurması veya durdurma tehdidinde bulunması halinde; (v) diğer Tarafın borçlarını vadesi geldiği halde ödememesi halinde diğer Tarafa yazılı bildirimde bulunarak bu Sözleşme'yi derhal feshedebilir. Perakendeci tarafından Sözleşme'nin tek taraflı olarak haklı sebep olmaksızın feshedilmesi halinde Perakendeci, Tedarikçi'ye TL 3.000.000 tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Ancak Tedarikçi'nin satış fiyatının Perakendeci'nin piyasadaki diğer tedarikçilerden alacağı fiyatın %10 üzerinde kalması halinde ve/veya Tedarikçi'nin ürün kalitesinin Perakendeci tarafından yeteri bulunmaması halinde Perakendeci, hiçbir bedel ve/veya cezai şart ve sebep göstermeksizin işbu Sözleşme'yi yapacağı tek taraflı bildirim ile feshedebilecektir. Perakendeci'nin takdirine bağlı olarak, ürün kalitesinde Perakendeci tarafından yetersiz bulunması durumunda, Tedarikçi, Perakendeci'nin talebi üzerine 3.000.000 TL cezai şartı peşinen ve koşulsuz ödemeyi kabuleder. Sözleşme'nin feshi üzerine, Tedarikçi, işbu Sözleşme kapsamındaki tüm ödenmemiş tutarlar için Sözleşme'nin feshedildiği tarihten itibaren yedi (7) gün içinde Perakendeci'ye kesin bir fatura düzenleyecek ve Perakendeci bu kesin faturayı, faturanın alındığı tarihten itibaren altmış (60) gün içinde ödeyecektir. " denildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalı tarafa gönderilen 27/09/2023 tarih ... yevmiye numaralı ihbarname incelendiğinde " Son 6 (altı) aylık süreçte tarafımıza sevkedilen ürünler yeterli kalite şartlarına uymamakta olup söz konusu ürünlerle ilgili Sözleşme uyarınca tarafınıza birçok kez bildirimlerde bulunulmuş ve ayıp tarafınızca da kabul edilerek ürünlerin değişimi ve/veya iadesi sağlanmıştır. Bu doğrultuda, ürünlerin kalitesine ilişkin Sözleşmenin 7. maddesinde yer alan 3.000.000 TL cezai şartı talep etme hakkımızı saklı tutarız. Bununla birlikte piyasada farklı bir tedarikçiden teklif alınmış olup tarafınızca verilen şatış fiyatlarından tüm ürün gamında ortalama %31 daha düşük fiyat teklifi yapılmıştır. Sayın Muhatap, ilgili hüküm gereği tarafınızla akdedilen Sözleşme'nin işbu ihbarnamenin tebliğini müteakip 30 gün sonrasında sona ermiş olacağını, Sözleşme'nin tek taraflı ve tazminatsız olarak feshedildiğini, Sözleşme'nin feshi ile taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin ve ... Elektronik'in borçlarının sona erdiğini tarafınıza ihbaren ve ihtaren bildiririz." yazılı olduğu görülmüştür. Davacı tarafından davalıya gönderilen 12 Haziran 2023 tarihli e-posta yazışmasında "Geçtiğimiz hafta size teslim ettiğimiz ... paste stokları ile ilgili her bir partiden testler yaptırıp şişmenin sebebinin ne olduğu konusunda netleştireştirecektiniz, son durum nedir acaba ? ayrıca şişme yapan ürünlerin elleçlemesi tamamlandı mı ? testlerin sonucuna göre şişme yapmayan ürünleri kullanabilecekmiyiz ? konusunda yorum ve teyit bekliyoruz sizden " denildiği, davalı tarafından davacıya gönderilen 13/06/2023 tarihli e-posta da ise " Selamlar ... hanım, Geri çağrılan ... Paste ürünlerinizde, hammadde kaynaklı olduğunu değerlendirdiğimiz, sorun tespit edildi. Şişme yapmayan ürünler de bu durumda “güvensiz ürün" olarak değerlendirilerek 72 saat boyunca etüvde bekletilerek tekrar teste tabi tutuldu ve ürün stabilite güvenlik aralığının üst sınırında çıktı. Sorunun