İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/630 E. 2026/30 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/630
Karar No
2026/30
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/630 Esas KARAR NO : 2026/30 DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 30/08/2024 KARAR TARİHİ : 22/01/2026

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız--------Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA: Davacı vekili; müvekkil şirkete --------- numaralı, 11.03.2023 - 2024 vade tarihli Nakliyat Emtea Taşıma Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan --------Ş.'a ait alüminyum levha emteası --------Ş.’ye bağlı araç ile -------- ---------- nakliyesi sonrasında 10.08.2023 tarihinde emtiaların hasar gördüğünün tespit edildiğini, hasarın, CMR belgesine şerh düşüldüğünü ve müvekkili şirkete hasar ihbarında bulunulduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile 2.599,00.-EUR sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 18.04.2024 itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı Kanun 4/a hükmü gereğince Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile tazminine, arabuluculuk ücreti dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

ll. CEVAP: Davalı vekili; dava konusu hasar talebinin zamanaşımı ve husumet itirazları doğrultusunda davanın reddine, dava konusu iddia edilen hasardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık: Davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ait emtianın, davalı tarafın sorumluluğundaki --------- plaka sayılı araç ile taşınması ve sonrasında teslimi sırasında, davacının dava dışı sigortalısına ait emtianın zarar uğradığı, bu kapsamda davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının uğradığı zarardan kaynaklı dava dışı sigortalısına ödediği tazminat oranında davalıya rücu edip edemeyeceği, ödenen miktarın kadri maruf olup olmadığı, zarar miktarının ne olduğu ve davalı tarafın zarardan sorumlu olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır. Davaya konu taşımacılık; ------- - --------- arasında gerçekleşen bir karayolu taşımacılığı olup CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan bir taşımacılık olduğundan taşıma esnasında meydana gelen hasar ve zıyalna ilişkin ihtilafın CMR Konvansiyonu (Karayoluyla Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma) hükümleri ile çözülmesi gerekmektedir.Uyuşmazlık kapsamında teknik yönden taşıma uzmanı ve inşaat mühendisi bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Bu cihette düzenlenen raporda ; "... Dava konusu hasarın nakliyeci firma tarafından sigortalının teslim alınan emtianın nakliyeci firmanın deposuna aktarılması sonrasında parsiyel yük şeklinde uluslararası nakliyeyi gerçekleştirilecek olan araca nakliyeci sorumluluğunda uygun bir şekilde istiflenmemiş / sabitlenmemiş olması nedeniyle sevkiyat sırasında --------- paket no.lu emtianın treyler içinde devrilerek hasara uğramış olduğu,Ürün hasar görselleri değerlendirildiğinde, taşıma sırasında oluşan fiziksel hasarın, CMR hükümlerine gereği taşıyıcının kusurundan kaynaklandığı ve taşıyıcının bu hasardan sorumlu tutulması gerektiği,Sayın Mahkemenin davalı taşıma şirketini tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; davaya konu taşımacılık işinde meydana gelen hasarla ilgili olarak davalı taşıyıcı şirket için CMR Konvansiyonunun 29. maddesinin uygulanmasına yer olmayıp, davalı taşıyıcının “taşıyıcının sorumluluk sınırı” ilkesinden yararlanabileceği kanaatine varılmakla beraber teslimat esnasında alıcısına hasarlı olarak teslim edilen emtia 894,00 kg ağırlığında olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı 10.234,83 Euro olduğu, davaya konu hasar için hazırlanan ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarının 2.599,00 Euro olduğu, CMR m.25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanan taşıyıcının sorumluluk sınırı üst tutarının ekspertiz raporunda tespit edilen hasar tutarından daha yüksek olduğu, bu nedenle; somut olayda sınırlı sorumluluk uygulamasına yer olmadığı kanaatine varıldığı, --------- paket numaralı hasar gören malzemenin zarar tutarı için talep edilen 2.599,00 EUR kadri maruf olduğu,Sayın Mahkemenin davalı taşıma firmasının davacı sigorta firmasına tazminat ödemesini taktir etmesi durumunda; davacı sigorta firmasının, sigortalısına ödeme yaptığı 18.04.2024 tarihinden itibaren yıllık %5 CMR m.27 gereği temerrüt faizi talep edebileceği kanaatina varıldığı, Davacı sigorta firmasının, CMR 32. Madde hükmüne göre taşıma şirketine tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğradığı kanaatine varıldığı, Davacı sigorta firmasının “taşıyıcının açıkça talebi reddettiği ana kadarki süre içerisinde zaman aşımı işlemediğinden davanın süresi içerisinde açıldığı açık olup davalının zaman aşımı itirazlarının reddine karar verilmesini” talep etmiş olmasına rağmen CMR Konvansiyonu madde 32 hükmünde 1 yıllık zaman aşımı süresini durduran/kesen herhangi bir detay hükmün yer almadığı..." hususları belirtilmiştir. Davalı yanın zaman aşımı defi yönünden yapılan değerlendirmede;Davalı yan CMR madde 32 uyarınca, 1 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, emtianın 10/08/2023 tarihinde teslim edildiğini, davanın ise 30/08/2024 tarihinde ikame edildiğini, 1 yıllık sürenin kaçırıldığını ileri sürmüştür. 6325 sayılı Arabuluculuk Kanun'un 16/2.maddesine göre arabuluculuk döneminde (başvuru tarihi ile sürecin sonlandırılma tarihi arası) zaman aşımı süreleri durur, işlemez. Bu süreçte geçen süre, zaman aşımı süresine eklenir. Somut olayda davadan önce 23.07.2024 - 23.08.2024 tarihleri arasında arabuluculuk faaliyetleri sürdüğü bu 1 aylık süre için zaman aşımı süresi duracağından, bu sürenin zaman aşımı süresine eklenmesi gerektiği, mevcut davada emtianın teslim edildiği 10/08/2023 tarihinden itibaren 1 yıl 1 ay eklendiğinde, davanın 10.09.2024 tarihine kadar açılması gerektiği, davanın ise süresinde 30/08/2024 tarihinde ikame edildiği anlaşılmakla, zaman aşımı definin reddine karar verilmiştir. Tüm dosya münderecatı kapsamında yapılan değerlendirmede;6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesine göre; Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Somut olayda, sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına hasar bedeli ödenmiş olmakla birlikte, hasar bedelinin ödenmiş olması tek başına davalıların sorumluluğunu gerektirmeyeceğinden davalının sorumlu olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Diğer bir söyleyişle sigorta şirketinin sigortalıya yaptığı ödemeyi davalıdan rücuen tazminini isteyebilmesi için rizikonun meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğunu ispat yükü altındadır. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Davacının dava dışı sigortalıya yaptığı ödemeyi rücuen davalılardan isteyebilmesi için rizikonun meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu ispat etmesi gerektiği, Davacı sigorta şirketinin, dava dışı sigortalısına ait emtianın, davalı tarafın sorumluluğundaki ---------- plaka sayılı araç ile taşınması ve sonrasında teslimi sırasında, davacının dava dışı sigortalısına ait emtianın zarar uğradığı,Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu hasarın nakliyeci firma tarafından sigortalının teslim alınan emtianın nakliyeci firmanın deposuna aktarılması sonrasında parsiyel yük şeklinde uluslararası nakliyeyi gerçekleştirilecek olan araca nakliyeci sorumluluğunda uygun bir şekilde istiflenmemiş / sabitlenmemiş olması nedeniyle sevkiyat sırasında ---------- paket no.lu emtianın treyler içinde devrilerek hasara uğramış olduğu, bu nedenle davalı yanın kusurlu olduğu, Bu kapsamda davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının uğradığı zarardan kaynaklı dava dışı sigortalısına ödediği tazminat açısından, bilirkişilerce tespit edilen kadri maruf 2.599,00 EUR yönünden rücu edebileceği değerlendirilmekle, davacının talebinin yerinde olduğu görülmekle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 2.599,00 EURO sigorta tazminatının, sigortalıya ödeme tarihi olan 18.04.2024 itibaren CMR Konvansiyonu gereği yıllık %5 faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen TAHSİLİNE, 2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 6.710,59 TL karar ve ilam harcından 1.677,65 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.032,94 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 2.105,25 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 14.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 321,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 14.321,00 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince talep halinde karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, 8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/630, K. 2026/30, T. 22.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-6-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-630-e-2026-30-k-756e7223975f