İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/661 E. 2026/173 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/661
- Karar No
- 2026/173
- Karar Tarihi
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : KARAR NO:
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : 1- VEKİLİ : : 2- DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili 14/08/2024 tarihli dilekçesiyle; 12/06/2024 tarihinde davalı ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile müvekkili ...'a çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sürücüsü ...'nun kusuru ile meydana geldiğini, müvekkilinin kaza nedenle ağır şekilde yaralandığını, bedensel zarara uğradığını, müvekkilinin vücudunda meydana gelen hasar nedeniyle ağır bir tedavi süreci yaşadığını ve sürekli iş göremez durumda olduğunu, olay ile ilgili Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, kaza nedeniyle müvekkilinin gündelik hayatta yaşamına devam etmesinin zor olduğunu, davacı müvekkilinin tedavi sürecinin hastanede yattığı süreyle sınırlı olmadığını, yaşanan kaza sonucu müvekkilinde meydana gelen bu durumlar neticesinde derin üzüntü duyduğunu, endişeye kapıldığını ve bu durumun psikolojisine etki ettiğini, ruhsal olarak iyi olumsuz etkilendiğini, bu nedenle sadece maddi olarak değil, manevi olarak da sarsıldığını, izah edilen nedenlerle müvekkili için şimdilik 100 TL. Geçici iş göremezlik, 100 TL. Sürekli iş göremezlik, 100 TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ve 100 TL. Bakıcı ihtiyacı gideri olmak üzere toplam 400 TL. Maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yine müvekkilinin manevi zararından kaynaklı olarak 150.000 TL.'nin davalı ...'dan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 30/01/2026 tarihli değer artırım dilekçesiyle; Sürekli iş göremezlikten doğan tazminat alacağı olarak 758.478,22 TL+100,00 TL= 758.578,22 TL, Geçici iş göremezlikten doğan tazminat alacağı olarak 25.403,18 TL+100,00 TL= 25.503,18 TL, Tedavi giderinden doğan tazminat alacağı olarak 2.900,00 TL+100,00 TL= 3.000,00 TL, Bakıcı giderinden doğan tazminat alacağı olarak 9.901,25 TL + 100,00 TL = 10.001,25 TL olmak üzere toplamda 797.082,65 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden (teminat limiti ile sınırlı olarak) temerrüt tarihinden itibaren ve diğer davalı ... yönünden olay tarihinden itibaren işletilecek ticari/ avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalılardan sigorta şirketi vekili 29/08/2024 tarihli cevap dilekçesiyle; 12/06/2024 tarihinde müvekkili sigorta şirketinin ... plakalı aracın ... nolu poliçesi ile sigortalandığını, bahse konu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğundan kusur durumunun tespitinin yapılmasını, davacının maluliyetinin belirlenmesi gerektiğini, davacının müvekkili sigorta şirketinden talep edilen tazminat miktarının kabulünün mümkün olmadığını, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, tedavi/bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, kaza nedeniyle bahse konu kovuşturma dosyasının celp edilerek uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılmasını, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, izah edilen nedenlerle davacının davasının esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Delillerin toplanması için mahkememizce sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmış ve Konya Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılmıştır. Konya Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak kazaya konu ... soruşturma sayılı dosyası celp edilmiştir. Yine mahkememizce Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne, Konya İl Sağlık Müdürlüğüne ve Meram Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkereler yazılmış, gelen yazı cevapların incelenerek dosyamız arasına konulmuştur. Dosya Meram Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak davacının maluliyet oranın tespiti amacıyla Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğe uygun alternatifli rapor düzenlenmesi talep edilmiştir. Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 13/02/2025 tarihli raporda özetle; Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre Meydana gelen kazada arızaların %19 oranında (tüm vücut fonksiyon kaybına sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet) neden olduğunu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre ise sürekli iş göremezlik oranının %8 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bu sürenin 2 (iki) haftasında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 3.000 TL. Olarak değerlendirilebileceğini, brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararının toplam 10.001,25 TL. Olarak değerlendiriği görülmüştür. Tarafların kusur durumunun tespiti için dosya Adli Trafik bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 27/03/2025 tarihli raporda özetle; Yukarıdaki hususlar muvacehesinde davaya konu kazada; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46. maddesinin c bendinde belirtilen “Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücüler, trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemek zorundadırlar.” kuralı ihlal ettiğinden %100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, Yayalar ..., ... , ..., ... , ... , ... ve ... ise kazanın meydana gelmesinde kural ihlallerinin (kusurlarının) bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce davalı vekilinin 07/03/2025 tarihli dilekçesi ekinde sunulan bilimsel uzman mütalaası incelenerek dava konusu kazanın üzerinden 12 ay geçtikten sonra tekrar değerlendirme yapılmasının gerekip gerekmediğinin tespitinin yapılması istenilmiş, Meram Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan 13/02/2025 tarihli ek raporda özetle;Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre Meydana gelen kazada arızaların %19 oranında (tüm vücut fonksiyon kaybına sürekli iş göremezlik, kalıcı maluliyet) neden olduğunu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre ise sürekli iş göremezlik oranının %8 olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, iyileşme süresinin 1,5 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini ve bu sürenin 2 (iki) haftasında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağını, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilebileceğini, kazanın üzerinden 12 ay geçmesine gerek duyulmadıı ve kişinin iyileşme süresini tamamladığı için tekrar muayene yapılmasına gerek olmadığı, SGK kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 3.000 TL. Olarak değerlendirilebileceğini, brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararının toplam 10.001,25 TL. Olarak değerlendiriği görülmüştür. Davacının tazminat alacağına ilişkin dosya aktüer bilirkişiye gönderilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 02/01/2026 tarihli raporda özetle; 12.06.2024 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 1,5 ayda iyileşen, bu sürenin ilk iki haftasında bakıcıya ihtiyaç duyan, iyileşmesi sonrası tüm vücut fonksiyonundan kısmen kaybederek %8 oranında engelli hale gelen ve meslekte kazanma gücünden kısmen kaybederek %19 oranında malul kalan davacı ...’ın; 1-)12.06.2024 – 27.07.2024 Tarihleri Arası 1,5 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının ; 25.503,18 TL. 2-)Sürekli İş Göremezliği Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının, a-)28.07.2024 – 17.11.2041 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %8 engel oranı ve TRH-2010 Kadın Mortalite Tablosuna göre; 456.185,19 TL. b-)28.07.2024 – 20.10.2036 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %19 maluliyet oranı ve PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre ; 758.578,22 TL. 3-)12.06.2024 – 26.06.2023 Tarihleri Arası 2 Haftalık Süre ile Sınırlı İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının ; 10.001,25 TL. 4-)Fatura Edilen ve Fatura Edilemeyip Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının ; 3.000,00 TL. olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir. Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur. Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır. Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir. Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. TBK'nın 56. Maddesine göre; "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir". Hükmedilecek bu paranın, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ) Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri, geçici iş göremezlik dönemi bakıcı gideri tazminatı ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur. Bu kapsamda öncelikle zarar görenlerin davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir. Üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir husus, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden maluliyetin tespitinde Erişkinler ... Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının Erişkinler ... Yönetmeliği'nin uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşik hale gelen uygulamasına göre; maluliyet belirlemesinin, kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.(Emsal ilam:Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K) Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda 2918 sayılı KTK'da ve 6098 sayılı TBK'da açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu kapsamda hesaplamanın yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerekir. Hesaplamalarda prograsif rant yönteminin uygulanması konusunda herhangi bir görüş farklılığı yoksa da bakiye yaşam süresinin tespitinde hangi yaşam tablosunun esas alınacağı konusunda uygulama farklılıkları bulunmaktadır. TRH 2010 yaşam tablosunun, genel şartların yürürlüğe girmesiyle uygulanmaya başlandığı, önceki dönemde PMF 1931 yaşam tablosunun uygulandığı bilinen bir gerçektir. Genel şartların yürürlüğe girmesinden önceki dönemde, her ne kadar Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Dairelerinin uygulamalarına istinaden PMF 1931 yaşam tablosu esas alınmaktaysa da TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınmasına da engel yasal bir düzenleme bulunmamaktaydı. Genel şartların yürürlüğe girmesiyle birlikte, KTK'da genel şartlara yapılan atıflar nedeniyle, hesaplamalarda TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması yasal bir zorunluluk haline gelmiş, devam eden süreçte ise AYM'nin 17/07/2020 tarihli ... E ... K sayılı iptal kararı ile bu zorunluluk ortadan kalkmıştır. Hemen belirtilmelidir ki, iptal kararı ile sadece bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararı TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasını imkansız hale getirmemiştir. Gelinen aşamada, mahkemeler takdir yetkisi kapsamında gerek PMF 1931 yaşam tablosunu, gerekse TRH 2010 tablosunu esas alabilecektir. Ancak takdir hakkının, 4721 sayılı TMK'nın 4. maddesi uyarınca hakkaniyete uygun olarak kullanılması gerekir. Bu takdir hakkı kapsamında, genel kabul gören yaşam tablosunun esas alınması hakkaniyete daha uygun olacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 02/12/2021 tarihli, ... E, ... K sayılı ilamı ve 21/12/2021 tarihli, ... E., ... K sayılı ilamı ile bakiye yaşam süresinin tespitinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerektiğine işaret etmiştir. Yine, Yargıtay Daireleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin uygulamaları da bu yönde olmuştur. Bu nedenle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının hakkaniyete daha uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Kısaca üzerinde durulmasının faydalı olacağı düşünülen bir diğer husus ise, 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 29/12/2022 gün ve ... E. ... K sayılı kararı iptal kararıdır. 