kaynağının bir hammadde olduğunu düşünmekle beraber, doğru tespit için testlerin sonuçlanması zaman alacaktır. Sonuçları sizinle paylaşıyor olacağız. Bu doğrultuda ... Pastelerin tamamı imha edilecektir. Ürünleri bize geri fatura edebilirsiniz veya aynı sayıda ürünü tekrar üretime alarak size güvenli şekilde teslim edebiliriz. Sizin tercihinize göre ilerleyelim. Ürünün stock out olmaması için otomatik etiket sistemiyle nispeten daha iyi etiketlenmiş olarak önden birkaç bin adet hızlıca üretebiliriz. Basılı tüplerin terminine bağlı olarak da kalanını tamamlayabiliriz." denildiği tespit edilmiştir. Mahkememizin 23/01/2025 tarihli duruşmasında dinlenen ; Davacı tanığı ... ... Aydın beyanında ; "Ben davacı şirkette satın alma müdürü olarak çalışırım, çalışmaya 19/09/2022 yılında davacı şirkette çalışmaya başladım, davalı tedarikçiden çalıştığım şirket hayvan takviye gıdası tedarik etmiş olup, söz konusu takviye gıdalar evde beslenen kedi ve köpekler için olan ürünlerdir, bu ürünlerin alındığı tarihten itibaren 3 yıllık son kullanma tarihi mevcuttur, biz ürünlerimizi geldiğinden depomuzda muhafaza ederiz, davacı şirketin e-ticaret sitesi ayrıca kendisine ait özel bir satış sitesi vardır, bu sitelerden talep edilmesi halinde ürünleri müşterilere gönderiyoruz ayrıca petshoplara da satışlarımız vardır, ürünleri müşterilere sattıktan sonra 1 yıllık süre içinde müşteriler tarafından ürünlerin resimleri de çekilerek ürünlerin şiştiği yönünde şikayette bulunuldu, bu ürünler diş macunu gibi tüpte satılan ürünlerdir, müşterilerimiz daha önce de bizden alışveriş yaptığı için şişen ürünleri gözle görülür bir şekilde olması nedeniyle fark ederek davacı firmaya geri dönüş yapmışlardır ayrıca şişen ürünleri de müşteriler bize iade ettiler. Müşterilerden şikayetler gelir gelmez bu durum bizzat ben davalı firmaya mail yoluyla ve telefonla bildirdim, sonra davalı firma sahibi ... ve fabrika müdürü olan soyismini hatırlamadığım Mehmet Beyle depolama hizmeti aldığımız yere gittik, kendilerine şişen ürünleri gösterdim, onlar da durumu anlayarak kabul ettiler, bununla alakalı tetkik yaptıracaklarını söylediler, daha sonra analiz yaptırmışlar bize de mail olarak gönderdiler, gelen mailde demir mineralinde oksidasyon olduğunun tespit edildiği yazılıydı, bizim firma da analiz yaptırdı ve aynı sonuç çıktı. Yaklaşık hatalı 15.000 tüp ürünü geri alacaklarını söylediler ve aldılar ve yerlerine hatasız ürünleri teslim ettiler. Ürünlerin saklama koşulları üzerinde yazılıdır depomuzun soğutmalı kısmında muhafaza edilmiştir, Benim bilgim bundan ibarettir.Yaşanan olay nedeniyle çalıştığım şirket zarara uğramıştır, müşterilere tekrar hatasız ürünleri kargoladığımız için kargo parası ödedik, ayrıca bu ürün prestijini kaybetmesi nedeniyle satışı azaldı.satın almadan önce tedarikçiden analiz raporunu ve sertifikasyonlarını isteriz, dolayısıyla ürünleri doğru ve kaliteli şekilde üreteceğine dair bu belgeleri esas alarak tedarikçiden ürün alırız dolayısıyla her gelen ürün için ayrı ayrı analiz yaptırmayız ama kalite problemi yaşanırsa biraz önce anlattığım şekilde analize tabi tutarız." şeklinde, Davacı tanığı ... .. beyanında ; "Ben davacı şirkette ihracat, ithalat ve regülasyon müdürü olarak çalışmaktayım, ben Mayıs 2022 yılında işe girdim, biz davalı taraftan daha önce