İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/667 E. 2026/32 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/667
- Karar No
- 2026/32
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/667 Esas - 2026/32 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/667 Esas KARAR NO : 2026/32 Karar
HAKİM : .... KATİP :....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. .... DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2024 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 YAZIM TARİHİ : 19/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin müvekkil şirketten vinç çalışması olarak hizmet aldığını, müvekkil şirket, vinci ve faturayı davalı şirkete teslim etmesine rağmen, davalı, faturalarda belirtilen tarihlerde ödemeleri yapmadığını, müvekkil şirket, alacağını talep etmek için borçlu şirketten defalarca şifahi olarak talepte bulunduğunu ancak bu taleplerin karşılanmadığını, davalı, icra dosyasına dayanak yaptığı faturalara itiraz etmeyerek sadece borcu olmadığını iddia ettiğini, davanın kabulü ile davalının, icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu, davanın açılmasına neden olduğu için %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalının üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Müvekkil şirkete söz konusu faturalara herhangi bir teslimat yapılmadığını, davacı şirket ile müvekkil şirket arasında işin tamamlandığına ilişkin olarak imzalı belge düzenlenmediğini, davacı şirket tarafından müvekkil şirkete haksız ve hukuka aykırı olarak fatura düzenlenerek icra takibi başlattıklarını, davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibin haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminat mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Davanın; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin oluğu takip temelinin vinç çalışması bedelinin tahsiline ilişkin olduğu uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı var ise miktarı ilişkin olduğu anlaşıldı. .... müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirkete ait bilirkişiliğimize sunulmuş olan ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının ticari defterleri üzerinden yapmış olduğumuz incelemeler ve yukarıda belırttıgımız tespitler neticesinde; davacı İle davalının birbirlerinden mal/hizmet aldığı yada sattığı, aralarında ticari ilişkinin bulunduğu, davacının davaya konu ettiği 22.05.2024 tarıh ... nolu KDV dahil 30.600,00-TL'lik faturanın davacının ticari defetrlerınde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterleri üzerinden yapmış olduğumuz incelemelerde Davacının Davalıdan; davaya konu edılen fatura kaynaklı 30.600,00 TL alacağının bulunduğu yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, davalı tarafın verilen kesin sürede ticari defterlerin sunmayarak ibraz etmekten kaçındığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla takibin 36.000,00-TLasıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, davalının temerrüde düşmediği anlaşılmakla işlemiş faize yönelik istemin reddine, alacağın likit olduğu dikkate alınarak kabul edilen miktarın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1)Davanın KISMEN KABULÜ ile; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 36.000,00-TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, Kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.459,16 TL harçtan, dava açılışında alınan 427,72 TL peşin harç ile yargılama sırasında yatırılan 193,31 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 621,03 TL harcın düşümü ile kalan 1.838,13 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 136,09 TL'sinin davacıdan; 3.463,91 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4) Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı, 70,00 TL tebligat ücreti, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler toplamı 4.522,60 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 4.351,63 TL'si ile dava açılışında alınan 427,72 TL peşin harç ve yargılama sırasında yatırılan 193,31 TL ıslah harcı toplamından oluşan 4.972,66 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5) Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 36.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6) Davalının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 1.414,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7) Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2026
Katip .... e-imzalıdır
Hakim .... e-imzalıdır