7237 sayılı yasanın 18. maddesiyle 2918 sayılı KTK'nın 90. maddesinde yapılan değişiklik ile, 09/06/2021 tarihinden sonra meydana gelen trafik kazaları yönünden bakiye yaşam süresinin tespitinde TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanması yasal zorunluluk haline gelmiştir. Ancak, anılan değişikliğin AYM tarafından iptaline karar verilmesi karşısında bu zorunluluk ortadan kalkmış olup, iptal kararının TRH 2010 yaşam tablosunun uygulanmasına engel bir yönü yoktur. Davacılar tarafından, Mahkememizdeki bu dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından 07/08/2024 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık son tutanağı düzenlenmiş ise de; 2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz." (Benzer mahiyette Yargıtay . HD’nin 09/09/2024 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı) Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, 07/08/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli ... E. Ve ... karar sayılı ilamı ve Yargıtay . Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; ... plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması neticesinde gerçekleşen kazada, maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiği, kaza neticesi yaya olan davacının yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sürücü ...'nun %100 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan ... plakalı sayılı aracın davalı ... Sigorta şirketine ... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı ... sigorta şirketinin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmamış olması, davacının ve davalının ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kabulüne karar verilmiş, maddi tazminat yönünden TRH 2010 yaşam tablosuna göre alınan rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; 12/06/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 456.185,19 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı, 25.503,18 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 10.001,25 TL bakıcı gideri zararı tazminatı, 3.000,00 TL tedavi gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 494.689,62TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketlerinin olay tarihi itibariyle geçerli olan kaza başına ölüm ve sakatlık teminatı ile tedavi giderleri teminat klozu limiti ile sınırlı olarak), davalı ... Sigorta Şirketinden 02/08/2024’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ...’dan kaza tarihi olan 12/06/2024 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ İLE; 150.000 TL’nin davalı ...’dan kaza tarihi olan 12/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE, 3-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 494.689,62 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 33.792,24 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 2.731,37 TL. harcın mahsubu ile kalan 31.060,87 TL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, 3-Maddi tazminat davasında; Davacı tarafından yapılan peşin harç ve ıslah harcı dahil 2.731,37 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL. Başvuru harcı gideri, 8.500 TL. Bilirkişi ücreti gideri, 1.859 TL. Posta ve tebligat gideri ile 7.110 TL. Maluliyet raporu gideri olmak üzere toplam 17.896,60 TL. Yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 12.182,41 TL.'nin davalılardan (davalı sigorta şirketinin 6.363,23 TL. İle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 494.689,62 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekilleri için 79.150,34 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (reddolunan dava değerinin 302.393,03 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 48.382,88 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Şirketine verilmesine, 8-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 150.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 10.246,50 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 512,33 TL. harcın mahsubu ile kalan 9.734,17 TL. harcın davalı ...'dan alınarak alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, 9-Manevi tazminat davasında; Davacı tarafından yapılan 512,33 TL. Peşin harç yargılama giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 10-Manevi tazminat davasında; Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 150.000 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekilleri için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 11- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, 12-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine, Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/03/2026
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.