de hayvan takviye gıdası tedarik ediyorduk, müşterilerden şikayet gelmeye başladı, ürünlerde şişme problemi yaşandığı bildirildi ya da ürünü açtıklarında ürünün içinde hava olduğu bildirildi, biz bu durumu davalı tarafa ilettik. Müşteriler bize geri dönüş yaparken şikayetlerini fotoğraflarla desteklediklerinden biz de davalı tarafa bu fotoğrafları da göstererek durumu bildirdik, şikayetleri gelir gelmez davalı tarafa bildirdik, davalı taraf ürünün ham maddesinde problem olduğunu bize bildirdi, bu sonuca davalı taraf test yaparak ulaştı, biz de ayrıca test yaptırdık, aynı sonuca varıldı. Hatalı ürünleri davalı tarafa teslim ettik, ürünler bize geldiğinde depomuzda saklama koşullarına uygun şekilde muhafaza ederiz, davalı - üretici tarafta zaten depomuzu görmüştür. Ürünler bize geldiğinden gelir gelmez her ürün için analiz yaptırmayız, ürün gelince genel olarak şekline şemaline bakar problem yoksa kabul ederiz, müşterilerden şikayet gelince analiz yaptırırız , ürünü satın almadan önce davalı taraf bize numune gönderir, satın almada görevli kalite kontrol uzmanları ürünün şekline, kokusuna, rengine bakar onay verildikten sonra davalı taraftan satın alma işlemini yaparız." şeklinde Davalı tanığı ...beyanında ; "Ben davalı şirkette grafiker olarak çalışırım, ben ürünün ayıplı olmasıyla ilgili bilgi sahibi değilim sadece davacı tarafın bizden aldığı ürünlerin fiyatının pahalı olması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini arkadaşlarımdan duydum, fesihten sonra da Kasım 2023'e kadar davacı tarafın grafiklerini yapmaya devam ettim. Davacı tarafın satın almış olduğu takviye gıdanın üzerine davacıya ait marka ve görsellerin olduğu grafikler yapıştırılır. Ben bu işle ilgileniyorum, fesihten sonra da Kasım 2023'e kadar davacı tarafın grafiklerini yapmaya devam ettim ancak fesihten sonra Kasım 2023'e kadar çalıştığım firmanın davacı tarafa ürün satıp satmadığını bilmem, fesihten sonra da davacı taraf sipariş oluşturdu bana proforma fatura düştü." şeklinde Davalı tanığı ... beyanında ; "Ben davalı şirkette depo görevlisi olarak çalışırım, ürünlerin ayıplı olmasıyla ilgili benim bilgim yoktur, çalıştığım davalı tarafta ayıplı ürün teslim almadı yerine yeni ürün teslim etmedi. Davacı tarafın çalıştığım davalı tarafa ayıp ihbarı yapmamıştır yapsaydı benim haberim olurdu. Ben davalı şirketten 2022 yılının Aralık ayında çalışmaya başladım." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. Mahkememizin 20/02/2025 tarihli duruşmasında alınan 2 nolu ara kararı ile ; "Dosyanın Mahkememizce reesen belirlenecek bir mali müşavir, bir borçlar hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı, bir de hayvanlara ilişkin takviye gıda konusunda uzman Farmakolog bilirkişi belirlenerek ve mahkememiz hakimlerinden ... tarafından 18/04/2025 günü saat 10:00'dan itibaren keşif yapılarak, davacı tarafından ayıplı olduğu iddia edelin ürünler üzerinde inceleme yapılarak, gerektiğinde numune alınarak ve farmakolog bilirkişi tarafından, masrafı davacıdan alınması koşuluyla laboratuvar analizlerinin yapılarak; Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktası "Taraflar arasında imzalanan sözleşme, davacı tarafından ürün kalitesinin yetersiz bulunduğu-ayıp iddiası, davalı tedarikçinin fiyatının piyasa fiyatından %31 daha fazla olması ve 30 