İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/568 E. 2026/290 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/568
Karar No
2026/290
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/568 KARAR NO : 2026/290

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 09/08/2024 KARAR TARİHİ : 26/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından Nakliyat Blok Sigorta Poliçesi ile sigortalanan --- ait kalite kontrol ölçüm cihazı cinsi 2 adet emtianın, ----- nakliyesi işinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtiaların teslim edilmek üzere gönderilen adrese varıldığında, emtiaların içerisinde bulunduğu ambalajın ıslak / yırtık ve içerisinin boş olduğu görülmüş ve alıcı firma tarafından teslim alınmadığını ve alıcı firma tarafından kargonun teslim almaksızın sigortalı firmaya iade edildiğini, yapılan tespitler sonucunda 65.817,90 TL sigortalı zararının, müvekkili şirket tarafından tazmin edilmiş olup, TTK ve poliçe hükümleri gereğince sigortalısının haklarını devralan müvekkilinin TTK ilgili hükümleri gereğince davalıya rücu hakkı doğduğunu, müvekkilinin rücuen alacağının tahsili için davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ile itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu iddiaların, ispata elverişli bir şekilde somutlaştırılmadığını bu nedenle, dava dilekçesinin içeriğinin hukuk muhakemeleri kanunu’na aykırı olup, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın usulden reddi gerektiğini belirtmiş, esasa ilişkin olarak da, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı tarafından ''emtiaların içerisinde bulunduğu ambalajın ıslak/yırtık ve içerisinin boş olduğu, bu nedenle ürünün hasar gördüğü'' iddia edilmişse de; hasarın mevcut olup olmadığı noktasında, taşınan eşyanın kullanım amacında ve maddi değerinde herhangi bir değişiklik meydana gelip gelmediğinin tespiti gerektiğini, hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte biran için söz konusu eşyanın zarar gördüğü kabul edilse dahi, gönderici tarafından; taşıma sözleşmesine konu taşınan eşyanın niteliğine/içeriğine ilişkin olarak herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, taşınan eşyanın niteliğinin ise; müvekkil şirketin sorumluluğunda olmayıp, tamamen göndericinin sorumluluğunda olduğunu, söz konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkil şirketin hiçbir sorumluluğu ve kusuru bulunmamaktadır. dolayısıyla, ilgili hasarın meydana gelmesinde herhangi bir illiyet bağı bulunmadığından; davacı tarafın müvekkili şirkete karşı rücu hakkının bulunmadığını, bir an için taşınan eşyanın hasar gördüğü düşünülse dahi; davacının rücuen talep etmiş olduğu tazminat miktarının, taşındığı iddia edilen eşyanın değerinin çok üzerinde olduğunu, tazminat miktarı gönderilen eşyanın niteliğinin müvekkil şirklet tarafından bilinmemesi nedeniyle her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, davacının rücuen talep ettiği tazminat talebi fahiş olup, müvekkil şirket tarafından kabulünün mümkün olmadığını belirterek davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibariyle; kargo taşıması esnasında hasara uğrayan emtia nedeniyle uğranılan zararın rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın İİK m.67 hükmü kapsamında iptali davasıdır.Dava basit yargılama usulüne tabi olup, yöntemine uygun olarak oluşturulan tensip zabtı uyarınca yargılamaya başlanmış, ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktaları kapsamında tahkikata geçilerek deliler toplanmak suretiyle tahkikat bitirilmiş ve yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak dayanılan hasar dosyası, icra dosyası, taşımaya ilişkin belgeler celp edilmiş ve sunulan diğer deliller ile birlikte incelenmiştir. Sigorta poliçesinin incelenmesinde; ----- ilişkin emtiaların 30/06/2023 başlangıç ve 30/06/2024 bitiş tarihli olarak davalı sigorta şirketi tarafından ---- sayılı poliçe ile sigortalandığı görülmüştür. İtirazın iptali istemine konu ---- İcra Müdürlüğünün ----. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 65.817,90 TL asıl alacak ile 5.152,28 TL faiz olmak üzere toplam 70.970,18 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde takibe yapmış olduğu itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve davanın hak düşürücü süre içeresinde açıldığı anlaşılmıştır. Belirlenen uyuşmazlık noktalarının teknik değerlendirme gerektirmesi sebebiyle dosya taşımacılık konusunda uzman bilirkişi ---, makine mühendisi ----- ve sigorta mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı ------ tevdi edilmiş, anılan bilirkişi heyeti tarafından sunulan 04/11/2025 tarihli rapor içeriği denetime elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava dışı sigortalıya ait davacının