İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/898 E. 2026/266 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/898
- Karar No
- 2026/266
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/898 KARAR NO : 2026/266
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/11/2024 KARAR TARİHİ : 12/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 18/09/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS ile sigortalı ----- aracın karıştığı trafik kazasında yaralandığını, davacının tazminat talepleri için davalı sigorta şirketine başvurduklarını ancak ödeme yapılmadığını, daha sonra davalı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulmuş ise de başvuru yapılan tahkim yargılaması sonucu el çekme kararı ile sonuçlandığını, davacının yaralanmasına neden olan trafik kazasında kolluk tarafıdan tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağına göre davalıya sigortalı sürücünün asli kusurlu olduğu, müvekkilinin, davalıya sigortalı --- plakalı araçta yolcu konumunda bulunduğundan bir kusurunun bulunmadığını, davalı sigortacının davacının daimi ve geçici işgöremezlik tazminatları ile tedavi giderinden sorumlu olduğunu, davacının en az % 5 oranında malul kaldığını, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak üzere, belirsiz alacak davası olarak 750,00 TL. Sürekli iş göremezlik- maluliyeti tazminatı, 250,00 TL. Geçici işgöremezlik sebebiyle maddi tazminatı olmak üzere toplam 1.000,00 TL. maddi tazminatın 18.12.2019 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 6098 Sayılı TBK'nın 50. maddesi hükmü uyarınca, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğunu, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi zorunludur hükümleri gereğince zararın belirleyen belgelerle birlikte sigortacıya başvuruda bulunmayarak dava yoluna gitmeden önce sigortacıya başvuruda bulunma dava şartını yerine getirmediğini, davacının maluliyetinin usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, dosyada mübrez davacının Güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca kesintisiz maaş alıp almadığının tespiti gerektiğini, müvekkili sigortacının sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesinin gerektiğini ifade tutanakları ve soruşturma dosyası kapsamında alınan bilirkişi raporu incelendiğinde kusur dağılımının hatalı atfedildiğini kusura ilişkin hatalı bir karar verilmiş olduğundan İtiraz Hakem Kararı'nın itirazen kaldırılmasınını talep ettiklerini, davacı arkadaşının sürücüsü olduğu sigortalı araçta hatır için taşındığından B.K.'nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılmasının gerektiğini, dosyada mübrez muayene evrakları incelenerek başvuranın yaralandığı bölgele, yüz bölgesi ve göğüs kızmı, dikkate alındığında başvuranın emniyet kemeri takmadığının anlaşıldığı emniyet kemerinin takılması durumunda maluliyetin oluşmayabileceği ve meydana gelen sonuç ile emniyet kemerinin takılmaması arasında nedensellik bağı bulunduğu ve sonuç olarak da başvuranın müterafik kusurunun tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmesinin gerektiğini davacının usulünce başvurusu bulunmadığından temerrut tarihinden faiz talep edemeyeceğini, sigortacının temerrüde düşmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; trafik kazası nedeniyle malul kalan davacının uğramış olduğu sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının tahsiline ilişkindir.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası ve poliçe kayıtları, hastane kayıtları, sgk kayıtları, --- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- soruşturma dosyası, Sigorta Tahkim Komisyonunun 31/07/2024 tarihli ----sayılı kararı celp edilmiş ve sunulan maluliyet raporları ve diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde 30/12/2019 tarihinde ---- aleyhine olarak başvuru yapıldığı, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 21/05/2020 tarih ve ---- Sayılı kararı ile istemin kabulüne karar verildiği, İtiraz Hakem Heyeti'nin 23/12/2020 tarih ve-----sayılı kararı ile itirazın reddedildiği, söz konusu kararın temyiz edilmesinden sonra, Yargıtay ----. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2023 tarih ve ----- K. Sayılı kararında davacının maluliyet derecesine ilişkin yeniden maluliyet raporu istenilmesi sebebiyle İtiraz Hakem Heyeti'nin 31/07/2024 tarih ve -----Sayılı Kararı ile Hakem heyetine verilen süre içinde uyuşmazlığın bu hali ile sonuçlandırılamayacağı gerekçesi ile el çekme kararı verildiği görülmüş, kesin hüküm dava şartının bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesinde plaka bilgilerinde maddi hata yapılmış ise de kazanın dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan --- plakalı otomobili ile ---- ilçesinden geçen ----- Devlet yolunun yan yolunu takiben ----- istikametine seyir ederken geldiği dönel kavşaktan doğru geçeceği esnada otomobilin ön kısımlarıyla dönel kavşağın "Yol Ver" trafik işaret levhası bulunan iç kısmından çıkış yapıp yan yol en kesitinden geçerek ----- caddesi istikametine getiş yapmak isteyen davalının trafik sigortalısı sürücü dava dışı sürücü --- sevk ve idaresinde bulunan ---- plakalı otomobilin sağ yan arka kısımlarına çarpması neticesinde sağ yandan çarpılan sigortalı aracın arka sağ koltuğunda yolcu olarak bulunan davacı ---- yaralanması sureti ile dava konusu taleplere neden olan maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır.Sigorta poliçesinin incelenmesinde, dava dışı -- ait ---- plakalı aracın 11/01/2017-2018 tarihleri arasında dava sigorta şirketi tarafından karayolları zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta örüntüsü altına alındığı, kişi başı sakatlık teminatının 330.000,00 TL olduğu görülmüştür. Davacı tarafından sunulan ----- Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp ABD'nın Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/06/2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının % 45 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin (21) gün -(0,7) ay olduğu ve bakıcı ihtiyacının olmadığının belirtildiği görülmüş söz konusu rapor HMK m.27 ve HMK m.261 hükümleri kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya adli trafik uzmanı ---- ile aktüerya hesap uzmanı ----- tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Davacı vekilince verilen 02/02/2026 tarihli talep artırım dilekçesinde; geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini artırarak 250,00 TL'ye sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini artırarak 329.750,00 TL'ye yükselttiklerini belirtmiş ve harcını yatırdığı görülmüş olup söz konusu dilekçe HMK m.27 hükmü kapsamında davalıya tebliğ edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan aracın yapmış olduğu kaza nedeniyle davacının maluliyete uğrayıp uğramadığı, kusur durumu davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talep edip edemeyeceği ve miktarı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; 18/09/2017 tarihinde davacının sağ arka koltuğunda yolcu olarak bulunduğu otomobil sürücüsü dava dışı ---- sevk ve idaresinde bulunan davalı sigorta şirketine trafik sigortalı ---- plakalı otomobilin kavşak içinden ---- istikametine geçiş yapmadan önce kavşakta istikametine bulunup kendisine hitap eden yol ver trafik işaret levhasının bulunduğu yolu tali yol niteliğine getirip kavşağın diğer kollarından yaklaşmakta olan araçlara geçiş önceliği hakkı verilmesini gerektiren ve kavşağın diğer kollarını dikkatli olarak kontrol etmesi ve görüşü açık sağ koldan yaklaşan dava dışı otomobilin bu hususlara riayet etmeyip aksine davranarak anayolu yeterince kontrol etmeden anayola çıkış yapmış ve bu davranışının eseri olarak anayolun görüşü açık sağ kolundan yaklaşmakta olan dava dışı otomobilin hareket alanında kalarak gelip----- plakalı otomobilin sağ yan arka kısımlarına çarpmasına neden olması şeklinde meydana gelen trafik kazasında KTK m.57/a ve 84/h hükümlerine aykırı hareket ederek kazanın meydana gelmesine % 70 oranında asli ve kusurlu olduğu, yine dava dışı---- plakalı otomobil sürücüsünün de kazanın meydana geldiği kavşağın kaza tarihinde mevcut işaretlemelerine göre geçiş önceliği hakkına haiz olmakla birlikte varlığı önceden belli olan yaklaşırken kavşağın diğer kollarından araç çıkabileceği ön görülebilir tehlikesine karşı hızını azaltıp görüş alanında kalan araçların oluşturduğu tehlikelere karşı gerektiğinde tedbir alabileceği derecede ihtiyatlı olarak yaklaşması gerekirken aksine davranıp; kavşağa diğer kollardan araç girebileceği ihtimaline karşı tedbir alamayacağı hız ve özen eksikliği ile girmiş ve bu davranışının eseri olarak yavaş ve ihtiyatlı olması halinde tedbir alabileceği derecede kavşak ortak alanına önceden girip yol en kesitini büyük bir ölçüde geçmek üzere olan sigortalı aracın sağ yan kısımlarına çarparak KTK m.52/a hükmüne aykırı hareket ettiği ve kazanın oluşumuna % 30 oranında ve tali şekilde etki ettiği, -- Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp --- Özürlülük Ölçütü ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 24/06/2024 tarihli raporunda davacının tüm vücut engellilik oranının % 45 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin (21) gün -(0,7) ay olduğu denetime elverişli görülerek hükme esas alınan aktüerya raporunda toplanan deliller ve davacının talebi doğrultusunda asgari ücret nisabı üzerinden yapılan hesaplamada iki seçenekli olarak tazminat miktarının belirtildiği, ilk seçenekte müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre ve Yargıtay ----HD -----. sayılı bozma ilamı doğrultusunda hatır taşıması tenzili yapılmış hali ile geçici iş göremezlik maddi zararının 786,27 TL olduğu, sürekli iş göremezlik maddi zararının sakatlık teminat limitiyle sınırlı ve 330.000,00 TL olduğu, ikinci seçenekte ise davalının % 70 oranındaki kusur sorumluluğuna ve hatır taşıması tenzili yapılmış hali ile davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 550,39 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının sakatlık teminat limitiyle 254.339,08 TL olduğunun belirtildiği, davalı yan tarafından öne sürülen; davacının, yolcu olarak bulunduğu sigortalı araç malik sürücüsü ile komşu ve arkadaş oldukları, taşımanın ahlaki görev sayılacak derecede yakınlık ilişkisi bulunmadığı, sürücünün taşımada maddi menfaati bulunmadığı bu haliyle hatır taşıması kapsamında kaldığı, davacı her ne kadar yolcu olarak olsa da 1995 yılı sonrası üretim otomobillerin her koltuğunda oturan yolcuların emniyet kemeri takması zorunlu ise de; sigortalı aracın sağ yandan çarpma darbesi aldığı davacının yüzünden cam kırıklarının kesmesi ile yaralandığı, bu durumda araçların ön çapması sonucu ileri savrulmayı önleyen veya yandan çarpma devrilme durumunda araç dışına savrulmayı önleme fonksiyonuna sahip olan emniyet kemeri takıp takmaması ile davacının yaralanması arasında bir nedensellik ilişkisi bulunmadığından müterafik kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı sigorta şirketinin davacı uhdesinde oluşan zarardan KTK m.91 hükmü gereğince ve TBK m.61 hükmü kapsamında poliçe limiti kapsamında müteselsilen sorumlu olduğu, davacının iş bu zararını KTK m.98 hükmü kapsamında davalıya yaptığı başvurunun tebliğinden itibaren 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faiz ile talep edebileceği, davacı tarafından davalı ---- gerekli belgelerle birlikte ihtarnamenin 05/12/2019 tarihinde tebliğ edildiği bu durumda 05/12/2019 tarihinin (8) iş günü sonrası olan 18/12/2019 tarihinin temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmış ve davacının değer artırım dilekçesindeki talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava ve talep artırım dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulü ile 329.750,00 TL sürekli iş göremezlik ve 250,00 TL geçici iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 330.000,00 TL'nin 18/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliile davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 22.542,30 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 427,60 TL peşin harç ile 1.128,00 TL tamamlama harcı toplamı 1.555,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.986,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılmış, 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç, 1.128,00 TL tamamlama harcı olarak toplam 1.983,20 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 16.506,00 TL masraf olmak üzere toplam 18.489,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 52.800,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.