gün önel verildiği belirtilerek feshedilmiş olup, feshin haklı olup olmadığı, davacının sözleşme gereğince cezai şart talebinde bulunup bulunamayacağı hususunun tespiti noktalarında toplanmaktadır." şeklinde belirlenmiş olup, öncelikle ürünlerin ayıplı olup olmadığı, depodaki ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin davalı tarafça üretilen ürünler olup olmadığı ve uyuşmazlık noktalarında belirtilen tüm hususlar ve tüm fesih sebepleri hakkında ayrıca davanın cezai şart alacağına ilişkin olması nedeniyle bir sureti dosyaya bırakılan İstanbul BAM 45. Hukuk Dairesinin 2021/467 Esas 2024/641 Karar nolu İstinaf İlamı bilirkişiler tarafından dikkatli şekilde okunarak, tarafların ekonomik durumları, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri, bilançosu yine davacı tarafın ticari defter ve belgeleri, varsa davalının kusur durumu, davacının iddia ettiği zarar durumu gibi hususlar ayrıca dosyaya bırakılan istinaf ilamın da belirtilen diğer hususlarda dikkate alınarak, cezai şartın kabul edildiği sözleşme tarihi itibariyle sözleşmede belirtilen cezai şart miktarının fahiş olup olmadığı, davalının ekonomik olarak mahvına sebebiyet verip vermeyeceği, ne oranda tenkis edilmesi gerektiği hususlarında gerekçeli ve denetime el verişli rapor tanzim edilmesinin istenilmesine" denilerek keşif ve bilirkişi incelemesi yapılması yönünde ara karar kurulmuştur. 19/09/2025 tarihinde bilirkişiler eşliğinde keşif yapılmış olup, keşfe katılan ve davacı şirkette tedarik zinciri müdürü olarak görev yapan ... ... ; " davacı vekili tarafından bugün bildirilen adresteki No:10A/18 ile No:10F/18 aynı yerdir, No:10/A nakliye girişleri için kullanılmaktadır, ofis kısmına F blok girişinden çıkılmaktadır, ben davacı şirkette tedarik zinciri müdürü olarak görev yapmaktayım, burada yetkiliyim, keşif mahallini mahkeme heyetine gezdireceğim, keşif mahallinin gezilmesine ve uyuşmazlığa konu ürünlerden numune alınmasına muvafakatim vardır, uyuşmazlığa konu ürünlerin çoğu kısmı şirket taşındığından ve bu ürünler bozuk ürünler olup koku ve akma yaptığından imha edilmiştir, şu anda uyuşmazlığa konu size gösterebileceğim 100 gramlık 3 adet ... paste isimli ürün bulunmaktadır, bu ürünler daha önce Müşterilere gönderilip bize iade edilen ürünlerdendir, bu nedenle 3 ürününde kapağı açılmış vaziyettedir, şuanda mahkeme heyetine gösterebileceğimiz başka ürün yoktur, bu 3 üründen bir tanesinin incelenmek üzere keşfe katılan bilirkişiye teslimine davacı şirket yetkili olarak çalıştığımdan muvafaktim vardır, ürünler şuanda gördüğünüz gibi ofisin içerisinde depo bölümünde ve klimalı odada saklanmaktadır, uyuşmazlığa konu ürünlerde aynı şekilde muhafaza ediliyordu. Dava dilekçesinde gösterilen bana sorduğunuz ... paste isimli üründen size gösterebileceğim bir numune şuanda bulunmamaktadır, imha edilmiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Keşif neticesinde ibraz edilen bilirkişi raporunda, veteriner hekim yönünden yapılan değerlendirmede; "Mahkeme heyeti ile birlikte 19.09.2025 tarihinde, ... Mah. ... Caddesi .... ... Blokları No: 10F/18 adresinde keşif yapılarak davaya konu ürünler üzerinde inceleme yapılmıştır. Ürünlerin muhafaza edildiği deponun, giriş çıkışı özel güvenlik kontrolünde olan bir binanın 3.katında olduğu, iş yeri (ofis) olduğu, söz