Diğer ·

2022/6 E. 2023/79 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/6
Karar No
2023/79
Karar Tarihi

T.C. İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/6 Esas KARAR NO : 2023/79 DAVA : Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Maddi- Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 10/11/2021 KARAR TARİHİ : 17/10/2023 Davacı vekili tarafından 10/11/2021 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında 25.04.2016 tarihli bayılık sözleşmesi yapıldığını müvekkili şirket tarafından Konya .. Noterliğinin 04.03.2019 tarihli ... yevmiye numaralı fesih ihbarnamesi ile feshedildiğini, fesih ihbarnamesine rağmen davalı şirket tarafından davacı müvekkili şirkete ait markayı barındıran tabela nın kullanılmaya devam edildiğini ifade ile marka hakkına tecavüz fiilinin tespitine ve önlemesine haksız rekabet hükümleri kapsamında davalı aleyhine şimdilik 1.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminatın fesih ihbarının tebliğ tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine ve ATİKER markası bulunan tüm yazı, levha, işaret vs nin tedbiren indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davacı şirket ile Müvekkili şirket arasında 25/04/2016 tarihinde yapılan bayilik sözleşmesinin 2019 yılı mart ayında sona erdirilmiş olduğunu, sözleşme süresince Davalının imal ettirdiği "Yetkili Servis" tabelasının Müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği iş yerine asılmış olduğunu, 2019 yılı mart ayında sözleşmenin feshi üzerine Müvekkilinin iş yerinde asılı olan bu 3 tabelanın da iptal edilmiş olduğunu, Bunlardan birinin yerine yaklaşık bir yıl önce Davacının dava dosyasına sunmuş olduğu tabela yaptırılarak asılmış olduğunu, bu tabelada Müvekkilinin, Davacı şirketin bayisi veya yetkili servisi olduğuna dair bir yazı olmadığını, sadece bu alanda faaliyet gösteren Davacı da dahil bazı markaların ürünlerinin montajda/tamirde kullanıldığı belirtilmekte olduğunu, Sözleşmede, Sözleşmenin bitimi veya feshi durumunda Davacının, Müvekkilinin Davacı şirketin ürünlerini montaj veya tamirde kullanmasını men etme şeklinde bir madde olmadığını, Müvekkili şirketin tabelasında yer alan "..." yazısının silinmesi için Davacının ihtarname göndermiş ve ardından marka hakkına taecavüzün giderilmesi ve tazminat davası açmış olduğunu, Dava Dilekçesinin 11/02/2022 tarihinde Müvekkiline tebliğ edilmiş olduğunu, müvekkilinin dava dilekçesinin tebliğinden önce Davacının talebini yerine getirmiş ve tabelasından "..." yazısını silmiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkili adına TPMK nezdinde ...numara ile tescilli "..." şeklindeki markadan kaynaklanan haklara davalı tarafça tecavüz edildiğini iddia ederek, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile şimdilik 1.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirket ile müvekkili arasında bayilik sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme kapsamında davacının markasını içeren tabelanın müvekkilinin iş yerinde asılarak kullanıldığını, sözleşmenin fes edilmesi üzerine söz konusu tabelanın iptal edildiğini, müvekkili tarafından başka bir tabela yapılarak, müvekkilinin iş yerine asıldığını, tabelada müvekkilinin davacının bayisi veya yetkili servisi olduğuna dair bir ibarenin bulunmadığını, davacınınki de dahil bazı markalı ürünlerin tamir veya montajda kullanıldığının tabelada belirtildiğini, müvekkilinin davacı tarafın ürünlerini satmadığını, davacı ürünlerini internet veya yetkili bayiden alan kişilerin bu ürünleri müvekkiline getirerek araçlarına taktırdığını, bu durumun ise marka hakkına tecavüz kapsamında olmadığını, davacı tarafın ihtarından sonra ve dava dilekçesi tebliğ edilmeden önce müvekkili tarafından tabeladaki Atiker ibaresinin silindiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava, tescilli markadan kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkememizce dosya marka uzmanı bilirkişi, sektör bilirkişisi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdii edilerek rapor aldırılmıştır. Dosyada mevcut 09/01/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde davalı tarafça iş yerindeki tabelada kullanıldığı, bu durumun benzerlik ve karıştırılma ihtimalini doğurduğu, davalı tarafın markayı tabelasında kullanmak şeklindeki eyleminin iltibasa neden olduğu, bu kullanımın markasal nitelikte bulunduğu, bu kullanım olgusunun davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu, söz konusu tecavüz ve haksız rekabet neticesinde davacı tarafın 11280,31 TL tutarında zararının oluşacağı hususları tespit edilmiştir. Dosya kapsamına, bilimsel ve teknik verilere uygun olduğu değerlendirilen rapor mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. Konuya ilişkin 6769 sayılı SMK ve 6102 sayılı TTK'da hükümler bulunmaktadır. 