Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/663 E. 2026/121 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/663
Karar No
2026/121
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/663 - 2026/121 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/663 KARAR NO : 2026/121

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/03/2024 NUMARASI : 2023/245 Esas 2024/241 Karar

DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 30.01.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 02.02.2026

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.03.2020 tarihinde davacıya ait davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın damperi kaldırılarak tekerler arasındaki taşın çıkartıldığını, devamında yoluna devam etmek için hareket ettiğinde aracın damperi yol üzerinde bulunan Şırnak Emniyet Müdürlüğüne ait Plaka Tanıma Sistemi (PTS) direğine çarparak devirdiğini, bunun üzerine direk üzerinde bulunan bir kısım kamera ve teçhizatların zarar gördüğünü, aracı kullanan ...'nin bölgenin terör bölgesi olması ve can güvenliğinden endişe etmiş olması sebebiyle panikleyerek korkuyla olay yerinden ayrıldığını, aynı gün, polis merkezine giderek olaya ilişkin ifadesini verdiğini, olay sonrası, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında davalı tarafından zarara ilişkin yapılan 82.000,00-TL tazminat ödemesinin olay yeri terk nedenine dayalı olarak davacıdan tahsili için Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7417 Esas Sayılı takip doyası ile takip yapıldığını, davacı tarafından icra takibine süresi içerisinde itiraz edilememesi üzerine takibin kesinleşiğini, haciz tehdidi altında takip dosyasına 115.528,26-TL ödemek zorunda kalındığını, belirterek; takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödemek zorunda kaldığı 115.528,76-TL'nin ödeme tarihi olan 27.05.2022 tarihinden itibaren ticari faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, dava dışı ... sevk ve idaresinde iken, Şırnak - Eruh yolu Okullar bölgesi istikametinde N TAG şeklinde bulunan plaka tanıma sistemi direği, 4 adet ... Marka kamera, 1 adet ... marka hareketli kamera, 2 adet ışık sensör, içinde malzemeler bulunan 1 adet saha dolabına kamyon damperi ile çarpması neticesinde maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında sürücü tarafından tutanak tutulmaksızın olay yerinin terk edildiğini, sürücü bilgisinin Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü'nce yürütülen soruşturma ile tespit edildiğini ve dava dışı sürücünün kolluk tarafından ifadesinin alındığını, hasar sebebiyle alınan ekspertiz raporu doğrultusunda Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü'ne hasar bedelinin ödendiğini, bu ödemenin rücuen tahsili davacı taraftan talep edilmiş ise de davacının ödemede bulunmaması üzerine davaya konu icra takibinin başlatıldığını ve kesinleşen icra takibi kapsamında davacının ödemede bulunduğunu, bu kazadan dolayı sürücünün canını tehlikeye sokacak bir durum olmadığını, aksine olay yerinde kendisini tehdit edecek bir taraf da bulunmadığını, sürücünün tamamen kusuru ile sebebiyet verdiği kazada hasarı ödemek zorunda kalmamak adına olay yerinden kaçtığını, belirterek davanın reddine davacı aleyhine % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ ; Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davaya konu davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalı kamyon niteliğindeki aracın sürücüsü dava dışı ...'nin 28.03.2020 tarihinde Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü'nün sorumluluğundaki N TAG şeklinde plaka tanıma sistemi direğine (PTS) ve üzerindeki 4 adet ... marka kamera ile 1 adet ... marka hareketli kamera, 2 adet Irled marka ışık sensörü, 1 adet saha dolabına sevk ve idaresindeki kamyonun damperinin çarpması suretiyle gerçekleşen kaza nedeniyle dava dışı sürücünün vermiş olduğu ifadesinde; sabah saatlerinde şantiyeden ayrılarak seyir halindeyken kamyonun tekerinin arasına taş girdiğini, yolda aracını durdurarak ve aracın damperini kaldırarak taşı çıkardığını, devamında damperi indirmeyerek yoluna devam ettiğini, bir anlık dalgınlığına denk geldiğini ve damperi açık unuttuğunu, yolda giderken bir ses geldiğini, sesten sonra aracı durdurduğunda yol güzergahında bulunan emniyete bağlı, yolun üzerinden geçen U şeklindeki