konusu ofise giriş kapısından girildikten sonra içerde izole edilmiş bir odanın depo olarak kullanıldığı, deponun kapısının kapalı olduğu, havalandırma ve klima sisteminin olduğu, depodaki dava dışı ürünler de dahil tüm ürünlerin raflara düzenli bir şekilde istif edildiği, depoda davaya konu ürünlerden sadece 3 (üç) adet ... Pasta olduğu anlaşılmıştır. Davacı temsilcisince davaya konu ürünlerin, akma, kokma ve sızıntı gibi nedenler ile depo şartları ve diğer ürünlerin olumsuz etkilenmemesi için imha edildiği beyan edilmiştir." denildiği, raporun 2.sayfasında resim-1 olarak ürünlerin muhafa edildiği deponun bulunduğu bina girişi ve işyeri girişine ait 2 adet fotoğraf eklendiği, resim-2 olarak ürünlerin saklandığı depo ve havalandırma/klima sistemi kontrol paneli ekranına ait 2 adet resim fotoğraf ekleyerek raporunun devamında ; "Depo klima sistemi kumanda paneli ekranından anlaşıldığına göre depo sıcaklığının 20*C'ye ayarlandığı ve mevcut oda sıcaklığının 22 *C olduğu görülmüştür. Depoda herhangi bir koku veya aşırı nem gibi olumsuz bir havanın olmadığı normal oda sıcaklığı ve şartlarını taşıyan bir durumda olduğu anlaşılmıştır. Davaya konu ... pasta ürünlerinin orijinal ambalajlarının üzerindeki etiket bilgileri incelendiğinde saklama koşulları bölümünde: “Serin ve kuru yerde ağzı kapalı şekilde direkt güneş ışığına maruz kalmadan, oda sıcaklığında (25*C) saklayınız” ibaresinin olduğu görülmektedir. Ürünlerin muhafaza edildiği depo şartları ve ürünlerin saklama koşulları dikkate alındığında deponun, davaya konu ürünlerin bozulmadan saklanması için uygun bir depo olduğu anlaşılmıştır. Depoda davaya konu ürün olarak sadece üç adet ... Pasta olduğu, her üç ürünün de orijinal ambalajında olduğu, ambalajlarının açık olduğu, tüpün ucundaki koruyucu alüminyum bandın açılmış olduğu görüldü. Ürünlerin dış ve iç ambalajının her ikisindeki üretici firma bilgilerinde “... GIDA KOZMETİK SAN. DIŞ TİC. A.Ş.” yazdığı görüldü. Bu etiket bilgileri ve üretim tarihi dikkate alındığında keşif mahallinde tespit edilen üç adet ... Pastanın davalı tarafça üretilen ürünler olduğu anlaşılmıştır. Ürünlerin üretim ve son kullanma tarihlerinin aşağıda belirtildiği şekilde olduğu tespit edilmiştir: 1 adet ... Pasta, üretim tarihi: 26.09.2022; son kullanma tarihi: 26.09.2024, 2 adet ... Pasta, üretim tarihi: 22.12.2022; son kullanma tarihi: 22.12.2024, Keşif mahallinde davaya konu orijinal ambalajında açılmamış herhangi bir ürün olmadığından ve mevcut ürünlerin de son kullanma tarihlerinin üzerinden uzun bir süre geçtiğinden ve açılmış olduklarından dolayı mikrobiyolojik ve kimyasal laboratuvar analizleri yaptırılamamıştır. Mevcut ürünlerden numune olarak teslim alınan bir adet ürünün fiziki olarak incelemesinde; tüpün sıkılmadan önce dolgun bir görünüm ve kıvam arz ettiği, açıldığında içerisinde koyu kahverengiden siyaha yakın renkte macun kıvamında ve pekmezimsi kokuda içerik olduğu tespit edilmiştir. Tüpün kapağı kapatılarak birkaç gün sonra tekrar incelendiğinde daha önce açılıp bir miktar sıkılmasına ve ürün çıkarılmasına rağmen yine dolgun ve gergin bir hale geldiği görülmüştür. Bu durumun ürün içeriğinin gaz üretmeye devam etmesinden kaynaklandığı değerlendirilmiştir. Davaya konu ürünlerde müşteri şikâyet ve iadelerinin olduğu, üretim sorunları yaşandığı, bazı iade ve yerine tekrar yeni ürün verme işlemlerinin olduğu, dava dilekçesinin ekinde yer alan ve davacı temsilcisi ... ... ve davalı temsilcisi ... arasındaki eposta yazışmalarından anlaşılmaktadır. Bu yazışmalardan anlaşıldığına göre özetle; ... pasta ürününden 3840 adet eticiye iade edildiği, ... pasta ürününden 18539 adet ürünün üreticiye iade edildiği, Davalı temsilcisi ...” nun aşağıda belirtilen yazılı mesajları gönderdiği anlaşılmıştır. 13.06.2023 tarihli eposta ile “Selamlar ... Hanım, Geri çağrılan ... Paste ürünlerinizde, hammadde kaynaklı olduğunu değerlendirdiğimiz, sorun tespit edildi. Şişme yapmayan ürünler de bu durumda “güvensiz ürün” olarak değerlendirilerek 72 saat boyunca etüvde bekletilerek tekrar teste tabi tutuldu ve ürün stabilite güvenlik aralığının üst sınırında çıktı. Sorunun kaynağının bir hammadde olduğunu düşünmekle beraber, doğru tespit için testlerin sonuçlanması zaman alacaktır. Sonuçları sizinle paylaşıyor olacağız. Bu doğrultuda ... Pastelerin tamamı imha edilecektir. Ürünleri bize geri fatura edebilirsiniz veya aynı sayıda ürünü tekrar üretime alarak size güvenli şekilde teslim edebiliriz. Sizin tercihinize göre ilerleyelim. Ürünün stock out olmaması için otomatik etiket sistemiyle nispeten daha iyi etiketlenmiş olarak önden birkaç bin adet hızlıca üretebiliriz. Basılı tüplerin terminine bağlı olarak da kalanını tamamlayabiliriz. 14.06.2023 tarihli eposta ile “Merhaba ... Hanım, Yarın size etiketli numuneyi ulaştıralım. Hammadde konusuyla ilgili olarak da şu şekilde açıklayayım: Ana kalem hammaddelerimizde (malt, bitkisel yağlar vs.) bir problem olma ihtimali yok, çünkü hammadde yüklü olarak geldiği için her partide analiz yapılıyor. Fakat özellikle ... Paste ürününde yer alan 18 farklı vitamin ve minerallerde biz de analiz raporunu tedarikçiden talep ediyoruz. Söz konusu vitamin minerallerin tamamı testte ve en geç cuma günü sonuç alacağız ve sizinle paylaşacağız. Aynı problemin yaşanmaması adına nasıl bir çözüm bulacağımız test sonucuna göre netleşecek olup, tüm varyasyonlar için şimdiden çözüm yolu üretmiş durumdayız. Sonuçla beraber çözümü de sizinle paylaşacağım. Aslında sorunu tespit etmiş durumdayız fakat kaynağını netleştirmek için analiz sonucuna ihtiyaç var. Ardından sizinle de aynı durumun tekrar etmemesi için izleyeceğimiz yöntemi de değerlendiriyor olacağız. 18.07.2023 tarihli eposta ile “... pastelere yapılan analiz sonuçlarına göre içerdiği demir mineralinde oksidasyon oluşmuş görünüyor. Bu da zaten fermente bir ürün oran malt ekstresinin yeniden fermantasyonuna sebep olmuş. Fermantasyon sonucu ürünlerde hacimsel genişleme ve karbondioksit oluşumu yaşanmış. Bu durum ürün içerisinde gerçekleşebilecek bir şey değildir, hammadde depolama koşulların yetersizliği nedeniyle olabilir. Bu sebeple çözüm olarak demir tedarikçimizi değiştirerek gelen hammaddeye mal kabulde analiz yaptırdık.” Yukarda önemli kısımları belirtilen eposta mesajlarından anlaşıldığına göre sözleşmenin fesih tarihinden önce davaya konu ürünlerle ilgili olarak müşteri şikayet ve ürün iade işlemlerinin olduğu, davacının bunun üzerine ürünlerinin üreticisi olan davalıya bu ürünleri iade ettiği, davalın da yaşanan sorunların tespiti ve çözümüne yönelik bazı inceleme laboratuvar analizleri yaptırdığı, demir hammaddesi