İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/626 E. 2026/393 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/626
- Karar No
- 2026/393
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/626 Esas KARAR NO : 2026/393
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2024 KARAR TARİHİ : 01/06/2026
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil firmanın, 2004 yılından bu yana araçlarda yanma verimliliğini arttıran bir sistem imalat ve montajı ile alakalı hizmet verdiğini, iş bu sistem hakkında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Faydalı Model Belgesi düzenlendiğini, dava konusu olayda müvekkil firmanın üretmiş olduğu sistem haksız yere davalılardan tarafından yakıt sistemi olarak değerlendirildiğini ve müvekkilin müşterilerinin araçlarının muayeneden geçirilmediğini, hatta bazı muayene istasyonlarında firma müşterilerine araçlarını muayeneden geçirmek istiyorlarsa bahsi geçen cihazı sökmeleri gerektiğinin kendilerine şifahen telkin edildiğini, bunun sonucunda müşterilerin gerek ... muayenesi için randevu almanın zorluğu gerek zaman ve para sarfiyatı yaşamakla psikolojik olarak müvekkil firmanın ürününden soğuduklarını, müşterilerinin çoğu zaman davalı firmaların ve şubelerinin süresi içerisinde 2. Muayenelerini gerçekleştiremediğini ve ya bu sefer başka bir kusur bulunmakla her ne kadar kanuni olmasa dahi ikinci bir muayene için tekrar para/ceza ödediklerini, son 1 yıl içerisinde müvekkil firmaya, müşterileri tarafından, araçlarının ... sistemi yüzünden ağır kusurlu sayılarak muayeneden geçmediği yönünde bildirimler geldiğini, iş bu durumun araçlarından yakıt tasarrufu sağlamak amacı ile müvekkilin hizmetlerinden yararlanan vatandaşlara ek muayene parası/cezası ödeme yükümlülüğü getirdiğini, müvekkilinin ticari itibarının zedelediğini ve firmanın satışlarının olumsuz yönde etkilediğini, arz ve izah olunan nedenlerle Mahkemece resen nazara alınacak nedenlerle maddi tazminat talep etme ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik; Öncelikle; tedbir talebimizin kabulüne, davanın kabulü ile haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi durumun ortadan kaldırılmasına, hükmün kesinleşmesi ile kararın ilanına, müvekkili lehine 85.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP : Davalılar ... A.Ş., ... ... A.Ş. ve ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Manevi tazminat talebiyle açılan davada önce dava şartı arabuluculuğa başvurulmadığını, bu kapsamda huzurdaki davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketlerden ... A.Ş. ve ... ... A.Ş.'nin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile imzaladığı imtiyaz sözleşmeleri uyarınca ve Karayolları Trafik Kanunu m.35 ile Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelik kapsamında bir kamu hizmeti olan araç muayene hizmetlerini gördüğünü, müvekkil şirketlerden Tüvtruk Kuzey ve ... Güney, Türkiye'de periyodik araç muayenesinde yetkili ve görevli iki kuruluş olarak uluslararası standartlarda gerçekleştirdiği periyodik araç muayenesi hizmeti ile trafik ve araç güvenliğine katkı sağlamayı hedefleyen, imtiyaz sözleşmesine dayanarak kamu hizmeti sunan ve bağımsızlık, tarafsızlık ve dürüstlüğü temel değerleri olarak benimsemiş olan uzman kuruluşlar olduğunu, öte yandan müvekkili şirketlerin, anılan tüm bu hizmetleri, Türkiye'de farklı bölgelerde bulunan şirketlerle akdettiği alt işletim sözleşmeleri sayesinde iş ortaklarının faaliyetleri kapsamında vatandaşlara ulaştırdığını, araç muayenelerinin tüm düzenlemeler çerçevesinde, ilgili mevzuat uyarınca yapıldığını, motorda güç artışını sağlayan bu işlem nedeniyle, ... sistemi takılan araçların Karayolları Trafik Kanunu'nun 34/4 maddesi uyarınca özel muayeneye tabidir ve Türk Standartları Enstitüsü ("TSE") onaylı projesi olmadan söz konusu araçların muayeneden geçmesinin mümkün olmadığını, onaylı proje olmadan motor gücünde artışa sebep olması sebebiyle ilgili araçların muayeneden geçirilmemesinin bir zorunluluk olduğunu, izah olunan sebepler ve Mahkemece re'sen takdir edilecek nedenlerle; Arabuluculuğa başvurulmadan dava açılması nedeniyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının ve bu kapsamda ileri sürdüğü tüm taleplerin esastan reddine, tüm yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın, haksız rekabetin tespiti ve sair taleplerini ekleyip arabuluculuk dava şartından muaf olduğu yönünde bir sav ileri sürdüğünü, davanın temelde dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin araç muayene sürecinde Bakanlık tarafından çıkarılan yönetmelik ve sair düzenleyici işlemler ile bağlı olup muayeneleri mevzuat uyarınca yaptığını, davanın müvekkili şirket yönünden husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, müvekkilinin yaptığı tüm iş ve işlemlerin Bakanlığın denetiminde olduğunu, tüm iş ve işlemlerin yine belirlenen mevzuat kapsamında yerine getirildiğini, Araç Muayene İstasyonlarının Açılması İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelik’in tanımlar başlıklı 2. maddesinde kusurlar tablosunun Bakanlık tarafından belirlenen ve araç muayenelerinde uygulanan kusurlar ile bu kusurların dereceleri, kodları, başlama tarihi, bitiş tarihi ve araç sınıflarının yazılı olduğu tabloyu ifade ettiğinin düzenlendiğini, Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğünün ...- 02 Sayılı Genelgesi’nin 5. maddesinin 8. fıkrasında ise araç muayene raporunda Araç Muayenesi Sonucu Belirlenen Eksikliklere İlişkin Kusur Grupları Yönergesi’nin eki olan kusurlar tablosunda belirlenen kusur metinleri ve kusur numaraları ile açıklama metinlerinin haricinde herhangi bir kusur ve buna ilişkin açıklama veya numaralandırma yapılamayacağının düzenlendiğini, araç muayenelerinin tüm bu düzenlemeler çerçevesinde, ilgili mevzuat uyarınca yapıldığını, söz konusu “Kusurlar Tablosu” Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından diğer davalılar ...'e gönderildiğini, diğer davalı ... de alt işletim sözleşmesi uyarınca istasyonları işleten müvekkiline Kusurlar Tablosu'nu gönderdiğini ve tüm muayenelerin buna istinaden yapılarak araçların kusur durumunun belirlendiğini, müvekkili Bakanlığın mevzuat uyarınca belirlediği kusurlar tablosuna birebir riayet etmek zorunda olduğunu, davacının varsa muayeneden geçemeyen müşterilerinin araçlarının bu kusurlar tablosunda bahsi geçen kusurları taşıdıkları için muayeneden geçemeyeceğini, açıklanan nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacıya yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ve Tic.A.Ş vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili işletmenin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 35. maddesi uyarınca kurulmuş Araç Muayene İstasyonu alt işleteni olduğunu, 2918 S.Y. Madde 35 uyarınca 23.09.2004 tarih ve 25592 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkında Yönetmelik" ve T.C. Ulaştırma Bakanlığı'nın genelgeleri ve talimatları doğrultusunda hizmet verilmekte olup; ilgili kanun, yönetmelik, idari ve yasal düzenlemelere uygun hizmet verildiğini, Araç Muayene İstasyonlarının Açılması, İşletilmesi ve Araç Muayenesi Hakkındaki Yönetmeliğinin “Muayene Esasları” başlıklı Madde 8 “Araç muayeneleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, Karayolları Trafik Yönetmeliği, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yürürlüğe konulan Tip Onay Yönetmelikleri, Araçların İmal Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik ile bu Yönetmelikte yapılan düzenlemeler dikkate alınarak belirtilen sınıflara göre ve asgari verilen cetveldeki hususları kapsayan kontrol ve testleri içerdiğini, bu kontrol ve testlerin yapılmasının zorunlu olduğunu, araçların muayenelerinde belirtilen sınıfların esas alındığını, Bakanlığın bu sınıflar ile muayene kurallarında düzenleme ve değişiklikler yapabildiğini, yapılan değişikliklerin ve düzenlemelerin genelgelerle İşletici veya Alt İşleticilere duyurulduğunu, araçlara yapılan eklentilerin ilgili kanun, yönetmelik, genelge, araç kusur tablosu (yıllık yayınlanan) ve Araç Tip Onayı Standartları ile Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik nazara alınarak muayene işlemine tabi tutulduğunu, araçlarda yapılan değişikliklerin T.C. Ulaştırma, Denizcilik Ve Haberleşme Bakanlığı’nca her yıl yayınlanan Araç Kusur Tablosuna göre değerlendirilmesinin mecburi olduğunu, sorumluluk hukukuna ilişkin yasal düzenlemeleri nazarında müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kasıt, kusur veya ihmal sözkonusu olmadığını, müvekkili işletmenin yerine getirmeyi ihmal ettiği herhangi bir ödev bulunmadığını, bu nedenle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Deliller; Dosya mevcudu, cevap dilekçeleri, müzekkere cevabı ve bilirkişi raporlarıdır. Mahkememizin 29.01.2025 tarihli muhtırası ile davanın açıldığı 28/01/2025 tarihinden öncesine ait arabuluculuk son tutanağının ASLINI veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini mahkememize ibraz etmek üzere işbu muhtıranın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince beyan dilekçesi sunduğu, davalılardan ... vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu görüldü. Mahkememizin 17/02/2025 tarihli ön inceleme duruşması ara kararları gereği; Davacı tanıkların ...'ın beyanlarının alınması için adreslerine göre işlem yapılmasına, davalılardan ... vekiline bildirmek istediği tanıkların adres ve kimlik bilgileri ile hangi hususta dinletmek istediğine dair yazılı beyanda bulunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, bildirdiğinde tanıkların dinlenmesi için adreslerine göre işlem yapılmasına karar verilmiştir. Davacı tanığı ...'ın yeminli beyanının alınması için ....Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, tanık ...'ın talimat mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 24/04/2025 tarihli duruşmasında yeminli beyanının alındığı, tanık ...'ın yeminli beyanının alınması için .... Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, tanık ...'ın talimat mahkemesinin ... Talimat sayılı dosyasının 07/05/2025 tarihli duruşmasında yeminli beyanının alındığı görüldü. Mahkememizin 26/05/2025 tarihli duruşmasında, davalılar ...'in duruşma salonu kapısında hazır olduğu görüldü. Tanığa, usulüne uygun yemin ettirildi.
Tanığa uyuşmazlık konuları özetlenerek bildikleri soruldu: Ben ... te 18 yıldan beri çalışıyorum, makine mühendisiyim, görevim araç teknik mevzuatını ve muayene mevzuatını yönetmek ve istasyonlarda uygulanmasını sağlamaktır, tüm mevzuatların kök dayanağı 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunudur, dava konusu ... sistemini detaylı olarak tanımam ama araç üzerinde nasıl bir etkisi olduğunu biliyorum, internet sitelerinde bulunan broşürlerde ve faydalı model belgesinde araçta motor güç artışı yarattığı belirtiliyor, bu güç artışı da doğal olarak 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanun ve bu kanuna dayalı olarak düzenlenen aRaçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmelik kapsamında belgelendirilmesi gerekiyor, bu belgelendirmenin de Sanayi Bakanlığı yada bağlı kuruluşu TSE den yapılması gerekmektedir, bu belgelendirme anılan kurumlarca yapılırken aracın emisyon ve araç gürültüsünün yasal limitler dahilinde kalıp kalmadığına dikkat ediliyor, bu hususta muayene istasyonlarımıza belgelendirme ibraz edilmediği için bu sistemin kullanıldığı araçların muayenesini olumsuz raporladık, yani muayeneden geçirmedik, TSE belgesi olmadığı için muayeneyi kabul edemedik, mevzuat kuralları dahilinde hareket ettik, şahsi bir uygulama söz konusu değildir dedi. Davacı vekilince " 1 - ... takılı araçlarda beygir gücünü etkileyici bir sonuç doğup doğmadığını kendileri nasıl tespit etmişlerdir, 2-Dava dilekçemiz ekinde davalı tarafça düzenlenen olumsuz muayene raporlarına yer verdik, bu raporlarda araçların yakıt sistemi uyumsuzdur benzeri ifadelerle ağır kusurlu sayıldığı görülmektedir, bu tespitler tanığın huzurdaki beyanları ile çelişmektedir, bu konudaki beyanı nedir ? " soruları soruldu. Tanığa önceki yemini tahtında beyanı soruldu sıra ile sorulara cevap alındı: 1-Bu sistem araç üreticisinin, araç ile ilgili tanımladığı orjinal durumdan farklılık teşkil ettiği, Sanayi Bakanlığı ve TSE tarafından da onaylanmadığı için bir değişiklik olarak kabul edip, araç muayenesine onay veremedik, örneğin araçlara LPG takılması orjinallikten farklılaşma teşkil etmekte ise de bu konuda TSE onayı olduğundan muayenede engel bir durum olarak görmüyoruz. 2-Ben birebir sistemi gözüm ile görmedim, muayeneyi yapan Ulaştırma Bakanlığı tarafından yetkilendirilen teknisyenler motora dışarıdan bir müdahale yapıldığını, bunun da yakıt sistemine ilişkin olduğunu belirtmiş ise yine aynı bakanlık tarafından yayınlanan muayene kusurlar tablosunda, yakıt sistemi farklı diye ağır kusur vermesi doğaldır, muayene istasyonlarında çalışan teknisyenler bordro olarak genel merkez yada bayilere bağlı çalışıp maaşlarını almak iseler de işe giriş sürecinde bakanlığın onayı zorunludur, son atamayı bakanlık yapmaktadır, teknisyenin asli görevi bakanlığın belirlediği yönetmelik hükümleri çerçevesinde muayeneyi raporlandırmaktır, şirket yönetimlerinin teknisyenin raporlamasına müdahale durumu yoktur, dedi.
