İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/630 E. 2026/87 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/630
- Karar No
- 2026/87
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO :...
HAKİM :... KATİP : ...
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av.... DAVA İHBAR OLUNAN :... VEKİLLERİ : Av.... Av....
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : ... KARAR TARİHİ :... GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketince ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılmış olan davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı araç sürücüsü olduğu belirtilen ... sevk ve idaresinde iken, 01/05/2023 tarihinde ...'a çarparak vefat etmesine sebebiyet verdiğini, Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına sunulan 18/09/2023 tarihli ATK raporunda raporda özetle; "...meydana gelen kazada, dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu müteveffa sürücü ..., sevk ve idaresindeki aracın arızasını gidermek üzere mahaldeki banket alanı içerisinde durduğu, aracın dörtlü ikaz ışıklarını açtığı ve bu aracın yaklaşık 30 metre gerisine reflektör malzeme koyduğu sonrasında aracın şoför kabinine oturarak aracın arızası ile ilgilendiği ve inmek üzere şoför kapısını açtığı sırada sanık sürücü yönetimindeki kamyonun çarpmasına uğradığı anlaşılmakla meydana gelen kazada, atfı kabil bir kusurunun olmadığı.." nın belirtildiğini, ...'ın vefat etmesiyle mirasçıları eşi ..., çocukları Muhammed ... ve Şeyma ... tarafından Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas Sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine 04/10/2023 tarihinde ölümlü trafik kazası sebebiyle maddi – manevi tazminat talepleri, cenaze giderleri ve destekten yoksun kalma tazminat talebi ile dava açıldığını, yargılama aşamasında taraflar arasında 13/11/2023 tarihinde ihtiyari arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlandığını, müvekkili şirket tarafından mirasçılara toplamda 890.000,00TL.maddi tazminat, KDV tevkifat ve stopaj dahil 125.000,00TL.vekalet ücreti, anlaşma gereğince Arabulucu ...'a 32.040,00TL. arabuluculuk ücreti ödenmiştir.Arabuluculuk anlaşma belgesi ve yapılan ödemelere ilişkin dekontlar ile vekalet ücretine ilişkin Av....'ın düzenlemiş olduğu SMM dava dilekçesi ekinde bulunduğunu, vefat eden ...'ın dava konusu kaza sonucu hasarlanan ve kapısı kopan ... plakalı araçtaki hasar sebebiyle müvekkili şirket tarafından eşi ...'a 12/07/2023 tarihinde 13.750,00TL ve yine aynı tarihte 1.075,00TL hasar tazminatı, ...'ın kaza sonucu öndeki aracın arka camına düşmesi, camın patlaması sonucu ise ... plakalı araç maliki ...'a 04/09/2023 tarihinde 900,00TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, müvekkili şirket tarafından belirtilen tarihlerde toplamda 1.062.765,00TL tazminat ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile müvekkili şirket tarafından ödenen tazminatların, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... Taşımacılık Sanayi Ticaret Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkiline ait ...plakalı araç sürücüsü ...l'in, 01/05/2023 tarihinde gece vakti saat 23:00-23:30'da, Kayseri-Malatya kara yolunun 56. kilometresinde seyir halindeyken, yol kenarında park ettiği ... plakalı aracının sol ön şoför kapısından emniyet şeridini ihlal ederek yola inen ...'a çarptığını, dava dışı ...'ın çarpma sonucunda ağır yaralandığını, daha sonra kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, dava konusu olayda rücu şartlarının oluşmadığını, davalı müvekkili aleyhinde ihdas edilen işbu davanın haksız, hukuka aykırı ve yasal olmadığını, zira davalı müvekkiline ait araç sürücüsü ...'in, dava dışı ...'ın ölümcül bir şekilde yaralanması, kaza yerinde çok sayıda kişinin bulunması, bu kişilerin bağrışarak çığlık atmaları nedeniyle korku, kaygı ve panik yaşamış, kaza yerinde bulunan kişilerin yaralının yakınları olabileceğini düşünerek can güvenliği nedeniyle kaza mahallinden uzaklaştığını, dava konusu trafik kazasının müteveffanın aracını emniyet şeridine yakın park etmesi ve emniyet şeridini ihlal ederek aracından yola inmesi sonucunda kendi kusuruyla meydana geldiğini, müteveffanın asli ve tam kusuru ile trafik kazası meydana geldiği halde davacı sigorta şirketince müteveffanın mirasçılarına fahiş tutarda tazminat ödendiğini, hukuken kişilerin kendi kusurlarından yararlanmasının mümkün olmadığını, davalı müvekkilinin aracının kaza tarihinde ... Sigorta A.Ş.'ne Genişletilmiş Kasko poliçesi(poliçe no:...) ile sigortalı olduğunu, bu nedenle işbu davanın ... Sigorta A.Ş.'ne ihbar edilmesi gerektiğini belirterek haksız açılan davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; Konu kazaya ilişkin davada müvekkil şirket taraf değil, ihbar olunan konumunda olduğunu, müvekkili şirketin davada taraf olmadığından aleyhine hüküm kurulamayacağını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı tarafından aynı kaza neticesinde aynı alacak talepleri ile açılmış Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dava dosyası bulunduğunu, dosyanın henüz kesin hükme bağlanmadığını derdest olduğunu, bilindiği üzere konusu ve tarafları aynı olan davanın görülmekte olmaması dava şartı olup huzurdaki davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olabileceğini, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddelerine göre trafik sigortaları, işletenlere düşen sorumlulukları karşılamak üzere yapılacağını, sigortalı aracın sürücüsünün kusuru yoksa, işletene düşen bir sorumluluk da olmadığını, müteveffanın kazanın meydana gelmesinde tek ve asli kusurlu olduğunu, dosyada kusur tespiti yapılması gerektiğini, bu nedenle Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep etmiş, uyuşmazlık konusu kazada birden fazla kişinin zarar görmesinin söz konusu olduğunu, kazada zarar gören diğer kişilerin de müvekkili şirkete tazminat talebi ile başvuruda bulunduğunun tespit edildiğini, diğer tazminat taleplerinin de dikkate alınarak, teminat limitine ilişkin garameten paylaşım/proporsiyon uygulanmasını talep ederek, şikayete konu uyuşmazlığın tamamen “haksız fiil”den kaynaklandığını, haksız filden kaynaklanan taleplerde de uygulanacak ancak kanuni faiz olacağını, kaldı ki halefiyet gereği sigortalı aracın özel araç olması durumunda müvekkili şirketin, sigortalısının sorumlu olduğu yasal faizden sorumlu olacağı davada ihbar olunan konumunda olmaları nedeniyle aleyhine hüküm kurulmamasını talep ederek davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddine, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine, dosyada kusur tespiti yapılmasına, eğer tazminat sorumluluğumuz doğacak ise destekten yoksun kalma tazminatının Yargıtay uygulamalarına göre yapılmasına, müteveffanın ölüm nedeninin tespiti amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevkine, eğer tazminat sorumluluğumuz doğacak ise garameten paylaştırma yapılmasına, eğer esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca geçerli mortalite tablosu dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, cenaze ve defin gideri talebinin poliçe teminatı kapsamı dışında olması nedeniyle reddine, taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, aleyhine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Davacı tarafından, Hasar Dosyası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi, Rücu Mektubu, Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyasına sunulmuş olan 18/09/2023 tarihli Adli Tıp Kurumunun raporu, 17/10/2023 tarihli trafik kazası sonucu ölüm hali için maddi tazminat hesaplamasına ilişkin rapor, 13/11/2023 tarihli İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Belgesi, İfade Tutanakları, iddianame, ... ve ... plakalı araçlardaki hasara ilişkin ekspertiz raporları ve kaza sonrasındaki fotoğrafları, Mirasçılar Vekili A...'ın düzenlediği SMM, Ödemeye ilişkin dekontlar, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası, Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinin ...E. Sayılı dosyası, Bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davalı ... Taşımacılık Şti tarafından Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Es. sayılı dosyası, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Es. sayılı dosyası, Bilirkişi İncelemesi, Keşif, Tanık, Yemin, İsticvap, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezinin Kusur İncelemelerine İlişkin Kayıtları, Kaza Tespit Tutanağı, Tramer Kayıtları, Sigorta Poliçelerine delil olarak dayanılmıştır. İhbar olunan ... Sigorta AŞ tarafından Poliçe, Etiket yazısı ve Yargıtay kararlarına delil olarak dayanılmıştır. ..., ... ve ... plakalı araçların ve 01/05/2023 tarihi itibariyle maliklerini gösterir tescil belgeleri Uyap sisteminden çıkartılarak dosyamıza eklenmiştir. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... ve ... plakalı araçların 01/05/2023 tarihinden öncesine ait başkaca bir trafik kazası olup - olmadığı hususunun tespiti ile varsa kaza tarihi itibariyle sigorta şirketi bilgilerinin gönderilmesi istenmiş, 21/08/2024 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir. Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Bünyan Asliye Ceza Mahkemesine müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dava dosyasının UYAP kayıtları dosyamıza eklenmiştir. Davalının cevap dilekçesi örneği, işbu duruşma tutanağı ve yeni duruşma gün ve saati ... Sigorta A.Ş'ne ihbar olunan sıfatıyla tebliğ ve taraf kaydı yapılmıştır. HMK’nın 266-268 maddeleri uyarınca dosyanın re'sen seçilecek bir makina mühendisi ve aktüer bilirkişine tevdii ile; a-Dosya kapsamındaki kamera kaydı, belgeler, araçların hasarlandığı yer hasarlanma şekli ve tüm hususlar göz önünde bulundurularak dava konusu kazanın kimin kusuru meydana geldiğinin tespiti amacıyla kaza anına ait kroki çizilerek kural ihlallerinin tespiti, b- Davaya ... plakalı araç ve ... plakalı araç konu aracın Yargıtay yerleşik uygulamalarına uygun olarak, kazalı aracın markası, modeli, yaşı ve hasarın boyutu birlikte irdelenmek suretiyle, kaza tarihi itibariyle hasarlı aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı, ekonomik ise, hasar bedeli, ekonomik değil ise kaza tarihindeki ikinci el satış bedeli ile kazadan sonraki hurda (sovtaj) değerinin tespit edilmesi, belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle ilgilinin gerçek zararının tespiti ile yapılan ödeme ile zararın uyumlu olup olmadığının tespiti, c-HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; muris ...'ın dosyamız arasındaki ihtiyari arabulucuk tutanağı uyarınca talep edilen destekten yoksun kalma tazminatlarının ödeme tarihi itibariyle TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak ve Yargıtay'ın %10 artırma-%10 eksiltme hesap yöntemine göre ve dosya kapsamına göre murisin daha yüksek gelirinin olmaması halinde 2023 yılı asgari ücreti esas alınarak, ayrı ayrı davacının tazminat ödediği kişilere ait aktüer zarar hesabının yapılması, yapılan ödeme ile zarar miktarının karşılaştırılması, arabulucuk kanunu ve AAÜT tarifesi uyarınca ödeme tarihine göre ilgili kalemlerin hesaplanarak ödeme ile karşılaştırılması hususlarında açıklamalı rapor tanziminin istenilmesine, karar verilmiştir. Davalı tanığı Tanık ... talimat mahkemesince yapılan duruşmada; "Davalı şirket babamın şirketidir ben orada şöfor olarak çalışmaktayım. Ben kazaya birebir şahit oldum, asıl şoför ... di, ben ikinci şoför olarak ...plakalı araçta şoförün yanında bulunan yolcu koltuğunda oturmaktaydım. Malatyadan çıkıp kayseri güzergahındaydı, bizim amacımız bursaya gelmekti o esnada sürüca Boraydı. Kaza gece 23:30 -00:30 sularında meydana gelmişti. İki araç emniyet şeridindeydi ancak emniyet şeridi dardı. O araçlar emniyet şeridinin dışına taşmışlardı. caydırıcı herhangi bir ışık-reflektör yoktu olay yeri karanlık olduğu için bagajın ve ışıkların açık olup olmadığını göremedik. Aracın dörtlüleri yakılı değildi çünkü bizi ileride durduran polis aracın arızalı olduğunu belirtmişti.yolun ortalama hız sınırı 80-82 deydi, tahminimce araç kamyon olduğu için araç 10 vitesteydi. Biz iki şeritli yolda sağ şeritte araç ticari araç olduğu için seyir halindeydik, ayrıca emniyet şeridi olarak bahsetmiş olduğum kısım sağ şerit ve bariyerler arasında olan küçük bir kısımdı.bizim solumuzda ayrıca sol şeritte araç vardı vefat eden kişinin araç kapısı açması ve kontrolsüz bir şekilde araçtan inmesi ile meydana gelmiştir. Araç kamyon olduğu için hemen duramadık ancak 300-400 metre sonrasında durduk. Kaçma durumumuz yoktu araçtan indikten sonra arka taraftan çığlık sesleri geldi can güvenliğimiz olmadığı için ve o kişilerin yakınları olduğunu düşündüğümüz için yaklaşamadık en yakın polis merkezine olayı bildirecektik , kayseri girişinde polis noktasında bizi durdurdular. Konteynir gibi bir polis noktasına bizi aldılar kazanın meydana geldiği yer jandarmanın sorumluluğunda olduğu için jandarmaya beklediler. Jandarmayı beklerken o esnada birisi içeri girdi ve kazaya karışan kişilerin bizim olup olmadığımızı sordu, orada bulunan polisde kendisinin kim olduğunu sorunca ölenin abisi olduğunu belirtti. O kişiyi polis dışarı çıkardı ve yeniden jandarmayı bir an önce teslim alınmamız amacıyla aradı. Çünkü bizim orada olduğumuz belliydi. Jandarma geldi bizi teslim almıştır, can güvenliğimiz olmadığı için o esnada olayı kabül edemedik. Ben sabaha kadar şahit olduğum için ve can güvenliğim olmağıdı için bekledim, tanıklık ücreti istemiyorum, görgüm ve bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. TANIK ... talimat mahkemesince yapılan duruşmada; "Ben davalı ... taşımacılıkta olay tarihinde çalışmaktaydım. Ben yükümü Malatyadan alarak Bursa istikametine giderken Malatya Kayseri yolunda Bünyan bölgesinde seyir halinde iken karşı tarafın aracının arıza yapması nedeniyle emniyet şeridinde gerekli önlemleri almadan gece 23.30-24,00 aralarında zifiri karanlık olduğundan aracı görmedim fakat son anda fark ettim çünkü park halindeki aracın dörtlüleri yanmadığı gibi arkasına, sağına soluna duba konulmamıştı. Ben aracı son anda farkettim çarpmamak için aracımı sola kırdım. Bu sırada öndeki aracın içinden akan trafik tarafından birinin çıktığını gördüm. Ben aracı kullanırken elimde herhangi bir cep telefonu vs buna benzer bir şey bulunmamaktaydı, ağır araç kullandığım için ne kadar çarpmamaya dikkat göstersem de son anda farkettiğim için aracımı sola kırdım. Sonra 300-400 metre sonra aracımı dörtlülerimi yakarak durdurdum, araçtan indim, indiğimde gördüğüm kadarıyla emniyet şeridi dardı, benim aracımın bir kısmı emniyet şeridinde bir kısmı yoldaydı. Benim aracımda ikinci şoför olan ...'da bulunmaktaydı. Aracımı sola kırmadan önce takır tukur bir ses duydum. Bunun üzerine durdum arkadaşım ile birlikte park halindeki araca yardım etmek amaçlı giderken, çığlık sesi duyduk, ortalık zifiri karanlıktı. Bizde ne ile karşılaşacağımızı bilmediğimiz için can güvenliğimizde olmadığından dolayı arkadaşımla kamyona geri döndük. Sonrasında en yakın polis karakoluna haber vermek için giderken Kayseri girişinde trafik noktasında polis bizi durdurdu. Bizi konteynıra aldılar. 10-15 dakika sonra konteynıra bir erkek şahıs girdi ve bize dönerek ben kaza yaptığınız kişinin abisiyim dedi. Polis o anda bir olay olmasından diye kişiyi dışarı çıkardı ve kaza yeri jandarma bölgesi olduğu için jandarmayı aradı. Biz konterynıra gelen vatandaşın söylemesi üzerine bir vatandaşa çarpmış olduğumuzu öğrendik, ben aracımla bir hayvana veya arabanın kapısına çarptığımı zannediyordum. Daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla çarptığım kişi ve ailesi bir düğünden geliyorlarmış, kalabalık bir grup olmalarına rağmen diğer akraba, arkadaş veya jandarmadan yardım da istememişler. Bu olayda benim kusurum yoktur, çünkü kendileri gece geç saatte zifiri karanlıkta emniyet şeridinin dar olduğu bir yolda ve aracını emniyet şeridine tamamen park etmeden duran ve duba ve ışıkları yakmadığından dolayı ölen şahıs kusurludur, biz şoförler olarak yola çıktığımız zaman ne ile karşılaşayacağımızı bilmiyoruz fakat biz şoförler tedbirimizi almak zorundayız aynı şekilde karşı tarafında tedbir almış olsaydı bu kaza ölümle sonuçlanmazdı, keşke böyle bir durum olmasaydı. Tanıklık ücreti talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizce görevlendirilen Makine Yüksek Mühendisi Öğretim Üyesi Bilirkişi ... ile Aktüer bilirkişi... tarafından düzenlenen 05/01/2026 tarihli raporda özetle; "Dava konusu dosya ile tarafıma tevdi edilen görevin tespitine yönelik gerekli incelemeler tamamlanmıştır. Yapılan inceleme ve değerlendirmelerde; ...plaka sayılı araç sürücüsü ... sevk ve idaresindeki kamyon ile seyir halinde iken gereken dikkatini yola vermesi, önünde bulunan reflektör malzeme ile arıza nedeniyle banket alanı içerisinde dörtlü ikaz ışıkları açık halde duran müteveffa sürücü idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin varlığını dikkate alması, güvenli bir açıklık bırakarak mahalden geçişini emniyetli bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde seyrini sürdürdüğü ve dava konusu kazanın gerçekleşmesinden sonra kaza mahallini terk ettiği olayda asli ve tam kusurlu olduğu; ... plakalı sayılı araç sürücüsünün ise sevk ve idaresindeki aracın arızasını gidermek üzere mahaldeki banket alanı içerisinde durduğu, aracın dörtlü ikaz ışıklarını açtığı ve bu aracın yaklaşık 30 metre gerisine reflektör malzeme koyarak gerekli tedbirleri aldığı ve gerçekleşen kazanın oluşu üzerinde bir etkenliği olmadığından kusurunun olmadığı, Dava konusu ... plaka sayılı aracın sol ön kapı ve sol ön çamurluk kısımlarında meydana gelen hasar sonrası işçilik, boya ve onarımlar dahil hasar bedelinin 14.850,00 TL kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç bedellerine uygun olduğu, ... plaka sayılı aracın dava konusu kaza nedeniyle arka camında meydana gelen hasar sonrası cam değişim ücreti 900,00 TL'nin de hasar tarihi ile piyasa rayiç bedellerine uygun olduğu, Sigortalı araç sürücüsünün olay yerini zorunlu haller dışında terk edip etmediğinin hukuki nitelendirilmesi ve nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemenin Genel Şartlarda sayılı zorunlu haller dışında olay yerinin terk edildiği kanaatinde olması halinde sigorta şirketi tarafından yapılan destek tazminatı ödemelerinin poliçe limitlerini ve garameten hesaplanan destek tazminatı limitlerini aşmaması sebebiyle vekalet ücreti, arabuluculuk ücreti, aktüer rapor ücreti vb. ferileri ile birlikte sigortalısından talep edebileceği değerlendirilmiştir." şeklinde rapor düzenlenmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Davacı ... Sigorta Şirketi tarafından, ... Taşımacılık San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine mahkememizde görülen iş bu dava, sigorta şirketinin ödediği tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkindir. Davacının iddialarına göre olay, 1 Mayıs 2023 tarihinde Kayseri-Malatya karayolunda meydana gelmiş; davalı şirkete ait olan ve ... idaresindeki kamyon, arıza nedeniyle emniyet şeridinde duran ve gerekli tüm güvenlik önlemlerini (dörtlü ikaz ışıkları, reflektör kullanımı) almış olan ...'a çarparak ölümüne sebebiyet vermiştir. Adli Tıp Kurumu ve trafik bilirkişi raporlarına göre, kamyon sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz seyrettiği, önündeki işaretleri fark etmediği ve bu nedenle %100 kusurlu olduğu, hayatını kaybeden sürücüye ise atfedilecek herhangi bir kusurun bulunmadığı tespit edilmiştir. Yine davacının iddialarına göre, kaza sonrasında sigorta şirketi, vefat eden ...'ın mirasçılarına destekten yoksun kalma tazminatı, cenaze giderleri ve araç hasarları kapsamında toplam 1.062.765,00 TL ödeme yapmıştır. Davanın temel hukuki dayanağını, kamyon sürücüsünün kazadan hemen sonra olay yerini terk etmiş olması oluşturmaktadır. Davada, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca; sürücünün tedavi veya can güvenliği gibi zorunlu bir neden olmaksızın olay yerini terk etmesinin sigortacıya rücu hakkı verdiği belirtilmektedir. Sürücü ...'in ifadesinde bir hayvana çarptığını sandığı yönündeki beyanlarının, tanık ifadeleri ve olay yerindeki fren izi bulunmaması gibi somut delillerle çeliştiği, sürücünün kazayı bilmesine rağmen kaçtığı ve ancak uygulama noktasında yakalandığı vurgulanmıştır. Bu gerekçelerle sigorta şirketi, mirasçılara ödediği toplam tazminat tutarının, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı şirketten tahsil edilmesini talep etmektedir. Davalı ... Taşımacılık vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde, 1 Mayıs 2023 tarihinde Kayseri-Malatya kara yolunda meydana gelen ölümlü trafik kazasına ilişkin savunmalar yer almaktadır. Dilekçede, davalı şirkete ait kamyonun sürücüsü ...'in gece saatlerinde seyir halindeyken, emniyet şeridi ihlali yaparak yola çıkan yaya ...'a çarptığı, kazanın ardından sürücünün olay yerinde bulunan kalabalığın gösterdiği tepkiler ve can güvenliği endişesiyle panik yaşayarak ayrıldığı ancak kısa süre sonra polis kontrol noktasında teslim olduğu belirtilmektedir. Savunmanın temelini, kazada sürücünün herhangi bir kusurunun bulunmadığı, asıl kusurun gerekli güvenlik önlemlerini almadan yola çıkan müteveffaya ait olduğu iddiası oluşturmaktadır. Dilekçede, yayanın aracını emniyet şeridine yakın park ettiği, trafik mevzuatının gerektirdiği 150 metreden fark edilecek reflektör veya ışıklı ikaz cihazlarını kullanmadığı ve bu ihmallerin kazaya sebebiyet verdiği vurgulanmaktadır. Ayrıca, sürücünün alkolsüz olduğu ve ehliyetinin bulunduğu bilgisi paylaşılırken, sigorta şirketinin rücu talebinin haksız olduğu, çünkü olay yerini terk etmenin "can güvenliği" gibi zorunlu bir sebebe dayandığı ifade edilmektedir. Sonuç olarak davalı taraf, mevcut bilirkişi raporlarının eksik ve çelişkili olduğunu savunarak mahkemeden olay yerinde keşif yapılması, yeni bir bilirkişi raporu alınması ve neticede davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile davanın yargılaması, mahkememiz heyeti tarafından yapılarak sonuçlandırılmıştır. -Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları; Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 01/05/2023 tarihli trafik kazası oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu , bu kaza sonucu ...'ın vefatı, ... plakalı ve ... plakalı araç hasarı nedeniyle davacı sigorta şirketinin hak sahiplerine yaptığı ödemenin ZMMS sigortalısı olan davalıya rücu koşullarının bulunup bulunmadığı, bu kaza sonucu oluşan hasar miktarının ve rücu koşulları varsa rücu edilebilecek tutarının ne olduğu hususlarının tespiti istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesine göre, "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder". 2918 sayılı KTK'nun 95-(2). maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle; sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden; sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın B.4. maddesinde sigorta ettirene rücu halleri düzenlenmiş olup, buna göre; "-Tazminatı gerektiren olayın, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş olması, -Tazminatı gerektiren olayın, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ihlali sonucunda meydana gelmiş olması, -Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelmiş olması, -Tazminatı gerektiren olayın, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş olması, -Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1. maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olması, -Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğunun tespit edilmesi, -Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halleri" rücu sebebi olarak kabul edilmiştir. Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nun 95/2. maddesi uyarınca tazminat yüklülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri sürümeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir. Sigorta şirketinin rücu hakkının olup olmadığının değerlendirmesinde; Eldeki uyuşmazlıkta, davacı rücu sebebi olarak Genel Şartları'nın B.4.son cümlesinde belirtilen "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması" haline dayanmıştır. Trafik kaza tarihi 01/05/2023 olup, uyuşmazlığın çözümünde yeni genel şartlar uygulanmalıdır. Yürürlülükten kalkan ZMMS Genel Şartları'na göre kaza mahallini terk tek başına rücu sebebi değildir. Ancak 2015 yılında yürürlüğe giren yeni genel şartların 1/B.-f maddesine göre kaza mahallini terk tek başına rücu sebebidir. Mahkememizce yürürlülükde olan genel şartlara göre davacı sigorta şirketinin üçüncü kişiye ödediği tazminat yönünden sigortalısına rücu hakkının doğduğu kabul edilerek kusur durumu, maluliyet oranı göz önüne alınarak davacının talep edebilceği tazminat miktarı bilirkişilere hesaplattırılarak karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/1445 Esas ve 2022/93 Karar sayılı emsal ilamı ve Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2021/667 Esas ve 2022/120 Karar sayılı emsal ilamı). Dosyadaki delillere göre; ceza dosyasındaki beyanların incelenmesinde hem araç sürücüsü hem de araç sürücüsünün yanında bulunan tanık Yılmaz ... kaza sonrası durduklarını ve çevreye baktıklarını, birşey görmediklerini ve hayvana çarpmış olabileceklerini düşündüklerini ve olay yerinden ayrıldıklarını beyan ettikleri görülmüştür. Yine olay yerinde tanık Murat Koçak ve ... davalıya ait aracın sürücüsü ...'in kaza yerinden 250 metre civarında aracı durdurduğunu araçtan inip baktıklarını ve kaçtıklarını beyan etmiştir. Davalıya ait araç sürücüsünün kazayı gördüğü ve aracına binerek devam ettiği ve kontrol noktasında yakalandığı görülmüştür. Olayda can güvenliğine dair bir olası tehdit olmadığı sürücünün ve yanındaki yolcunun kaza yerinden 250 metre ileride durup baktıktan sonra ayrıldıkları nazara alınarak; can güvenliği nedeniyle olay mahallini terk etmesi savunmaları inandırıcı bulunmamıştır. Bu nedenle davalının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın B.4./f maddesindeki sürücünün can güvenliği nedeniyle uzaklaşma istisnasından yararlanamayacağı değerlendirilmiştir. Kusur durumunun değerlendirmesinde; Bünyan Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyası içeriği, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyası evrakları, trafik kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu içeriğine göre 01/05/2023 tarihinde Pınarbaşı-Kayseri devlet karayolu üzerinde, gece saatlerinde meydana gelen trafik kazası, ...plakalı kamyon ile banket üzerinde duran araçlar arasında gerçekleşmiştir. Olayın oluşumuna dair hazırlanan teknik analizlere göre, ... plakalı otomobilin arıza yapması üzerine sürücü ..., aracını banket alanına çekmiş, dörtlü ikaz ışıklarını yakmış ve aracın yaklaşık 30 metre gerisine yansıtıcı reflektör yerleştirerek gerekli emniyet tedbirlerini almıştır. Bu sırada yardım amacıyla gelen ... plakalı başka bir araç da banket üzerinde konumlanmıştır. Pınarbaşı istikametinden Kayseri yönüne seyir halinde olan ... idaresindeki ...plakalı kamyon, yol üzerindeki reflektörü ve banketteki araçları dikkate almayarak, dikkatsiz ve kontrolsüz bir şekilde seyrine devam etmiştir. Kamyonun sağ ön ve yan kısımlarıyla, banket üzerindeki ... plakalı aracın şoför kapısı önünde arızayı gidermeye çalışan veya araçtan inmekte olan sürücü ...'a çarpmasıyla kaza başlamıştır. Çarpmanın şiddetiyle savrulan sürücü, yardım için bekleyen diğer aracın arka camına çarparak ağır şekilde yaralanmış ve olay sonucunda hayatını kaybetmiştir. Kamyon sürücüsü, kazanın ardından durmayarak olay yerini terk etmiştir. Yapılan incelemeler neticesinde, banketteki sürücünün yasal olarak gerekli tüm işaretlemeleri yaptığı ve herhangi bir kural ihlalinde bulunmadığı tespit edilirken; kamyon sürücüsünün hızını yol, görüş ve trafik durumuna göre ayarlamadığı, banket dışındaki güvenli mesafeyi korumadığı ve kaza sonrası olay yerinden ayrıldığı gerekçesiyle "asli ve tam kusurlu" olduğu değerlendirilmiştir. Mahkememizce değerlendirmede; kazanın oluşumunda, ...plakalı kamyon sürücüsü ...'in, yola gereken dikkati vermediği, önünde reflektör ve dörtlü ikaz ışıklarıyla duran bir otomobili fark etmediği ve güvenli bir geçiş mesafesi bırakmadığı belirtilmektedir. Kontrolsüz ve dikkatsiz seyri nedeniyle sürücü Meral'in olayda asli ve tam kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Buna karşılık, arızası nedeniyle banket alanında dörtlülerini yakarak ve 30 metre geriye reflektör koyarak gerekli tedbirleri alan ... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun bulunmadığı değerlendirilmiştir. Rücu edilebilecek zarar miktarının değerlendirmesinde; Dosya kapsamına celp olunan hasar dosyaları, kayıt ve belgeler, toplanan deliller, oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor ve ek rapor içeriği ve tüm dosya kapsamına göre hasar tespiti noktasında, ... plakalı aracın sol ön kapı ve sol ön çamurluk kısımlarındaki onarım, boya ve işçilik bedellerinin kaza tarihi itibarıyla piyasa rayicine uygun olarak toplam 14.850,00 TL olduğu ifade edilmektedir. Ayrıca kaza nedeniyle arka camı kırılan ... plakalı aracın cam değişim ücretinin de piyasa koşullarına göre 900,00 TL olduğu belirtilmiştir. M. ... için ödenmesi gereken destek tazminatı 36.948,96 TL iken, ödenen miktar 20.000,00 TL'dir. Ş. ... için ödenmesi gereken destek tazminatı 141.940,68 TL iken, ödenen miktar 90.000,00 TL'dir. ... için ödenmesi gereken destek tazminatı 1.004.203,88 TL iken, ödenen miktar 780.000,00 TL'dir. Toplamda ise tüm bu kişiler için ödenmesi gereken miktar 1.200.000,00 TL olarak hesaplanmış, ancak toplamda 890.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Anılan rapordaki hesaplamalar usule uygun olduğundan esas alınmıştır. Arabuluculuk anlaşması kapsamında Avukat ...l’a toplamda 125.000,00 TL vekalet ücreti tahakkuk ettirilmiştir. Bu tutarın 20.833,33 TL’si stopaj, 10.416,66 TL’si ise KDV tevkifatı olarak sigorta şirketi tarafından ilgili vergi dairesine yatırılmıştır. Avukatın kendisine ise net olarak 93.750,01 TL ödeme yapılmıştır. Buna ek olarak, ... sayılı ihtiyari arabuluculuk dosyası çerçevesinde 15/01/2024 tarihinde Arabulucu ...a toplam 32.040,00 TL arabuluculuk ücreti ödenmiştir. Bu tutarın KDV tevkifatı ve stopaj hariç net miktarı 26.700,00 TL olarak belirtilmiştir. Yapılan değerlendirmede davacı şirketin ZMMS poliçesi kapsamında trafik kazası sonucu zarar gören kişilere yaptığı ödemeler nedeniyle toplam 1.062.765,00 TL ödeme yapmıştır. Davacı yaptığı her bir tazminat ödemesi yönünden ödeme tarihinden itibaren avans faizi isteyebilecektir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; Trafik Sigortası Genel Şartları 1/B.-f maddesi uyarınca, sigortalı araç sürücünün kaza mahallini terk etmesi nedeniyle meydana gelen kaza sonucunda üçüncü kişilere ödenen tazminat, sigortalıdan rücuan talep edilebilir. Sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı, sürücünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/16298 Esas ve 2018/2836 Karar sayılı ilamı). Toplanan delillere göre; 1.062.765,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa ödeme tarihi olan 890.000,00-TL'lik kısmı 23/11/2023 tarihinden, 900,00-TL'lik kısmını 04/09/2023 tarihinden, 13.750,00-TL'lik 12/07/2023 tarihinden, 1.075,00-TL'lik kısmı 12/07/2023 tarihinden, 125.000,00-TL'lik 23/11/2024 tarihinden, 32.040,00-TL'lik kısmı 15/01/2024 tarihinden itibaren ticari avans faizini geçmemek kaydı ile reeskont faizi uygulanmasına , karar vermek gerekmiş ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının kabulü ile 1.062.765,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa ödeme tarihi olan 890.000,00-TL'lik kısmı 23/11/2023 tarihinden, 900,00-TL'lik kısmını 04/09/2023 tarihinden, 13.750,00-TL'lik 12/07/2023 tarihinden, 1.075,00-TL'lik kısmı 12/07/2023 tarihinden, 125.000,00-TL'lik 23/11/2024 tarihinden, 32.040,00-TL'lik kısmı 15/01/2024 tarihinden itibaren ticari avans faizini geçmemek kaydı ile reeskont faizi uygulanmasına , 2-Tanık ... ...'un Bünyan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı ceza dosyası kapsamında Bursa 25. Asliye Ceza Mahkemesinin ... Talimat esas sayılı dosya kapsamında alınan beyanı ile mahkememizce Bursa 2. ATM'nin ...Talimat sayılı dosyasındaki beyanları arasında farklılık bulunduğundan tanık hakkında yalan yere tanıklık suçundan Bünyan CBS'na suç duyurusunda bulunulmasına, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 72.597,47-TL nisbi karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 18.149,37-TL harcın mahsubu ile bakiye 54.448,10-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 18.149,37-TL peşin dava harcı, 135,00-TL e-tebligat gideri, 4,00-TL KEP gideri, 385,00-TL tebligat gideri ve 1.974,00-TL posta ve talimat gideri ile 10.000,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 31.074,97-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince davacı tarafça yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde davacı tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adresine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, 7-Davalılar tarafından yatırılan gider ve delil avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 165.414,75-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır