İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/632 E. 2026/92 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/632
Karar No
2026/92
Karar Tarihi

ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACILAR : 1- 2- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- VEKİLLERİ :

DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZIM TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı ...adına kayıtlı ... plakalı araç ile sürücüsü davalı ...’ın 26/04/2023 tarihinde, ..., Altınoluk Mah.Seher Bulvarı üzerinde seyir ederken, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu karşıdan karşıya geçmekte olan davacıların oğulları ... Sesli’ye kullandığı araç ile çarparak ölümüne sebep olmuş olduğunu, kaza sonrası davalılar hiçbir şekilde maddi manevi destekte bulunmadıklarını, kaza da vefat eden ...’in davacıların iki kız çocuğundan sonra dünyaya gelen tek erkek çocukları olduğunu, maktulün lise öğrencisi olduğunu ve kazanın meydana geldiği tarihte 16 yaşında olduğunu, bu anlamda evlatlarını trafik kazası sonucu kaybeden davacılar baba ve annenin üzerinde büyük travma oluşturmuş olduğunu, bu elem ve keder ileride de devam edecek ve evlatlarını kaybeden anne ve babanın yaşamları boyunca bu elem ve kederi hissedecek olduklarını, bu sebeplerle davacıların yaşadıkları elem ve kederin bir miktar giderilmesi için manevi tazminat ödenmesini talep ettiklerini, bu ölümlü trafik kazası nedeniyle dikkatsizlik ve tedbirsizlik nedeni ile kişinin ölümüne sebep olma suçundan sürücü ... aleyhine, ... 9.Asliye Mahkemesi 2022/540 E sayılı dosya ile kamu davası açılmış olduğunu, davacıların davaya katıldıklarını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun;49. Maddesinin, 56.maddesinin dikkate alınması gerektiğini, Yargıtay’ın söz konusu içtihatları gözetilerek, manevi tazminat miktarının belirlenirken caydırıcılık unsurunun da ölçüt alınması gerektiğini, zira haksız fiili gerçekleştiren davalı şahıs aynı zamanda temel trafik kuralı olan dikkatli ve tedbirli araç kullanma kuralını açıkça ihlal etmiş olduğunu, caydırıcılık unsurunun uygulanması, davalının bundan sonraki yaşamında dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanmaması gerektiğini ve trafik kurallarına uyması gerektiğini ve toplumsal yaşamın olmazsa olmaz olan trafik kurallarının ciddiye alınması gerektiğini öğrenmesi gerektiğini, Caydırıcılık unsuru davalıyı aynı zamanda ıslah edeceğini, ( HGK 23.6.2004, 13/291-370), aynı zamanda 2918 sayılı Kara yolları Trafik Kanunu'nun; 85.maddesinin de dikkate alınması gerektiğini, bu nedenle araç sürücüsü ... ve araç sahibi ...manevi tazminattan müteselsilen sorumlu olduklarını, ... plakalı aracın ... AŞ. tarafından 901219017 poliçe nosu ile Kasko sigortalısı olmakla Sigorta şirketinin de limit dahilinde sorumlu olduğunu, davacıların çekmiş olduğu bedensel veya ruhsal acı, elem, keder ve ıstırap sebebiyle oluşan manevi zararın ise bir nebze olsun karşılanabilmesi için iş bu davanın açılmasının zorunluluğunun hasıl olmuş olduğunu, dava konusu olayda haksız fiile dayalı olarak davacıların bir zararın meydana geldiği açık olup, bilindiği gibi haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında tazmin yükümlülüğünün olay tarihi itibariyle muaccel hale geleceğini, bu nedenle geçici hukuki koruma yollarından biri olan ihtiyati hacizde yakın ispat koşulu gerçekleşmiş olduğunu, bu sebeple öncelikle davalıya ait ... plakalı araca teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını arz ve talep ettiklerini belirterek, davanın kabulü ile; 500.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte müteselsilen sorumlu davalılardan alınarak davacılara verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı ...cevap dilekçesinde özetle: Dava konusu kazanın 26/04/2023 günü saat 08:30 sularında ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ... Sesli’ye çarpması ile meydana geldiğini, kazanın, aracını tüm kurallara uygun bir şekilde kullanan ...'ın tüm dikkatine rağmen merhumun kusurlu davranışı neticesinde ve birdenbire yola fırlaması nedeniyle oluşmuş olduğunu, Ceza dosyası kapsamında alınan Adli Tıp Raporu incelendiğinde işbu olay çerçevesinde müteveffa ... Sesli KTK madde 68/1-b-3’ye aykırı hareket ettiğinin tespit edildiğini, maddi ve manevi destek olmak istediklerini fakat karşı taraftan hiçbir olumlu yanıt alamadıklarını, davacı tarafın asli kusurlu olmasına rağmen talep etmiş olduğu manevi tazminat talebinin fahiş miktarda olduğunu, dairelerinin yerleşik içtihatları göz önünde bulundurulduğunda, manevi tazminatın miktarı bir tarafın zararına ve diğer tarafın zenginleşmesine neden olmamalı bununla birlikte manevi tazminatın amacı zarara uğrayanda huzur duygusu uyandırmak olup, miktarın belirlenmesinde takdir hakkı kullanılırken objektif ölçülere dikkat edilmesi gerekmekte olduğunu, ancak davacının talep ettiği miktarın elem ve Üzüntünün giderilmesi amacından çok şahsı ve eşine yüklenmeye çalışılan bir ceza niteliğinde olup adeta bir kazanç elde edimi amacına dönüşmekte olduğunu, bu nedenle davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun ve fahiş Manevi tazminat istemlerinin de reddini talep ettiklerini, T.C Yargıtay 17, Hukuk Dairesi 2018/32808, ,2020/2517 K.’nin bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini, talep edilen faiz çeşidinin hukuka aykırı olduğunu, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının haksız ve mesnetsiz tüm iddia ve taleplerinin reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Yapılan talep, haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, ... plakalı kazaya karışan araç davalı şirkete, 19.12.2022-19.12.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 901219017 numaralı Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğumuz poliçe limitiyle sınırlı olup, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile kara araçları genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında kaza başına manevi tazminat teminat limitimiz 50.000,00-tl olduğunu, işbu limit kaza başı limit olup, mezkur kaza nedeniyle manevi tazminat talep edebilecek her bir kişi için toplam tazminat miktar olduğunu, huzurdaki davanın “dava şartı eksikliği” sebebiye usulden reddi gerekmekte olduğunu, somut olayda, müteveffa sebebiyle talep edilen tazminata ilişkin, ilgili Genel Şartlarda tahdidi olarak sayılan belgeler eksiksiz bir şekilde davacı şirkete iletilmediğinden, yapılan başvurunun öncelikle usulden reddi gerekmekte olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile huzurdaki davanın, somut olayda manevi tazminat talep edebilme şartları oluşmadığından reddi gerekmekte olduğunu, manevi tazminat talep edebilmek için; Hukuka aykırı bir biçimde bedensel zarara veya ölüme neden olunmalı, Zarar ile eylem arasında nedensellik bağı kurulabilmeli, Zarar veren kusurlu olmalı, Maddi tazminattan farklı olarak zarar gören bedensel zarar uğramasa bile fiziksel kişilik değerleri etkilenmiş, eylem ve olay, ruhsal sarsıntı ve sinir bozukluğu yaratmış olmalı, Beden bütünlüğü bozulan veya ölümden etkilenen bazı kişiler zarar gördükleri kesin olmakla birlikte hiç maddi tazminat almamış veya aldıkları maddi tazminat yetersiz kalmış olması gerektiğini, belirtmiş oldukları koşullar birlikte incelendiğinde, sorumluluğun doğrudan “zarar veren kişi üzerinde olduğu” anlaşılmakta olup; davalı sigorta şirketinin “zarar veren kişi” konumunda bulunmaması sebebiyle davalı şirketin talep edilen tazminattan sorumlu tutulması usule aykırı olduğunu, Zarar görenlerde “ruhsal sarsıntı, elem, acı, keder, sinir bozukluğu” ortaya çıkması gerektiği, bu etkilerin yoğunluğunun, azlığının, günlük ve gelecek hayatı ne şekilde etkileyeceği kişiden kişiye farklılık göstereceğini, bu farklılığın da hükmedilecek tazminat miktarı yönünden esasa müessir bir olgu olduğunu, dolayısıyla bu hususun, hukuk mahkemeleri nezdinde duruşma açılmak suretiyle zarar gören kişilerin dinlenilmesi, haklarında sosyal durum araştırılması yapılması ve yapılacak kapsamlı bir yargılama neticesinde tazminat tutarının belirlenmesi gerekmekte olduğunu, davalı şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerekmekte olduğunu, bu suretle dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini talep ettiklerini, KTK.86.madde gereğince araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, Yargıtay 11.H.D. 15.03.2001 tarih ve 2001/1244 E.ve 2001/1941 K. sayılı kararı bu yönde olduğunu, kaldı ki KTK Madde hükmünce 86 hükmünce İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın kazanın meydana geldiğini ispat ederlerse sorumluluktan kurtulacağını, davalı şirketin tazminata ilişkin sorumluluğundan bahsedebilmek için, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun ispat edilmesi gerekmektedir ki; bu durumda da tazminat sorumluluğu sigortalı araç sürücünün kusuru oranında ve elbette ki poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, bu hususun Yargıtay içtihatlarıyla da sabit olduğunu, dolayısı ile tüm dosyanın ve savcılık evraklarının da eklenerek dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, işbu dava Kasko - İhtiyari Mali Mesuliyet Poliçesi kapsamında tazminat talepli olduğundan, itirazları kabul görmeyerek aleyhimize tazminata hükmedilecek olması durumunda usulüne uygun yapılmış ihbar başvurusundan 45 gün sonra davalı şirketin temerrüdünden bahsedilebilecek olduğunu, ancak söz konusu davada şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından, her halükarda faiz başlangıç tarihi olarak dava tarihi esas alınması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen faizle ilgili olarak; davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, Davacı vekilinin talep etmesi gereken faiz yasal faiz olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/19-73 E. ve 1999/106 K. sayılı ve 17.02.1999 tarihli kararının bu kapsamda dikkate alınması gerektiğini belirterek, davalı sigorta şirketi aleyhine ikame edilen işbu başvurunun reddine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava, 26.04.2019 tarihinde meydana gelen Trafik Kazası Nedeni davacıların murisi ... Sesli’nin vefatı nedeni ile davacıların Manevi Tazminat talebinin yerinde olup olmadığı ve davalıların tazminat talebinden sorumlu olup olmadığı hususlarına ilişkindir. SGK'ya, ... 9. Asliye Ceza Mahkemesine, Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevapların verilmiş olduğu, araçların Trafik Tescil kaydının dosyaya eklenmiş olduğu görüldü. Mahkememiz 07/05/2025 Tarihli celsesinde davacı tanığı ... "Davacı... benim kızım olur, davalı taraf kazadan sonra ne baş sağlığı ziyaretine gelmiştir, ne de herhangi bir maddi manevi yardımda bulunmuştur, vefat eden ... Sesli 16 yaşındaydı, liseye gidiyordu, kendisi öğrenciydi, kızım ve damadım olaydan sonra manevi açından çok yıprandılar ve manevi destek aldılar, vefat eden davacıların tek erkek çocuğuydu, 2007 doğumluydu, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davacı tanığı Fatma Nur Sesli "Davacılar benim anne ve babam olur, kardeşim ... sesli kazada vefat etmiştir, davalı taraf kazadan sonra bize baş sağlığına gelmemiştir, herhangi bir maddi manevi destekleri olmamıştır, kardeşim vefat ettiğinde öğrenciydi herhangi bir işte çalışmıyordu, kardeşim tek erkek kardeşimizdi, annem ve babam kazadan sonra psikolojik destek almışlardır manevi açıdan çok yıpranmışlardır, halende üzüntümüz yoğun bir şekilde devam etmektedir, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde, beyanda bulunduğu görülmüştür. Dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, alınan 26/06/2025 Tarihli raporda eksikliklerin bulunduğunun bildirildiği, bunun üzerine davacı vekilinin celse arasında kaza tespit tutanağını dosyaya sunduğu ve CD kaydının da ... 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/403 Esas sayılı dosyasında CD örneğinin temin edildiği, eksikliklerin giderilerek dosyanın yeniden Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderildiği, alınan 27/10/2025 Tarihli raporda özetle; "Eldeki mevcut verilere göre; Sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içindeki yolda seyri sırasında yola gereken dikkatini vermeyip mahal hız şartlarını gözetmemiş olup orta refüj üzerinden gelerek yakın mesafeden seyir yoluna giren yayaya çarptığı olayın oluşumunda, kusurludur. Yaya ... SESLİ, olay yeri taşıt yolunun karşısına geçmek istediğinde kurallara uymamış, ilk geçiş hakkını araçlara bırakacak şekilde araç trafiğini etkin şekilde kontrol etmeyip, yaklaşmakta olan araca rağmen kontrolsüzce yola girmesiyle meydana gelen olayın oluşumunda, kusurludur. Sonuç olarak, Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; Sürücü ...’