direğin yıkıldığını gördüğünü, çevresinde kimseyi göremediği için paniklediğini ve tekrar aracına binerek, aracın damperini indirerek oradan uzaklaştığını, daha sonra yükünü alarak tekrar şantiyeye döndüğünü, öğleden sonra ise polis ekiplerinin geldiğini ve ifade verdiğini beyan ettiği, bu beyan kapsamında olay değerlendirildiğinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B.4 maddesine göre sigortalıya rücu talep edilebilecek haller düzenlenmiş olup, ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebileceğinin düzenlendiği, rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükünün ise sigortalıda olduğu, sigortalının, dava dışı sürücüsünün, ehliyetinden de anlaşıldığı üzere kullandığı kamyon vasfındaki aracın risk durumlarını bilebilecek sürüş tecrübesine sahip olduğu, geçerli bir sebep, bir arıza bulunmadığı halde aracın damperini açık bırakarak seyrine devam etmesi, mevcut ve muhtemel riskleri kabul etmesi nedeniyle şantiye sahası ile malzeme temin sahası arasında gidiş geliş yaptığı rutin yol güzergahında altından geçtiği plaka tespit sistemi direğine çarpmasında kasta yaklaşan ağır kusurunun bulunduğu, bu halde davalı sigorta şirketinin sigortalısına rücuda haklı olduğu, yine kazadan sonra dava dışı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı, sürücünün de bu yönde beyanda bulunduğu, dava dışı sürücünün yerine getirdiği işi gereği şantiye sahası ile malzeme temin sahası arasındaki gidiş geliş yolunda sürücünün can güvenliği riski bulunduğundan bahsedilemeyeceği gibi sürücünün de çevresinde kimseyi göremediği için paniklediği şeklinde beyanda bulunduğu, aksi halin ispat yükü kendisine düşen sigortalı tarafından da ispatlanamadığı, bu açıklanan gerekçelerle davalının, davacı sigortalısına rücu hakkı bulunduğu, davacının rücuen tazmin talebi yönünden davalı tarafça dava dışı zarar gören Şırnak İl Emniyet Müdürlüğü'ne ödenen tazmin bedeli ve işlemiş faiz itibariyle davalıya borçlu olması nedeniyle menfi tespit ve istirdat taleplerinin reddi gerektiği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıya ait olan ve davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ... plaka sayılı aracın 28.03.2020 tarihinde saat 08:30 sıralarında ... Ortaokulu şantiyesinden çıkarak, Siirt yolu üzerinde bulunan ... isimli işyerine gittiği sırada aracın tekerleri arasına taş sıkışması nedeniyle araç şoförü ... tarafından aracın damperi kaldırılarak tekerler arasındaki taşın çıkartıldığını, devamında hareket ettiğinde aracın damperinin yol üzerinde bulunan Şırnak Emniyet Müdürlüğü'ne ait N TAG şeklinde bulunan Plaka Tanıma Sistemi (PTS) direğine çarpması neticesinde direk üzerinde bulunan bir kısım kamera ve teçhizatların zarar gördüğünü, davacı şirkete ait aracı kullanan ...'nin olay sonrası bulunduğu bölgenin terör bölgesi olması ve can güvenliğinden endişe etmiş olması sebebiyle panikleyerek ve korkuyla olay yerinden ayrıldığını, aynı gün polis merkezi amirliğine giderek olaya ilişkin ifadesini verdiğini, araç şoförünün olay yerinden ayrılmış olması nedeniyle, davalı sigortanın haklı bulunarak davanın reddedilmiş olması kanuna ve kanunun lafzına uymadığını, salt olay yerine bulunmamak sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermeyeceğini, davalı alacaklının haksız kazanç elde ettiğini, davalı tarafın icra takibine konu etmiş olduğu alacağın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, belirterek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın davalıya zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde zarar gören üçüncü kişiye yapılan hasar ödemesinin olay yeri terk nedenine dayanılarak davalı sigortalıdan rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi, rücu sebebini, sigortalısı olan davacıya ait aracın sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesi olgusuna dayandırmıştır. Nitekim, kaza tespit tutanağı içeriğinde somut uyuşmazlıkta sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği anlaşılmaktadır. Sigortacı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Yasasının 95/2. maddesi ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarının B-4.maddesi gereğince, tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri, üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden, zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Taraflar arasında geçerli ZMSS poliçesinin düzenlenme tarihinde yürürlükte bulunan 01.06.2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı başlıklı B.4/f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması hali rücu nedeni olarak düzenlenmiştir. 01.06.2015 tarihinden önceki sigorta genel şartlarından olay yerini terk, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması rücu şartı olarak öngörülmemişken, ilgili maddenin (f) bendinde, belirli durumların haricinde olay yerinin terk edilmiş olması, kaza tutanağı ve alkol v.b. belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması da, rücu şartı olarak düzenlemiştir. Genel Şartlar B.4-f bendi kapsamında sigortanın, sigortalısına rücu edebilmesi için ilgili yükümlülüklerin yerine getirilmemesi yeterli olup, sigortacının, sigortalısına rücu için sürücünün alkollü olduğunu yahut kasti eyleminin varlığını kanıtlaması istenemez. Sigorta genel şartları B.4-f bendi kapsamında sigortalının, kaza ister maddi zarara ister bedensel zarara neden olsun sürücünün olay yerine terk etmiş olması halinde üçüncü kişilere yapmış olduğu ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiş, ilgili madde de, istisnai durumlar "hariç" denilerek, gösterilmiştir. Buna göre sigortalı ancak bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, bedeni hasara neden olsun veya olmasın can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu hallerde ilgili maddeden kaynaklanan sorumluluklardan kurtulur. Yaralamalı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin yukarıda belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Bu kapsamda, somut olayda, ispat yükü davacıda olup, davacı taraf araç sürücüsünün olay yerini haklı sebeplerle terk ettiğini ispatlamak zorundadır. Nitekim, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 13.02.2025 tarihli 2024/11202 Esas 2025/2473 Karar sayılı ilamı ile 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gerekenin maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğu, istisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterildiği, buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacağı, olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayıldığı, ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açtığı, oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceğinin kabul edildiği, olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiği dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükünün ise sigortalı üzerinde olduğu, belirtilmiş olup, maddi hasarlı trafik kazaları nedeniyle koşulları gerekleşmiş ise olay yeri terk olgusunun rücu nedeni olabileceği kabul edilmiştir. Bu çerçevede somut olayda; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular esas alınarak, olayın oluş şekline uygun düşecek şekilde kusur atfını gerektiren sebeplerin somut olarak açıklanması suretiyle, kusur ve hasar değerlendirilmesi yapılarak, sigortalı araç sürücüsünün kaza yerini terk ettiği ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.f bendi uyarınca rücu koşullarının gerçekleştiği, olay yerinin haklı sebeplerle terk edildiğini hususunda ispat yükü üzerinde bulunan davacının özellikle sürücünün kolluk beyanı içeriğine göre, olay yerinin zorunlu nedenle terk edildiği yönündeki iddiasının kanıtlanamadığı dikkate alındığında menfi tespit ve istirdat koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusur ve rücuya konu gerçek zararın olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, kazanın sigortalı araç sürücünün kusurlu davranışı ile gerçekleştiğinin tespit edilmesine, zorlunu bir neden olmaksızın olay yerinin terk edilmiş olması nedeniyle poliçe kapsamında davacının ödediği tazminatı gerçek zarar miktarı üzerinden sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden bedel nispetinde ve ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere rücu edebilecek olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Açıklanan gnedenlerle kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan istinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca Dairemiz kararının tebliği ve harç tahsili işlemlerinin ilk derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2024/663, K. 2026/121, T. 30.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-663-e-2026-121-k-dc8152386ef7