Diğer davalılar vekilince "... sisteminden bağımsız olarak bir araçta tadilat yapılmış ise ve bu TSE onayından geçmemiş ise ve motor gücünde artışa sebep olmuş ise muayeneden geçmesi mümkün mü, muayeneden geçmesi için ne gerekir, muayene nasıl yapılır ?" sorusu soruldu.
Önceki yemini tahtında tanık cevaben; İlk beyanımda bahsettiğim araç tadil.... Yönetmeliğinin ek 4 madde 4/1 de motor değişikliği ve tadilatı ile ilgili tüm olasılıklar yer alır, ... sisteminin yapısı ise motorun gücü, genel özelliklerini etkileyecek parça değişikliği niteliğine girmektedir, madde numarası da 4.1.3 dür, bu madde kapsamında ve imal ... Yönetmeliği kapsamında TSE ye başvurup onay alınsaydı muayenede bir sorun çıkmazdı, benzeri bir çok değişikliği onaylıyoruz dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı. Mahkememizin 26/05/2025 tarihli duruşma tutanağı ara kararı gereği; Tanık anlatımları hakkında varsa beyanlarını sunmaları için taraf vekillerine 2 haftalık kesin süre verilmesine, ara karar gereği verilen süre dolduğunda, dosyanın Kimya Mühendisi, Makine Mühendisi, Elektrik Mühendisi ve Haksız Rekabet uzmanından oluşan 4 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile, dosya ve ekleri üzerinde, ayrıca lüzum görmeleri halinde tarafların adreslerinde (davacı yönünden İstanbul daki şube adresinde) yerinde inceleme yapmak sureti ile ( inceleme günü bilirkişilerce 15 gün önce mahkememize, mahkememizce 7 gün öncesinde taraf vekillerine bildirilmek sureti ile) yapılacak incleme sonucu; ... olarak adlandırılan (12 volt ... plus1 ve 2 ytps kit, 24 volt ... plus ytps kit ) sisteminin, yakıt sistemi olup olmadığı, kullanımının araçlara faydasının bulunup bulunmadığı, var ise niteliği ve sağladığı yakıt tüketim tasarruf oranı, kullanımının araçlara zarar verip vermediği, veriyor ise sebebi ve niteliği, bu sistemin araçlara uygulanmasının ilgili mevzuat ve araç güvenliği açısından, araç peryodik muayenesinden geçmeye engel oluşturup oluşturmadığı, davalının bu sistemin kullanıldığı araçların peryodik muayenelerini salt bu sebeple olumsuz raporlayıp raporlamadığı (muayeneden geçirmediği), varsa davalının uygulamasının haklı olup olmadığı, davacı aleyhine haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 13/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Raporda özetle;" SONUÇ ve KANAAT: 1-) LPG sistemi, aracın ana yakıt türünü değiştiren ve yakıt ekonomisi sağlaması bilimsel ve pratik olarak kanıtlanmış, yaygın olarak kullanılan bir teknolojidir. ... ise, mevcut yakıt sistemini optimize ettiği iddia edilen, ancak bu iddiaları bilimsel olarak kanıtlanmamış bir "yakıt tasarruf cihazı"dır. 2-)Bu nedenle, LPG, bir yakıt sistemi dönüşümüdür; ... ise verimliliği kanıtlanmamış bir eklentidir. 3-) İddia edilen sistemin termodinamik yasalarına aykırıdır. 4-) Sistemin TSE onayı yoktur. 5-) TSE onayı olmayan bir sistemin 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliği kapsamında tadilat onayı alarak ruhsata işlenmesi mümkün değildir. 6-) Dava konusu uyuşmazlık bakımından, nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere TTK m. 54 vd. hükümleri çerçevesinde bir haksız rekabet eylemi bulunmadığı" görüş ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizin 15/12/2025 tarihli duruşma ara kararı gereği; Heyet kök raporuna yönelik davacı itirazları yanıtlanacak şeklide ek rapor düzenlenilmesi için dosyanın aynı heyete tevdine karar verilmiştir. Mahkememiz dosyasına 12/02/2026 tarihli bilirkişi raporu ibraz edilmiştir. Ek raporda özetle;" SONUÇ ve KANAAT: 1-) LPG sistemi, aracın ana yakıt türünü değiştiren ve yakıt ekonomisi sağlaması bilimsel ve pratik olarak kanıtlanmış, yaygın olarak kullanılan bir teknolojidir. ... ise, mevcut yakıt sistemini optimize ettiği iddia edilen, ancak bu iddiaları bilimsel olarak kanıtlanmamış bir "yakıt tasarruf cihazı"dır. 2-) Bu nedenle, LPG, bir yakıt sistemi dönüşümüdür; ... ise verimliliği kanıtlanmamış bir eklentidir. 