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğuna, Yaya ... SESLİ’nin %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğuna oy birliğiyle karar verildiği kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığının bildirilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 08/01/2025 tarihli celsesinin 8 nolu ara kararı gereğince davacı vekili tarafından 08/01/2025 tarihli açıklama dilekçesinin dosyaya sunulduğu ve her bir davacı için 250.000’er TL manevi tazminat talep edildiğinin belirtildiği görülmüştür. Davacı tarafça davalı sigorta şirketine 24/05/2024 tarihli dilekçe ile başvurulduğu, davalıya dilekçenin 29/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve sigorta şirketinin kasko/ İMM poliçesi kapsamında temerrüdünün tebliğden 45 sonra gerçekleşecek olması nedeni ile temerrüdün 14/07/2024 tarihinde oluştuğu görülmüş ve kararda davalı sigorta yönünden bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir. Davacı tarafça dava dilekçesi ile ticari faiz uygulanması talep edilmiş olup, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı aracın trafik tescil kaydına göre kullanım amacının hususi olduğu görülmüş ve yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşılarak kararda yasal faize hükmedilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, 26/04/2019 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için Ankara Adli Tıp Kurumu Başkanlığından 27/10/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, meydana gelen kazada sürücü ...’ın %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğunun, yaya ... SESLİ’nin %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğunun belirtildiği görülmüştür. Mahkememiz huzurunda tanıklar dinlenmiş ve toplanan deliller uyarınca olayda tarafların kusur durumu, davacıların olaydan kaynaklı yaşadığı acı, üzüntü, davalı tarafların ekonomik ve sosyal durumu hep birlikte dikkate alınmış, davalı Sigorta Şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğu değerlendirilmiş ve böylece, Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davacı... için 75.000,00-TL, Davacı ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL Manevi tazminat bedelinin davalılar ...ve ...'dan olay tarihi olan 26/04/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden poliçe limiti olan 50.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 14/07/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hak ettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davacı... için 75.000,00-TL, Davacı ... için 75.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL Manevi tazminat bedelinin davalılar ...ve ...'dan olay tarihi olan 26/04/2023 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... şirketinden poliçe limiti olan 50.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 14/07/2024 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hak ettikleri bedelin ayrı ayrı verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 10.246,50-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 1.707,75-TL peşin harcın mahsubu ile eksik 8.538,75-TL harcın davalılardan (davalı ... Anonim Şirketi 2.846,25-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.660,00-TL'sinin davacıdan bakiye 1.140,00-TL'sinin ise davalılardan (... Anonim Şirketi 380,00-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 1.707,75-TL peşin harç olmak üzere toplam 2.135,35-TL harcın davalılardan (... Anonim Şirketi 711,78-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri ve ihtiyati tedbir harcı olmak üzere toplam 8.574,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.572,20-TL'sinin davalılardan (... Anonim Şirketi 857,40-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 6.001,80-TL'nin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen 150.000,00-TL'lik kısım üzerinden 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan (... Anonim Şirketi 15.000,00-TL'den sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 8-Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarih 2024/29 E.2024/226 K. Sayılı kararı doğrultusunda manevi tazminat davasında reddedilen kısma ilişkin davalılar lehine karşı vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, sigorta şirket vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 28/01/2026

Katip e- imzalıdır

Hakim e- imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/632, K. 2026/92, T. 28.01.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-632-e-2026-92-k-6d526bf3a91a