İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/670 E. 2026/65 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/670
Karar No
2026/65
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/670 Esas KARAR NO: 2026/65 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/09/2024 KARAR TARİHİ: 26/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkilinden toplam -----bedelli mal satın aldığını, davalıya bu bedelin fatura edildiğini ve davalı tarafından faturaya itiraz edilmediğini, ancak davalının fatura bedelini müvekkiline ödemediğini, ---- Sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Arabuluculuk sürecinde de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; davalının ---- sayılı dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, borca haksız ve kötü niyetli itiraz eden davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde kanun hükmüne aykırı olarak dava değeri yani harca esas değerin belirtilmediğini, dava değerinin tespit ettirilmesi için davacıya ihtarat yapılmasını talep ettiklerini, faturanın düzenlenip karşı tarafa gönderilmesi ve karşı tarafın bu faturanın içeriğine itiraz etmemiş olmasının alacak hakkı doğurmadığını, faturaya sekiz (8) gün içinde itiraz edilmemiş olmasının faturaya konu mal veya hizmetin alındığını ortaya koymak adına tek başına yeterli olmadığını, davacının dava dilekçesinde davaya konu faturalara ilişkin ürünlerin eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğine dair dava dilekçesi ekinde sunulan belgelerin fatura konusu mal veya hizmetin sağlandığının ispatına dair delil niteliğini haiz olmadığını, ispat edilememiş olan huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, takip konusu alacak ve bu alacağın muacceliyetinin huzurda yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenlerle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun şekilde ikame edilen davanın tüm talepler yönünden reddine, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine, davacı aleyhine takip tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER:------ yazılan müzekkere cevapları,---Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:Dava, ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunun 6. Maddesinde, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğunu belirtmiştir.Yine Türk Ticaret kanununun 83. Maddesinde, Ticari uyuşmazlıklarda mahkemenin yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceğini belirtmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesi; " (1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. 2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.----- Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır. " şeklindedir. Yasal düzenleme emredici niteliktedir. Yasanın üçüncü fıkrasında açıkça ifade edildiği üzere, diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının kesin delillerle ispatlanmamış olması ifadelerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporu bir aradadeğerlendirildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinde 22/7/2020 tarihinde 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile yapılan değişiklik gereği ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, davacı tarafın dava konusu ---- alacağının taraf ticari defterlerinde ve mal/hizmet alım satımına ilişkin düzenlenen ---- formlarında kayıtlı olduğu, buna karşın davalı tarafça herhangi bir ödeme belgesinin dosyaya ibraz edilmediği, bu haliyle tüm açıklamalar kapsamında davacının davasında haklı olduğu kanaati ile likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle davalı yan aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile davalı borçlunun ------- Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı İTİRAZIN İPTALİ ile takibin aynen devamına, -Davalının takibe itirazı haksız görüldüğünden hüküm altına alınan 23.364,00 TL'nin % 20 si olan 4.672,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.595,99 TL karar ve ilam harcından baştan alınan 427,60 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 1.168,39 TL karar ve ilam harcının davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç toplamı ile yargılama gideri olarak yapılan 11.460,00 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 23.364,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca ------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibarıyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/01/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/670, K. 2026/65, T. 26.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-670-e-2026-65-k-397105e41611