teminatı altında bulunan Emtia'nın davalı şirket tarafından taşınması esnasında hasara uğrayıp uğramadığı, hasar miktarı ve rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, davalının icra dosyasına yaptığı kısmi itirazın haksız olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Tüm dosya kapsamına göre; davacının emtiasını nakliye sigorta poliçesi ile sigorta örüntüsü içerisine alındığı dava dışı taşıtan ile davalı arasında ----- nolu kargonun ------ karayolu ile taşınmasına ilişkin 20/10/2023 tarihinde taşıma sözleşmesi kurulduğu, kargo parça sayısının 1 adet olduğu, toplam ağırlığın 5 kg/desi olduğu, ilgili kargonun varış şubesinde alıcısı tarafından hasarlı olduğu gerekçesi ile kabul edilmediği, dosyaya delil olarak sunulan sevkiyat belgesinde ilgili kargonun çıkış şubesine iade edildiği, burada gönderici tarafından da kabul edilmediği, davacı tarafından sigortalısına yapılan 64.817,90 TL ödemeye istinaden TTK m.1472 hükmünce halefiyete dayalı olarak huzurdaki davanın açıldığı, davalı taşıyıcının, kargoları alıcılarına sağlam ve kusursuz bir şekilde teslim edememesi nedeniyle, sektörel uygulamalar yönüyle ve TTK m.875 hükmü de değerlendirildiğinde oluşan hasardan dolayı sorumlu olduğu, denetime elverişli görülerek hükme esas alınan bilirkişi raporundaki teknik bilirkişi mütalaasında taşımaya konu ----- cihazının problarında, montaj yerlerinde yapışkan madde olduğu, taşıma sırasında meydana gelen durumda ürünlerde bozulmalar, çizikler ve dış yüzeyinin düzlemselliğinin bozulduğu, mevcut durumda orijir kaybetmesi nedeni ile kalite kontrol ölçümlerinde yapılacak minimum hassasiyetin bozulması nedeniyle kullanılamaz halde olduğu, yeni bir ünite ile değiştirilmesi gerektiği, ürünlerin taşıma sırasında sıvı ile temas etmesi ve yere düşürülmesi sonucu ile hasarlanmış olabileceği, taşıma sırasında meydana gelen hasarlı parçaların orjinal olanları ile hasarın giderilebileceği bu anlamda dosya kapsamına uygun olması ile 65.817,90 TL bedelin kadr-i maruf değer taşıdığı sovtaj tenzili ile nihai hasarın 65.800 TL olduğu ancak davalı taşıyıcının somut olayda kasten, pervasızca bir fiili eyleminin bulunduğuna dair dosyaya yansıyan bir delil bulunmadığı, davalı taşıyıcının nedeni tespit edilemeyen hasarın oluşumunda TTK m.882 hükmü kapsamında sorumluluk sınırı ilkesine göre sorumlu olacağı, sigortacı bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davalı taşıyıcının sorumlu olduğu tutarın 5 kg/ds*8,33 SDR=41,65 SDR x 36,7225 SDR/TRY (20/10/2023 tarihli karşılığı)= 1.529,49 TL olarak hesap edildiği bu tutarın üzerindeki bedelden sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığı, söz konusu hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, bunun yanında davacının işlemiş faize ilişkin talebinin bulunmadığı asıl alacak miktarı yönünden itirazın iptalini talep ettiği başka bir ifade ile HMK m.26 hükmü kapsamında işlemiş faiz yönünden bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosyaya uygulanmasına yer olmadığı kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne ----İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 1.529,49 TL asıl alacak tutarı üzerinden iptali ile takibin kabul edilen asıl alacağa borç tamamen ödeninceye kadar avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, şartları bulunmayan icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karara verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ---- İcra Müdürlüğü'nün -----. Sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın 1.529,49 TL asıl alacak tutarı üzerinden iptali ile takibin kabul edilen asıl alacağa borç tamamen ödeninceye kadar avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Şartları bulunmayan icra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 3-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin ödenen 769,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 37,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yapılmış, 427,60 TL başvurma harcı, 769,16 TL peşin harç olarak toplam 1.196,76 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak 21.430,00TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 497,17 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Kabul edilen miktar üzerinden, avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 1.529,49 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Red edilen miktar üzerinden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 9-Davadan önce gidilen arabuluculukta devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 83,52 TL'sinin davalıdan, 3.516,48 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2024/568, K. 2026/290, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-568-e-2026-290-k-667b3312ab98