kaynaklı fermentasyon ve bu fermentasyona bağlı karbondioksit oluşumu yaşandığının tespit edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davacı tarafından iade edilen şişmemiş ürünlerde gerçekleştirilen inkübasyon testlerinde ürünlerin güvenlik aralığının üst sınırında çıktığı ve hepsinin imha edildiği anlaşılmaktadır. Ürünlerdeki şişmenin sebebi olarak, davalı temsilcisince her ne kadar fermentasyon kaynaklı olduğu belirtilse de ürünlerdeki mikrobiyolojik yükün limitlerin üzerinde olması da bakteri üremesine bağlı gaz üretimine sebep olabilir. İnkübasyon testlerinde de şişme görülmesi bu durumu desteklemektedir. Her iki durumda da ürünler ayıplı ürün durumuna gelmektedir. Zira ürünler, gıda maddesi ve mamul ürün olduğu için uygun hammadde ve uygun yöntemlerle üretilip piyasaya sürülmesi gerekmektedir. Tüm bu bilgiler doğrultusunda ve dosya muhteviyatı kapsamında değerlendirme yapıldığında keşif mahallinde görülen ürünlerin davalı tarafından üretilen davaya konu ürünler olduğu, davaya konu olan ... pasta (3840 adet) ve ... pasta (18539 adet) ürününün üretim kusuru bulunduğundan ayıplı mal kapsamında olduğu değerlendirilmiştir. " denilmiştir. Davacı ve davalı tarafa ait ticari defter ve belgelerde bilirkişiler tarafından incelenmiş ve davalının 3.000.000,00TL cezai şart ödemesi halinde bu durumun ekonomik anlamda mahvına neden olacağı ve makul bir indirim yapılması yönünde bilirkişilerin sonuca vardıkları görülmüştür. Bilirkişilerin sunmuş olduğu raporun sonuç kısmında ise ; "Keşif mahallinde görülen ürünlerin davalı tarafından üretilen davaya konu ürünler olduğu, Davaya konu olan ... pasta (3840 adet) ve ... pasta (18539 adet) ürününün ayıplı mal kapsamında olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin 7.maddesi uyarınca davacının davalı şirketten cezai şart talep edebileceği, Davacının talep ettiği cezai şart tutarının 3.000.000,00 TL olduğu, satın aldığı ürün bedelinin 54,68%i kadar olduğu, Oran analizlerinden Nakit oranının öngörülen değerlerin çok altında olduğu, bunun anlamının kısa vadeli borçları, kasa ve banka mevcutları ile karşılamakta güçlük çekeceğinin göstergesi olduğu, Davalı şirketin finansal yapı oranlarındaki olumlu artışın büyük ölçüde, 2023 yılında İşletmede mevcut olduğu halde kayıtlarda yer almayan emtia ile ilgili karşılık ayırması soncunda, Dönen varlıklarından Stok Kaleminin ve Sermaye Yedeklerinin artmasından kaynaklandığı, Davalı şirketin Bilançoları ve finansal yapısının incelenmesi soncunda, Mahkemece davalının 3.000.000,00 TL cezai şartı ödemesine hükmedildiği takdirde, davalı şirketin cezai şartı ödemede ciddi ölçüde zorlanacağı, mahvına sebep olacağından söz edilebileceği, makul bir indirim yapılmasının Mahkemenin Takdirinde olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirmişlerdir. Toplanan tüm deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre ; sözleşmenin 7.maddesine göre tedarikçilerin ürün kalitesinin parekendeci tarafından yeterli bulunmaması halinde, parekendeci hiçbir bedel ve/veya cezai şart ve sebep göstermeden sözleşmeyi tek taraflı bir bildirim ile feshedebilecektir. Davalı tarafın e-posta yazışmalarında da kabul edildiği üzere ürünler ayıplıdır. Ürünlerin ayıplı olduğu, bilirkişi raporu ile de sabittir. Davalı tarafından gönderilen e-posta da ürünlerdeki ayıp kabul edildiğinden, ihbar ve ihbar süresi gibi hususların araştırılmasına gerek kalmamıştır. Sözleşmenin 7.maddesinde ürün kalitesinde yetersizlik olması halinde tedarikçinin perakendeciye koşulsuz olarak 3.000.000,00TL cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacının sözleşmeyi feshetmesi haklı olup, davacının TBK 179/1.maddesinde düzenlenen seçimlik cezai şart kapsamında "bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için ceza kararlaştırılmış ise, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı ya borcun yada cezanın ifasını isteyebilir " denildiğinden cezai şart talebinde haklıdır. TBK'nun Cezanın miktarı, geçersizliği ve indirilmesi başlıklı 182.maddesinde ; " Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkânsız hâle gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hâkim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir. " denildiği, TTK'nun Ücret ve sözleşme cezasının indirilmesi başlıklı 22.maddesinde ; " Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez." denilmiş ise de, yerleşik içtihatlarda tacirler açısından da , fahiş olup ekonomik mahvına neden olabilecek cezai şart miktarının mahkemenin takdiri ile indirilebileceği belirtilmektedir. Davalının ticari defter ve belgeleri incelenmesi ve belirlenen cezai şart miktarının davalı tarafın ekonomik mahvına neden olacağı tespit edildiğinden mahkememizce %50 oranında indirilmiştir. Cezai şartın fahiş olup olmadığı yargılamayı gerektirdiğinden , dava konusu likit değildir. (Yargıtay 11 H.D.'nin 2020/7241 esas 2021/7112 karar ve İstanbul BAM 12 H.D.'nin 2023/150 esas 2026/105 karar ) bu nedenle davacının icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Cezai şarttan mahkememizce takdiri indirim yapıldığından, davacı aleyhine vekalet ücretine ve davalı aleyhine vekalet ücretine ve davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, davalının .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas nolu takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin; 1.500.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz (yıllık %9 oranını geçmemek koşuluyla) uygulanmasına, Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden , 228.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yatırılan 36.232,50TL peşin harcın , davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 488,40TL ilk masraf, 4.361,50TL keşif harcı, 2.700,00TL keşif araç ücreti, 45.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.294,50 TL tebligat ve tezkere gideri olmak üzere toplam 53.844,40 TL yargılama giderinin , davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Yukarıda gerekçesi açıklanan sebeplerle , davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yazı işleri müdürü tarafından resen ilgilisine iadesine, 7-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabulucu ücretinin, davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Bu dava sebebiyle 102.465,00TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (dava da 36.232,50TL + icra da 15.000,00TL =) 51.232,50TL'nin mahsubu ile, kalan 51.232,50TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/03/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/305, K. 2026/196, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-305-e-2026-196-k-11885813cee7