6769 sayılı SMK 29. Maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan haller belirtilmiştir. Söz konusu 29. Madde kanunun 7. Maddesine atıf yapmaktadır. Kanunun 7/2-a maddesinde tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerde kullanılması, markanın birebir kullanımı şeklindeki tecavüz halini oluşturmaktadır. Kanunun 149. Maddesinde Sınai Mülkiyet Hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin mahkemeden, fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti, muhtemel tecavüzün önlenmesi, tecavüz fiillerinin durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini, tecavüze konu ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçları, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması gibi taleplerde bulunabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda davalının, davacıya ait tescilli markayı içeren tabelayı iş yerinde kullanması nedeniyle, davacı tarafın markadan kaynaklanan haklarına SMK 7/2-a maddesinde düzenlenen şekilde tecavüzde bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Diğer yandan, konuya ilişkin 6102 sayılı TTK 54 ve devamı maddelerinde hükümler bulunmaktadır. TTK 54/2 maddesinde rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen, aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız rekabet oluşturacağı, diğer yandan kanunun 55/1-a-2 madde ve fıkrasında dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, iş ürünleri, malları, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollardan üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek şeklinde sıralanan fiiller haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Somut olaydaki davalı kullanımları bahsi geçen bu iki madde kapsamında bulunmakta olup bu itibarla davacı zararına haksız rekabet fiilini oluşturmaktadır. Mahkememizce benimsenen ve dosyada mevcut bilirkişi raporunda davalının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemleri nedeniyle davacının 11. 280,31 TL tutarında zararının bulunduğu bildirilmiştir. Bu zararın, yukarıda değinilen kabuller ve yasal düzenlemeler gereğince davalı tarafça tazmin edilmesi gerekmektedir. Diğer yandan davacı, davalı tarafça ika edilen eylemler nedeniyle manevi tazminat talebinde de bulunmuştur. Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tecavüz ve haksız rekabet oluşturan eylemlerin yoğunluğu ve niteliği ile hak ve nesafet ölçüleri mahkememizce hep birlikte değerlendirilmiş ve davacı taraf lehine bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Mezkur nedenlerle tecavüz ve haksız rekabete ilişkin davanın kabulüne, maddi tazminata ilişkin talebin kabulüne ve manevi tazminata ilişkin talebin ise kısmen kabulüne karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın marka hakkına tecavüz talebi yönünden KABULÜNE, Davalının, davacının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüzde bulunduğunun tespitine, tecavüzün önlenmesine, 2-Davanın tazminat talepleri yönünden KISMEN KABULÜNE, Haksız rekabet nedeniyle 11.280,31-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (tecavüz davası kapsamında) göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (maddi tazminat talebi yönünden) göre hesap ve takdir edilen 11.280,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (manevi tazminat talebi yönünden) göre hesap ve takdir edilen 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne ( reddedilen manevi tazminat talebi yönünden ) göre hesap ve takdir edilen 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Yargılama giderlerinin kabul oranı %90, red oranı %10 şeklinde hesaplanmasına, Alınması gereken 1.453,65 TL harcın davacı tarafından yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 2.634 TL yargılama giderinin %90'ı olan 2.370 TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan toplam 11,50 TL'nin %10'u olan 1,15 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı taraf üzerinde bırakılmasına, Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı Gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okunup anlatıldı. 17/10/2023

Katip... E imza

Hakim... eimza

Atıf: Diğer, E. 2022/6, K. 2023/79, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-6-e-2023-79-k-cc64fbc4ca9a