3-) Araçlar üzerinde yapılan incelemede sistemin bir yakıt sistemi olmadığı yanma odasındaki yanmanın daha kaliteli hale gelmesi için haya filtresi bölgesine binde bir oranında hidrojen karışımı ilavesi ile yanmayın iyileşmesi ile motor performansını artırıcı bir yardımcı sistem olduğuna, 4-) Haksız rekabete ilişkin yapılan itirazlar yönünden kök raporda belirttiğimiz kanaatimizi koruduğumuzu, 5-) TSE onayı olmayan bir sistemin 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliği kapsamında tadilat onayı alarak ruhsata işlenmesi mümkün olmayacağına, 6-)Dava konusu uyuşmazlık bakımından, nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere TTK m. 54 vd. hükümleri çerçevesinde bir haksız rekabet eylemi bulunmadığı " değerlendirme ve tespitleri yapılmıştır. Mahkememizin 16/03/2026 tarihli duruşma ara kararı gereği; Dosyanın ... de görevli akademisyen makine mühendisleri Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...' den oluşan 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyetine tevdii ile, Dosya ve ekleri üzerinde inceleme yapılmak sureti ile; ... olarak adlandırılan (12 volt ... plus1 ve 2 ytps kit, 24 volt ... plus ytps kit ) sisteminin, yakıt sistemi olup olmadığı, kullanımının araçlara faydasının bulunup bulunmadığı, var ise niteliği ve sağladığı yakıt tüketim tasarruf oranı, kullanımının araçlara zarar verip vermediği, veriyor ise sebebi ve niteliği, bu sistem için davacı tarafça alınmış bulunan ulusal ve uluslararası yeterlilik belgelerinin bulunup bulunmadığı, varsa hangileri olduğu, bu sistemin araçlara uygulanmasının ilgili mevzuat ve araç güvenliği açısından, araç peryodik muayenesinden geçmeye engel oluşturup oluşturmadığı, davalının bu sistemin kullanıldığı araçların peryodik muayenelerini salt bu sebeple olumsuz raporlayıp raporlamadığı (muayeneden geçirmediği), varsa davalının uygulamasının haklı olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi heyetinin 20/05/2026 tarihli çekilme dilekçesinde özetle; " Taşıtlarda kullanılması planlanan sistemin can ve mal güvenliği açısından uluslararası güvenlik standartları kapsamında ve bu sistemin araçlara uygulanmasının ilgili mevzuat ve araç güvenliği açısından, araç periyodik muayenesinden geçmeye engel oluşturup oluşturmadığı hususlarında da ileri testlerinin ve deney ve incelemelerinin bilimsel proje kapsamında yapılması ve akredite edilmesi gerekeceği, davacı tarafın sistemi kullanması için öncelikle TSE uygun olması ve KTK Taşıt İmal ve Montajı açısından taşıtlarda kullanılabilir olması yönünde izin verilmiş olması gerektiği, dava konusu edilen uyuşmazlığın öncelikle mühendislik , yakıt teknolojileri ve taşıt güvenliği konularında bilimsel araştırma ile elde edilecek veriler ve kapsamlı testlerle çözülebilecek bir konu olduğunu bildirilmiştir. Bilirkişi çekilme dilekçesinin taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin ve davalı ... A.Ş. vekilinin bilirkişilerce sunulan çekilme dilekçesine karşı beyan dilekçesi sundukları görülmüştür. Bilirkişi heyetinin çekilme gerekçesi, önceki rapor ve dosya kapsamı ile gözetilerek uyuşmazlık noktaları yeterince aydınlandığından davacı vekilinin yeniden rapor alınması talebinin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davacının 2004 yılından beri motorlu araçlarda yanma verimliliğini artıran bir sistemin imalat ve montaj işiyle alakalı hizmet verdiği, bu hususta TPE'den Faydalı Model Belgesi aldığı, elektroliz yöntemi ile hidrojen ve oksijen gazlarını ayrıştırarak hava filtresinden motora gider havanın içerisine veren bir sistem olduğu, yakıtın tam yanmasını sağlayarak egzoz gazlarından AB standartlarında sonuç elde edildiği ve yakıt tasarrufu sağladığı, 2004 yılından beri yüz bine yakın araçta kullanıldığı, ... olarak adlandırılan sistemin ... kit şeklinde 3 versiyonu bulunan sistemin kullanıldığı davacının müşterilerinin araçlarının 2918 sayılı KTK gereği yapılan periyodik muayenelerini kamu ihalesi kapsamında üstlenen davalı firmalarda yapılan muayenelerinde davacının uyguladığı sistemin yakıt sistemi olduğu ve araçlara zarar verdiği belirtilerek ve ağır kusur olarak görülerek araçların muayenelerinin bu gerekçeyle olumsuz olarak raporlandığı, araçların muayeneden geçemediği, geçebilmesi için sistemin sökülmesini şart olarak koşulduğu, ancak sistemin yakıt sistemi olmadığı ve araçlara zarar vermediği davalıların bu tavrının haksız yere davacının ticari faaliyetlerine zarar verdiği, ticari itibarını zedelediği iddiasıyla; haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile maddi durumun ortadan kaldırılması, kararın ilanı ve 85.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğu, davalılar vekillerinin usule ve esasa ilişkin itirazlarını içeren cevap dilekçeleriyle davanın reddini talep ettikleri görülmüştür. Dava dosyasındaki bilgi belgeler ve dosyaya ibraz edilen denetime elverişli bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ... sistem ve ürünlerinin TSE onay belgelerinin bulunmadığı, verimliliği kanıtlanmamış bir eklenti olduğu, taşıtlarda kullanılacak sistemin can ve mal güvenliği açısından uluslararası güvenlik standartları kapsamında ve bu sistemin araçlara uygulanmasının ilgili mevzuat ve araç güvenliği açısından, araç periyodik muayenesinden geçmeye engel oluşturup oluşturmadığı hususlarında ileri testlerinin ve deney ve incelemelerinin bilimsel proje kapsamında yapılması ve akredite edilmesi ve akabinde sistemin kullanılabilmesi için öncelikle TSE uygunluk belgesinin alınması ve KTK Taşıt İmal ve Montajı açısından taşıtlarda kullanılabilir olması yönünde izin verilmiş olması gerektiği, dava konusu sistem ve ürünlerle ilgili bu yönde verilmiş TC Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve bağlı kurumları tarafından verilmiş bir iznin ve uygunluk belgesinin bulunmadığı TSE onayı olmayan bir sistemin 2918 sayılı Karayolu Trafik Kanunu ve bu kanuna dayalı olarak çıkarılan Araçların İmal, Tadil ve Montajı Hakkında Yönetmeliği kapsamında tadilat onayı alarak ruhsata işlenmesi mümkün olmayacağı tespit edilmekle, bilirkişi raporunun denetime uygun hüküm kurmaya elverişli olduğu göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL karar ilam harcından başlangıçta peşin alınan 1.451,59 TL mahsubu ile artan 719,59 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ... Anonim Şirketi tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine, 6-Davalılar ... A.Ş.'nin 400,00 TL, ... ... A.Ş.'nin 100,00 TL ve ... Şirketi'nin 100,00 TL olmak üzere toplam yapılan 600,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalılara ödenmesine, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/06/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır