İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/688 E. 2026/71 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/688
- Karar No
- 2026/71
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/688 KARAR NO : 2026/71
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/09/2024 KARAR TARİHİ : 27/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilince verilen dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında kurulan satış sözleşmesi kapsamında müvekkilinin, davalıya satmış olduğu ürün bedellerini tahsil edemediğini, alacağın tahsili için ----- İcra Müdürlüğünü-----. Sayılı dosya ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline, takibin devamına ve %20'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya dava dilekçesi ekli tensip tutanağı usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; hukuki niteliği itibariyle, satış sözleşmesi kapsamında fatura alacağına istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflarca delil olarak dayanılan, icra dosyası, vergi dairesi kayıtları, ticaret sicil kayıtları, SGK kayıtları celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. İtirazın iptali istemine konu --İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 260.856,56 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanılması ve belirlenen uyuşmazlık noktalarının incelenmesi teknik değerlendirme gerektirdiğinden dosya mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi ------ tarafından sunulan 21/05/2025 tarihli bilirkişi raporu içeriği HMK m.282 hükmü kapsamında denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır.Dava konusu uyuşmazlık; davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra dosyası nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının satıcı davalının ise alıcı olduğu, davacının incelenen 2022-2024 yılı ticari defter ve kayıtlarının HMK m.222 hükmü uyarınca sahibi lehine delil vasfını haiz olduğu, davalının usulüne uygun ihtara rağmen incelemede defterlerini hazır etmediği bu sebeple davalı defter ve kayıtlarının incelenemediği, davacının ticari kayıtlarına göre 2022 yılından 2023 yılına devreden bakiyenin 373.486,43 TL olduğu, davacı tarafından 01/02/2023 tarihinden 07/10/2023 tarihine kadar davalıya 58 adet fatura ile 3.581.420,13 TL tutarında satış yapıldığı, bu süreçte davalıdan 3.659.050,00 TL ödeme aldığı, 08/02/2024 tarihinde davalının 35.000,00 TL daha ödeme yaptığı ve takip tarihi itibariyle davalıdan 260.856,56 TL alacaklı olduğu, somut uyuşmazlıkta TMK m.6 ve HMK m190 hükümleri kapsamında ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu, davacının alacaklı olduğu ile birlikte mal teslimini ifa ettiğini ispat etmesi gerekli ise de tarafların BA-BS kayıtlarının birbirini doğrulaması, davacı tarafından düzenlenen 58 adet faturada 3.058.899,12 TL tutarında kdv beyannamesinin ilgili vergi dairelerine sunulduğu hususu ile bilirkişi tarafından yapılan tespitte bu faturaların e fatura olduğu ve gib portlı üzerinden davalıya teslim edildiği hususu birlikte gözetildiğinde ispat yükünün davalıya geçtiği malı teslim almadığını veya bakiye borcu ödediğini ispat etmesi gerektiği bu hususta bir delil sunulmadığı anlaşılmakla davacının iddiasını ispat ettiği kanaatine varılarak davanın kabulü ile itirazın iptaline takibin devamına, alacağın takdiren % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, -----İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Alacak likit itiraz haksız bulunduğundan takdiren %20 oranında hesaplanan 52.171,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 17.819,11 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 3.150,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 14.668,61 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yapılmış, 427,60 TL başvurma harcı, 3.150,50 TL peşin harç olarak toplam 3.578,10 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 9.077,00 TL masraf olmak üzere toplam 12.655,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 7-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.